📢 DUYURU:
Kıymetli Kardeşlerim,
Birlikte sesimizi daha güçlü duyurmak için etkinliğimiz devam edecek.
11 Temmuz’a kadar her gün:
⏰ Saat: 20:00 – 20:10 arasında
⏳ Süre: Hep birlikte 10 dakikalık odalar açıyoruz.
👥 Herkes Ayrı Ayrı Oda Açacak
📌 Oda Kuralları ve İşleyiş:
👥 Herkes aynı anda kendi odasını açacak.
🚪 10 dakikanın sonunda tüm odalar kapatılarak tek bir ana odada buluşulacak.
📍 ODA BAŞLIĞI (HASHTAG):
STAJYER VE ÇIRAKLAR 12 TEMMUZ'DA #BURSA 'DA BULUŞUYOR
Bu süreçte göstereceğiniz hassasiyet, birlik ve destek sesimizin hak ettiği yankıyı bulması için çok önemli.
Lütfen Hassasiyet gösterelim 🙏 Katılımınız ve desteğiniz için şimdiden teşekkür ederim.
Saygılarımla. ❤️🙏
#12TemmuzdaBursadaMeydandayız
📢 DUYURU:
Kıymetli Kardeşlerim,
Birlikte sesimizi daha güçlü duyurmak için etkinliğimiz devam edecek.
11 Temmuz’a kadar her gün:
⏰ Saat: 20:00 – 20:10 arasında
⏳ Süre: Hep birlikte 10 dakikalık odalar açıyoruz.
👥 Herkes Ayrı Ayrı Oda Açacak
📌 Oda Kuralları ve İşleyiş:
👥 Herkes aynı anda kendi odasını açacak.
🚪 10 dakikanın sonunda tüm odalar kapatılarak tek bir ana odada buluşulacak.
📍 ODA BAŞLIĞI (HASHTAG):
STAJYER VE ÇIRAKLAR 12 TEMMUZ'DA #BURSA 'DA BULUŞUYOR
Bu süreçte göstereceğiniz hassasiyet, birlik ve destek sesimizin hak ettiği yankıyı bulması için çok önemli.
Lütfen Hassasiyet gösterelim 🙏 Katılımınız ve desteğiniz için şimdiden teşekkür ederim.
Bekle Bizi #BURSA
Saygılarımla. ❤️🙏
#12TemmuzdaBursadaMeydandayız
Staj ve çıraklık sigortası mağdurları hakkını istiyor!
Emeklilik bir lütuf değil haktır!
Alana kadar susmak yok!!!
Stajyer Çırak Alacaklı
#12TemmuzdaBursadaMeydandayız
Sayın Bendevi Palandöken,
Çocuklarımızın meslek öğrenmesine, el becerisi kazanmasına ve üretken bireyler olarak yetişmesine elbette hepimiz destek veririz. Buna kimsenin itirazı olamaz.
Ancak günümüzde çocuklarımızı geliştirecek, yeteneklerini keşfedecek ve geleceğe hazırlayacak çok daha güvenli ve planlı imkânlar vardır.
Neden;
🔹 Bilim kampları olmasın?
🔹 Teknoloji ve robotik atölyeleri olmasın?
🔹 Kodlama merkezleri olmasın?
🔹 Yapay zekâ eğitim kampları olmasın?
🔹 Sanat, müzik ve resim atölyeleri olmasın?
🔹 Spor okulları ve yaz spor kampları olmasın?
🔹 Belediyelerin yaz okulları ve gençlik merkezleri olmasın?
🔹 Üniversitelerin çocuk akademileri olmasın?
🔹 Meslek tanıtım ve kariyer atölyeleri olmasın?
Buralarda çocuklarımız hem meslekleri tanır, hem yeteneklerini keşfeder, hem de güvenli, denetimli ve pedagojik bir ortamda gelişir.
Siz yazınızda ILO'nun çocuk işçiliği konusuna da değinmişsiniz. Tam da bu nedenle çocuklarımızı hukuki statüsü belirsiz işyerlerine yönlendirmek yerine, onları eğitim merkezlerine, bilim ve teknoloji kamplarına, sanat ve spor faaliyetlerine yönlendirmek daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Çünkü ILO'nun temel hedefi, çocukların eğitimden kopmasına ve tehlikeli çalışma koşullarına sürüklenmesine engel olmaktır.
