Bugün polislerimizin yaşadığı başlıca sorunlar şunlardır:
* Polislikte çoğu zaman belirli bir mesai saati kavramı bulunmamaktadır.
* Akşam saat 18.00’de göreve başlayacak personele, öğle saatlerinden itibaren ek görev verilmekte; o görev tamamlandıktan sonra aynı personel gece boyunca kendi asli görevine devam etmektedir.
* Akşam 18.00’de başlayıp sabah 08.00’de mesaisini bitiren polisler, birkaç saat dinlenmeye bile fırsat bulamadan saatler süren ve çoğu zaman ayakta yerine getirilen başka görevlere gönderilmektedir.
* Milli ve dini bayramlarda tüm kamu çalışanları izin kullanırken polisler görev yapmaya devam etmektedir. Buna rağmen bu çalışılan tatil günleri daha sonra izin olarak telafi edilmemektedir.
* Bayramlarda izin kullanamayan polisler, aksine normal günlerden daha yoğun çalıştırılmaktadır.
Akşama not.
Dikkat!
Sokaktaki asayişin, evlerimizdeki huzurun, iş yerlerimizdeki güvenliğin ve siyasette rahat hareket edebilmenin temel şartlarından biri, polis teşkilatımızın güçlü olmasıdır.
Polis teşkilatımız elbette güçlüdür. Ancak bu gücün sürdürülebilir olması için polislerimizin moral ve motivasyonunun da aynı ölçüde güçlü tutulması gerekir.
Ne yazık ki polislerimizi çoğu zaman bir insan gibi değil, adeta bir makine gibi görüyoruz.
Üzerlerindeki üniformaya olan sadakatlerinden dolayı, “Nasıl olsa itiraz etmezler”, “Daha ne istiyorlar, polis olmuşlar”, “Yapamıyorlarsa istifa edip gitsinler” ya da “Mecbursunuz kardeşim” anlayışıyla hareket ediliyor. Eğer böyle düşünüyorsak, ciddi bir yanlış yapıyoruz.
Unutulmamalıdır ki polis de sokaktaki herhangi bir vatandaş gibi etten kemikten bir insandır.
Sinirleri vardır, ruhu vardır, kalbi vardır, aklı vardır.
Hayata dair beklentileri, ailesi, sevinçleri, üzüntüleri ve sosyal yaşamı vardır.
Son dönemlerde özellikle dikkat çekmemize rağmen, polislerimizin moral ve motivasyonunu yükseltecek adımların atılması konusunda yeterince ilerleme kaydedemediğimizi görüyorum.
Kusura bakmasınlar ama bu süreci yöneten arkadaşlara açıkça söylemek istiyorum: Arka koltukta oturup, karakolda görev yapan polisin,terör şubedeki polisin,Çevik Kuvvet’teki polisin, istihbarattaki polisin nasıl bir hayat yaşadığını anlamak kolay değildir.
Özellikle karı-koca her ikisi de polis olan ailelerin, birbirlerini haftada ancak bir kez görebildiği bir çalışma düzenini anlamak kolay değildir.
Amirinin iki dudağı arasından çıkacak bir emirle, günün ya da gecenin herhangi bir saatinde göreve gitmek zorunda kalmanın ne demek olduğunu anlamak kolay değildir.
Eve gelip üniformasını çıkarıp dinlenmeye fırsat bulamadan yeniden göreve çağrılmanın ne anlama geldiğini hissetmek kolay değildir.
Üzülerek ifade ediyorum ki bunu siyasetteki birçok arkadaşımızın da tam anlamıyla kavraması güçtür.
Özellikle mülki idare açısından da bunu anlamak kolay değildir.
Çünkü onların kapılarını açan da, güvenliğini sağlayan da yine polislerimizdir.
İşte bu nedenle bu konuyu yeniden ele almak zorundayız. Polislerimizin yaşadığı sıkıntıları, beklentilerini ve taleplerini samimiyetle dinlemek, çözüm üretmek ve onların moral-motivasyonunu güçlendirecek adımları vakit kaybetmeden atmak mecburiyetindeyiz.
