Maşallah. Gelenek ve göreneklerine bağlı, tarihiyle barışık, dinini ve kültürünü özümsemiş, vatanını ve bayrağını seven, özgüvenli ve başarılı bir gençlik... Allah hayırlı hizmetlere vesile kılsın. Başta kendilerini, sonrasında eğitimcilerini ve ailelerini tebrik ederim.
KARMA EĞİTİME İLİŞKİN KANUN TEKLİFİMİZ
Velilerin ve öğrencilerin talep ve ihtiyaçları doğrultusunda okulların veya okullardaki bazı sınıfların yalnızca kız ya da erkek öğrencilere ayrılabilmesine imkân sağlanması amacıyla hazırladığımız kanun teklifimiz Genel Başkanımız Sayın Zekeriya Yapıcıoğlu ve milletvekillerimizin imzasıyla TBMM Başkanlığına sunuldu.
Teklifin yasalaşması hâlinde ihtiyaçlar doğrultusunda yalnızca kız veya erkek öğrencilere yönelik okul açılmasının yanı sıra bazı sınıflarda da karma olmayan eğitim uygulanabilecek.
Teklifin detayları için tıklayın: https://t.co/E1uZeU9jRh
İmam Hatip ortaokullarında ve liselerinde bu uygulama var zaten ancak ilkokullarda ve ihl dışındaki okullarda da bunu mümkün kılacak bir hak talebi gayet makul. Bu hassasiyete sahip olan insanlara ses olmanız sebebiyle teşekkür ediyorum.
Velilerimizden gelen yoğun talepler doğrultusunda, okulların veya bazı sınıfların yalnızca kız ya da erkek öğrencilere ayrılabilmesine imkân tanınması için kanun teklifimizi sunduk.
Velinin tercih hakkı, anayasal bir güvencedir.
Bu hak, somut olarak hayata geçirilmelidir.
Velilerimizden gelen yoğun talepler doğrultusunda, okulların veya bazı sınıfların yalnızca kız ya da erkek öğrencilere ayrılabilmesine imkân tanınması için kanun teklifimizi sunduk.
Velinin tercih hakkı, anayasal bir güvencedir.
Bu hak, somut olarak hayata geçirilmelidir.
Deprem döneminde Cumhur kardeşimizin çektiği o mütevazı yardım seferberliğini gösteren video yeniden akıllarda.
Kimileri yardım eder görünür, kimileri gerçekten yardım eder.
Gerçek kahramanları zaman unutturmuyor.
Günlerdir Adıyaman'da yardım faaliyeti yapmaktayım. Hiç ama hiç bir AHBAP gönüllüsüne rastlamadım. Bu insanların sahaya inecek ruhları, alanda hizmet edecek gönüllüleri, bu türden bir sosyal tabanları yok. Büyük bir dolap dönüyor.
Rabbim hepinize merhamet etsin. Sayenizde oluşan baskı neticesinde hesabımız geri geldi. Darısı erişime engellenen ilk hesabımıza inşallah... Hepinize çok teşekkür ederim..
Bu arada, erişime engellenen hesabım hakkında bizle alay eden paylaşımlar yapanlara bir çift söz etmek istiyorum.
Çok uzun yıllardır X hesabım vardı ve ne hikmetse bu olaya kadar hiç kapanmamıştı. Zaten normalde ayda bir paylaşım yapardım, o da Gazze yardımlarıyla alakalı olurdu. Bunun dışında normal hayatımda işinde gücünde biriyim. X'e haftada bir iki anca girerdim. Allah biliyor kötü bir niyetim yok. Oğlum üzerinden de kimsenin ekmeğine yağ sürmüyorum. Derdim tazminat veya kan parası falan da değil. Sadece aile olarak oğlumuzun hakkını savunuyoruz. Kapatmak isteyen elbet bir kılıf bulur lakin oğlum hakkındaki milyonluk etkileşimden sonra bunun yaşanması çok manidar! "Halis Bayancuk ile alakam varmış da o yüzden kapanmış" falan. Buyrun engellenen x hesabım: https://t.co/1TRSDXTnZC
Bu da youtube kanalım: https://t.co/I4UwtCFf39
Bakın araştırın didik didik edin. Eyvallah. Bırakın Halis Bayancuk'la irtibatlı olmayı onu eleştirdiğim onlarca videom ve paylaşımım var. Bayancuk'un iyi insanlığına hiç lafım elbette yok ama düşünsel olarak asla aynı çizgide değiliz. Ne hikmetse onların hesapları kapatıldı ama benim hesabım onlardan 1 hafta sonra kapatıldı. Vay be! Hikmete bakın.
Şimdi de oğlum Alper Yusuf Polat’ın, Kızılcahamam İlçe Meclis Üyesi Fatih Oral tarafından öldürülmesinden sonraki konuya geleyim.