Buna karşılık "mahallenizdeki herhangi bir bakkala, kasaba, tamirciye, berbere veya elektrikçiye gönderin" önerisi çok önemli soruları da beraberinde getiriyor.
Elektrikçinin yanında elektrik çarparsa sorumlusu kim olacak?
Kasabın yanında eli kesilirse hangi mevzuat uygulanacak?
Bakkalın servisinde trafik kazası geçirirse hangi sigorta devreye girecek?
Tamircide ağır bir makinenin altında kalırsa bunun hesabını kim verecek?
Bu çocukların hukuki statüsü ne olacak?
Çırak mı?
Stajyer mi?
Öğrenci mi?
Yoksa hiçbir hukuki güvencesi olmayan çocuklar mı?
3308 sayılı Kanun mesleki eğitimin nasıl yapılacağını, çocukların hangi şartlarda eğitim göreceğini ve nasıl korunacağını düzenlemiştir. Bunun dışındaki uygulamaların çocukların güvenliği açısından dikkatle değerlendirilmesi gerekir.
Bir Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu Başkanı'nın görevi de çocuklarımızı belirsiz uygulamalara değil; kayıtlı, denetimli ve güvenli mesleki eğitim sistemlerine yönlendirmek olmalıdır.
Çocuklarımızı dükkânlara değil, bilim merkezlerine… Atölyelere değil, eğitim kamplarına… Rastgele işyerlerine değil, güvenli eğitim ortamlarına yönlendirelim.
Çünkü çocuklarımızın geleceği iyi niyetle değil; hukukla, eğitimle ve güvenlikle korunur.
SARI ÇİZGİ 🟨🟨🟨🟨🟨━━━━━
Bugüne kadar birçok çırak ve stajyer yaşadıklarını anlatırken hep aynı cümleyi kurdu:
"Biz eğitim için gitmiştik ama üretimin içinde çalıştırıldık."
İşte yargının baktığı nokta da tam burasıdır.
Sarı çizginin hangi tarafındaydın?
3308 sayılı Kanun'a göre çırak ve stajyerin yeri eğitim alanıdır. Ama uygulamada binlerce kişi, kendi isteğiyle değil; ucuz iş gücü ihtiyacı, denetimsizlik ve işveren tercihleri nedeniyle üretim alanına geçirildi.
Yargı kararlarının önemi de burada ortaya çıkıyor.
Mahkemeler sadece "çırak" "Stajyer " unvanına bakmıyor.
Şunu araştırıyor:
Gerçekte ne yaptın?
Burada kastedilen sadece bir fabrikanın makinesinin başında çalışmış olmak değildir.
Bir otelde resepsiyonda ya da mutfakta...
Bir muhasebe bürosunda dosya hazırlarken...
Bir banka şubesinde...
Bir markette...
Bir atölyede...
Bir kuaförde...
Bir hastanede...
Kısacası faaliyet gösteren herhangi bir işyerinde, işletmenin sunduğu mal veya hizmetin ortaya çıkmasına emek verdin mi?
Yaptığın iş, sadece eğitim amacıyla gösterilen sınırlı bir uygulama mıydı?
Yoksa işletmenin günlük faaliyetinin, üretiminin veya hizmet sunumunun bir parçası mı oldun?
Diğer işçiler gibi tam zamanlı çalıştın mı?
İşte sarı çizgi tam burada başlıyor.
Eğer cevap "evet" ise, artık mesele sadece eğitim değildir.
Çünkü eğitimin sınırı aşılmış, üretimin içine girilmiştir.
Yargıtay tarafından onanan kararlar da tam olarak bu ayrımı esas almıştır. Bu nedenle yargı kararları yalnızca bir davayı sonuçlandırmaz; benzer durumda olan binlerce kişinin hak arayışına da hukuki bir bakış açısı kazandırır.
Belge, tanık, kayıt ve diğer delillerle eğitim sınırının aşıldığı ortaya konulabiliyorsa, hukuki değerlendirme de buna göre yapılır.
Bu yüzden bugün sorulması gereken en önemli soru şudur:
Sen de sarı çizgiyi aşanlardan mıydın?
Çünkü bazen bir davanın kaderini belirleyen şey, işte bu tek sorunun cevabıdır.
Şöyle düşünelim...
Yargının verdiği onanan kararları okudun mu? Okumadıysan, okumayı düşünmüyorsan bundan sonraki yazımın aşağıdaki kısımlarını okuman senin için bir şey değiştirmeyecek.
Okuduysan mahkemelerin neyi araştırdığını gördün.
