adına vuruldum, aşkına tutundum
kirlenen varlığımı yokluğumla yuğdum
sen vardın ben yoktum
ben yoktum ben yoktum
hep yoktum hiç yoktum.
Osman Ferit Kaya
münacaat
okyanuslar az gelirdi..
ama ben deryada katre kadar sevebildim
çöllerdeki her kum tanesine adını söylemeliydim
ki kum taneleri kadar küçüktü benim yüreğim
https://t.co/dCgzcmxIh8
söyledikçe büyüdüm, büyüdükçe söyledim adını
ve andıkça aşkını ben dağların zirvesine yürüdüm
ben zirvelere çoktum da adın enginlere yakışmazdı
ben aynada görünmeyen bir yalandım
küçük bir masalda büyük bir adamdım
bir vardım hep yoktum
4- Ama en doğrusu hepsini bir yerde biraraya toplamak olacak gibi. Kendime Osman Ferit Kaya mahlasını seçtim. Kendimin değil şiirlerimin bilinmesini istiyorum. Belki ortak duygu ve düşüncelere tercüman olurlar. Ve belki güzel mısralar olarak hatırlanırlar.
Hasta mahpus Ayşe Özdoğan'ın kardeşi
"Hergün sinir krizi geçirmeye başlamış.
Size gönderdiği mektup kurumları eleştiriyordu denilerek gönderilmemiş."
Ayşe Özdoğan'ın bana gönderdiği mektubu hangi zulmün ifşasından korktuğunuz için engellediniz?
@abdulhamitgul@adalet_bakanlik
Adam twit atıyor 'Köpeğe iftira atan bize ne yapmaz diye', e bak bize de iftira attılar bizim terörle ne alakamız olabilir diyoruz 'sus lan fetöcü' diyor, soktuğum solcusu...
“Cemaatin tabanı suçsuz, çünkü kandırıldı… vs” argümanıyla gelen bir kısım solcu(!) çok bilmiş kardeşlerim!
Zavallı, cahil “taban” dediğiniz o insanların büyük çoğunluğu üniversite mezunu ve üstü eğitimliler, okuma kültürüne sahipler, körü körüne bir şeye gönül vermiş değiller
Bir mektupta parmak izi var diye tutuklanan ve 2 yıl hapis yattıktan sonra imzanın ona ait olmadığı anlaşılınca tahliye edilen bilgisayar mühendisi Muhammed Said Aksakal vefat etti. 5 yıldır ailesini göremeyen genç mühendisin hayatını bakın nasıl mahvettiler? @adalet_bakanlik
3)
Gönüllülerin de, gerçekten gönüllü iseler ve amaçları aktivizm ise, katıldıkları platformlara saygıları ve bazı yönergelere riayeti zorunlu. Sahneden, söyleşiden, tartışma programı formatından bahsetmiyoruz! Mağdurun sesini duyurmaya çalıştığı bir platformdan bahsediyoruz!
2)
Bugün sesin duyulsun ama yarın sırtına bir sürü kabahat, diyet yüklenmiş olsun değil. En azından HRW gibi profesyonellerin mağdur ve hikaye takdim dillerini inceleyin! Mağdurla konuşmanın standartları var! Platformlar herkesin kendi ajandasını satacağı yerler değil:
1)
Hakkını savunacağınız insanları iğneleterek “aktivizm” yapmayın. Aktivizm bir marketing, rating işi değil. Aktivizm sadece “görünürlük”, duyulma değil. Hikayenin, takdimin, kurgunun da doğru inşa edilmesi.
Siz mesela Amnesty veya HRW’nin çalışmalarına gönüllü olarak gittiğinizde elinize mikrofon alıp istediğiniz gibi saçmalayabiliyor musunuz? Kafanıza göre iş yapabiliyor musunuz? Yoksa size ne iş öngörürlerse yine onların tarif ettiği şekilde mi yapıyorsunuz?