Ablamı kaybedeli 600 gün oldu. Bir sabah 5. kattaki evinin balkonundan düştüğü haberini aldım. Duygularımı tarif edemem.
Gece eşiyle 2 saatlik bir kanlı boğuşmanın hemen ardından düştü.
Sanık eş o gün ailemizle bağlantısını kesti. 78. gün serbest kaldı.
Olay enine boyuna soruşturulmadı. Hiçbir sorumuza cevap alamadık. Bırakın sanıktan cevap alamamamızı, mahkeme en önemli sorularımızı bu davanın konusu değil diye engelledi.
Resmen bu kadar gün sanığın ifadesine göre yargılama yapıldı.
Kamera görüntüleri incelenmedi. 2. katta düşme anını gören tanık dikkate alınmadı. Canlandırma yapılmadı.
Güllü olayında biz etkin soruşturma nedir görmüş olduk.
Sanık kendini kahraman ilan etti ve şimdi suçsuz ilan edilecek.
Biz sorularımıza cevap almadığımız sürece Tuğba’nın ailesi olarak suçsuzluğuna inanmıyoruz.
Biz sadece Tuğba’ya inanıyoruz ve şu an ciddi bir adaletsizlik yaşıyoruz.
#tuğbayavaşiçinadalet
#düşerseminanma
Muhteşem bir olay ya. Tüm ekibin ellerine sağlık.
Ne olduğunu anlamayanlar için olayı biraz açmak istiyorum.
Organ naklinde kan grubu ve doku uyumu önemlidir. Yani birine organ vereceğiniz zaman, uyumlu olması istenir.
Ayrıca öyle kafanıza göre birine organınızı veremezsiniz. Çünkü organ satışı yasaktır. Birine organı verebilmek için haklı bir sebebiniz olmalıdır. Bu bir akrabalık bağı olabilir, yılların dostluğu olabilir (ispat şartı ile). Yani etik kurulu "Ben bu kişiye organımı satmıyorum. Aramızda bir bağ var. Onun sağlığı için organımı bağışlıyorum." cümlesine ikna etmeniz gerekir. Bu nedenle yedi yabancı birine organınızı veremezsiniz. Çünkü arka planda bir satış olup olmadığını ispat etmek mümkün değildir.
Şimdi gelelim çapraz nakile.
Diyelim ki A kişisi ve B kişisi çok yakın. B kişisinin organ ihtiyacı var. A kişisi vermek istiyor ama uyum sağlanamıyor.
C kişisi ve D kişisi de çok yakın. D kişisinin de organa ihtiyacı var fakat C kişisi de onunla uyumsuz.
Fakat A kişisi D kişisine, C kişisi de B kişisine uyuyor. Bu durumda devlet diyor ki "Birbirlerinizin yakınına organlarınızı verebilirsiniz."
Bu durumda da satış olmadığından emin olunur. Çünkü herkes kendi yakınının sağlığı için organını veriyor.
Çapraz nakilde şöyle bir sıkıntı var; ameliyatlar aynı anda başlamalı. Yoksa birisi vazgeçerse zincir bozulur, mağduriyet olur. Mesela diyelim ki A kişisini ve D kişisini ameliyata aldınız. Ameliyat başarılı geçti ama C kişisi vazgeçti. Kolundan tutup zorla ameliyata sokamazsınız. Bu nedenle 4 ameliyatı da aynı anda başlatmanız gerekir.
Çapraz nakil olayı, uyum ihtimalini artırarak hastalar için büyük kolaylık sağlasa da uygulaması inanılmaz zor bir işlemdir. Tüm hastanenin bu işe entegre olması gerekir. Olayı yöneten bir kişi olsa da cerrahından ameliyathane hemşiresine, servis hemşiresinden hastane personeline kadar herkesin tecrübeli olması ve işini kusursuz yapması gerekir. Organ nakli dediğimiz konu zaten kendi başına çok kompleks bir işken, bu çapraz nakil olayı gerçekten muazzam bir şey.
Benim anlattığım 2'li çapraz nakildi. Yani 2 alıcı ve 2 verici var (aynı anda 4 ameliyat). Malatya bunun 7'lisini yapmıştı. Şimdi de 8'lisini yapmışlar. Gerçekten muhteşem bir olay. Başta Sezai Hoca olmak üzere tüm ekibi tebrik ederim. Elleri dert görmesin. Bu tarz öncü olayları ülkemizde daha çok görmek dileğiyle.