Kazadan sonra çevreden gelenler, katil kaçmasın diye kontağı kapatıyor (tanıklarımız var).
Sık sık telefonla birilerine talimat veriyor (tanıklarımız var).
İlk ifadesinde frene basmadığını söylüyor (ifadesi var).
Sonra müdahale ettim diyor ama oğluma ve bize çeşitli kırıcı sözler söylüyor (tanıklar var).
Sonra araya aracılar koyuyorlar. (Tanığı ailemiz)
En sonunda da tüm ifadesini değiştiriyor ve 50 km ile gittiğini, müdahale ettiğini falan söylüyor ki "taksirle adam öldürmekten" az ceza alsın ve çıksın. Oysaki biz daha çok ceza alması için CMK’nın farklı maddelerine göre ceza almasını istiyoruz ki elimizde argümanlar çoktur.
Kaza raporu ise tam katil Fatih Oral’ın işine yarıyor. Bakkala giden oğlumu (bakkal kamerası görüntüleri bizde) yüksek hızla fren yapmadan öldürüyor ama 2918 sayılı Kanun’un 57/1-c maddesi kapsamında kontrolsüz kavşakta geçiş hakkına ilişkin kurala aykırı hareket ettiği için oğlum da kusurlu bulunuyor. Yahu bu çocuk be çocuk! Kamera görüntüleri elimizde. Oğlum yola çıkıyor, yolun yarısından fazlasını da geçiyor. Çıkışa 1 metre kala oğluma çarpıyor.
Ama katil Fatih Oral, %100 olmasa da, esas kusurlu olarak 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/1-a maddesinde düzenlenen “aracın hızını kavşaklara, dönemeçlere ve benzeri yerlere yaklaşırken azaltmamak” kuralını ihlal etmiş. Yani yine de az ceza alacak!
İşte biz katilin, bir süre sonra elini kolunu sallayarak çıkmamasını, kimsenin mahkemeye müdahale etmemesini ve hak ettiği cezayı almasını istiyoruz! Bu sözlerimi size bir video çekerek de anlatabilirdim ancak serum almaktan sağlığım hiç iyi değil. Bir babanın hakkını araması neden birilerini bu kadar rahatsız ediyor? Aynısını başınıza gelse siz ne yapardınız? Kaç gündür benim ve ailemin ciğerimiz yanıyor ne yapalım?!
Lütfen, bir gün evladınız bakkala giderken veya dışarıdayken bir trafik magandasınca öldürülmesin istiyorsanız sesimize ses olun. Allah korusun, bugün bize yarın size. Belki bu hesap da kaldırılacak veya benim de başıma bir çorap örecekler ancak asla korkmuyorum asla. Allah her şeyi görüyor. #AlperYusufPolataAdalet etiketiyle kimseden korkmadan sadece “Hasbunallahi ve nimel vekil” demeye ailece devam edeceğiz.
Sizlerden bir kardeşiniz olarak naçizane ricam; süreç içerisinde aylar geçse de bizi görmezden gelmeden destek olmanızdır. Destek veren herkese; küçük-büyük, az-çok demeden yanımızda olan tüm vicdan sahiplerine Rabbim mağfiret eylesin..
Şimdi ben bu işin aslını astarını bilmiyorum. Ama evladını yeni kaybetmiş birinin hesaplarının böyle peşpeşe kapatılması da normal görünmüyor. Birileri görür bakar diye alıntılıyorum.
Bu hesap kapatma işinin 1 günde kararı alınıp uygulanan bir şey olmadığını Muhbir olayından biliyoruz.
Eğer birisi siyasi bağlantılarını evladını toprağa vermiş birini susturmaya kullanıyorsa bu Allah'ın gazabını celbeder.
Benim kudretim duyurmaya yeter. Böyle bir zulüm hali varsa engellemeye yeten takatince mükellef olur.
Öyle yukarıdan bir yerden telefon gelecekmiş” deniyor. O zaman biz de onların yukarısına seslenelim.
Sayın Cumhurbaşkanım, bu acılı babanın sesini dikkatinize sunuyoruz. Umarım duyarsınız.
🚨Gazze'de açıklama yapan Avustralyalı kadın doktorlar:
▪️Bu videoyu çekiyoruz çünkü her an ölebiliriz.
▪️Hastalarımızın %70-80'i çocuk ve hamile kadınlar.
▪️9 aylık hamile, başı kesilmiş bir kadını doğurttum.
▪️Lütfen bu terör ve dehşeti durdurun.
Molla Abdullah hocanın tasavvufun tevhid ilkesini anlayamayan bu işleri bıraksın. Gayet anlaşılır söylemiş. Efendimizin sav davet ettiği tevhidi anlatmış. Masiva içinde 1.sıra ifadesini kendisi sözün devamında açıklıyor.
