“Ey iman edenler! Size bir fasık bir haber getirirse, bilmeyerek bir topluluğa zarar verip yaptığınıza pişman olmamak için o haberin doğruluğunu araştırın.” (Hucurât, 49/6).
Erhan Hoca bombanın pimini çekmiş. 💣
12 yıllık zorunlu eğitimin sonunda:
40 matematik sorusu.
5 seçenek.
Öğrencilerin doğru ortalaması: 6,6.
40 soruyu tamamen rastgele işaretleseniz beklenen doğru sayısı: 8.
Şimdi bombanın yanına ben de bir tane bırakayım:
Hipotezim şu:
Bu çocuklar okula hiç gitmeyip evde eğitim (homeschooling) alsalardı 6,6’dan daha fazla doğru yaparlardı.
Çürütecek veri var mı?
41 yıl Fransa'da hapis yattıktan sonra geçen ay serbest bırakılan Lübnan Silahlı Devrimci Grupları (LARF) eski lideri George Abdullah, Beyrut'a döndü. Havalimanında binlerce kişi tarafından karşılandı.
Abdullah konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Muhammed'in Kâbe'sine birkaç metre mesafede Filistinli çocuklar açlıktan ölüyor, Mısır'ın generalleri ise seyrediyor.
Nerede Mısır'ın erkekleri ve kadınları?
Sadece bir milyon kişi Gazze sınırına inse, soykırım sona erer.
Avrupa'daki hareketlilik karşısında bu, en azından asgari bir onur göstergesi olur.”
Dava adamı olmak işte budur.
Hapis, ceza, sürgün ya da ölüm...
Hiçbiri davasına inanan bir insanı yolundan döndüremez.
Kardeşiz derken şaka yapmıyorduk !
Gazzeli kardeşlerimiz, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında şehit olan Ömer Halisdemir'in portresini yıkık bir binanın duvarına çizdi.
Dertleriyle dertlendiğimiz kardeşlerimizin, derdimizle dertlenmesi bizi duygulandırdı...
Türk laikçi zihniyetinin
ne kadar sığ,
ezberci,
ideolojik saplantı
üzerinden işlediğini
Haluk Levent olayı üzerinden
enfes bir şekilde anlatmış sevgili Safvan @s_Allahverdi !
Moskova'ya girmeyi hayal eden liderler, bir tabancadan korktu!
Yabancı bir sosyal medya kullanıcısı, Erdoğan'ın bir silahla NATO liderlerinin maskesini nasıl indirdiğini anlattı!
“Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara'daki NATO zirvesinde heyet başkanları için bir stres-trolleme testi başlattı.
Liderlere, mermi dolu kişisel tabanca hediye edildi.
Doğu tarzında bir hediye.
Sonra en komik kısım geldi:
'NATO topraklarının her santimini savunmaktan bahsedenler birden hediye tabancayı eve götüremeyeceklerini fark ettiler.
Birleşik Krallık, Keir Starmer 'Hediyeyi aldım ama Birleşik Krallık'a sokanan. Yerel yasalara göre bir savaş tabancası sorun teşkil ediyor. Silah Türkiye'de kaldı ve deaktive edilmesi (boş fişekli hale getirilmesi) gerekiyor.
Belçika lideri,
‘Brüksel'e varır varmaz tabancayı havaalanı polisine teslim ettim.’
Polonya lideri,
'Tabanca Varşova Havalimanı gümrüğünde takılıp kaldı.'
Hollanda lideri, tabancayı Ankara'daki büyükelçiliğe gönderdi. O da kullanımdan önce deaktive edilecek.
İsveç, hediyeyi Türkiye'deki büyükelçilikte bıraktı ve şimdi ithalat belgelerini bekliyor.
Almsnlar, tabancayı 'kurallara göre' ithal etmek için büyükelçiliğe teslim etti ve sonra resmî hediyeler koleksiyonuna ekleyecek.
Ursula von der Leyen, hediyenin bir ofisten ziyade askerî müzede daha iyi duracağına karar verdi.
Bundan önce silahın deaktive edilmesi gerekiyor.
António Costa, onun tabancası yasal prosedürlere sıkı sıkıya uyularak Belçika'ya ithal edilecek, sonra boş fişekli hale getirilip güvenlik nedenleriyle saklanacak.
Kanada, silah Kanada polisine teslim edildi ve o da boş fişekli hale getirilecek.