Ablam Tuğba Yavaş 586 gün önce bir gece eşiyle evinde yalnızken 5. kattaki evinin balkonundan düşerek hayatını kaybetti. O gece eşiyle 2 saatlik kanlı bir boğuşma yaşadılar.
Eşi o gün bizimle bağlantısını kopardı. Kadınlar balkondan düşüyor ama her olay Güllü olayı gibi araştırılmıyor, Tübitak devreye girmiyor, etkin soruşturma yapılmıyor.
Deliller ve onlarca sorumuz ile adalet arıyoruz. Hiçbir sorumuza cevap bulamadık. Sanık davalara katılmıyor bile.
Bugün davamızı duyan insanlar diyor ki: "Demek ülkemizde herhangi bir yerde bir adam bir kadını kuytu köşe bir balkondan iterse düşerek ölen kadınında, adalet arayan ailesinin de vay haline..."
Pazartesi saat 14:00'da Çanakkale Adliyesi'nde 7. mahkememiz olacak. Tuğba'nın sesine ses olun!
#tuğbayavaşiçinadalet #düşerseminanma
Türkiye'de çevrenin korunması adına umut verici bir gün. Bu yeni mahkeme kararının duyulmasına destek verirseniz sevinirim. Bizzat kendi adıma ve tüm memleket hayrına Aydın’daki yeni maden ocağı projesinin ruhsatının iptali için açtığım davada maden ruhsatı iptal edilmiştir.
Böylelikle, valiliğin “ÇED Gerekli Değildir” kararına karşı açtığım davada Aydın 2. Idare mahkemesinden aldığım iptal kararından sonra bu sefer de Aydın 1. İdare Mahkemesi tarafından ilgili müteahhit firmaya Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (“MAPEG”) tarafından verilen maden ruhsatı iptal edilmiştir.
Öyle orman gördüğünüz her yeri darmaduman edecek şekilde kazmayı vurup kazmaca yok. Memleketin doğasına sahip çıkan vatandaş var. Hukukçular var. Aydın'da hakimler var.
Bu kararın ilgili sayfalarını 290,000 takipçime iletiyorum. Memleketin nice yerlerindeki doğa katliamlarına karşı kullanılabilecek önemli bir karardır. Eğer duyurulmasına ve elden ele dolaşarak bilinmesine katkı verebilirseniz, koruma etkisi benim yetişebildiğim yerlerle sınırlı kalmamış ve yurt sathına yayılabilmiş olacaktır.
Sevgili dostlar, adını ne burada ne yayınlarımda anmaya tenezzül ettiğim bir şey(!) "CHP'den para aldığımı ve bunun için yaşanan kayyım rezaletini eleştirdiğimi" yazmış. Gazeteci görünümlü çantacı- iş takipçileri de bunu alıntılamış. Elbette dava açıp hesabını çatır çatır soracağım.
Hayatım boyunca hiçbir siyasi partiden, partiliden, para almadım. Bu, bunu iddia eden paralı ahlaksızların asla anlayamayacağı ama benim için olmazsa olmaz bir kuraldır: Çünkü, siyasiden para alan, talimat da alır. Bana o talimatı verecek kişi daha doğmadı!
Çıtayı daha da yükseğe koyayım hatta; bırakın para almayı bir tane -herhangi bir siyasi görüş ya da partiden- siyasetçi "Ben O'na yemek ısmarladım" desin ve ispatlasın gazeteciliği bırakırım!
Haysiyetimi, adımı sokakta bulmadım kimseye de çiğnetmem!
Hukuk önünde hesap vereceksiniz!
ÖNEMLİ NOT: Okuyan sevgili dostlarım, bu pek yaptığım bir şey değil ama hepinizden bu açıklamayı RT yapmanızı rica ediyorum.