Adam harcamada acele eden tayfaya kulak asmamalı.
Şu videodaki tasavvuf hakikatini idrak edemeyen bazı cübbeli trolleri videonun başını sonunu kesip iftira kampanyasına girişmişler. Kardeşim ben uğraşsam videolardan daha orjinal iftiralar bulabilirdim, bula bula bunu mu buldunuz ne mal adamlarsınız yav. Ben cübbelinin yerinde olsam medya ekibini değiştirirdim, hiç başarılı bir iftira ekibi değil, daha parlak zekalar bulmasını tavsiye ederim kendisine.
Şimdi.
Hocanın bu videoda anlattığı tasavvuf ilkesi, ehline malumdur. Kelime-i tevhid virdi, lafza-i celal virdi hep bu manaya matuftur. Fena fillah makamının olayı budur zaten.
Hocanın bu anlattığı şerh de kendisine ait değildir. Masivayı şerh eden bir çok tasavvuf büyüğü böyle şerh etmişlerdir.
Seyyid Ahmed Rufai Hazretlerinin "Muvahhid" kelimesini nasıl şerh ettiğine bakabilirsiniz. Yakın zamanda Seyyid Ahmed Rufai'ye de bir reddiye bekliyoruz sizden. Siz bu adamı tasavvuftan konuşurken vikipediden konuşuyor sandınız herhalde, siz tanımıyorsunuz belli ki ben tanıtayım size.
Hoca sizin de çok hürmet ettiğiniz iki adamın evladıdır. Tasavvufu onlardan öğrenmiştir. Birincisi, zavendikli mustafa efendinin en has talebesidir, 16 sene yanında kalmış hem okumuş hem okutmuş, ondan icazet almış, medresesinde yıllarca başmüderrislik yapmıştır. Hani hocanızın ağzına doladığı "molla" lakabı var ya, o lakabı takan ve icazetine yazan kendisi değil, zavendikli mustafa efendidir. Onu da iletin kendisine, molla lakabıyla alakalı derdi varsa Zavendikli'ye reddiye yapabilir.
Diğeri de gümüşhanevi meşayıhından Ahmed Yaşar hocaefendidir. Ahmed Yaşar hocadan hem usulu fıkıh okumuş, hem de nakşi-halidi-gümüşhanevi tarikat icazeti almış, Ahmed Yaşar hocaefendinin sayılı vekillerindendir. O yüzden bu adamı tasavvuf akademisyenleriyle falan karıştırmayın kardeşim, madem saldıracaksınız biraz dersinizi çalışın öyle saldırın.
Rasulullah'ın vefatı sonrasında yaşanan olaylarla alakalı Buhari hadisidir.
"Hazreti Ebubekir Hâne-i Saadetten çıktıktan sonra Mescid-i Şerife vardı. Hz. Ömer'in "Rasûlullah vefât etmedi." sözlerini duymuştu. Bunun üzerine şöyle konuştu:
Kim ki Muhammed'e tapıyorsa, bilsin ki, Muhammed ölmüştür. Kim ki Allah'a ibadet ve kulluk ediyorsa bilsin ki, Allah Hayy'dır, ölümsüzdür."
Sonra da şu âyet-i kerimeyi okudu:
"Muhammed ancak bir peygamberdir. Ondan önce de nice peygamberler gelip geçti. O ölür veya öldürülürse gerisin geri mi döneceksiniz?"
Daha sonra şu âyet-i kerimeyi okudu.
"Muhakkak ki sen de öleceksin onlar da ölecekler."
İşte bu manayı tasavvuf ehli, tevhid olarak anlamış ve fenâ fi'r rasul makamından fenâ fillaha geçmeyi seyri sülukun bir şartı olarak telakki etmişlerdir. Zira nihai maksad O'dur. Peygamberi nübuvvet makamında bilip, uluhiyyeti yalnız cenabı hakka hasretmişlerdir.
Hoca da tam olarak bu manadan bahsediyor videoda. Tasavvuf ehli geçinip tasavvufun t'sinden haberi olmayan fitne fücur ekibi bunları bilmez. Başka böyle anlamaya zekanızın yetmeyeceği kesitler olursa atın yine, ben açıklarım size.
❗ Ekranda gördüğünüz kişi Türkiye vatandaşı olan İsrail askeri Doğancan Şen.
🔍 Gazze'de soykırıma katılan ve istediği zaman ülkemizde gezen içimizdeki çifte vatandaş olan katili ifşa ediyoruz.
🎙 @cavusoglu_nisa
Akıl tutulması yaşanıyor memlekette. Anneler gününde kedi ve köpeklere bakan kadınların anneler günü devlet televizyonunda kutlandı. İnsanın kıymeti kalmadı.
