Sanat, Coğrafya ve Kimlik Üzerine: Gölgenin İzinde 🎨
Sivil Gençlik ve Kültür Derneği olarak, ressam Mahmut Celayir ile sanatın coğrafya, hafıza ve kimlikle kurduğu ilişkiyi konuşuyoruz!
Onun üretim sürecine tanık olmak isteyen tüm sanatseverleri bekliyoruz. ✨
📢 Genç Demokrasi Projesi başvuruları başladı!
İsveç İstanbul Başkonsolosluğu desteğiyle yerel yönetimlerde söz sahibi olmak isteyen gençleri bekliyoruz.
📍Tunceli(Dersim), Bitlis, Muş, Kars, Iğdır, Ardahan, Ağrı
🗓️Son: 10 Temmuz 2026
👇Başvuru linki
https://t.co/4imHVYz8d9…
📢 Genç Demokrasi Projesi başvuruları başladı!
İsveç İstanbul Başkonsolosluğu desteğiyle yerel yönetimlerde söz sahibi olmak isteyen gençleri bekliyoruz.
📍Dersim, Bitlis, Muş, Kars, Iğdır, Ardahan, Ağrı
🗓️Son: 10 Temmuz 2026
👇Başvuru linki
https://t.co/DeIOlbDbbm
Sivil Gençlik ve Kültür Derneği olarak ve Bingöl Sinema Topluluğu ile, Doç. Dr. Neslihan Yücesoy'un katılımıyla sinemada kadın temsili ve feminizm üzerine bir söyleşi gerçekleştiriyoruz. ☘️
🎥 Film: Vagabond (Agnès Varda)
🕕 Saat: 18:00
📍 Yer: Sivil Gençlik ve Kültür Derneği
Sivil Değişim Projesi kapsamında, yürütücülüğünü üstlendiğim Ekoloji Atölyesi’nde Bingöl’ün doğasını ve ağaçların kadim hafızasını konuşacağız.
2 Nisan baharında görüşmek üzere. 🍃
📢 Projemiz onaylandı!
Sivil Gençlik ve Kültür Derneği olarak hazırladığımız “Genç Demokrasi” projesi, İsveç İstanbul Başkonsolosluğu tarafından desteklenmeye hak kazandı.
Bingöl merkezli olarak 7 ilde gençlerin yerel demokrasiye katılımını güçlendirmek için çalışacağız.
Bingöl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erdal Çelik’i ziyaret ettik.
Sivil Değişim Projemizi, Erasmus+ ve ulusal/uluslararası proje fırsatlarını konuştuk. Üniversite bünyesinde kurulacak öğrenci kulübümüz için aldığımız destekten mutluyuz. Nazik ev sahipliği için teşekkürler!
Rektörümüz Prof. Dr. Erdal Çelik, Sivil Gençlik ve Kültür Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ahmet Budak, Proje Koordinatörü İbrahim Sudan ile dernek gönüllüleri Musa Tarçın ve Dilek Kaptan’ı makamında misafir etti.
Gerçekleştirilen görüşmede derneğin yürüttüğü faaliyetler hakkında bilgi paylaşımında bulunulurken, devam eden Sivil Değişim Projesi’nin kapsamı ve hedefleri ele alındı. Ayrıca Erasmus programı başta olmak üzere farklı alanlarda geliştirilebilecek ortak projeler konusunda karşılıklı görüş alışverişi yapıldı.
Görüşmede üniversite ile sivil toplum kuruluşları arasındaki iş birliğinin gençlerin sosyal, kültürel ve akademik gelişimine sağlayacağı katkıya dikkat çekilirken, ortak projelerle bu iş birliğinin güçlendirilmesi yönünde değerlendirmelerde bulunuldu.
Kamuoyuna Saygıyla Duyurulur!
Derneğimiz, bugüne kadar yürüttüğü çalışmalar, yaşanan süreçler ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına aşağıdaki açıklamayı yapma gereği duymuştur.