Gelin, polislerimizin yaşadığı sorunları birlikte konuşalım.
Ne bekliyorlar, ne istiyorlar, hangi sıkıntılarla mücadele ediyorlar; bunları anlamadan güçlü güvenlik teşkilatımızın gücüne her zaman çok ihtiyacımız vardır
@tcbestepe@RTErdogan@MHP_Bilgi@dbdevletbahceli
#Polis
#Emniyet
Devlet BAHÇELİ:
Emniyet mensubu kardeşlerimizin hayat şartları görmezden gelinemez. Polislerimiz üzerine atılı bulunan fazla mesai sorunu ihmal edilemez. Karşılığı hissedilmeyen çalışma saatleri, sınırı belirsizleşen nöbet görevleri ve sürekli teyakkuz hali; polislerimizin omuzlarına çok ağır bir yük bindirmektedir.
Bu kapsamda polis intiharlarını es geçmemek gerekir.
Uzun mesai saatlerinin yorduğu, psikolojik baskının yıprattığı, yalnızlaşmanın yükünü taşıyan ve görev yoğunluğunun altında ezilen hiçbir polis kardeşimizi görmezden gelmemiz mümkün değildir. Türk polisi yalnız değildir. Yalnız bırakılmamalıdır. Yalnızlaştırılmamalıdır.
Uzun mesai saatlerinin yorduğu, psikolojik baskının yıprattığı, yalnızlaşmanın yükünü taşıyan ve görev yoğunluğunun altında ezilen hiçbir polis kardeşimizi görmezden gelmemiz mümkün değildir. Türk polisi yalnız değildir. Yalnız bırakılmamalıdır. Yalnızlaştırılmamalıdır.
MHP Genel Başkanı
Devlet BAHÇELİ
Emniyet mensuplarının şikayet ettiği konular kadar polis intiharlarını da görmek gerekiyor
Yapısal bir düzenlemeye ihtiyaç duyulduğu açık
Fırsat buldukça dillendirmeye çalışıyoruz
Bugün sayın Bahçeli’nin konu ile ilgili değerlendirmesi oldukça önemli
MHP Lideri Devlet Bahçeli:
Polis intiharlarının es geçmemek gerekir.
Uzun mesai saatlerinin yorduğu, psikolojik baskının yıprattığı, yalnızlaşmanın yükünü taşıyan ve görev yoğunluğunun altında ezilen hiçbir polis kardeşimizi görmezden gelmemiz mümkün değildir.
Türk polisi yalnız değildir.
MHP Lideri Devlet Bahçeli: Hiçbir polis kardeşimizi görmezden gelmemiz mümkün değildir, Türk Polisi yalnız değildir, yalnız bırakılmamalıdır, yalnızlaştırılmamalıdır.
Polis sadece bir güvenlik unsuru değil aynı zamanda devletin sokaktaki nabzını tutan, krizleri ilk hisseden ve müdahale eden bir erken uyarı mekanizmasıdır. Bu mekanizma zayıflarsa devlet körleşir
@dbdevletbahceli@MHP_Bilgi
Emniyet Teşkilatının moral ve motivasyonunu gerçekten yükseltecek müjdeler olmalıdır...
1 -Taban maaş zammı
2-2.şark kalkmalı
3-Saat başı mesai ücreti
4-Özel il tazminatı
5-Gece çalışma ücreti
#CanVerenPoliseHakVerin
Teröristte Uzun Namlulu Silah Olmasına Rağmen Otobüsün Arkasından Koşarak Minibüsü Sutre Yapıyor, Panik ve Korku Yok. Kontrollü Baskı Atışı Yapıyor, Aracın Altından Atış Yaparak teröristi Etkisiz Hale Getiriyor. Polisin Mesleki Riski Sıfır Değil mi? #PolisinSesiniDuyanKazanacak
Hakkari’de görev yapan Başkomiser M.C.’nin intiharıyla birlikte polis intiharları tekrar gündeme geldi
Daha önce bu konuyu geniş bir dosyada ele almıştık.
