@VarlYasemin2019 İroni ne demek bilmiyorlar, tırnak işareti nasıl kullanır, alıntı nasıl yapılır onu da bilmiyorlar. Fakat cesurlar! Bu cesaret ile memleket elden gider :(
💬‘Komünizm mi kaldı’ sorusuna peki geriye kalan ne, geriye kalandan mutlu musunuz sorusunu sormamız gerekiyor. Gelecek güvencesi mi kaldı, refah mı kaldı, barış mı var, fırsat eşitliği mi var? Bugünkü dünyayı nereden savunabileceğiz biz? Bu soruyu sorduğumuz zaman buna yanıt verebilecek kimseyi görmüyorum ben. Herkes şikayetçi ve şikayet ettiğiniz aslında uluslararası alana egemen olmuş bir toplumsal sistem ve komünizm bu sistemin karşısındaki tek ideoloji. @OkuyanKemal
Herkese Merhaba, geçtiğimiz perşembe gününün ilk saatlerinde, yaşadığım bölgeden sorumlu jandarma birliği tarafından, BirGün gazetesinin bir paylaşımında okuduğum, "Kanuni Sultan Süleyman şakası nedeniyle ceza alan komedyen" haberi üstüne yaptığım yorumum gerekçe gösterilerek, "halkı alenen kin ve düşmanlığa teşvik" suçlamasıyla gözaltına alındım. Cep telefonuma ve kimliğime el konuldu. Cep telefonumun şifresini orada ve o dakikada verdim. Gözaltı işlemlerimin ardından İstanbul Emniyet Md. götürüldüm. İlk alınışım ve serbest bırakılışım arasında bana toplam dört kere sağlık kontrolü yapıldı. Gözaltı sürecim boyunca -bakış dahil- hiçbir kötü muameleye maruz kalmadım. "Çağlayan Adalet Sarayında" alınan savcılık ifademde, temmuz ayı boyunca paylaştığım tüm sosyal medya mesajlarım önüme bir klasör halinde konuldu ve bunların, bana isnat edilen suçun unsurlarını taşıdığı söylendi. Ailemden aldığım eğitim; mesleğim ve mesleğimin yapılış ve sahneleniş prensipleri nedeniyle "halkı kin ve düşmanlığa teşvik etme" suçu işleme imkânım olmadığını, bu suçlamayı reddettiğimi ve mümkünse suçlamalarına başka bir kulp bulmalarını rica ettim. Ardından tutuklanma talebiyle nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesine gönderildim. Kısa süren yargılanmam ardından, yurt dışı çıkış yasağı ve ev hapsi cezasına çarptırıldım. Bilgisayar kullanmadığım ve cep telefonuma el konulduğu için sonrasında haliyle kimselerle iletişim kuramadım. Arayanlara, soranlarla çok teşekkür ederim. İstemeden sebep olduğum, aile büyüklerimin akan gözyaşları ve iç sıkıntıları dışında hiçbir üzüntüm yoktur. Tüm paylaşımlarım istisnasız X hesabımda durmaktadır, duracaktır, yenileri paylaşılacaktır, dolayısıyla susmam ve susturulmam mümkün değildir. Evlâtlarımız ve ülkemiz için aydınlık bir gelecek talebi hapsedilemez. Sevgilerimle.
Bugün Denizli Kadın Dayanışma Komitesi olarak voleybolda buluştuk. Dayanışmanın ve mücadelenin gücünü sahada ve trübünde gösterdik. Yobaza, karanlığa, kadın düşmanlarına karşı smaç attık.
“Büyüme ve küçülme, şişme ve dağılma diyalektik bir bütünlük oluştururken her durumda ‘savaş’ demektir. Emekçi halk üzerine çöküşü benzersiz olacak bu yıkım aynı zamanda ülkemiz açısından bir varoluş meselesine de dönüşecektir.”
TKP'liler o karanlık gecelerde ne yaptılarsa, Kemal Okuyan da onu yaptı. TKP ne yaparsa, TKP'liler onu yapar.
TKP'nin yerinde bir düzen partisi olsaydı, siz dayanışma merkezlerini, kolektif emeği değil, parti liderinin yerde yatan romantik fotoğraflarını konuşuyor olurdunuz.
TKP'liler o karanlık gecelerde ne yaptılarsa, Kemal Okuyan da onu yaptı. TKP ne yaparsa, TKP'liler onu yapar.
TKP'nin yerinde bir düzen partisi olsaydı, siz dayanışma merkezlerini, kolektif emeği değil, parti liderinin yerde yatan romantik fotoğraflarını konuşuyor olurdunuz.
Madem doğrudan muhatabız...
Şu hayattaki en acınası hallerden biri, İnan Bey'in düştüğü.
Bir gazeteyi, bir siyasi partiyi ve fikir üreten insanları "lak lak etmekle" itham etmenin ülkedeki düşünsel çöle bir kova kum da ben dökeyim demek olması bir yana,
Eleştirdiği öznenin harekete geçirdiği binlerce yurttaşın deprem zamanı ortaya koyduğu çabanın tüm halkın hafızasında tuttuğu yer de bir yana,
Eleştirdiği yayının iki emekçisinin daha yeni NATO gözaltısından çıkıp mesaiye dönmüş olması da bir yana,
İki soL emekçisinin yalnızca birer parçası olduğu binlerce sosyalistin daha yeni NATO zulmüne karşı yasak dinlemeyip sokağa çıktığı ve dalkavukluk gösterisi ortasında ülkemizin onurunu kurtardığı gerçeği de bir yana...
