“İşçi sadece bir maaş için değil, hak ettiği saygı ve değer için çalışır.
1 Mayıs İşçi ve Dayanışma Bayramımız kutlu olsun.”
Buluşma yer ve saatleri:
📍Adana l İller Bankası Kavşağı – 12.30
📍Ankara l Anıtpark Meydanı – 15.00
📍İstanbul l Kartal Meydanı – 15.00
📍İzmir l Bostanlı Demokrasi Meydanı - 15.00
@PEinsaat
İNŞAAT VE KULE VİNÇ İŞÇİLERİ MÜCADELEYE VE 1 MAYIS’A ÇAĞIRIYOR
Sermaye sınıfının en azgın yağma ve sömürü koşullarına maruz kalıyoruz. Patronların en çok kar elde ettiği sektörlerden birinde çalışıyoruz.
İnşaat patronları yaptıkları inşaatlarla ceplerini doldururken; vergi afları, servet transferleri, kara para aklama, kayıt dışı ekonomi ile servetlerini katlıyorlar.
Savaşlar çıkıyor; ülkeler, şehirler bombalanıyor; fabrikalar, okullar, hastaneler, şehirlerin alt yapıları yok ediliyor. İnşaat patronları ellerini ovuşturuyorlar. Libya’ya, Tunus’a, Irak’a, Afrika’ya gidip milyarlarca dolarlık ihaleler alıyorlar. Yeni savaşlar ve yıkımlar için gün sayıyorlar.
Depremler oluyor, on binlerce insanımız hayatını kaybediyor, yüz binlercesi evsiz, işsiz kalıyor. İnşaat patronları hesap vermedikleri gibi yeni kapacakları ihaleler için ellerini ovuşturuyorlar.
İnşaat ve kule vinç işçilerinin payına ise yüksekten düşerek, elektrik akımına kapılarak, iskelenin çökmesi sonucu, kule vincin devrilmesi sonucu ölmek düşüyor. Sonra da bu işin fıtratında var diyorlar. İSG önlemlerinin maliyetini, hayatlarımızdan daha önemli görüyorlar.
Yıkılan kentleri ayağa kaldırmak için ailemizden, sevdiklerimizden, memleketlerimizden uzakta; ahırdan bozma, bitli, tahta kurulu, yazın sıcak, kışın soğuk koğuşlarda ömür tüketiyoruz.
Belirli bir çalışma saatimiz yok. Haliyle mesai ücreti veren de yok. Kuralsızlık kural haline gelmiş durumda. Yazın sıcağın alnında, kışın kara soğukta sabah akşam çalışıyoruz.
Aylık ücretleri düzenli ödenenlerimiz, haline şükrediyor. Aylarca geriden ödeme inşaatlarda bir kural halinde. İnsan onuruna yakışmayan koşullarda çalıştırmaya devam etmek zorunda bırakabilmek için ücretlerimizi hep geriden ödüyorlar.
Hakkını talep edene ise git mahkemeden al diyorlar. Yıllarca süren mahkemeler sonucu kazanmak ne bugünü kurtarıyor ne borçlarımızı ödüyor ne de yıllar sonra ücretimizi aldığımızda bir anlam taşıyor.
Güzel ülkemizin hastanelerini yapıyoruz, ücretsiz sağlık hakkından faydalanamıyoruz.
Okullar yapıyoruz; çocuklarımızı sabunsuz, pislik içerisinde, tarikat ve cemaatlerin pençesinde, can güvenliği dahi olmayan okullara gönderiyoruz. Çocuklarımızın cebine harçlık koymakta zorlanıyoruz.
Binalar, evler yapıyoruz; bırakın ev sahibi olmayı kiramızı dahi ödeyemiyoruz.
Büyük sanayi tesisleri, barajlar, enerji tesisleri yapıyoruz; faturalarımızı ödeyemiyoruz.
Ama bilsinler, hesap sormaya hazırlanıyoruz. Patronların Ensesindeyiz!
Patronların Ensesindeyiz İnşaat ve Kule Vinç İşçileri Dayanışma Ağı olarak mevcut örgütlülüğümüzü, 1 Mayıs’ta meydanlara çıkaracağız.
1 Mayıs’ın anlamını biliyoruz. Sorunlarımızın sadece inşaat ve kule vinç işçilerine ait olmadığını da. Çıkarlarımızın 1 Mayıs’ta meydanları dolduracak binlerce emekçiyle aynı olduğunu da.
İnşaat ve Kule Vinç Dayanışma Ağları olarak kendi kortejlerimizle, kendi pankart ve dövizlerimizle mücadeleye ve 1 Mayıs’a çağırıyoruz.
Buluşma yer ve saatleri:
Adana - İller Bankası Kavşağı - 12.30
Ankara - Anıtpark Meydanı - 15.00
İstanbul - Kartal Meydanı - 15.00
İzmir - Bostanlı Demokrasi Meydanı - 15.00
@PEinsaat
Kanal D’nin önünden KanalD’yi uyarıyoruz:
YALAN HABERLERİNİZE BOYUN EĞMEYECEK, İŞÇİ DÜŞMANLIĞINIZA İZİN VERMEYECEĞİZ!