Temel sorunlar şöyle sıralanıyor:
Polis Teşkilatının uzun mesailerden kurtarılması gerekiyor. 8 / 24 yada 12 /36 sistemi kanunlaşmalı
Atama sistemi tekrardan revize edilmeli
Önleyici ekipler, trafik, hassas koruma vb yerler sürgün yeri olmamalı
657’ye tabi polislerin resmi ve dini izin günlerinin yıllık izne eklenmesi
Maaş eşitlenmesi. Genel kolluk kuvvetleri jandarma, sahil güvenlik, polis , kıyı emniyetinin eşit ücret alması
Polis mevzuatı değiştirilmeli.
Amir, yönetici kesimin mobing yapıcı hakları elinden alınmalı. Görülen lüzum üzerine, hizmet gereği ben öyle uygun gördüm gibi sözlerle personelin yeri değiştirilmemeli ve birimi değiştirilmemelidir. Polis meslek kanunu çıkarılmalıdır.
“İdare ile sıkıntı yaşarsan, özellikle il içi tayinlerde tek bir imza ile görev yerin değişiyor. Emniyet teşkilatında hiç kimsenin bu konuda güvencesi yok” bu algı yıkılmalıdır
Görevlendirmeler doğru ve adil yapılmalı 1 kişinin yapacağı iş için 5 kişi yazılmamalıdır
Meslekte kariyer yapmaya imkan verilmeli. Teşkilatın önü açılmalıdır.
Soruşturma açan amir haksız açmışsa ve mahkemeden dönmüşse soruşturma açan kişiye bir yaptırım uygulanması gerekiyor.
Polislerin psikolojik desteğe ulaşmakta yaşanan zorlukları polislerin sadece aile yaşantısını değil, toplumsal olaylar sırasında vatandaşa uyguladığı şiddeti de belirliyor. Psikolojik tedavi görenlerin damgalanmasından çekiniyorlar. Tedavi görürsem silahla görev yapabilir miyim? Görevden el çektirilir miyim? gibi endişelerle tedaviden kaçınıyorlar.Bu nedenle psikolojik desteğe ulaşmaları daha kolay hale gelmeleri ve fişlenmemeleri gerekiyor
Dün konuyla ilgili @HaberturkTV yaptığım kısa değerlendirme
Polis intiharları https://t.co/i6YckHMTuy @YouTube aracılığıyla
🔴 Taha Hüseyin Karagöz, TÜVTÜRK'ten girmiş Marmaris belediye başkanından çıkmış..
Fethi Sekin ne diye şehit oldu?
Polislerimizden ne istiyorsunuz?
Ağzına sağlık yiğidim, helalin var...👏👏
Ankara’da bir araç muayene istasyonunda yaşanan ve maalesef bir polis memurumuzun hayatını kaybetmesiyle neticelenen hadise, hepimizi derinden üzmüştür.
Yaşanan olayda hem insani açıdan büyük bir vicdansızlık, hem de kurumsal ciddi bir yönetim zaafiyeti olduğu açıktır. ‘İş akdini feshetmek’ vs klişe bir mesaj yayınlamak, kimseyi sorumluluktan kurtarmaz.
Polisimizin, bir aile babasının ve herşeyden önce bir vatandaşımızın böyle bir vandallıkla hayatını kaybetmesinin hesabı mutlaka sorulacaktır. Sürecin tamamı, polisimize uzanan TÜM ELLER cezasını buluncaya kadar titizlikle takip edilecektir.
Polis Memurumuz Melih Okan Keskin’e Cenab-ı Hak’tan rahmet, ailesine, sevenlerine ve Türk Polis Teşkilatımıza başsağlığı diliyoruz.
Haklarimizi alana kadar mücadele edeceğiz asla pes etmeyecegiz polis çok ağır şartlarda çalışıyor buna karşın alması gereken bir çok haktan halen mahrum
#PoliseAdilÜcret