Sen mağduriyetinin giderilmesi için siyasetten bir kanun bekliyorsun işte sana fırsat!
Bu yargı kararlarını da kullanmalısın!
Senin haykırdığın talep ettiğin şeyleri yargı müracaat edip ispat edene vermiş yani senin mağduriyetini karar altına almış.
Yargı şunu söylüyor ey çırak, ey stajyer her ne sebeple olursa olsun sarı çizgiyi geçtiysen sen haklısın.
Her yerde kullanacağın bu yargı kararı yani anahtarı şimdi senin cebinde, gerisi sana kalmış ister kullan, ister kullanma.
İster yargıya git hakkını ara , istersen siyasetten kanunla çözüm bekle.
Benden bu kadar. Tercih senin. Hangi yolu seçersen seç yolun bahtın açık olsun
YARGITAY TARAFINDAN ONANMIŞ YENİ BİR KARAR DAHA ÇIRAK STAJ MAĞDURLARI İLE BULUŞUYOR
⚖️ Yargının verdiği, yargıtay tarafından onanmış yeni bir karar daha hayırlı olsun!
Geçtiğimiz günlerde paylaştığımız onanmış yargıtay kararının ardından, çıraklarla ilgili yeni bir onanmış karar daha gün yüzüne, mağdurun yararına katkı olacak şekilde ortaya çıkmasına vesile olmuş durumdayım.
Bu kararlar çırak ve staj mağduriyetinin giderilmesine bireysel olarak katkı vereceği gibi genel olarak mağduriyetin kanunla çözülmesi aşamasında, yönünde ciddi katkı sağlayacağı inancındayım.
🚇⚖️ EĞİTİM ÇİZGİSİ NEREDE BİTER, ÜRETİM NEREDE BAŞLAR?
Çıraklarla ilgili ikinci onanmış Yargıtay kararını bu akşam Space odamızda değerlendireceğiz.
Bu kararın söylediği şey;
Bir çırak eğitim sınırları içinde mi kaldı?
Yoksa eğitim çizgisini aşıp üretimin bir parçası mı oldu?
Metro istasyonlarındaki sarı çizgiyi düşünün...
Bir taraf eğitimdir.
Diğer taraf üretimdir.
Yargı tam da bu çizgiye bakıyor.
⚖️ İkinci onanmış karar ne diyor?
⚖️ Eğitim ile üretim arasındaki fark nedir?
⚖️ Mahkemeler hangi delillere bakıyor?
⚖️ Çırakların yıllardır anlattıkları ile kararlar arasında nasıl bir bağlantı var?
Bu akşam belge ve kararlar üzerinden konuşacağız.
Kulaktan dolma bilgilerle değil,
mahkeme kararlarıyla...
Yorumlarla değil,
hukuki gerekçelerle...
Bilgilenmek isteyen herkesi Space odamıza bekleriz.
⚖️ Söz yine hukukun.
5 Yıllık Hak Düşürücü Süre Engelini Aşmanın Anahtarı: Elinizde Hangi Belgeler Var?
Yazının Özeti
Kazanırsınız ya da kazanamazsınız; buna mahkeme karar verir. Ancak elinizde çalışmayı gösteren somut belgeler varsa, birçok Yargıtay kararında görüldüğü üzere 5 yıllık hak düşürücü süre engeli tartışmalı hale gelebilir ve mahkemeler dosyanın esasını inceleme yoluna gidebilir. Bu nedenle hak aramak isteyenlerin önce ellerindeki delillere bakmaları gerekir.
Hak aramak isteyen birçok kişi daha yolun başında aynı cümleyle karşılaşıyor:
"Aradan çok zaman geçmiş."
"5 yıllık süre dolmuş."
" Artık dava açılamaz."
Bu sözler nedeniyle binlerce kişi daha dava açmadan umudunu kaybediyor.
Oysa hukuk yalnızca takvime bakmaz.
Özellikle sosyal güvenlik ve hizmet tespiti davalarında mahkemeler çoğu zaman şu sorunun cevabını arar:
"Bu kişinin işyeriyle bağlantısını ve çalışmasını gösteren somut deliller var mı?"
İşte burada yıllardır bir çekmecede unutulmuş bir belge, eski bir fotoğraf veya işyerinden verilmiş bir kart büyük önem kazanabilir.
Kimse size dava kazanacağınızı garanti edemez.
Ancak elinizde güçlü deliller varsa, birçok kişinin korktuğu ilk engelleri aşabilmeniz mümkün olabilir.