Norveçliler hediyeyi eve bile götürmedi: Türk Dışişleri Bakanlığı'nın onayıyla tabancayı Ankara'da Türk tarafına geri verdiler.
Diğerleri ise görünüşe göre silahları yasa dışı yollarla ülkeye soktu ya da detaylar yakında ortaya çıkacak.
Bir tabanca, Batılı liderlerin savaşçı cesaretine son verdi.
Şaka başarılı oldu.”
🔴 Bulgar yazar Sophia Proneikos:
▪️"Tarihin beni şaşırtmaktan asla vazgeçmeyen bir huyu var: Neredeyse hiçbir zaman yok olmuyor."
▪️"Sadece kendini o kadar zarif bir şekilde sunmayı öğreniyor ki, modern insanlar ona artık ‘tören protokolü’ demeye başlıyor."
▪️"İşte tam da bu yüzden, Ankara’daki NATO Zirvesi’nin en büyüleyici sahnesi müzakere masası etrafında yaşanmadı."
▪️"Bu sahne, 21. yüzyılın en güçlü askerî ittifakının liderleri Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde, karşılarında Osmanlı İmparatorluğu’nun farklı yüzyıllarını temsil eden tarihî üniformalı askerler dururken, dünyanın en eski askerî bandosu olan ‘Mehter’in sesiyle karşılandığında, henüz ilk el sıkışmadan bile önce filizlendi."
▪️"Ne olağanüstü bir tarihsel süreklilik duygusu: Savaş sonrası dünyanın bir simgesi olarak 1949’da kurulan bir askerî ittifak, kökleri on üçüncü yüzyıla kadar uzanan bir askerî geleneğin müziği eşliğinde bir cumhurbaşkanlığı sarayına adım atıyordu."
▪️"Mehter hiçbir zaman sıradan bir askerî bando değildi; o bir silahtı."
▪️"Osmanlı orduları Belgrad’a, Konstantinopolis’e, Rodos’a, Mohaç’a ya da Viyana’ya yürüdüğünde ilk duyulan şey devasa ‘kös’ davullarının gürlemesi olur, ardından ‘zurna’ların keskin sesi, pirinç borular ve birbirine çarpan ziller gelirdi; çünkü bu müzikorduya yalnızca eşlik etmez, bizzat ordunun bir parçasını oluştururdu."
▪️"Amacı askerleri eğlendirmek değil, düşmanı daha savaş bile başlamadan önce üzerlerine koskoca bir imparatorluğun yürümekte olduğuna ikna etmekti."
▪️"Avrupa'nın Osmanlı İmparatorluğu ile karşılaşmalarından sonra Batı ordularının Osmanlı davullarını, zillerini ve daha sonra Mozart, Haydn ve Beethoven’ın müziklerine bile sızacak olan o ‘Türk tarzı’nı (Alla Turca) yavaş yavaş benimsemesi bir tesadüf değildir; çünkü tarih bir medeniyeti bazen kılıçla fethetmez."
▪️"Bir ritim yeterlidir."
▪️"İşte bu töreni bu kadar büyüleyici bulmamın sebebi de tam olarak buydu; birilerinin Osmanlı İmparatorluğu’nu canlandırmaya çalışması değil, Türkiye’nin büyük medeniyetlerin her zaman anladığı bir şeyi çok iyi bilmesiydi: Geçmiş bir yük değil, bir dildir ve bu dili konuşmayı bilen uluslar tarihlerini asla sadece konuşmalarla anlatmazlar; çünkü bazen birkaç davul vuruşu yeterlidir."
Kral vezire sormuş:
“Hizmetçimin hayatta benden daha mutlu olduğunu görürüm, neden. ?”
Oysa onun hiçbir şeyi yok.
Ben ise kralım, her şeye sahibim ancak huzursuz ve keyifsizim.”
Vezir der ki:
“Ona 99 kuralını dene.”
Kral, “99 kuralı nedir?” deyince,
“gece bir keseye 99 dinar koyup kapısına bırak ve üzerine de bu 100 dinar sana hediyedir yazarak kapısını çal, sonra olanları izle” diye cevap verir.
Kral vezirin dediğini yapar.
Hizmetçi keseyi alıp dinarları sayar ancak bir tanesinin eksik olduğunu görünce ‘herhalde dışarıda düştü’ diyerek ev halkıyla birlikte aramaya koyulur.
Gece biter onlar hala kayıp dinarı ararlar, eksik dinarı bulmadıkları için baba çocuklarına kızar ve sakin iken onlara saldırır hale gelir.