"Derneğimiz olarak herkesin malumu olduğu üzere yıllardır her alanda fedakârca çalıştık. Yürüttüğümüz tüm çalışmalar tamamen gönüllülük esasıyla yapıldı. 2019 yılında gönüllü olarak başlattığımız bu hareket, 2020 yılında resmiyet kazanarak dernek statüsünde devam etti. Bu süreçte sayısız mobbing, sayısız itibar suikastı ile karşılaştık. Ancak biz kim olduğumuzu biliyorduk. Kendimizi kanıtlama derdinde olmadık, sadece memlekete karşı sorumluluk bilinciyle hareket ettik. Yüzlerce, binlerce gönüllü arkadaşımızla birlikte çalışmalar yürüttük.
Bingöl’ün deprem bölgesi olması sebebiyle, deprem hazırlığına yönelik yapılan tüm çalışmalara katıldık. Bu doğrultuda AFAD tarafından derneğimize 4 adet konteyner verildi. İlk olarak Millet Bahçesi yanında belirtilen alana kurulum yaptık. Sonrasında Genç Belediye Başkanı Kemal Tartar’ın önerisi ve Kaymakam Muhammet Güzel ile AFAD İl Müdürüyle yaptığımız görüşmeler neticesinde, ek bina olarak bize ayrılan alana konteynerleri taşımayı kabul ettik. Uzun uğraşlar sonucu alan hazırlandı. Hava şartları iyileştiğinde konteynerler oraya kurulacak ve orası bir AFAD merkezi olarak hizmet verecek. Bu merkezin temsilcisi de derneğimiz olacaktır. Artık bir ofisimiz yok, misafirlerimizi orada ağırlayacağız.
Bizi yoran konulara gelecek olursak; UMKE sorumlusu Hasan Akkuş, ilk olarak İl Genel Meclisi Üyesi Emre Bulşu ile birlikte bulunduğumuz toplantıda destek sözü verdi. Daha sonra İl Sağlık Müdürü Samet Tatlı ile yapılan görüşmede de aynı destek tekrar ifade edildi. Bizlere her türlü desteğin sağlanacağı söylendi. Davetleri üzerine birkaç kez görüşmeye gittik. Ancak sonrasında çeşitli bahanelerle herhangi bir destek sağlanmadı. Eğer bu konuda bizi yalanlayan olursa, yapılan görüşmelere dair tüm detayları kamuoyu ile paylaşmaya hazırız. Sonuç olarak sadece söz verildi, fakat hiçbir somut adım atılmadı.
Bizleri en iyi halkımız tanır. Kurulduğumuz günden beri doğal afetlerde hem mücadele ettik hem destek sağladık. İlçemizde çıkan yangınların neredeyse tamamında sahadaydık. Tüm ekipmanımız kendi imkânlarımızla temin edildi. Gerekli eğitimleri de aldık. Orman İşletme Şefi İbrahim Börü bizleri davet ederek destek sözü verdi. Ancak aradan geçen zamana rağmen herhangi bir somut destek sağlanmadı. Bu konuda da aksi iddia edilirse, tüm görüşmeleri kamuoyuyla paylaşmaya hazırız.
Bugüne kadar sunduğumuz projelerin hiçbiri kabul edilmedi. En son Milletvekili Zeki Korkutata “hallederim” dedi. Danışmanı aracılığıyla proje taslağımız istendi. AK Parti il ve ilçe başkanları da bu konuda güvence verdi. Ancak yine sonuç değişmedi, yine reddedildik. Buna karşılık bazı çevrelerin projeleri hızlıca kabul edildi. Bu süreçte AK Parti İl Başkanı Yılmaz Seven derneğimizi ziyaret etti ve Vali ile görüşmemiz için destek olacağını söyledi. Uzun süredir alamadığımız randevu kısa sürede ayarlandı ve birlikte Vali beyi ziyaret ettik. Biz kendimizi anlatma gereği duymadık, çünkü daha önce de anlatmış ve bir sonuç alamamıştık. İl Başkanı bizi anlattıktan sonra Vali bey AFAD İl Müdürünü arayarak ekipman desteği sağlanması talimatını verdi. Ayrıca derneğimizi ziyaret edeceğini de ifade etti. Ancak ne ekipman desteği sağlandı ne de ziyaret gerçekleşti. Yolu açık olsun.