Hangi Belgeler Önemli Olabilir?
1. SGK ve Resmî Kurum Kayıtları
İşe giriş bildirgesi
Çıraklık veya stajyerlik giriş bildirgesi
SGK sicil numarası
Prim belgeleri
Bordrolar
Vizite kâğıtları
İş kazası kayıtları
Müfettiş raporları
Kurum yazışmaları
Yargıtay'ın birçok kararında, Kurumun çalışmadan haberdar olduğunu gösteren belgelerin özel önem taşıdığı görülmektedir.
Özellikle işe giriş bildirgesinin verilmiş olması, birçok dosyada ayrı bir değerlendirme konusu yapılmıştır.
2. İşyerinin Verdiği Belgeler
Personel kimlik kartı
Yaka kartı
Personel giriş kartı
Yemekhane kartı
Lojman kartı
Görev kartları
Personel listeleri
Vardiya çizelgeleri
Nöbet listeleri
Bir otelde çalışan kişinin, yıllar sonra sakladığı personel kimlik kartıyla çalışmasını ispatlayabildiği örnekler bulunmaktadır.
Çünkü mahkeme şu soruyu sorar:
"Bu kart neden verilmiş?"
Hiçbir işyeri çalışanı olmayan bir kişiye personel kartı düzenlemez.
3. Mesleki Belgeler
Ustalık belgeleri
Kalfalık belgeleri
Çıraklık eğitim belgeleri
Kurs sertifikaları
İş güvenliği eğitim formları
Meslek içi eğitim katılım belgeleri
Bonservisler
Başarı ve katılım belgeleri
Özellikle çırak ve stajyer dosyalarında bu tür belgeler kişinin işyeriyle olan bağını göstermede önemli rol oynayabilir.
4. Yazılı ve Ticari Belgeler
İmzalanmış faturalar
Sevk irsaliyeleri
Teslim tutanakları
Üretim formları
İş emirleri
Görev talimatları
Yazışmalar
Sipariş kayıtları
Bakım-onarım formları
Kalite kontrol belgeleri
Bu tür evraklar bazen kişinin yalnızca işyerinde bulunduğunu değil, üretime veya hizmete katkı verdiğini de gösterebilir.
5. Görsel ve Dijital Deliller
Fotoğraflar
Videolar
İşyerinde çekilmiş görüntüler
Dijital kayıtlar
E-postalar
Kurumsal mesajlaşmalar
İnternet sitesi kayıtları
Sosyal medya paylaşımları
Bugün sıradan görünen bir fotoğraf, yarın bir davanın en önemli delillerinden biri olabilir.
Çırak ve Stajyerler İçin Neden Daha Da Önemli?
Son dönemde verilen bazı yargı kararlarında tartışma artık şu noktaya kaymaktadır:
"Kişi işyerinde bulundu mu?"
sorusundan çok,
"Kişi sadece eğitim mi aldı, yoksa üretime ve hizmete fiilen katıldı mı?"
sorusu önem kazanmaktadır.
Bu nedenle;
Atölye fotoğrafları,
İş başında çekilmiş görüntüler,
Üretime katılımı gösteren kayıtlar,
İş güvenliği eğitimleri,
Personel kartları,
Ustalık ve kalfalık belgeleri,
Görev ve teslim formları,
çok daha fazla önem taşımaktadır.
Peki Bu Belgeler Neden Bu Kadar Önemli?
Çünkü Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında, SGK'nın çalışmadan haberdar olduğunu gösteren işe giriş bildirgesi, bordro, kurum kayıtları veya benzeri delillerin varlığı halinde hak düşürücü süre konusu farklı değerlendirilebilmektedir.
Bu nedenle;
İşe giriş bildirgesi,
Çırak veya stajyer giriş kaydı,
SGK sicil numarası,
Personel kartı,
İşyeri kayıtları,
Çalışmayı doğrulayan diğer somut belgeler,
yalnızca çalışmayı ispatlamak açısından değil, davanın daha ilk aşamasında karşılaşılan usul engellerinin aşılabilmesi açısından da önem taşımaktadır.
Bir başka ifadeyle;
Elinizde çalışmayı ortaya koyan güçlü ve somut deliller varsa, birçok Yargıtay kararında görüldüğü üzere 5 yıllık hak düşürücü süre engeli büyük ölçüde önemini kaybedebilir ve mahkemeler dosyanın esasına, yani kişinin gerçekten çalışıp çalışmadığına ve çalışmasının niteliğine yönelebilir.
