SPK dün akşam yayınladığı bültende halka arzlarla ilgili bazı değişikliklere gitti ve onaylanma sırasında öncelik vereceği şirket kriterlerini açıkladı.
📌 Şirketin bulunduğu şehirden borsaya girecek ilk şirket olması
📌 Şirketin devlete, Hazineye veya Türkiye Varlık Fonuna ait olması
📌 Arz büyüklüğünün 15 milyar TL'den fazla olması ve hisselerin en az %50'sinin yabancı yatırımcıya ayrılması
Artık şirketlerin bu 3 şarttan birini karşılaması öncelik almasına yetiyor. Biraz sonra bu şartları güncel olarak karşılayan şirketler var mı bakıp paylaşacağım, kaydedip bekleyin.
#halkaarz #ıntet #bkrgy #cıtas #tknka #kpeks #karcl #spk #borsa
Bilançoda kar yazması yetmez.
Önemli olan o karın ne kadarının gerçekten nakde dönüştüğü.
SNA / NFK oranı %50'nin üzerinde olan şirketler dikkat çekiyor:
🔹Fmizp → %99,0
🔹Ntgaz → %98,8
🔹Mrshl → %98,4
🔹Enkai → %98,2
🔹Ayen → %97,1
İlk 20 şirketi çıkardım 👇
52 Haftanın En Düşük Seviyelerindeki Hisseler
#agrot Agrotech Yüksek Teknoloji
#barma Barem Ambalaj
#dcttr DCT Trading Dış Ticaret
#egeen Ege Endüstri
#goknr Göknur Gıda
#krtek Karsu Tekstil
#lider LDR Turizm
#lrsho Loras Holding
#merko Merko Gıda
#vesbe Vestel Beyaz Eşya
Şirketlerimizde haberler :
#SDTTR: Yurt dışından 4,8 milyon dolarlık savunma sanayii siparişi aldı.
#ARMGD: FMO ve PROPARCO’dan 110 milyon dolarlık uzun vadeli finansman sağladı.
#SARKY: Bulgaristan’da yeni şirkete %50 ortaklık kararı aldı.
#ARDYZ: Özbekistan’daki 2 EDS projesini tamamlayarak devreye aldı.
#COSMO: Sancaktepe Şehir Hastanesi için 864 bin dolarlık sözleşme imzaladı.
#MACKO: Afrika’daki aktif kullanıcı sayısı yıllık %120 arttı.
#CITAS: Yeni mağazayla toplam mağaza sayısı 41’e çıktı.
Finansman / borçlanma:
#HEDEF: 10 milyar TL’ye kadar borçlanma aracı ihracı için SPK’ya başvurdu.
#KGYO: 1,5 milyar TL’ye kadar borçlanma aracı ihracı için başvuru yaptı.
#GLCVY: 405 milyon TL anapara büyüklüğündeki ticari alacak portföyünün ihalesini kazandı.
#GSDHO: 407 milyon TL anapara büyüklüğündeki ticari/KOBİ alacak portföyünün ihalesini kazandı.
Besim Tibuk:
“Bir ara Karadeniz’e gitmem gerekti.
Fındıklı’ya gittim.”
“Baktım, çevredeki hemen hemen her kasabada eczane açılmış.
Bir tek Fındıklı’da eczane yok.”
“O zaman eczane olmayan yerde doktorun ecza dolabı açma hakkı var. Yani doktor hem hastayı muayene ediyor hem de ilacını veriyor.”
“Benim de bu durum dikkatimi çekti.
Cebimde rehberlikten biriktirdiğim biraz para vardı. Fındıklı’da bir dükkan tuttum, bütün paramı koydum, biraz da borçlanıp eczaneyi açtım.”
Fakat eczaneyi açınca hiç hesap etmediğim bir şey oldu.
Biz eczaneyi açınca kanunen doktorun ecza dolabının kapanması gerekiyordu. Müracaat ettik, ecza dolabı kapatıldı.
Doktor buna çok sinirlendi.
Fındıklı’yı bırakıp gitti.
Bir anda kasabada eczane vardı ama doktor yoktu.
Millet muayene olmak için Rize’ye gidiyor, gitmişken ilacını da oradan alıyordu. Eczane zarar etmeye başladı. Ben İstanbul’da rehberlikten kazandığım parayı sürekli Fındıklı’ya gönderiyordum.
Aylar sonra işler biraz toparlandı derken Fındıklı’ya ikinci bir eczane açılacağını öğrendim.
Fındıklılı bir çocuk eczacılık okulundan mezun olmuş, üstelik eşi de eczacıydı. Babası da kasabadaki Ziraat Bankası’nın müdürüydü.
