📢 Yakın zamanda tahliye edilen BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen'den, Doruk Maden işçilerine destek
💬 “3 koca bakanlığın garantörlüğünün bile patronların çıkarlarının yanında kıymeti yokmuş”
💬 Doğrudan patron devletine dönüşmüş bir gerçekle karşı karşıyayız”
💬 “Maden işçilerinin çağrısına herkes destek vermeli, onlar hakkını alana kadar buradayız”
FAŞİZMİN İNŞASINA ENGEL OLMAK İÇİN MÜCADELEYE!
Saray rejimi; mutlak butlan kararı ile baskı ve saldırıları artırıyor, faşizmin inşasını tırmandırıyor. Sermaye iktidarı, ömrünü uzatmak ve sömürüyü sürdürmek için çareyi muhalefete saldırılarda ve tepkileri baskılamakta buluyor. Sermayedarları zenginleştiren ve halkı yoksullaştıran antidemokratik kararlarına ve yoksulluk dayatmalarına karşı büyüyen mücadeleyi, daha çok baskı ve yıldırma politiklarıyla sindirmeye çalışıyor.
AKP iktidarı, kendine tehdit gördüğü gençliğin mücadelesini özellikle Mart eylemlerinden bu yana soruşturma, tutuklama, kulüp kapatma, yurttan atma gibi saldırılarla baskılamaya çalışıyor. İşçi ve emekçilerin insanca yaşam mücadelesini grev yasaklarıyla, kolluk kuvvetlerini yığarak, yetmediğinde sendikacıları tutuklayarak susturmaya çabalıyor. Derinleşen yoksulluk ve sömürünün üstüne ülkenin dört yanını parsel parsel satarak patronların kârına kâr katıyor. Basın ve ifade özgürlüğünü yargı sopasıyla hiçe sayıyor. Saray rejiminin bu saldırıları, sefalet ve sömürü programını başka türlü ayakta tutamadığı için büyümeye devam ediyor.
İktidarın halkın iradesini hiçe sayıp seçme seçilme, örgütlenme hakkına yaptığı saldırılar ve kayyum politikaları sürüyor. Bir yandan da derinleşen ekonomik krizle cebelleşen gençlerin mücadele gerekçeleri, Mart eylemlerindeki güncelliğini koruyor. "Bırak kopsun fırtına" diyerek sesini sınıflardan ülkenin dört yanına taşıyan gençliğin demokratik bir ülke talebi sürüyor. Gençlere dayatılan mutlak yoksulluğa karşı insanca yaşam ve parasız, demokratik, bilimsel eğitim taleplerimiz güncelliğini sürdürüyor.
Dün, Bilgi Üniversitesi saray rejiminin tek bir emriyle kapatıldı. Binlerce öğrencinin eğitim hakkı hiçe sayıldı. Bugün protesto eden eğitim emekçileri ve öğrenciler polis tehdidiyle, kapıların üzerlerine kitlenmesiyle karşı karşıya kaldı. Bu saldırıları püskürtmenin ve geleceğimizi saray rejiminin pençelerinden kurtarmanın yolu, dünkü ortak mücadelemizi büyütüp düzeni değiştirmek için örgütlü bir mücadele cephesinde buluşmaktan geçiyor.
Saray rejimini yerle bir etmek için, faşizmin inşasına engel olmak için mücadeleyi büyütelim!
Bolivya'da, ABD destekli Rodrigo Paz yönetiminin neoliberal politikalarına karşı gerçekleşen işçi köylü ayaklanması devam ediyor.
İlan edilen genel grevle beraber işçiler ve öğrencilerin başını çektiği kitlesel eylemler sayesinde ülkede yaşam durma noktasına geldi. Polis müdahalesiyle çıkan çatışmalarda ise madenciler dinamit kullanarak karşılık veriyor.
Kırsalda ise ABD silahlı kuvvetlerinin ve Bolivya polisinin Evo Morales'i kaçırmak ve köylüleri katletmek için ortak bir operasyon hazırladığı haberini alan halk Morales'in evinin çevresinde kuşatmaya geçti:
"Eğer şimdi teslim olursak, gelecek nesillerimiz nasıl yaşayacak?"
İbrahim Kaypakkaya’nın babası Ali Kaypakkaya anlatıyor.
Hamala 5 lira verecektim. “Ne oldu, bu ne oldu, nedir?” dedi. “Oğlum” dedim. “Öğrencidir, solcu diye işkence ettiler, burada öldürüldü, onun cenazesi” dedim. Hamal ağladı “5 liranı almıyorum” dedi.
Bayramı var, gençliği yok
🔸Milyonlarca genç 19 Mayıs’ı yoksulluk, işsizlik ve gelecek kaygısı ile karşılıyor. Gençlerin dörtte biri ne eğitimde ne istihdamda.. Üçte ikisinin aylık geliri 30 bin TL'nin altında. Yüzde 60'ı 'mecburen' ailesinin yanında yaşıyor.