Bu durum davanın mutlaka kazanılacağı anlamına gelmez.
Ancak hak arayan kişinin, daha davanın başında "süre geçti" denilerek kapının tamamen kapanmadığını göstermesi bakımından son derece önemlidir.
NETİCE OLARAK;
Bu yazının amacı kimseye dava kazanacağını söylemek değildir.
Ama şu gerçeği hatırlatmaktır:
Bir belge...
Bir fotoğraf...
Bir kimlik kartı...
Bir ustalık belgesi...
Bir işe giriş bildirgesi...
Bazen yıllardır kapalı duran bir kapının anahtarı olabilir.
Çünkü insan unutabilir.
Tanık kaybolabilir.
İşyeri kapanabilir.
Ama belge konuşmaya devam eder.
Yazının Özeti
Kazanırsınız ya da kazanamazsınız; buna mahkeme karar verir. Ancak elinizde çalışmayı gösteren somut belgeler varsa, birçok Yargıtay kararında görüldüğü üzere 5 yıllık hak düşürücü süre engeli tartışmalı hale gelebilir ve mahkemeler dosyanın esasını inceleme yoluna gidebilir. Bu nedenle hak aramak isteyenlerin önce ellerindeki delillere bakmaları gerekir.
Değerli Sosyal Güvenlik Uzmanı ve Başmüfettiş Sayın İsa Karakaş'a
@isakarakas
Staj ve çıraklık dönemindeki emeklerinin yok sayılmasına karşı çıkan, yıllardır süregelen hak kayıplarının ve adaletsizliğin ortadan kaldırılması için mücadele eden tüm mağdurların sesi olduğunuz için teşekkür ederiz.
Teorik eğitimle sınırlı kalmayıp; fabrikalardan ofislere, atölyeler'den bir çok hizmet sektörüne kadar, ekonominin her alanında fiilen çalışarak değer üreten, ancak emeği yasal olarak tam karşılığını bulamayan geçmiş, günümüzün tüm stajyer ve çıraklarının uğradığı eşitsizliğe çok net bir şekilde dikkat çektiniz.
Kritik bir dönemden geçtiğimiz bu süreçte, Milliyetçi Hareket Partisi’nin iktidar ortağı olarak üstleneceği tarihi rolü, geçmişteki kanun tekliflerini ve çözüm yolundaki yapıcı adımlarını hatırlatmanız, hak arama bilincimize ve mücadelemize büyük bir güç katmaktadır.
Adalet ve eşitlik temelinde bu haklı davanın çözüme kavuşması adına yaptığınız bu kıymetli, bilinçlendirici ve yol gösterici açıklamalar için yürekten teşekkür ediyor, desteklerinizin devamını bekliyoruz.
12 Temmuz Bursada
#StajyerçırakMeydandaOlacak
İŞKUR VARSA, İŞ DE VARDIR!
@TurkiyeIsKurumu@B_Palandoken@Tisk_kurumsal@iloankara@MUSIAD@sgksosyalmedya@IKGPRO@EUDelegationTur@IMEP_VET4JOB@deikiletisim@Akparti@MHP_Bilgi@herkesicinCHP@iyiparti@YeniYolTBMM@SaadetPartisi@GelecekPartiTR@devapartisi@_DemokratParti@rprefahpartisi@anahtarparti@zaferpartisi@bbpgenelmerkez@DSPGenelMerkez@BTP_Parti@ATOkurumsal@itokurumsal@ASOKurumsal@iztokurumsal@ticaret@TCSanayi@adalet_bakanlik@TCKulturTurizm
Cumhurbaşkanlığı himayesinde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı desteği ve İŞKUR koordinasyonunda yürütülen dijital "Staj Platformu", Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Federasyonu olarak yıllardır savunduğumuz tarihi gerçekleri en üst düzeyde teyit etmektedir. Kamu ve özel sektör fırsatlarına tek noktadan erişim sağlayan bu şeffaf sistemi olumlu buluyor, teknolojik altyapı adımlarını takdirle karşılıyoruz.
İŞKUR'un Varlığı, Fiili İstihdamın En Büyük Kanıtıdır
Staj ve çıraklık olanaklarının doğrudan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile İŞKUR üzerinden yürütülmesi, sürecin salt teorik bir eğitim değil, kamu ve özel sektörü kapsayan fiili bir istihdam olduğunu devlet kurumlarıyla kanıtlamaktadır. İŞKUR’un kuruluş amacı istihdamı korumak ve iş gücü piyasasını düzenlemektir.
