İTİRAF EDİYORUM!
İFAM’ın öğrencileri ya videoları dinlemiyorlar ya da dinlediklerini anlamaktan acizler! Bu öğrencinin yazdıkları da bunun örneklerinden biri.
İhsan Hoca, kendinden emin ve itiraz edercesine, Seleften İbn Teymiye’ye kadar “İstiva”ya “İstikrar” anlamı veren var mı diye soruyor. Halis Hocam da hem lugatta bunun karşılığının olduğunu hem de Seleften İbn Teymiye’ye kadar birçok alimin bu anlamı verdiğini detaylarıyla açıklıyor.
Hoca’mın kendisinden istikrar anlamını naklettiği alimlerin vefat tarihleri sırasıyla şöyle:
-Mukatil İbn Süleyman (v. 150)
-Yezid İbn Harun (v. 206)
-İbn Ebi Şeybe (v. 235)
-Haris el-Muhasibi (v. 243)
-Müzeni (v. 264)
-İbn Kuteybe (v. 276)
-İbn Ebi Zeyd el-Kayravani (v. 386)
-Ebu Nasır es-Siczi (v. 444)
-Ebu Yala el-Ferra (v. 458)
-İbni Abdulberr (v. 463)
-Ebu’l-Hasan el-Kerci (v. 489)
Şimdi, Hocam’ın Hocan’a sorduğu soruyu, bir öğrencisi olarak öğrencisine soruyorum: “VAR MIYMIŞ?”
Böyle ayak oyunlarıyla bundan sıyrılamazsınız!
Videoyu dinleyince bir kez daha Allah’a hamd ettim. Bizi selefin pak yoluna muvaffak kılıp, kendisini ilk nesillerin tanıdığı gibi tanımayı nasip ettiği için. Elhamdulillah.
1) Siz acaba hocanızın mezhebini takip edip, videonun tamamını izlemediniz mi? Çünkü Halis hoca videonun son kısmında bu videonun ikinci bir bölümü olduğundan bahsediyor. Acaba cevap vermedi dediğiniz kısımlara orada cevap verebilir mi? Bu ihtimali hiç düşündünüz mü?
2) Sanki İhsan hoca çok fazla mesele de konuşmuşta, Halis hoca yüzde 5’ine cevap vermiş. Malesef İhsan hoca ilk videosunda söylediği konuların dışına çıkamadı. Çok birşey söylemeye gerek duymuyorum. Zaten izleyenler dediğiniz gibi olmadığını görecektir.
3) Takipçilerine çelişkide olduğunu söyleyememenin acısı olduğunu tam olarak nerden çıkardınız çok merak ediyorum. Çünkü Halis Hocamız gayet net ve kendinden emin şekilde konuşmuş. Hatta çok da ilzam etmiş.
4) Halis hocanın nerde İhsan hocayı münazaraya çağırdığını Allah için gösterin! Çünkü ben böyle bir şeye denk gelmedim. He kastınız muhakemeye davet etmesiyse “münazara” ile “muhakemenin” birbirinden farklı iki kavram olduğunu hatırlatırım.
Kurtubi’den Yapılan Nakle Dair
Önemli bir konuya değinmek istiyorum. Halis Hoca ve Ömer Hoca'nın yaptıkları münazarada sıfatlarla alakalı mevzunun konuşulduğu merkez selef dönemiydi. Bundan dolayı Halis Hoca argümanlarını selef dönemi üzerine hazırlamış, vaktin imkan verdiği kadarıyla selef döneminde istiva konusundaki yaklaşımları izah etmişti. Fakat bir şekilde İhsan Hoca münazaraya ilişkin görüşlerini naklettikten sonra Halis Hoca bunlara cevap verince İhsan Hoca cevap olarak çektiği videoda Kurtubi'den bahsetti, Kurtubi'nin İstiva ve Arş ile alakalı görüşüne değindi. Kurtubi'ye göre “Rahman Arş'a istiva etmiştir” ayetinden maksadın “Allah Arş’ı mahlukatının en büyüğü olduğu için tahsis etti.” dediğini nakletti. Tabi Kurtubi'nin bu konuda selefin görüşünde olmadığı malum bir husus. Halis Hoca ilmi emanetin hakkını vererek Kurtubi’nin tercih ettiği görüşü, bu konuda halefin tevili üzerine olduğunu videoda kapalılığa yer kalmayacak şekilde zikrediyor.