Kanal D’nin kule vinç işçileri ile ilgili gerçekle uzaktan yakından alakası olmayan haberine karşı; kule vinç işçilerinin gerçeklerini Kanal D’ye taşıdık.
İstanbul Göktürk’te bulunan, yapımını Cevahir Yapının üstlendiği konut şantiyesinde çalışan işçiler düşük zamlara karşı iş bıraktı. Patronların Ensesindeyiz İnşaat İşçileri Dayanışma ağı yetkilileriyle toplanan işçiler şantiye önünde bir açıklama yaptı ve taleplerini paylaştı.
Talebimiz nettir:
Yevmiyelere yapılan yüzde 9 oranına denk gelen 200 liralık zammı kabul etmiyoruz. Bu oran asgari ücrete yapılan zam oranının çok altındadır. Geçinebileceğimiz bir zaman oranını, enflasyon oranına ezdirmeyecek şekilde acilen yapılmasını talep ediyoruz.
2025 İstanbul'undan bir işçi profili. Geçen yıl 360 gün çalışmış..
"Erkan bir düğüne gidemez, bir arkadaşına misafir olamaz, ailesiyle kahvaltı yapamaz… Patronların kâr makinesi gibi çalışmak, hayallerini yaşamayı yitirmek anlamına geliyor."
Murat Uysal'ın @muraatuysal bu röportaj-hikayesini okuyunuz..
Üniversite öğrencileri, tutuklu sıra arkadaşlarına destek olmak için İstanbul Üniversitesi Taşkışla Kampüsü'nden Maçka Parkı'na doğru yürüyüşe geçti
https://t.co/sjh8VJPyke
"Boykot" CHP'nin, AKP'nin de katkısıyla halkı sokaklardan çekmek için ortaya attığı bir oltadır. Boykot elbette bir yöntemdir ama boykotu mücadeleye eklemeye çalışmadılar, mücadeleyi boykota çektiler.
Gençlerin, halkın enerjisini bununla tüketmeye çalışıyorlar.
F.BAHÇELİLER BAYRAKLARIYLA MALTEPE'DE OLACAKLAR
Neden mi?
3 Temmuz'un,10 Temmuz'un,12 Mayıs'ın,4 Nisan'ın
Maddi/Manevi tazminatlarımızın
28 Şampiyonluğumuzun,Futboldaki adaletsizliğin
hesabını sormak
Bize yapılan Milletimize yapılmasın
ADALET HER ALANDA YAŞANSIN DİYE
SEN DE GEL
GENÇLERİMİZİ SAHİPSİZ SANMAYIN
Seçme ve seçilme hakkının gasp edilmesini kabullenmeyen yüz binlerce kişi Türkiye’nin birçok kentinde protesto gösterilerine katıldı. Anayasal haklarını kullanan yurttaşlarımızın önemli bir bölümü öğrenciydi. Ölçüsüz bir şiddetle karşılaşan öğrencilerin bazıları gözaltına alındı, bazıları tutuklandı.
Bu süreçte gözaltına alınan herkes derhal serbest bırakılmalıdır. Ancak gözaltına alınan, tutuklanan, hakkında ev hapsi kararı verilen öğrencilerle ilgili bir uyarı daha yapma ihtiyacı hissediyoruz.
Bu öğrencilerin büyük bölümü bu adaletsiz düzen tarafından yoksulluğa mahkum edilen ailelerden geliyor. İçlerinde bir yandan eğitimlerine devam edip bir yandan da çalışanlar çoğunlukta. Kendi masraflarını çıkarıp ailelerinin bütçesine katkı koyan bu gençleri içeride tutan, onlardan intikam almaya çalışan zorbalık tarih önünde hesap verecektir.
Türkiye Komünist Partisi, yönetici ve hukukçularıyla gözaltında bulunan bütün gençlerimize olanakları ölçüsünde yardımcı olmaya çalışırken, tek bir parti üyesi ya da gönüllüsü öğrencinin eğitim hakkından mahrum bırakılmasına izin vermeyecektir. Arkadaşlarımız sahipsiz değildir.
Umut ve kararlılık işte burada.
Yüzümüzü güldürmeye, umut olmaya devam ediyorlar.
Karamsarlığı neşeleriyle yıkıp geçen genç arkadaşlarımıza da bu halka da boyun eğdiremeyeceksiniz!
Hatay, Defne Uğur Mumcu meydanında Suriye'de Alevilere yapılan katliamlara karşı bir araya geldik. Tekrar ediyoruz: Emperyalizm ve siyonizm yenilecek! Boyun eğmeyen halk kazanacak!
İnsanlık tarihi milyonların öldüğü çok büyük savaşlar, çok vahşetler gördü, çok yıkımlar gördü, çok birbirini öldürdü ama Suriye'deki cihatçı çetelerin çocuk öldürürken bile güldüğü, kahkaha attığı, zevk duyduğu bir alçaklığı, namussuzluğu nadir gördü.