Dünün Sistemsel Eksikliği
Bugünkü şeffaflık, geçmişteki iletişim eksikliklerini ve sistemsel çarpıklıkları gözler önüne sermektedir. 80-90’lı yıllarda dijital altyapı yokken, çocuk yaştaki stajyer ve çıraklara SSK kartları verilmiş, sigorta numaraları tahsis edilmiştir. Ancak ne kartlarda ne sözleşmelerde bu girişlerin "yalnızca kısa vadeli sigorta kollarını kapsadığı" belirtilmemiştir. O dönemde resmî kartlara güvenerek ilk işe giriş tarihini yasal güvence başlangıcı saymak en doğal haktır. Eksik bilgilendirmenin faturası bugünün emektarlarına kesilemez.
Ahilik Ahlakı ve Uluslararası Standartlar
Ahilik geleneği, emeği ve meslek ahlakını temel alır; usta-çırak zincirinin ayrılmaz parçalarıdır. Geçmiş emeklerin görmezden gelinmesi bu ahlakla bağdaşmaz. Aynı işi yapan akranlar arasında sosyal güvenlikte ayrım yapılması "eşit işe eşit hak" ilkesine ve Anayasa’nın eşitlik maddesine aykırıdır. ILO’nun 208 sayılı Tavsiye Kararı ve Avrupa’daki dual sistem, stajyer/çırakların ilk günden uzun vadeli sigorta kapsamına alınmasını öngörmektedir. İŞKUR’un "Kariyer Başlangıcı" vizyonu bu standartlarla örtüşmektedir.
Gazi Meclis’e ve Paydaşlara Çağrı
Devletimiz bugün staj ve çıraklığı "güvenilir kariyer başlangıcı" olarak kabul ediyorsa, geçmişin sistemsel mağduriyeti yasal zeminde giderilmelidir. Bu amaçla 3308 sayılı Kanun’un revize edilerek staj/çıraklık dönemindeki ilk işe giriş tarihinin uzun vadeli sigorta başlangıcı sayılması için hazırlanan kanun teklifinin yasallaşması gerekmektedir. Tüm siyasi partileri, sendikaları, uluslararası kurumları ve paydaşları kararlılıkla göreve davet ediyoruz.
Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Federasyonu olarak, adil ve ayrımsız bir sosyal güvenlik sistemi kurulana kadar mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Staj ve Çıraklık Sigortası
Mağdurları Federasyonu🇹🇷
İŞKUR Korumalı Mağduriyet
#StajyerçırağaTamSigortaYok
HÜKÜMSÜZ KALAN SÖZLER,
@dbdevletbahceli@ZeybekciNihat@MKalayci42@erkanakcay45@buyukataman@kamilaydinmhp@E_SemihYalcin@M_Levent_Bulbul@KarakayaMevlut@hlmdrgn@ismailozdemirrr@oozgurbayraktar@EOzdasli@KOTRAMurat@mustafacavusmhp@Mustafa_ertekin@OsmanGurBeyoglu@YavuzTellioglu@fth_cetinkaya@PrHasanKalyoncu@MehmetFendogluu@ifarukaksu@ilyastopsakal@sadirdurmaz@ahmet__yurdakul@yasaryldrmMHP@TmrOsmanagaoglu@aliucakTR
KAYBOLAN GÜVENDİR!
Bir Ahde Vefa Çağrısı: Geleceği İnşa Eden Çırak ve Stajyerlerin Hakkı Teslim Edilmelidir!
Türkiye’nin ekonomik tam bağımsızlık vizyonunun temel taşı, sanayiden teknolojiye her alanda alın teri döken nitelikli insan kaynağımızdır. Savunma sanayiimizden yerli otomobil üretimimize kadar her başarı hikayesinin arkasında; Ahî Evran ocaklarında yetişen Çırak ve Stajyerlerin "Ana Elemanlarımızın" emeği vardır. Çıraklık ve staj müessesesi, sadece bir eğitim modeli değil, bu vatanın üretim gücünün kutsal bir mirasıdır. Bu mirasa sahip çıkmak, geleceğin müreffeh Türkiye’sini inşa etmektir.
