Dersim Tertelesinde kullanılan kimyasal gazlara ilişkin yeni belge ortaya çıktı
⬛ Dışişleri Bakanlığı Türk Diplomatik Arşivi'nde gizliliği 2020'de kaldırılan 20 Ağustos 1938 tarihli belge, kimyasal gazların bombalara doldurulmasını sağlayacak tesisatın Kiel merkezli Hagenuk firmasından satın alındığını gösteriyor
https://t.co/RAj3kdC5B4
İran- KDP lideri Kasımlo’yu Viyana’da alçakça katleden infaz ekibinin başı Ahmedinejat’ın Mossad ajanı olduğu ifşa edildi.
Onun emriyle, Mossad ajanlarını tespit için kurulan 12 kişilik komisyonun dokuzu da kendisi gibi Mossad ajanı çıktı.
İsrail’in ‘ideal düşmanı’ İran bu!
Son 24 saatte X’te okuduklarıma sadece üzülüyorum.
Allah herkesin sonunu hayırlı getirsin.
Cenazelerimiz kalabalık, nasıl bilirdiniz sorusuna verilen yanıt içten olsun.
Siyaset falan bir yana, Allah insanlığımıza zeval vermesin.
İslam insanları, insani açıdan eşit görür. Hukuk karşısında da eşittirler. Dünyevi anlamda insanlar arasında ast ve üst ayrımı kabul etmez. Demokrasi de aslında bir seçilmişler değil eşitler nizamıdır. Demokrasiler bir efendiler ve köleler rejimi değildir.İ.S
Demokratik toplumların gücü, herkesin aynı şekilde düşünmesinden değil; farklı düşünen insanların birbirlerinin özgürlüğünü koruyabilmesinden gelir. Sekülerizm, laiklik, din ve ahlâk arasındaki denge tam olarak bu birliktelikten doğar ve çoğulcu bir yaşam kültürü oluşturur.
Siyasî iktidarla devlet (kurumları) ayrılmayacak biçimde iç içe girmişse "rakip", "düşman" olur. Siyasal yarışma savaşa; siyaset, savaş alanına dönüşür. Bu bir ülkenin kendisine yapabileceği en büyük kötülüktür.
Görgü ve Nezaket Manifestosu
Nezaket zayıflık değildir. Aksine insanın öfkesini, gücünü ve egosunu denetleyebilme kapasitesidir. Bağırmadan konuşabilmek, hakaret etmeden eleştirebilmek ve farklı olana tahammül gösterebilmek gerçek olgunluğun işaretidir. Kabalık çoğu zaman güç değil, içsel güvensizlik üretir.
Görgü, yalnızca bireysel bir erdem değil, kamusal bir sorumluluktur. Trafikte, okulda, siyasette, sosyal medyada ve gündelik ilişkilerde gösterilen her medeni davranış toplumsal güveni büyütür. Bir toplumun çürümesi çoğu zaman ekonomiden önce dilde ve davranışlarda başlar. İnsanların birbirine hitap biçimi, o toplumun geleceği hakkında çok şey söyler.
Bizler nezaketi bir gösteriş ya da sınıf ayrıcalığı olarak değil, birlikte yaşamanın asgari ahlakı olarak savunuyoruz. Güçlünün zayıfı ezmediği, insanların birbirini dinleyebildiği, farklı fikirlerin düşmanlık üretmediği bir toplum ancak görgü kültürüyle kurulabilir. Medeniyet, insanın ötekinin varlığına duyduğu saygıyla başlar.
Bu nedenle görgüyü geçmişin unutulmuş bir adabı değil, geleceğin demokratik zorunluluğu olarak görüyoruz. Çünkü nezaketin kaybolduğu yerde öfke çoğalır; öfkenin çoğaldığı yerde ise toplum çözülür. İnsanlığın geleceği, yalnızca daha akıllı makineler üretmeye değil, daha incelikli insanlar yetiştirmeye de bağlıdır.