Burada üzerinde durmak istediğim birkaç nokta var:
1. Halis Hoca, Kurtubi'den yapılan bu nakil üzere İhsan Hoca'nın ne kadar taraflı bir yaklaşımla olaya yaklaştığını göstermek için Kurtubi'nin naklinin öncesini zikretmiştir. Kurtubi, Allah'ın istivasıyla alakalı sıfatına ilişkin selefin tercihini zikrediyor. Kendisi halefin görüşünü tercih etmiş olsa da neticede selefin görüşü olarak istivanın ispatını nakletmiştir.
2. Biz de selefin görüşünü konuşuyor, selefin neye inandığını tespit etmeye çalışıyorsak seleften olmayan Kurtubi'nin kendi tercihinden ziyade Kurtubi'nin selefe dayandırdığı görüşe bakmalıyız. Ne demişti;. وَلَمْ يُنْكِرْ أَحَدٌ مِنَ السَّلَفِ الصَّالِحِ أَنَّهُ اسْتَوَى عَلَى عَرْشِهِ حَقِيقة “Seleften tek bir kimse dahi Allah’ın hakikaten arşına istiva ettiğini inkar etmemiştir.”
Bir başka yerde (Nehcul Esma) şunu söylüyor: “Ben tercih etmesem de bu görüşlerden en zahir olan, ayetlerin, haberlerin delalet ettiği görüş; Allah, kitabında ve peygamberinin diliyle haber verdiği gibi keyfiyetsiz olarak bütün yarattıklarından ayrı bir şekilde arşın üzerindedir. Bu, sıka/güvenilir ravilerin naklettiklerine göre selefin tümünün görüşüdür.”
3. İşin özü şu; Kurtubi'nin sözü sizin yanınızda tercih edilebilecek kadar kuvvetli ise, o halde nakli de sizin yanınızda o kadar kuvvetli olmalıdır. Kurtubi çok açık ve net bir şekilde selefin istiva konusundaki görüşünün tevil olmadığını, ispat olduğunu beyan etmiştir. 4. Bir şey daha ekleyeceğim; Kurtubi tevil yolunu tercih ediyor olsa da, şu an muhataplarımızın yaptığı gibi, selefe nispet ettiği bu görüşün tecsim veya teşbih olduğuna ifade etmemiştir. Aksine nasların zahirinin buna işaret ettiğini söylemiştir. Kurtubi’den asırlar sonra bir hoca çıkacak, Kurtubi’nin görüşünü nakledecek, kasıtlı olarak Kurtubi’nin selefe nispet ettiği ve açık bir itirazda bulunmadığı görüşü görmezden gelecek ve bizi mücessime taifesi ile beraber anacak. Soruyorum; hangi ilim, hangi ölçü ve hangi akıl böylesi bir ölçüsüzlüğe sizi sevketti?
Not: Halis Hocamın konuya ilişkin videosunu da aşağıda paylaşıyorum. Bu detayları özellikle belirtme nedenim birileri güneşi balçıkla sıvamaya kalkışmasın diyedir.
Galiba İhsan Hoca’ya trolleri, münazarada @Halis_Bayancuk Hocanın ÖmerHocanın üzerine ��ok gitmediğini anlattılar.Maalesef verdikleri tek doğru bilgi de İhsan Hocanın zararına oldu.Yoksa bir kitaptan nakil yapıp da Halis Hocanın o naklin başına sonuna bakmamasını nasıl bekleyebilirler?!
Anlaşılan o ki bu gece @ifamvakfi nın ışıkları sabaha kadar yanacak!