Ankara'nın Haymana ilçesinde okuldan dönerken boş arazide başıboş sokak köpeklerinin saldırısına uğrayan Hayrettin Güngör'ü soran var mı?
Yaralanan köpek olsa ortalığı ayağa kaldıracak olan mizantroplar SES VERİN..!
Bunu yapan DİLSİZ AMA 42 DİŞLİ KÔPEKCAN(?!)LAR...
@ibrabah_realism@ylmzzms Bırakın şu ilim adamı edalarını. Onlarca akademisyen gençlerin hangi güncel meselelerine çözüm ürettiniz? Onların dertlerini bilmiyorsunuz. Akademiden olmayan ama samimi biri gençlere merhem olunca hasediniz mi tuttu? ACM gençler için bir markadır, siz değilsiniz.
Bu acı olayın gün yüzüne çıkması adına daha geniş kitlelere ulaşması
adına paylaşıyoruz.
75 yaşındaki Aişe Al-Akkad ve 29 yaşındaki kızı Huda
2023'te Gazze Şeridi'nde bulunan Han Yunus'ta şehit
oldukları sanılıyordu.
Daha sonra ortaya çıkan fotoğraflarda Ayşe ve kızı
Huda'nın israil askerleri tarafından kaçırıldığı öğrenildi.
Aişe ve kızının durumu hala belirsiz. Öldükleri yada israil
hapishanelerinde olup olmadıkları konusu belirsizliğini
koruyor. Başlarına ne geldiği bilinmiyor.
Yaşlı Filistinli kadın ve kızının durumunun gün yüzüne
çıkarılması için aileleri acil olarak uluslararası
kuruluşlardan yardım talep ediyor.
Gazze'yi Duyun
#TheWorldBetrayedGaza
Tarihe not düşülsün:
Türkiye'de Van ilinde, 2026 yılında, 4.5 yaşındaki bir çocuk köpekler tarafından YENİLDİ.
Ailesi, çocuğun YENİLMİŞ cesedini buldu.
@tevhidekip_ Hemen manüple edin. Sistemi öven tek cümlesi olmadığı halde konuyu mecrasından saptırıyorsunuz. Gençlerin toplumundan izole olması büyük bir faciadır. Niyet okuyuculuğu ve zanlarla kitleleri kafir görüp tam da hocanın dediği gibi gençleri kendi halkına yabancılaştırıyorsunuz.
2013'te Şam'da 41 sivili kurşunlayıp dev bir çukura attıktan sonra lastiklerle ateşe veren Esed artığı Amjad Yusuf, bugün Hama'da yakalandı.
🎙️ @cavusoglu_nisa
İmam Gazâlî istismarında ısrar, sadece bilgi eksikliğinden değil; bazı kesimler için -burada görüldüğü gibi- ideolojik saplantı ve hesaptan doğuyor. (Bu kesimin İmam Mâturîdî’ye yönelik istismar ve çarpıtması da aynı sebepten kaynaklanıyor.)
Bir kısım talebelerin en büyük talihsizliği, “Gazâlî’nin filozofları tekfir etmiş olması, felsefeyi de tekfir etmiş olmasını gerektiriyor” diyebilen birinden ilim öğrenmek zorunda kalmalarıdır.
Şu kısacık videoda âdeta doğru tek bir cümle yok. Gazâlî’nin tekfiri “nedensellik” sebebiyle değil; “âlemin kıdemi, Allah’ın ilmi ve cismanî haşr” meseleleriyle ilgili. Ayrıca nedensellik kelamcıların temel kavramlarından biri değil.
“İslâm dünyasının gerilemesinde Gazâlî’nin çok önemli bir fonksiyonu olmuştur” sözü ise tüyü diktiği yer. Bu bayat ve yanlış sözden artık her kesimin kesinlikle ve bir an önce kurtulması lazım.
Şunu unutmayalım ki, İslâm dünyasının bütün ilimlerde en yetkin temsilcilerinin yaşadığı dönem Gazâlî sonrasıdır. Râzî, Beydâvî, Teftazânî, Semerkandî, Cürcanî, Tûsî, İbnü’ş-Şâtır, Ali Kuşçu, Kemalüddîn Farisî… liste uzar gider. Burada sadece İslâmî ilimler değil; matematik, optik, astronomi, geometri, tıp gibi birçok sahada döneminde en yetkin temsiliyeti haiz eserler yazılmıştır.
Askerî ve siyasî olarak da İslam dünyasının eriştiği en büyük hâkimiyet yine Gazâlî sonrası. İslâm dünyasının batıdaki gelişmelerle neden paralel bir seyr takip etmediği mevzusu ise, Gazâlî ile hiç alakası olmayan bir konu. Bu kadar şiddetli indirgemecilik, anlaşılıyor ki cehaletten beter neticeler veriyor.