🔸Delik deşik edilen eğitim sisteminde yol bulmaya çalışıyorlar.. MESEM adı altında sanayide çalıştırılan 18 yaşındaki motor mekanik öğrencisine bayram uğramıyor: “23 Nisan’da da 19 Mayıs’ta da dükkanda şanzıman indir kaldır, aks taşı… Bizim bayramımız bu."
🔸Okuyabilmek için ağır şartlarda çalışmak zorunda kalıyorlar. İstanbul Üniversitesi Fizik Bölümü öğrencisi 21 yaşındaki Bora, baristalık ve barmenlik yapıyor. 'Boş zaman' kavramının hayatından çıktığını anlatıyor.
🔸Mezun olabilenler de alanlarında iş bulamıyor. 22 yaşındaki çocuk gelişimi mezunu Aylin çağrı merkezinde çalışıyor ve ümidi giderek azalıyor: "Artık sadece hayatta kalmaya çalışıyorum. Haftanın 6 günü, bazen günde 11 saat çalışıyorum."
🔸Kendi alanında çalışabilenleri de ağır koşullar bekliyor. 23 yaşındaki Ece bir mimar. Pek çok ofiste işe alım kriteri olarak ‘deneyim’ şartı öne sürülüp, yeni mezunlara uzun süreli, güvencesiz stajlar dayatıldığını anlatıyor: "Çoğu zaman yalnızca yol ve yemek, bazı yerlerde ise 'harçlık' denebilecek ücretler veriliyor."
🔸Madalyonun diğer yüzünde işsizlik var. 25 yaşındaki iktisat mezunu Yekta, bir yıldır işsiz. “Birçok genç gibi ben de yurt dışına gitmenin yollarını arıyorum” diyor. 27 yaşındaki bilgisayar mühendisi Mahir, iki yıldır işsiz: “Yeni mezunsun ve deneyimin yok. Böyle olunca okuduğun bölümün bir anlamı kalmıyor. Üstelik yıllarını kaybetmiş hissediyorsun. Artık kalıcı bir iş için kuryelik yapmayı düşünüyorum."
Tutuklu BİRTEK-SEN Başkanı Mehmet Türkmen'in yargılandığı dava Antep'te görüldü. Duruşmada savunma yapan Türkmen, "Kopan kolun hesabını sorduğum için suçlu oldum" dedi
Savcılık ceza isterken mahkeme Türkmen hakkında beraat kararı verdi
🔗https://t.co/JqsPcIb7GC
'Sosyalizmin korkunç mirası' etrafında kurgulanan sayısız müze var. Çoğunda 'sosyalizmde günlük hayat' teması işleniyor.
Fakat anti-komünist bir çarpıtmayla oluşturulmuş sahneler, konut krizi nedeniyle bir eve sahip olamayacağını bilen genç ziyayaretçileri imrendiriyor.
Siz kendinizi ne sanıyorsunuz?
Az önce bir Burger King şubesinde durumu olmayan bir anne kız için makine üzerinden yemek siparişi ettim. Fişi aileye verdim.
Kendi yemeğimin siparişini de ödedikten sonra beraber sıraya girdik. Benim için bir tepsi hazırlanırken aile için hazırlanmadı. Sebebini sorduğumda ise 'onlar restoranda yiyemez, onlara paket hazırlayabiliriz' cevabını aldım.
Bu rezalet üzerine yöneticiyi çağırdım. Ben yiyebiliyorken bu aile neden restorana alınmıyor diye sorduğum da yüksek bir sesle 'kurallarımız var öyle herkesi içeri alamayız' cevabını aldım.
Diğer müşterilerin de tepki göstermesi üzerine en sonunda aileye servis yapıldı. Durumu haberleştireceğimi söylediğimde ise yönetici benimle konuşmak istedi. Tek kelime özür dilemeden haklılığını savundu.
Daha önce bu şubeye hiç girmeyen, hiçbir vukuatı olmayan, sadece FAKİR oldukları için bu muameleye maruz kalan ailenin iletişim bilgilerini aldım ve yemekleri bitene kadar restorandan ayrılmadım.
Küçücük bir kızın yüzüne 'sen burda oturup yemek yiyemezsin' diyecek kadar aşağılık olan bu zihniyeti sizlerin takdirine bırakıyorum.
Yarın 1 Mayıs. İşçi Bayramı.
Uğruna hapis yattığı, adlarını bile sakladığı işçiler belki "bugün tatil" diyerek geç uyanacak. Belki olmayan koluyla elinden tutamadığı çocuğunu gezmeye çıkarıp hiçbir şey satın alamadığı pazarda yürüyecek.
Mehmet Türkmen ise gece düşünerek uyuduğu üç çocuğunun hasretiyle sabah sekizde sayıma kalkacak.
İşte bu yüzden adalet olmadan bayram da gelmeyecek!
https://t.co/oYV2bFXpdD
Genel Başkanımız Mehmet Türkmen 37 gündür tutuklu!
Mehmet Türkmen derhal serbest bırakılsın! Sendikal faaliyet suç değildir!
#MehmetTürkmenSerbestBırakılsın