Kişi, neyi sevip ittibâ ederse ona bağlanır. Demek ki muhabbetten daha kuvvetli bir bağ yoktur.
Allah ile olan bağımız sadece bir mecburiyet bağı değildir, bir muhabbet bağıdır. Kendini Yaradan'a, O'nun sevgilisi Resûl'üne ve o Resûl'e bağlanmış olanlara muhabbetle bağlayanların mensubiyeti tam olur. Mümin bu Hak zincirine bağlanınca zamanın, nefsin, şerli insanların, şeytanın iğvasına kapılıp yitmekten kurtulur.
Çıkarcı insanlar için faydalı insan yoktur, yarayışlı insan vardır.
İnsanları sevdikleri için değil işlerine yaradığı için tutarlar.
Bilgi, liyakat ve ahlâk aramazlar.
Hatta böylelerini düşman bellerler.
Ahireti, hesabı, mizanı, kabri,ölümü ve kıyameti unuttuk.
Makam, mal ve para hırsıyla dünya insanları sarhoş etti.
Gaflet çelikten bir perde haline geldi.
Kötülük, zulüm bilerek ve istenerek yapılıyor.
Allah sonumuzu hayır eylesin.
Allah Resulü (sav) buyurdular ki:
“Size cennet ehlini haber vereyim mi?
Her zayıf ve mütevazı kimsedir ki, Allah adına yemin etse Allah onu doğru çıkarır.
Size cehennem ehlini haber vereyim mi?
Her kaba, katı ve kibirli kimsedir.”
Buhârî, Tefsîr, 68; Müslim, (2853).
Peygamber Efendimiz (sav) buyurdu ki:
“Kul, kardeşinin yardımında bulunduğu sürece Allah da kuluna yardım eder.”
Müslim, 2699.
Bir insanın derdini dinlemek, ona yol göstermek, gönlünü ferahlatmak, bir tebessümle yüzünü güldürmek de bir yardımdır.
Bazen bir insanın ihtiyacı para değil, kendisini anlayan bir gönüldür.
Kimsenin derdini küçümseme. Belki senin birkaç dakikan, onun günlerdir taşıdığı bir yükü hafifletecektir.
Hepimiz neyin ne olduğunu biliyoruz.
Mesele hiçbir zaman sadece bir başörtüsü ya da laiklik olmadı. Mesele, inancın hayatın neresinde duracağına kimin karar vereceğiydi!
Karşı çıktıkları; örtünün temsil ettiği sarsılmaz inanç, kutsal referans ve kadının bütün hayatına yön veren iradedir.
Çünkü o örtü, modern dünyanın dayattığı “makbul kadın” kalıplarına bir başkaldırı; kadını görünüşü üzerinden değerlendiren anlayışa karşı bir duruştur. Giyimden ilişkilere, mahremiyetten hayatın bütün tercihlerine uzanan bir inanç iddiasıdır.
Kadının açılmasını özgürlük, kapanmasını gericilik sayanlar, özgürlüğü kendi ideolojilerinin sınırları içine hapsetmişlerdir.
Asıl mesele örtü değil; kadının kimin ölçülerine göre yaşayacağıdır. Asıl tahammülsüzlük, inancını hayatının merkezine koyan ve bunun için başkalarının onayına ihtiyaç duymayan bir iradeyedir!
İnanç yalnızca kalpte kaldığında sorun yok, hayata yön verdiğinde mi sorun başlıyor? İşte bütün meselenin düğümlendiği yer burasıdır!
İki asırdan beri aşağılık kompleksi ve ondan doğan şahsiyet sorunlarıyla boğuşuyoruz.
Siyasetten sanata, ekonomiden bilime kadar her yerde bu temel sorunu görüyoruz.
Çare ikiyüzlülük ile değil ahlâkla, nutuk atarak değil çok çalışarak kendimizi bulmakta ve kendimiz olmakta.
Sanma ki adalet her kökü sulamaktır.
Adalet her şeye hak ettiğini vermektir.
Hak ettiği kadar vermektir.
Sulayacaksan meyveli ağacı sula.
Ayrık otunu veya dikeni değil.
Hazreti Mevlânâ (ks)
Abdest aldığınızı biliyorsunuz, bozup bozmadığınızdan şüphe ediyorsunuz.
Abdestli sayılırsınız.
Abdestinizin bozulduğunu biliyorsunuz, abdest alıp almadığınızdan şüphe ediyorsunuz.
Abdestsiz sayılırsınız.
Bilgi ile şüphe çakışırsa bilgi tercih edilir.
Geçen şöyle bir diyalog yaşadık ; ''Hocam Sadrettin Konevi okusak Muhyiddin b. Arabi'yi anlar mıyız ?''
''Abim siz Sadrettin Konevi'yi öyle rahatça anlayabiliyorsanız, siz bana değil ben size soru sorayım'' dedim ahaha 😅
Sadrettin Konevi'nin şarihi Molla Fenari yahu. Molla Fenari'nin kim olduğunu anla, oradan Konevi'nin büyüklüğüne oradan Şeyhül Ekbere git.
Molla Fenari'nin Konevi'ye yaptığı şerhi anlayacak yüzbinlerce insan var herhalde memlekette ki Muhyiddin b. Arabi'ye sövebilen bunca insan var.
İnsanlar kimler hakkında konuştuklarını tam kestiremiyorlar. Gerçi Allah insana hayır vermedi mi efendimizi bile -haşa- normal bir insan sanıyor. Kainat böyle yaratılmış demek ki.
''Anlayamıyorum'' diyememenin kibri insanları çok hayırdan alıkoyuyor gerçekten. Tabi tevazu denilince aklına yalakaca bir aşağıdan konuşma üslubundan başkası gelmeyen, hakka karşı direnmenin kibir olduğunu nasıl bile ?
Neyse Allah herkesin hayrını arttırsın.