Ahilik Geleneğinden Modern Sosyal Güvenliğin Hak ve Hukuku
Bin yıllık Ahilik geleneğimizdeki usta-çırak ve stajyer hukuku, emeği mukaddes sayan ve alın terini kurumadan koruyan bir mirastır. Ahi Evran’ın "Eline, diline, beline sahip ol" düsturuyla şekillenen bu kültür, iş ahlakını ve sosyal adaleti esas alır. Bu kadim mirasın modern sosyal güvenlik sistemimizdeki karşılığı; çocuk yaşta fiilen üretime katılan çırak ve stajyerlerin uzun vadeli sigorta haklarının işe giriş tarihlerinden itibaren tanınmasıdır. Sosyal güvenliğin hakkaniyetle taçlanması, bu tarihi halkanın tamamlanmasına bağlıdır
3308 Sayılı Kanun: Bir Düzenleme, Onlarca Kazanım
Sosyal güvenlik sistemimizde yapılacak basit ama kapsayıcı bir düzenleme ile üretim hayatımızda devrim yaratacak şu adımlar atılmalıdır:
8 Eylül 1999 öncesi çıraklık ve stajyerlik girişlerinin uzun vadeli sigorta başlangıcı olarak kabul edilmesi.
Kısa vadeli sigorta kolları ayrımının ortadan kaldırılarak, çıraklık ve stajyerlik döneminin tam güvence altına alınması.
Bu adımlar; nitelikli iş gücünü korur, KOBİ’lerin önünü açar, genç işsizliğine çare olur ve meslek sırlarının nesiller arası aktarılmasını sağlar. Aidiyeti güçlendirir, sanayi-toplum bağını kuvvetlendirir
Milliyetçi Hareket Partisi’ne Çağrımız: Sözün Gereği Çözümdür
MHP Genel Başkan Yardımcısı Celal Adan, “Staj ve Çıraklık Sigortası mağdurlarına çözüm sözünü liderimiz Devlet Bahçeli verdi. Bu da sözün havada kalmayacağı anlamına gelir. Parti olarak üzerimize düşeni yapacak, bu sorunun çözümünü sağlayacağız” dedi.
MHP Genel Başkanı Sayın Dr. Devlet Bahçeli, 2014-2018- 2024 seçim bildirgesinde staj ve çıraklık sigortası mağdurlarına çözüm sözü vermişti. 11 Haziran 2024’teki MHP Grup Toplantısında da “Staj ve Çıraklık Sigortası mağdurlarına el atılmalıdır. Mağdurların yanındayız, haklı taleplerin takipçisiyiz” ifadelerini kullanmıştı.
Bugüne kadar Meclis'te sunulan 70'ten fazla kanun teklifinin sonuçsuz kalması, bunca dökülen alın terini yok saymaktır Federasyon olarak hatırlatıyoruz:
Devletine güvenip 13-14 yaşında tezgah başına geçen, eline sigorta kartı teslim edilen bir gencin haklarını teslim etmek; devletimizin ahde vefa ve adalet anlayışının en somut göstergesi olacaktır.
Çözüm Bekliyoruz!
Çırak ve stajyer bu ülkenin geleceğidir. Ülkenin geleceğine, emeğine ve bu vatanın öz evlatlarına sahip çıkın. Sözün hükmü icraattır; artık çözüm kaçınılmazdır.
Siz devlet büyüklerimizsiniz , ağzınızdan çıkan söz bir karardır. Bu kararın geçerli (hükümlü) sayılması için biz artık yeni cümleler değil, somut adımlar ve net bir netice görmek istiyoruz. Sözünüzün arkasındaki duruşu ancak sorunu çözerek kanıtlayabilirsiniz.
Bahçeli Sözü Hükümsüzmü
#StajyerÇırakUnutturmayacak
12. Yargı Paketi siyasi tartışmalara kurban edilmeden bir an önce Meclis gündemine alınmalıdır!
📌 Kademeli emeklilikte yaşanan mağduriyet giderilmeli, bir günlük fark yılların kaybına dönüşmemelidir.
📌 Staj ve çıraklık döneminde yatırılan primler sigorta başlangıcı olarak kabul edilmelidir.
📌 TCK 158 ve Covid Yasası mağdurlarının beklentileri karşılanmalıdır.
Meclis Kürsüsünde Hakikat, Çıraklık ve Stajda Adalet!