Kesilmiş videoları, yalan yanlış mahalle dedikodularını hocalarının önüne koyan troller, şimdi hocalarına ne diyeceklerini düşünüp dursunlar bakalım!
İhsan Hoca, Taberi’nin sözünü bağlamından koparmış. Taberi’nin birine cevap verdiği kısmı, onun kendi görüşüymüş gibi aktarmış.
Taberi’nin kendi görüşünü açıkça ifade ettiği sözleri olmasına rağmen, bunları görmezden gelmiş. Ve o sözleri bizim savunduğumuz selefin görüşünü destekliyor.
İFAM’ın trolleri yapsa hadi neyse de, 50 yaşında bir ilim ehline yakışıyor mu bu?
İhsan Hoca’nın sözünü bağlamından kopardığı alimlerden biri de İmam Kurtubi.
Kurtubi, Selefin mezhebini aktarıyor. Ve aktardıkları tamamen bizim söylediklerimizi destekliyor.
Peki, İhsan Hoca ne yapmış? İşine gelmeyen o kısımları atlamış. Acaba niye böyle yapmış?
İhsan Hoca, İstiva ile ilgili ayetlerin müteşabih olduğuna Zerkeşi [H. 794] ve Suyuti [H. 911] gibi alimlerden delil getirerek ilmi-istidlali bir hataya düşmüştür.
Çünkü bu alimler hem Allah Rasulü’nün (sav) haber verdiği bozulma döneminde yaşamışlar hem de İhsan Hoca’yla aynı düşüncedeler.
Haliyle İhsan Hoca, muhalifine kendi mezhebinin aliminden delil getirerek ilginç bir istidlal yapmıştır.
Bedruddin ez- Zerkeşi ve Celaluddin es-Suyuti’nin ilme büyük hizmetleri olmuştur, istifade ediyoruz.
Ancak bu konudaki görüşleri selefin üzerinde bulunduğu akideden uzaktır, maalesef…
Bir sonraki şüphelere cevap videosunun içeriği:
📒La ilahe illallah’ı dille söylemek İslam’a girmek için yeterli mi? Sünnetten ve sahabeden nakillerle…
📒İslami parti diye bir şey olabilir mi? Oy vermek şirk mi?
📒Halis Hoca’ya “IŞİD’çi olma, oraya adam yollama” iftirası ve konunun iç yüzü…
📒Dört mezheb ve bir mezhebe tabi olmak…
📒Osmanlı’yı kim yıktı? Tarihi verilerle...
📒Mantık ilminin kaynağı, Kur’an’a dayanmıyor oluşu…
📒Son dönemin önde gelen tasavvuf liderleri “gerçek bir uyanışın” öncüleri mi?
📒Eş’arilerin Ebu’l Hasen el-Eş’ari’ye (rh) muhalefetleri… (Eş’arilerin Eş’ari olmayışı)
📒Küfür ameli işleyen kimselere “Hocam” gibi ifadeler kullanmak sanıldığı gibi rol yapmak ve tribünlere oynamak mı? Yoksa Nebilerin sünneti mi?
Umarım Allah (cc) hayırlara vesile kılar…
@Halis_Bayancuk
Halis Hoca’nın İhsan Hoca’nın iddialarına cevap verdiği videoyu izlerken videonun sonuna yaklaşınca pek çok önemli konunun işlenmediğini gördüm. Videonun sonunda Halis Hoca bir başka bölüm ile geriye kalan şüpheleri ispat edeceğini söyleyince rahatladım. Zira İhsan Hoca tutar tarafı var mı pek dikkate almadan iddialar sıralamıştı. Bunlar tek tek aydınlatılmalıydı. Birinci video çok kapsamlı, doyurucu, verimli oldu. Halis Hocamdan Allah razı olsun. Selefin inancını açık seçik nakillerle, şüpheler konusunda da gönüllere su serpecek izahlarla aktardı. Bakalım İFAM talebeleri çarpıtageldikleri nakiller konusunda aynı tavır ve tutumlarını devam ettirmeye devam mı edecekler! Kim bilir, içlerinden hakikati görenler olabilir.