Abdurrahim Özge Camii açılışında hiçbir talebimiz olmamasına rağmen destek sözü verildi, gerçekleşmedi. Ziya Sözen destek sözü verdi, gerçekleşmedi. HÜDA PAR Genç ilçe yönetimi seçim döneminde kitap desteği sağlayacağını söyledi, gelmedi. DEM Parti milletvekilini derneğimize davet ettik, sorunlarımızı anlatmak istedik, gelmedi. Genç Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü, Kızılay ve Dimin Madencilik ile yapılan görüşmelerde de çeşitli destek sözleri verilmesine rağmen somut bir adım atılmadı. Buna benzer daha birçok durum yaşandı.
7 YILLIK GÖNÜLLÜLÜK MÜCADELESİ İLGİSİZLİĞE YENİLDİ! VERİLEN SÖZLER TUTULMADI!
Bingöl’ü yaklaşık 7 yıldır sosyal sorumluluk alanında gönüllülük esasıyla temsil eden Genç İçin Bir Saat Derneği, yaşadığı maddi zorluklar ve verilen destek sözlerinin tutulmaması nedeniyle dernek ofisini kapatma kararı aldı. Dernek yönetimi, faaliyetlerin sona ermediğini ancak artık kira yükü olmadan konteyner alanında sürdürüleceğini duyurdu.
Genç ilçesinde 2019 yılında gönüllü bir hareket olarak başlayan, 2020’de dernek statüsü kazanan Genç İçin Bir Saat Derneği, kamuoyuna yaptığı açıklamada bugüne kadar verdikleri mücadelenin görmezden gelindiğini vurguladı. Açıklamada, yıllar içinde mobbing, itibar suikastları ve sistematik dışlanma ile karşı karşıya kalındığı ifade edilirken, buna rağmen çalışmaların aralıksız sürdürüldüğü belirtildi.
“Deprem, Yangın, Afet. Sahadaydık Ama Yalnızdık”
Bingöl’ün deprem bölgesi olması nedeniyle afet hazırlıklarından yangınlara kadar birçok alanda aktif rol üstlenen dernek, tüm ekipmanlarını kendi imkânlarıyla temin ettiklerini, gerekli eğitimleri aldıklarını ve sahada fiilen görev yaptıklarını açıkladı. Ancak yapılan onca çalışmaya rağmen destek taleplerinin karşılık bulmadığı ifade edildi.
Dernek yönetimi, UMKE, İl Sağlık Müdürlüğü, Orman İşletme Müdürlüğü, siyasi partiler, milletvekilleri ve çeşitli kurumlar tarafından defalarca “destek sözü” verildiğini, ancak bu sözlerin hiçbirinin somut adıma dönüşmediğini kamuoyuyla paylaştı. Açıklamada isim isim belirtilen yetkililer için, “Eğer bizi yalanlayan olursa, tüm görüşme detaylarını kamuoyuyla paylaşmaya hazırız” denildi.
Projeler Reddedildi, Kapılar Kapandı
Derneğin bugüne kadar sunduğu projelerin tamamının reddedildiği belirtilirken, bazı çevrelerin projelerinin hızlıca kabul edilmesi dikkat çekti. “Hallederiz” denilerek umut verilen görüşmelerin sonuçsuz kaldığına vurgu yapıldı. Valilik nezdinde verilen ekipman ve ziyaret sözlerinin de yerine getirilmediği açıkça dile getirildi.
Teşekkür Edilenler ve Sitem Edilenler Açıkça Yazıldı
Açıklamada, sözünde duran isimler de unutulmadı. Genç Belediye Başkanı Kemal Tartar, Kaymakam Muhammet Güzel, Bingöl’ün eski Valisi Kadir Ekinci ve AFAD İl Müdürlüğü’ne teşekkür edilirken; söz verip destek olmayanlar ise “kamuoyunun takdirine” bırakıldı.