Diğer gün sabah hizmetçi gamlı düşünceli olur çünkü bütün gece uyumamıştır.
Asık suratlı, keyifsiz, tebessümsüz ve halinden şikâyetçi bir surette kralın yanına gider.
Böylece kral da 99 kuralının manasını anlamış olur.
Şöyle ki; biz, Yaratan’ın bize hibe etiği 99 nimetini unutur, bütün hayatımızı kayıp bir nimeti aramakla geçiririz!
Allah‘ın bize takdir etmediği, bilmediğimiz hikmetlerden dolayı bizden men ettiği bir şeyin peşine düşer, kendimizi mutsuz, huzursuz eder ve içinde bulunduğumuz nimetleri unuturuz.!
(Alıntı)
Venezuela’da arama kurtarma çalışmalarını izleyen bir vatandaşın sözleri her şeyi anlatıyor:
“Türkler bambaşka çalışıyor. Gece boyunca uyuduklarını görmedik, durmadan çalıştılar. Yemek yediklerini bile görmedik. Ömrüm boyunca onları unutmayacağım.”
Fue construido en 1773.
No tiene electricidad.
No tiene motor.
No tiene baterías.
Y aun así, sigue funcionando.
El Cisne de Plata es una obra maestra de la ingeniería que lleva más de 250 años moviéndose únicamente mediante resortes y engranajes de latón.
A veces, la cúspide de la ingeniería se alcanzó mucho antes de la invención de la electricidad.
@dothturko@eeeserim@Erkan265241@SavciSayan Ye, iç, sıç, yat, çal, çırp, video ile başkan getirt vs vs (yazmaya ömür yetmez), tek bir saç teli katkın olmasın ülkeye, sonra da gözün dara düşünce hemen saray/aparat vıdı vıdı..
Valla güzel hikaye, yersen 😉
📍Tatvan, Nemrut Krateri, heybetli Süphan Dağı'nı, Adilcevaz'ı ve Vangölü'nü aynı karede buluşturan bu eşsiz manzara; Siirt'i, Botan Vadisi'ni, Ilısu Barajı'nı ve Doğu Anadolu'nun uçsuz bucaksız dağ silsilelerini de gözler önüne seriyor.
Türkiye'nin en etkileyici coğrafyalarından biri, adeta tek bir fotoğrafa sığmış durumda. 🏔️
“Biz Kur'an'ın en güzel okunduğu şehirden geliyoruz.
Ama sizin Kut'ul Amare dizisinde Kur'an okumanıza şaşırdık.
Çünkü Türk aktörlerin Kur'an okumasına alışık değiliz.”
6 dil bilen ve Kut'ul Amare dizisinde Mevlüt Çavuş rolü ile ünlenen İsmail Hakkı Ürün Bosnalı aktör ve sunucu Reşat Strik'in programında İstanbul'da karşılaştığı Medineli Araplarla yaşadığı bir anısını anlattı.
Dünya Kupasında Senagalciyiz arkadaşlar.
Muhteşem bir teknik direktörleri var.
Bugünkü basın toplantısı harikaydı.
Gazeteci: Bugün New Jersey eyaletinde şiddetli rüzgarlar vardı ve güvenlik heyeti, güvenliğiniz için dışarı çıkmamanızı istedi ama siz neden namaza çıktınız?
Babı Thiaw: Namazdan daha önemli bir şey var mı?? Bence bu senin bana soracağın bir soru değil. Buna hakkın yok. Sen rüzgardan korkuyorsun, biz rüzgarı yaratan Allah'tan korkuyoruz. Biz buraya eğlence amaçlı bir oyun için geldik ama Allah'a ibadet için yaratıldığımızı unutamayız. Eğer bugün Dünya Kupası finali olsaydı ve biz finalde olsaydık, Cuma namazı için gidersek şampiyonluğu kaybedecek olsak da Cuma namazını tercih ederiz, onun vakti belli çünkü. Bizim dinimizin ritüelleri hakkında bizimle böyle konuşamazsınız.
Kayyum atanan tavuk firmalarının sahiplerinin tamamı AKPARTİ li.
Adanada Beyza Piliç var. Ona mesela el konmadı. Sahibi SP li muhalif olmasına rağmen. Neden?
Çünkü Fiyatları, piyasanın %30 altına satar hemde Çok kalitelidir.
Mesele siyaset değil yani..