Sn: @mahmutarikansp
Sn: @necmettincalisk@SaadetPartisi & @YeniYolTBMM
Saadet Partisi Hatay Milletvekili
Sayın Doç.Dr. Necmettin Çalışkan’a Teşekkürlerimizle;
Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünden yapmış olduğunuz konuşmada; çıraklık ve staj döneminde yatırılan primlerin de sigorta başlangıcı sayılmasının milyonlarca mağdurun acil beklentisi olduğunu belirterek haklı ve gür sesimiz olduğunuz için ÇSSM TÜRKİYE ailesi olarak size en kalbi teşekkürlerimizi sunarız.
Yıllardır mücadelesini verdiğimiz bu adaletsizliğin son bulması, çocuk yaşta dökülen alın terimizin ve fiili emeğimizin hukuki bir karşılık bulması adına meclis çatısı altında yaptığınız vurgu bizler için son derece kıymetlidir. Konuşmanızda da açıkça belirttiğiniz gibi; bu konudaki haksızlıkların giderilmesi ve sosyal güvenlik alanında yapılacak iyilik, ülkemizdeki adaletin tesisi için son derece elzemdir.
Milyonlarca mağdurun acil beklentisine tercüman olarak bu haksızlığın ortadan kaldırılması yönünde gösterdiğiniz duruş ve verdiğiniz destek, hak arama mücadelemize büyük bir güç katmıştır. Bu doğrultuda, haklı davamızda her daim yanımızda olan, bizlerden desteğini hiçbir zaman esirgemeyen Saadet Partisi Genel Başkanı Sayın Mahmut Arıkan’a en derin şükranlarımızı arz ederiz.
Meclis kürsüsünü sesimiz yapan kıymetli Saadet Partisi milletvekillerine, sahada ve her platformda bizleri yalnız bırakmayan tüm Saadet Partisi teşkilatlarına ve bu kutlu yolda omuz omuza yürüdüğümüz yeni yol grubuna teşekkürü bir borç biliriz.
Çıraklık ve staj dönemlerinin sosyal güvenlik kapsamında insan onuruna yaraşır bir şekilde, ilk işe giriş tarihimizin sigorta başlangıcı hukuken tanınması, Anayasa’nın eşitlik ilkesi gereğidir. Bu haklı davayı her platformda kararlılıkla savunmaya devam edeceğimizi bildirir, bu süreçte bizlere sunduğunuz değerli desteklerinizin artarak devam etmesini dileriz. Şahsınızda Saadet Partisi’nin tüm kademelerine en derin saygılarımızı sunarız.
Saygılarımızla,
ÇSSM TÜRKİYE🇹🇷
Bahçeli Sözü Hükümsüzmü
#StajyerÇırakUnutturmayacak
📢 12 Temmuz’da Bursa’da Buluşuyoruz!
Yıllardır görmezden gelinen Çırak ve Stajyer mağduriyetine karşı artık sesimizi daha güçlü duyurma zamanı.
Haklı davamızın kazanımı; birlik, dayanışma ve kararlılığımızdan geçiyor.
@RTEdijital@RTErdogan@sgksosyalmedya@kayserimem@Akparti@tcmeb@Yusuf__Tekin@iletisim@tcbestepe@csgbakanligi@adalet_bakanlik@tcmeb@MHP_Bilgi@herkesicinCHP@insanhaklariDB@dbdevletbahceli@CirakStajFED
Bu mücadelede her bir mağdurun varlığı çok kıymetli. Çünkü sen yoksan bir kişi eksiğiz, sen varsın daha güçlüyüz!
12 Temmuz Pazar günü Bursa’da gerçekleştireceğimiz basın açıklamasında; hakkımızı, emeğimizi ve geleceğimizi savunmak için omuz omuza olacağız.
📍 Haklı mücadelemizde tek yüreğiz!
📍 Sesimizi ne kadar yükseltirsek, çözüm o kadar yakın olacaktır!
Tüm Çırak ve Staj mağdurlarını, ailelerini ve destek veren herkesi Bursa Basın Açıklamamıza davet ediyoruz.
Gel, ses ol. Gel, güç ol. Gel, tarihe not düşelim!
#Bursa
Bahçeli Sözü Hükümsüzmü
#StajyerÇırakUnutturmayacak
TBMM’den iktidara sesleniyorum:
İşçi, çiftçi, esnaf, emekli ve emekli memur geçinemiyor. Emekli memura verdiğiniz seyyanen zam sözünü yerine getirin. Kademelilerin, staj ve çıraklık mağdurlarının sesini duyun. CHP ile uğraşmayı bırakın, milletin gerçek sorunlarına çözüm üretin!