📌 Biz elimizi kaldırıp, Allah yukarıda dediğimizde bize 'müşebbihe' deyip, selef asla böyle bir şey yapmadı diyorsunuz ya!"
İşte sizin okuduğunuz metnin biraz üstünü okuyorum:
Halis Bayancuk Hoca’nın, İhsan Şenocak Hoca’ya verdiği cevap videosunun genelini dinlediğinizde özetle şunları göreceksiniz:
• İhsan Hoca’nın eleştirdiği inancın aslında selefin inancı olduğunu,
• İhsan Hoca’nın bazı alimlerin görüşlerini bağlamından kopararak aktardı��ını,
• İhsan Hoca’nın, kendi mezhebini destekleyen alimlerin görüşleriyle muhataplarına cevap verdiğini,
• İhsan Hoca’nın muhataplarını ve onların düşüncelerini tam anlamıyla tanımadığını; bu görüşlere dair yeterince bilgi sahibi olmadığını,
• Kelamcıların “yeni ortaya çıkmış” diye düşünüp cevap verdikleri bazı grupların aslında selef döneminde de var olduğunu, ancak selefin onlara kelamcıların yöntemleriyle karşılık vermediğini...
Bu ve daha birçok önemli açıklamayı dinlediğinizde göreceksiniz inşaallah.
Halis hocayla birçok konuda farklı düşünüyorum. Ama adalet hakkı teslim etmektir. Aleyhine de olsa. Halis hoca bu videosu ile İhsan hocanın selefin düşüncesine dair bilgisinin ne kadar yüzeysel olduğunu net gösterdi. Umarım seviye korunur ve ilmi anlamda istifade devam eder.
Ömer Faruk Hocam,
Sizden ve takipçilerinizden hoşgörü ve nezaket beklemiyoruz.
Böyle bir beklentimiz olduğundan değil, bize yüce Allah'ın (cc) ve Resulü'nün (sav) öğretmiş olduğu bir değer olduğu için size bu şekilde muamele ediyoruz.
Açıkçası bu açıklamanızı size hiç yakıştıramadım.
Münazaradan sonra takipçilerinizin etmediği hakaret, atmadığı iftira, yapmadığı karalama kalmadı.
Sizin bir ilim adamı olarak "söylemlerinize dikkat edin" telkininde bulunmanız, iki tarafı da itidale davet etmeniz daha uygun olmaz mıydı?
Bu tutumunuz, yangına körükle gitmek değil de nedir?
Ayrıca, aynı inanca sahip olmayan birinin muhatabına güzel muamele göstermesi neden çelişki olsun?
Peygamber (sav), Yahudi çocuğunu hasta yatağında ziyaret eden değil miydi?
Peygamber (sav), Mekke'den çıkarken kendisini öldürmek isteyen Kureyş'in mallarını Ali (ra) ile onlara teslim eden değil miydi?
Peygamber (sav), savaş halinde olmasına rağmen Kureyş'in ticaretini ve ekonomisini zarara uğratacağını söyleyen sahabisini (Sumame bin Usal) engelleyen değil miydi?
Bunlar iyilik değil midir?
Bunlar nezaket değil midir?
Bu tutumuyla Peygamber (sav) de çelişkili davranmış mı oldu?
Gerçekten sizin Siyer-i Nebi'den anladığınız bu mu?
Siz de, maalesef mahallenizde bulunan insanların spekülatif söylemlerine aldanmışsınız.
O gün Halis Bayancuk hocamız vurguladı, biz yine tekrar edelim:
Biz kimsenin kanını, canını, malını, ırzını helal görmüyoruz.
Farklı inançlara sahip olmamız, birbirimize karşı gayri ahlaki bir tutum içinde olmamızı gerektirmediğine inanıyoruz.
Nacizane tavsiyem, iki tarafı kızıştıracak söylemlerden uzak durmanızdır. Bırakın insanlar birbirlerini suçlamadan doğruyu ve yanlışı kendileri seçsinler.
Selametle kalınız.