“Ofisi Kapattık Ama Mücadeleyi Değil”
Dernek, artık ofis kirasını karşılayacak gücü kalmadığı için kapılarını kapattığını ancak Genç Belediyesince tahsis edilen AFAD konteyner alanı tamamlandığında faaliyetlerine devam edeceğini duyurdu. Açıklamanın en çarpıcı mesajı ise şu oldu: “Biz siyaset yapmıyoruz. Halkın eksiklerini dile getiriyoruz. Söz verip sözünüzde durmadıkça, biz de yazmaya ve söylemeye devam edeceğiz.” @celikcahit@AliYerlikaya@AFADBaskanlik@FeyziBerdibek1@Korkutata_Zeki@bingolvaliligi@tcgenc_@gencbel
Zazaların “Zaza” olduğunu savunanlar da “Kürt” olduğunu savunanlar da Türkçe yazıyor, Türkçe konuşuyor.
Tartışma hararetli, iddialar keskin; fakat tartışmanın yürütüldüğü dil, başlı başına üzerinde durulması gereken bir gerçeklik olarak duruyor karşımızda. Kimlik adına konuşuluyor; ama kimliğin en temel taşı olan dil, gündelik hayatın dışında tutuluyor, hatta çoğu zaman bilinçli bir biçimde ihmal ediliyor.
Dışarıdan bakan biri; giyim ve kuşamlarına, konuştukları ve yazdıkları dile, gündelik yaşam pratiklerine, örnek aldıkları tarihsel kişiliklere ve büyük ölçüde yabancılaştıkları tarihsel hafızalarına bakarak Zazaların bugün ne “Zaza” ne de “Kürt” olmadıklarını rahatlıkla söyleyebilir.
Çünkü kimlik yalnızca sözel bir aidiyet iddiası değildir; yaşanan, taşınan ve her gün yeniden üretilen canlı bir hâldir.
Zazalar mevcut halleriyle Zaza ya da Kürt’ten çok Türk’e benziyorlar. Bu benzerlik yalnızca yüzeysel değildir; dilde, davranışta, düşünme biçiminde ve gündelik tercihlerde kendisini fazlasıyla gösteriyor.
Bu durum bu şekilde devam ederse, yalnızca benzemekle kalmayıp zamanla tamamen Türkleşerek yollarına bir Türk olarak devam etmeleri de kaçınılmaz görünüyor.
Kimlik kullanılmadığında aşınır; konuşulmayan dil unutulur, yaşatılmayan kültür folklora dönüşür.
Bu gidişle “Zaza” ismi de “Dadaş” ya da “Gakkoş” ismi gibi, folklorik bir öğe olarak duvar yazılarında, sosyal medya paylaşımlarında ve nostaljik söylemlerde kısa bir süreliğine boy gösterir. Ardından da yavaş yavaş silinir, yok olup gider.
Bana sorarsanız, kim kendisini ne olarak görüyorsa, ne olarak adlandırıyorsa kabulümdür. Kimlik dayatma ile değil, irade ile anlam kazanır. Ancak bu kabulün de bir şartı vardır: Dayandığı bir kültürün, bir hafızanın ve en önemlisi de bir dilinin olması.
Dilini konuşmayan, yazmayan ve onunla üretmeyen bir kimlik, uzun vadede yalnızca soyut bir iddiadan ibaret kalır. Nitekim Nelson Mandela’nın da dediği gibi: “Bir insanla anladığı dilde konuşursanız aklına, kendi dilinde konuşursanız kalbine hitap edersiniz.” Anadili kalpten sökülmüş bir kimliğin, akılda tutunması da uzun sürmez.
Hasılı kelam, yılın belli dönemlerinde ortaya çıkıp Zazalar adına bir şeyler söyleyip suni bir gündem oluşturduktan ve yeterli etkileşimi aldıktan sonra ortadan kaybolmak yerine; gerçekten dilimizi ve kültürümüzü seviyorsak, en azından Zazaca iki cümle konuşmak, Zazaca iki cümle de olsa bir şeyler karalamak çok daha anlamlı ve çok daha faydalı olacaktır, kanaatimce.