Herkese iyi akşamlar, (kılıçdaroğlu hariç)
- Ekrem İmamoğlu 433
- Avukat Mehmet Pehlivan 339
- Selahattin Demirtaş 3490
- Hatay Milletvekili Can Atalay 1493
- Av. Selçuk Kozağaçlı 3114
- Tele1 Televizyon Kanalı 213
- Gazeteci Merdan Yanardağ 210
- Gazeteci İsmail Arı 64
- Av. Atilla Özen 248
- CHP İstanbul İl Binası 259
- CHP Genel Merkez Binası 1
- CHP’li Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat 492
- CHP’li Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık 433
- CHP’li Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan 433
- CHP’li Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe 354
- CHP’li Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney 279
- CHP’li Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin 354
- CHP’li Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı Onur Gülin 367
- CHP’li Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı 313
- CHP’li Bayrampaşa Belediye Başkanı Hasan Mutlu 248
- CHP’li Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün 354
- CHP’li Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara 354
- CHP’li Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler 445
- CHP’li Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Akyüz 393
- CHP 24. Ve 27. Dönem İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu 354
- CHP’li Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer 332
- CHP’li Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek 323
- CHP’li Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan 82
- CHP’li Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel 69
- CHP’li Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey 51
- CHP Ankara İl Başkanı Dr. Ümit Erkol 40
- CHP’li Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel 32
- Ekrem İmamoğlu’nun Danışmanı Murat Ongun 433
- Ekrem İmamoğlu’nun Seçim Kampanyalarının Yöneticisi Necati Özkan 433
- Ekrem İmamoğlu’nun Koruma Müdürü Mustafa Akın 361
- İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş 433
- İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in kardeşi Zafer Keleş 371
- İBB Medya A.Ş. Eski Genel Müdürü İpek Elif Atayman 433
- Hastaneye götürüleceği söylenerek ambulansla adliyeye götürülerek etkin pişmanlık ifadesi vermesi istenen İBB Medya A.Ş. Halkla İlişkiler Müdürü Elif Güven 433
- İBB Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker 433
- İBB Medya A.Ş. Satın Alma Müdürü Fatoş Ayık 433
- İBB Halkla İlişkiler Şube Müdürü Serap Karay 361
- İBB Medya AŞ Etkinlik Koordinatörü Ceyda Kıryak 433
- İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Buğra Gökce 433
- İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün 433
- İBB Genel Sekreter Yardımcısı Arif Gürkan Alpay 433
- Üsküdar’daki kaçak kafeleri yıkarken saldırıya uğrayan İBB İmar ve Şehircilik Daire Başkanı Ramazan Gülten 433
- Dilek İmamoğlu’nun abisi 107
- Dilek İmamoğlu’nun 5 ve 8 yaşında iki çocuklu yeğeni Derya Dağdeviren ve eşi Gökhan Dağdeviren 13
- Özgür Özel’in yakın arkadaşı Demirhan Gözaçan 10
- Muhittin Böcek’in oğlu 278
- Muhittin Böcek’in gelini 19
- Osman Kavala 3125
- Tayfun Kahraman 1493
- Mine Özerden 1493
- Çiğdem Mater 1493
- Figen Yüksekdağ 3490
- 19 Mart operasyonunun birinci yılında Saraçhane'de gerçekleştirilen mitingin ardından arefe günü tutuklanan 2004 doğumlu Genç 67
- İktidar tarafından canlı yayınlanabileceği söylenen ancak buna cesaret edilemeyen İmamoğlu davasında fotoğraf çeken vatandaş 60
- Hakkındaki soruşturmadan haberdar olduğu gibi yurt dışından gelmesine rağmen kaçma şüphesiyle tutuklanan Av. Sezin Uçar 40
Gündür, Adlarını bilmediğiniz 100’den fazla CHP’li belediye çalışanı, memuru, yetkilisi, görevlisi günlerdir, aylardır hapiste..
24 Mayıs 2026
Tarihi bir demokrasi ve özgürlük mücadelesi veriyoruz.
Güzel Türkiye'miz için,
Halkımız için,
Onurlu geleceğimiz için,
Sonuna kadar direneceğiz.
Mutlaka kazanacağız.
Kamuoyuna!
Uzun yıllardır Bursa milletvekilliği yapmış olmasına rağmen ne Bursa’nın ne de partimizin değerleriyle bağdaşan bir siyaset yapan @orhansaribalchp’ın benle de örgütümüzle de siyasi bir ilişkisi kalmamıştır.
Ben bu görevde olduğum sürece kendisi bu ilçede parti adına bir siyasi faaliyet yapamayacaktır.
Kendisi mafyavari tiplerle genel merkezi basmaya çalışırken daha dün Erdoğan postu paylaşan tiplerle omuz omuza yürümüş, saraydan koltuk bekleyen zavallı bir konuma düşmüştür.