Ben bunu duyunca ayakta kalmak için mücadeleye girdim.
Onlar eczaneyi açtı. Küçücük Fındıklı’da iki eczane, 2-3 sene birbirini yedi.
Sonunda dayanamadım. Rakibimin babasına gittim.
Eczaneyi kapatacağım. Bana 50 bin lira verin, ilaçları da alın, çekilip gideyim dedim.
Pazarlık yaptık, 30 bin liraya anlaştık. Parayı aldım, ilaçları devrettim ve eczaneyi kapattım.
Eczaneye para yetiştirmekten kendime pantolon, gömlek alamadığım dönemler olmuştu. İstanbul’da kazandığım parayı sürekli Fındıklı’ya gönderiyordum.
Bir gün düşündüm:
Ne aptalmışım.
İkinci eczanenin açılacağını duyduğum gün çocuğun babasına gidip senin oğlun eczacı, benim hazır eczanem var. Gel ortak olalım deseydim ikimiz de kazanacaktık.
Egoma yenildim.
Bazen geri çekilmek gerekir.
Bazen de yenilgiyi kabul etmek gerekir.
Ben bunu eczanede öğrenemedim. Daha kötüsü, yıllar sonra halı işinde aynı hatayı çok daha büyük paralarla tekrar yaptım.
O zaman biraz akıllı olsaydım, rakibimi karşıma almak yerine ortak ederdim.
🔴 Türkiye, büyük ölçüde ithal edilen lityum borat bileşiklerinin yerli üretimine başladı.
📍TENMAK tarafından TENMAK BOREN Lityum Borat Tuzları Üretim Tesisi kuruldu.
📍Türkiye’nin yıllık lityum borat ihtiyacı 8,5-10 ton seviyesinde bulunuyor.
📍Ankara’daki tesisin yıllık üretim kapasitesi 5 ton olacak.
📍Pilot üretimde lityum tetraborat ve lityum metaborat başarıyla üretildi.
📍Yerli üretimle ithalatın azaltılması ve ekonomiye yıllık yaklaşık 5 milyon dolar katkı sağlanması bekleniyor.
📍Türkiye’nin lityum borat alanında uluslararası pazarda üretici konumunu güçlendirmesi hedefleniyor.
#Cimsa #Sise #Akcns #Oyakc #Cgcam #Btcim #Bsoke #Nuhcm #Cment #Bucim #Konya #Afyon #Bascm #Lmkdc #Sise #Cgcam #Euren
Borsa İstanbul’da son dönemde güçlenen görünüm, hisse senedi fonlarının getirilerine de yansıyor. Son 1 aylık performansta özellikle bazı fonların endeksten belirgin şekilde ayrıştığı görülüyor.
Aylık getiride THF %17,5 ile ilk sırada yer alırken, KHA %12,9 ile ikinci sırada. Teknoloji şirketlerine odaklanan ICZ ile BIST 100 dışı şirketlere yatırım yapan YHB %10,1 getiriyle ilk sıraları takip ediyor. BIH %7,7, MTH %7,2, PTO %6,8 ve HGM %6,7 getiri sağlayan diğer fonlar.
Yılbaşından bu yana bakıldığında ise KHA %92,3 ile açık ara öne çıkıyor. Ardından ICZ %62,8, PTO %62,0 ve THF %56,6 geliyor. Fonlar arasındaki getiri farklarının yüksek olması, BIST'teki yükselişin tüm hisselere eşit dağılmadığını ve fonların hisse seçimi ile yatırım temalarının performansta belirleyici olmaya devam ettiğini gösteriyor.
Listede yer alan fonlar hisse senedi yoğun fon statüsünde olduğu için stopaj oranı %0.
Borusan’ın ABD’den açıkladığı yeni siparişler:
1 Haziran → 742 milyon $
14 Ağustos → 360 milyon $
21 Ağustos → 555 milyon $
Yaklaşık 3 ayda toplam: 1,657 MİLYAR $
Bugünkü kurla yaklaşık 80 MİLYAR TL!
Üstelik siparişlerin önemli bölümü 2027-2028 gelirlerine yansıyacak.
🗣️Şener Şen:
🔸 “Zeytinburnu’nda gecekonduda büyüdüm. Ne iş bulursak yapıyor, ayakta kalmaya çalışıyorduk. Gençliğim tam anlamıyla bir ‘survivor’ hikâyesiydi.”
🔸 “20-21 yaşlarındayken taksi şoförlüğü ve iplik fabrikasında işçilik yaptım. O yıllarda gördüğüm insanlar, daha sonra oynadığım birçok karaktere kaynak oldu.”