Devrimcilerden fazlası istenebilir. Yetersiz bulunabilir. Ki en fazla bizzat onlar öyle hissediyor zaten.
O yüzden canlarını dişlerine takıp daha fazla uğraşıyorlar. Olduğu, oldurdukları kadar. Bıkmadan, usanmadan, umutsuzluğa kapılmadan.
Kalkıp bu ülkenin örgütlü mücadele veren insanlarına "etliye sütlüye karışmadan lak lak etme" ithamında bulunmaksa, kurnazca kendine değer biçme, en pespaye alkışlar ona gelsin isteme halidir.
İnan Bey toplumun sol siyasete ihtiyaç duyduğunu düşünmüyor. Toplumun ona, onun kutlu zekasına ihtiyaç duyması gerektiğini ima ediyor. Kimse bişeyden anlamıyor, en doğrusunu bir o biliyor, bıraksalar ülkeyi kurtaracak da, devrimcilerin kafası onun kadar basmıyor.
Hadi oradan ya... Az edebinizi takının. Yetersiz geliyorsa, buyrun çabalayın.
Şu acınası pozları bir kenara bırakın.
TKP Merkez Komite NATO Zirvesi’nin ardından toplandı
Türkiye Komünist Partisi’nin (TKP) Merkez Komitesi, son siyasi gelişmeleri ve partinin müdahalesini değerlendirmek üzere toplandı. Toplantıda NATO Zirvesi’nin sonuçlarının dünyada ve ülkemizde emekçi halk açısından ne anlama geldiği tartışıldı. Emperyalist savaş hazırlıklarının yakın dönemde benzeri görülmemiş ölçüde tehlikeli bir evreye girdiği tespit edildi. Bu hazırlık ve planları boşa çıkarmak için gerekli direncin nasıl oluşturulabileceği, bunun koşulları ve yolları ele alındı. TKP Merkez Komite bu kapsamda kaleme alacağı ayrıntılı bir analizi 15 Temmuz Çarşamba günü basın ve kamuoyu ile paylaşacak.
Merkez Komite aynı zamanda TKP tarafından 5 Temmuz’da başta Ankara’da olmak üzere İstanbul, İzmir ve diğer illerde gerçekleştirilen protesto eylemlerinin etkilerini değerlendirdi. Bu etkinin yukarıda değinilen dirence nasıl dönüştürülebileceği üzerine de tartışıldı. TKP’nin örgütlenme çağrısını daha yüksek sesle dile getirebilmesi için örgütsel yaşantıda ve TKP’nin seslenme kanallarında bazı adımların atılmasına karar verildi.
AKP’nin CHP’ye dönük müdahalelerini sürdüreceğine ilişkin haberlerin basında daha sık yer aldığı bir dönemde, bir bütün olarak özgürlükler ve demokrasi alanına yönelik saldırılar karşısında geliştirilmesi gereken tavır ve toplumsal ve hukuki alanda savunulması gereken somut başlıklar da toplantıda gündeme alındı. Partinin bu konudaki yaklaşımını konunun muhataplarıyla ve kamuoyuyla paylaşacağı bir hazırlık sürecinin başlatılması kararlaştırıldı.
soL Haber yeni hesabıyla X’te
17 yıldır kullandığımız X hesabımız, NATO Zirvesi’ne giden süreçte tüm ülkeyi bir süreliğine cezaevine çeviren iktidar tarafından Türkiye’de erişime engellendi.
Kamuoyunu, dostlarımızı, okurlarımızı soL’la dayanışmaya çağırıyoruz.
En önemli dayanışma, soL’a abone olmak, bizzat omuz vermektir.
soL’u susturma girişimi başarısızlığa mahkumdur.
Sesimizi yükselteceğiz. Sizin desteğinizle. Hep birlikte.
📍Abonelik: https://t.co/N5rjOWVsCX
📍soL TV X: https://t.co/guQIEHTBF8
📍Facebook:https://t.co/fhDdRGd6Dt
📍Instagram:https://t.co/yyBYMUKEnJ
📍soL TV Instagram: https://t.co/3nm2JGAJCR
📍Telegram: https://t.co/VUxQm7FDaU
📍WhatsApp: https://t.co/JpPmLcDvXO
📍Bluesky: https://t.co/aOM1WoFfeN
📍Youtube: https://t.co/8Srx1FKLUA
@Mehmetuyar20078 Yahu ben bu "kişi"den kurtulamayacak mıyım? Engelledim... Sırf dışa vurumsal bir anımda kötü söz etmeyeyim diye. Snapshot görüntü geliyor önüme... Unutsak ya biz artık, kendini eylese bu "kişi" olma mı?
Fransa, Fas karşısında 2-0 önde. Emperyalist kaybetsin... Aklı tutulsun, çalışmasın, şansı tutmasın, her yerde, her zaman kaybeden olsun. Kazanırsa da saygın olmasın. Bir daha da kazanmasın. İşte benim tarafım bu.