Paraguay'ın Türkiye'ye attığı golde Abdülkerim'in orantısız sertlikte bir pas attığını düşünüyordum TV kamerasından öyle gözüküyordu ama aslında İsmail Yüksek'in basit bir fundamental hatası varmış. Sol ayak içiyle kontrol etmesi gereken topta sol ayağına güvenemeyip sağ ayak dışıyla topu kontrol etmeye çalışmış ve top alakasız bir noktaya gidip top kaybına dönüşmüş.
2002'de Senegal'i eleyip yarı finale çıktığımızda ortayı Ümit Davala yapmıştı (Mannheim), golü İlhan Mansız atmıştı (Kempten, Augsburg, Köln)
Videoyu dikkatli dinleyin. Çok doğru bir tespit yapıyor. O zamanında Alman Voleybol takımını, sonra da Türk takımını çalıştırdığı için farkı çok rahat görüyor. Ben lisede Alman ve Türk hocalarla sonra da Alman ve Türk patronlarla çalıştığım için biliyorum, arada önemli bir fark var. Guidetti'nin gördüğü fark çok bariz:
Almanlara antrenmanda 10luk iş yap dersin 11lik iş yaparlar. Çünkü asla azını yaptıklarıyla suçlanmak istemezler. Ama bu başka bir sorunu da doğuruyordu çünkü maçta önemli olan sadece işini yapmak değil kazanacak hırsa da sahip olmak. Bu Alman takımıyla ilk anlaşmazlığımız oldu. Çünkü antrenmanda 10 10 10 yapmak işimizi yaptığımız anlamına gelmiyordu.
Türkler tam tersi. Onlara 10 yap diyorsun antrenmanda 2 yapıyorlar. Ama maça çıktıklarında değişime uğruyorlar. Hırslı oluyorlar. Ama maçlardaki o ateş antrenmanlarda olmadığı için hazırlığımız hep eksik oluyordu.
Fevkalade güzel anlatmış. Bu kadar lafı sporda kazanmak, kaybetmek üzerine konuşmak için etmiyorum. Her alanda böyle. Disiplin, ciddiyet, yasalara uyum, cezaların ağırlığı... bunlar olmadığında bir bok olman mümkün değil. En çok sporda mümkün belki çünkü şans faktörü yine biraz var ama orada bile çok nadir olur. Sen ne hakla yeneceksin Almanları? Almanlar kadar çalışmadan. Senin kültüründe bu soruyu sorduğunda sana aşağılık kompleksin var diyorlar, özenti diyorlar, bizim atalarımız şöyle böyle, hamaset, ohooo... Oysa başkaları kadar emek vermeden, başkaları kadar altyapıyı kurmadan onlar kadar başarılı olmak istemek dolandırıcılık mı dersin, ahlaksızlık mı dersin, kendini kandırmak mı dersin, bence hepsini diyebiliriz.
20 milyonluk şehrinde gençlerin bırak spora gitmeyi, apartman kapısından çıktıklarında trafik ve egzoz solumaya başlıyorlar. Bu şehir sporcu üretemez ki. 30 sene önce spor salonu, kültür merkezi diye imarlı olan birçok arsaya şu an AVM yapıldı, farkında değilsiniz, bunlar için ayaklanmadınız, evinizin değeri artıyor diye sevindiniz. Sporda başarılı olmak istemek ne haddine senin, hele futbol gibi geniş alanlara ihtiyaç olan bir sporda. Voleybol yine iyi kötü salon var. Sporcu beslenmen bile uluslararası rekabet için yetersiz. Konuşulanların %99'u maçla ilgili, oysa maçın sonucu %99 maçtan önce yapılanlarla ilgili. Yine onları hiç konuşmayacağız, sanki çok ilginç bir şey oldu diye kaybettiğimize üzüleceğiz.
Neyse şu an Türkiye 0-2 geriden 1-2 yaptı durumu. Tam da Almanya ile voleybol maçımız var. Kazanırız "inşallah"
Hakan Safi: "Devir, lobi dönemi. Yönetimde olduğum dönemde Türk futbol tarihinde ilk kez yabancı VAR gelmesine de vesile oldum. Tarihte ilk kez yabancı hakem ataması gerçekleştirildi. Ben olmasam bunlar olmayacaktı."
Kemal Sunal'ın kardeşi Cemil Sunal: "Normalde herkes Kemal'i Beşiktaşlı veya Fenerbahçeli sanıyor. Galatasaray'ı anan yok.
Kemal, Galatasaray'a çok fanatikti. Hatta maçları izlemezdi çok heyecanlanırdı. Maç bittikten sonra tekrarını izlerdi. Sarı-kırmızılı bayrağa yatarak uyuyordu. İyi de futbol oynardı."
🗣️ Hakan Safi:
'Harcama limitleriniz var, ne yapacaksınız?' diyor. Nasıl getirdim Kerem Aktürkoğlu'nu? Türkiye'de olmayan bir şey yaptık. İmaj hakkı kontratı yaptık.
Dünyada da Ronaldo ve Messi'nin yüksek kontratı var ama takım limiti içerisinde değil”
gerçek galatasaraylı, galatasaray gol attığında değil fener yediğinde böyle sevinir ancak. futbolcu kardeşlerimin gözlerinden öperim aslan bunlar aslan.
Şöyle bir şey var ama bunu çoğu maaşlı çalışan bilmiyor ve çok şey kaçırıyor.