🔸 “Muş’un köylerinde öğretmenlik yaptım. Tek başıma kaldığım o dönemde hayatımı düşündüm ve asıl yapmak istediğim işin oyunculuk olduğuna karar verip istifa ettim.”
🔸 “Yoksulluk içinde büyüdüğümüz için zorluklardan korkmayı öğrenmedik. ‘Bunu yapamam’ diye bir şey yoktu; yapılması gerekiyorsa yapardık.”
🔸 “Bu yüzden yedi yıl film çekmeden bekleyebildim. Her yıl iki film ya da birkaç dizi yapıp daha fazla para kazanmayı düşünmedim; kötü bir işte oynarsam mutlu olmam.”
🔸 “Yedi yılda yaklaşık 50 senaryo okudum ama hiçbirini çekilecek düzeyde bulmadım.
🔸 “Yavuz Turgul’la sürekli çalışmamın sebebi birbirimize mecbur olmamız değil. Keşke onun kalitesinde 5-10 senarist daha olsa da bu kadar uzun süre film beklemek zorunda kalmasam.”
🔸 “Sinemada esas olan senaryodur. Robert De Niro’yu, Al Pacino’yu ve dünyanın en iyi oyuncularını bir araya getirseniz bile iyi bir senaryo yoksa ortaya iyi bir film çıkmaz.”
🔸 “Ertem Eğilmez’den senaryonun ne kadar önemli olduğunu öğrendim. Senaryo konusunda bu kadar ısrarcı olmam, Arzu Film ekolünde yetişmemden geliyor.”
🔸 “Kemal Sunal’ın işi benden daha zordu. Çünkü o gerçek bir stardı; insanlar senaryoya bakmadan, yalnızca onun adını görüp filme gidiyordu.”
🔸 “Kemal Sunal’ın canlandırdığı ‘Şaban’, ‘Salako’ gibi karakterler zamanla üzerine yapıştı. İnsanlar sokakta ona bu isimlerle sesleniyordu ama Kemal, oynadığı karakterlerin kendisi değildi ve bundan rahatsız oluyordu.”
🔸 “Ben aynı durumun başıma gelmemesi için ‘Namuslu’yla büyük bir risk aldım. O değişimi yapmasaydım insanlar bugün bana hâlâ ‘Bilo’ ya da ‘Banker Maho’ diye seslenebilirdi.”
🔸 “Oyunculukta tek bir tipe sıkışmak istemedim. Badi Ekrem’i de, Maho’yu da oynadım ama Muhsin Bey’i ve Eşkıya’yı da oynamak istiyordum.”
🔸 “Şöhret beni günlük hayattan koparmadı. Metroya biniyorum, sokakta sıradan bir vatandaş gibi dolaşıyorum. Halkın içinden geldiğim için ‘Şener Şen’ adı beni çok fazla etkilemiyor.”
🔸 “İstesem çok lüks bir hayat yaşayabilir, Manhattan’da daire alabilir, her gece medyatik yerlerde gezebilirim. Ama böyle bir hayatın içimdeki saflığı ve oyunculuk heyecanını yok edeceğini düşünüyorum.”
🔸 “Dostlukta tek taraflı ilişkiye inanmıyorum. Sen bir insan için üzülüyorsan, onun da senin için üzülebilmesi gerekir. Bu yüzden birkaç sıkı dost bana yetiyor.”
🔸 “Nuri Bilge Ceylan’ın sinemasını kişisel olarak sevmiyorum ama onu eleştirmeye de hakkım olduğunu düşünmüyorum. Çünkü kendi tarzını bütün dünyaya kabul ettirmiş bir yönetmen.”
🔸 “Eski filmlerimizde aile, dostluk ve mahalle ilişkileri daha güçlüydü. Bugün insanların o filmleri hâlâ izlemesinin nedeni de aslında özlemini duydukları bu değerleri orada görmeleri.”
🔸 “Yeni dünyanın değerleri insanı iyilikten uzaklaştırıyor. İnsanlara ‘Bir ilişkiden çıkarın varsa gir, yoksa girme’ anlayışı empoze ediliyor.”
🔸"Metroya bindiğim zaman omuzlarım diğer insanlar gibi çökük, onlar kadar yorgunum. Beden diliniz halka ait olunca fark edilmiyorsunuz."
🔸 “Beni yıllarca kötü projelerden uzak tutan şey, seyirciyle aramda oluşan görünmez bağ. İnsanlar ‘Bakalım şimdi ne yapacak?’ diye bekliyorsa onlara karşı sorumluluğum var.”