Kendisi ve omuz omuza girdiği Akpli yol arkadaşlarıyla sonuna kadar mücadele edeceğiz.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’nin önüne polis ekiplerinin demir kesici makaslarla gelmesi; sıradan bir “güvenlik tedbiri” görüntüsü değildir.
Bir siyasi partinin genel merkezi;
yalnızca bir bina değil,
Anayasa’nın 68’inci maddesiyle güvence altına alınmış demokratik siyasî hayatın merkezidir.
Türkiye’nin birinci partisinin kapısına,
çevik kuvveti,
kalkanı
ve demir kesici ekipmanlarıyla gidilmesi;
hukuken de siyaseten de son derece vahim bir tablodur.
Demokrasilerde siyasi mücadele;
makasla kapı keserek değil,
sandıkla ve millet iradesiyle yapılır.
Cumhuriyet Halk Partisi’ni polis gücüyle susturmaya,
bastırmaya
veya teslim almaya çalışan her anlayış şunu bilmelidir:
CHP,
cumhuriyeti kuran partidir.
Baba ocağına yönelik her müdahale,
yalnızca bir partiye değil,
demokratik siyasete müdahaledir.
Bugün kapıya dayananlar;
yarın milletin vicdanında bunun hesabını veremezler.
Cumhuriyet Halk Partisi’ni kimin yöneteceğine, Ak Parti Yargı Kolları değil, Cumhuriyet Halk Partililer karar verene kadar bu binadayım, hiçbir yere gitmiyorum.
Majestelerinin muhalefeti olmayı reddediyoruz.
Teslim olmayacağız!
Bilgi Üniversitesi bir kalem oynatmayla kapatıldı!
Onbinlerce mezunun tarifsiz üzüntüsü bir yana, sınav dönemindeki öğrencilerin yaşayacağı mağduriyet ve akademisyenlerin dönem ortasındaki statüsü diğer yana…
Bu tarz kararları almak o kadar kolay olmamalı. Bu kararların doğuracağı olumsuz etkiler incelikle hesap edilmeli.
Evet, 30 yıllık İstanbul Bilgi Üniversitesi artık yok!
Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum.
Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum.
Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum!
Mutlak butlanı da iktidar icazetiyle CHP koltuğuna geçecek kişiyi de siyaseten tanımayacağız. Kararlılık büyürse karanlık dağılacak, içinizi ferah tutun. Memleketimiz için direneceğiz!
🔴Bartın'da kız çocuğuna 36 kişiden çocuk istismarı!
🗨️ CHP Bartın Milletvekili Aysun Bankoğlu:
"Amasra’da yoksullukla terbiye edilen, eğitimden kopan 13 yaşındaki bu kız çocuğu için 300-500 lira için pazarlık yapmışlar. Bir sanık dosyaya giren bir yazışmasında istismarın 'ekmek, yemek karşılığında' olduğunu belirtmiş. Normal bir ülkede yer yerinden oynaması gereken bu vahşet karşısında, iktidarın ve kurumların sessizliği, politikaların ne denli köreldiğini göstermektedir. Bir yanda 13 yaşında bir çocuk, diğer yanda tam 36 istismarcı! Bu tablo, sadece adli bir vaka değil; siyasi, hukuki ve toplumsal bir çöküşün özetidir."
https://t.co/ML0WipqnbL
Bugün resmi tatil. Bugün Emek ve Dayanışma Günü, İşçi Bayramı.
Şöyle düşünelim: 23 Nisan töreninde okul bahçesinde gözaltı neyse, 19 Mayıs’ta sokak kapatmak neyse o. Hatta “Bize Ramazan’ı kutlatmadılar, orucu yasakladılar” ile bile aynı şey.
Bayram be bayram bugün!
Hilmi Hacaloğlu: (Tele1'in satışı) Bu bence bir idam kararı. Yani bugün Türk hukuk sisteminde idam yok. Neden yok? Çünkü siz bir hüküm verdiğiniz zaman onu infaz ettiğinizde bu bir idamsa geri dönemiyorsunuz.
Şimdi siz burada Tele1'i esasında idam ediyorsunuz, yok ediyorsunuz. Bu çok büyük bir karar.
Dünyanın en zor mesleklerinden, güneş yüzü görmeden çalışırlar. Her afete gönüllü koşarlar. Günlerdir onlarca kilometre yürüyorlar sadece en temel hakları için.
Gördükleri muamele bu!
Maden işçisi bu ülkenin gururudur, ses çıkarın!
#MadencininEliniTut