Diyelim ki 75 bin TL maaş alıyorsunuz.
İlk aylar %15 vergi dilimine girersiniz,
sonraki dönem %20,
yıl ortasında %27,
son aylar %35 dilime girerek yılı kapatırsınız.
Ocak ayında %15 vergi öderken,
Haziran’da %27’ye yaklaşırsınız ve
75 bin TL maaştan
70.000 – 71.500 TL civarında kalır.
Aralık’ta ise bu maaş 64.000 – 66.000 TL’ye kadar geriler.
Yani maaşınızın bir kısmı buhar olur.
Ama gidip prim iadeli hayat sigortası yaparsanız, ödediğiniz tutarları çalıştığınız fabrikanın ya da şirketin muhasebesine verir, devlete daha az gelir vergisi ödemiş olursunuz, maaşınızdan daha az kesinti yapılır.
Örneğin ayda 75 bin TL alıp %27’lik vergi dilimine girdiğinizde aylık 200 dolar prim yatırıyorsanız, bunun 54 dolarını geri alırsınız.
%40 dilime geçtiğinizde ise bu 200 doların 80 dolarını geri alırsınız.
Ödediğiniz para da içeride birikir, yıllar sonra toplu para olarak çekersiniz.
Yani her türlü win-win durumu var.
Mesela doktorlar, pilotlar, eczacılar, mühendisler ya da maaşı yüksek olan herhangi bir meslek çok fazla vergi öder ve üst vergi dilimine girer.
Ama yüksek maaş alırken gidip döviz bazlı prim iadeli hayat sigortası yaparsa bunu gider göstereceği için hem vergi dilimine daha geç girer, hem yatırım yapmış olur, hem de daha az vergi öder.
Mesela %27 vergi dilimindesiniz, 12 yıllık bir plan başlattınız, aylık 217 dolar prim ödüyorsunuz diyelim.
Süre sonunda birikiminiz 31.283 dolar olur.
8.446 dolar da daha az vergi ödemiş olursunuz.
Ortalama maaş alıp yine ortalama ödeme yapan birisi için bile çok avantajlı.
Bir de işin güvence kısmı var.
Bu prim iadeli hayat poliçelerinde vefat ve maluliyet teminatı da oluyor. Yani Allah korusun bi durum olursa, poliçedeki teminat ailenize ödeniyor.
Bir de olaya genç yaşta girince avantaj daha büyük oluyor.
Mesela genç biri 100 dolara 100 bin dolar teminat alırken orta yaşlarda bu teminatı almak için 200-250 dolar ödemek gerekiyor.
Yani yaş ilerledikçe aynı teminat için daha fazla ödeme çıkabiliyor.
Kısacası hem birikim yapıyorsun, hem de aileni kimseye muhtaç etmeden güvenceye almış oluyorsun
Muhtemelen bu sistemi çoğu insan ilk defa duydu, öncesinde bilmiyordu.
Araştırmakta fayda var.
Bu yazıyı @haliltekinbes in değerli bilgileriyle hazırladım.
Size "10+4 kuralı değişmeyecek" izlenimi verenler, 7 Temmuz 2025'te aldıkları karar ile 2003'ü 2002 olarak revize etmişti. 5 gün sonra 2002 doğumlu Archie Brown transferini açıkladı Fenerbahçe @ibrahimseten
🚨 Fenerbahçe, Jose Mourinho’nun alacakları ve Kerem Aktürkoğlu’nun UEFA ile yapılan görüşmelerin ardından bütçeye dahil edilen maaşı nedeniyle harcama limitini aştı. UEFA’dan yaklaşık 10 milyon euro seviyesinde para cezası gelecek. Ceza kesinleşti.
🚨 Gençlerbirliği - Kasımpaşa maçında skor 2-2'yken İrfan Can Kahveci serbest vuruş kullanıyor.
Hakem Cihan Aydın, barajı 9 metre 15 cm yapması gerekirken 6 adım atıp bırakıyor.
İtirazlara da kulak bile asmıyor. Resmen Kasımpaşa'ya operasyon çekildi..
Galatasaray’ın 26. şampiyonluğu camiamıza hayırlı olsun. Dört senelik istikrar ve başarı, bugün yepyeni bir zaferle taçlanmıştır. Daha büyüklerinin yolda olduğuna ve Galatasaray bayrağının her zaman zirvede kalacağına inanıyorum.
Sayın Başkan Dursun Özbek başta olmak üzere, bu büyük başarıda emeği geçen herkesi tebrik ediyorum, kulübümüzün bir Divan üyesi olarak her birine teşekkürlerimi sunuyorum.
Galatasaray’ın dört sezonluk ilk şampiyonluk serisinin kilit oyuncularından, bugünün şampiyon hocası Okan Hoca’yı, değerli ekibini, futbolcularımızı ve kulüp emekçilerimizi canıgönülden kutluyorum, dört sene üst üste şampiyonluk kulübümüze yine çok yakıştı.
Galatasaray taraftarı, bu mutluluğu sonuna kadar yaşamalı, şampiyonluğu doyasıya kutlamalıdır…
Galatasaray’ın yeni hedefi, yarın sabahtan itibaren kendi rekorunu daha da geliştirmek adına çalışmak olmalıdır çünkü Galatasaray, tarihinden güç alarak her zaman ileri bakar ve Galatasaray gibi büyük kulüplerin var olma amacı budur.
💛❤️