Başkanın maaşı bile 100 bin liradan fazladır. 50 gram altın ne ki? 50 kilo değil! Bunları sormak bile ayıp! Savcılar baltayı taşa vurmuş gibi gözüküyor…..
1,5 milyar dolar cezayı bu suçu işleyenler ödesin, Türk milletinin hiçbir suçu, sorumluluğu yok, neden ödesin ki?
Hacivat bile bile yolsuzluk yapacak, suç işleyecek ceremesini Karagöz çekecek, var mı böyle ballı börek dünyada?
Aptal mıyız biz?
Partiden ayrılma, yeni parti kurma ve bölünme çalışmaları bu ayın gündemi değildir; maalesef en az 10 aydır arka planda pişirilmektedir.
Cumhuriyet Halk Partisi çatısı dışında bir yol aramak her zaman yanlıştır.
Bir düğüm… Ama ayrılığı değil, birlikteliği anlatan bir düğüm.
Tek parça mermer… İki insan… Bir pencere…
Bir taşın içine birlikte sığabiliyoruz.
Ne garip ki; sınırlarla böldüğümüz, önyargılarla daralttığımız koskoca dünyaya çoğu zaman sığamıyoruz.
Taşkent Uluslararası Heykel Sempozyumu’nda hayat bulan bu eser, taşın sertliğinden doğmasına rağmen insanın en yumuşak yanına dokunuyor. Düğümlenen form, farklılıklarımızı ayıran değil; bizi birbirimize bağlayan görünmez bağları simgeliyor. Aynı mermerin içinde yer bulabiliyorsak, aynı dünyanın içinde de birbirimize yer açabiliriz.
Sanat bazen tek bir kelime söylemeden binlerce cümle kurar. Bu heykel de sessizce şunu anlatıyor: Gerçek güç, tek başına dimdik durmakta değil; birlikte var olabilmekte, birlikte üretebilmekte ve birlikte yükselebilmektedir.
Mermerin içine işlenen her iz; sabrın, emeğin ve ortak üretimin hikâyesidir. Çünkü sanat, yalnızca taşa biçim vermek değildir. Sanat; insana umut vermek, farklılıkları ortak bir değerde buluşturmak ve geleceğe kalıcı izler bırakmaktır.
Bugün aynı mermerin içinde buluşan iki insan, aslında hepimize ortak bir gerçeği hatırlatıyor:
Taş bunu başardı…
İnsan neden başaramasın?
Herkes suçlamaları yazıp, Haluk Levent’i gömüyor. Kimse olaya şu açıdan bakmıyor: Deprem zamanı çadır satan Kızılay’ın başkanı Kerem Kınık’ın tek bir gün gözaltına alınmadığı yerde, her gördüğü mazluma el uzatan (buna bizatihi tanıdığım kişilerden dolayı şahitim) Haluk Levent, “örgüt üyeliği”, “kara para aklama”, “dernekler kanununa muhalefetten” gözaltına alınıyorsa kimse kusura bakmasın ama bu hukuk da değildir, adalet de değildir. Önce escort iftirası attılar, günlerdir linç ettiler, şimdi de çıkıp gözaltına aldılar. Muhtemelen tutuklanacak ve Ahbap’a da kayyum atanacak. O zor zamanlarda depremzedelere çadır verdi, ev yaptı, bugün de ben Haluk Lavent’in yanındayım!
Gezi’de düşlerinden koparılan Ali İsmail Korkmaz’ı sevgi ve rahmetle anıyorum.
Yarım bırakılan düşlerini; özgürlüğün, adaletin ve umudun egemen olduğu bir Türkiye’de hep birlikte tamamlayacağız.
Ali İsmail hep 19 yaşında…
Deniz Zeyrek:
"Ayağıyla gelen, gözaltına direnmeyen bir çocuğa arkadan kelepçe takmak kötü muameledir
Onu videoya çekip, kamuoyuna teşhir etmek de suçtur"
Fikirlerinden ötürü bir komedyeni tutuklayıp, kuyu tipi cezaevine atmak da utanç vericidir
Bu rezilliklere bir son verin
Çok ilginç, ilk defa kadınların çıkıp “bizi köle edin, cariye olarak alıp satın, okula gitmek zaten yakışıksız, kadın olarak yalnız başına dolaşmak da bir tür edepsizliktir!” Dediğini duyuyorum! Çağ atlamak tabii önemli!:)
When a stand-up comedian is arrested in handcuffs as if he were a national security threat, the problem is not comedy. The problem is @RTErdogan ’s fear of free citizens. Days before the NATO summit in Ankara, Turkey is exposing the reality behind the façade: critics, activists and artists are being silenced while leaders prepare for the photo-op. NATO cannot claim to defend democracy abroad while ignoring repression within its own ranks. Free speech is security too.
Mahmut Arıkan’dan komedyen Deniz Göktaş hakkında;
‘Bakara makara’ denirken hassasiyetiniz neredeydi?”
Stand-up gösterilerinde aklınıza gelen Kur’an mülakatlarda milyonlarca gencin hakkı yenilirken neden aklınıza gelmiyor?
Deniz Göktaş’ın savunması:
• Komedyenim, yüksek gelirliyim. Deniz Göktaş rumuzlu YouTube hesabı bana aittir. Burada yapılan paylaşımlar benim tarafımdan yapılmıştır.
• Soruşturmaya konu olan video, 1 Haziran 2026 tarihinde Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu'nda yapmış olduğum stand-up gösterisine aittir.
• Bu stand-up gösterisindeki konuşmaların metni daha öncesinde benim tarafımdan hazırlanmıştır.
• Tarafıma yöneltilen 'halkın belirli bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama' kastım kesinlikle yoktur.
• Bu gösteri benim yaklaşık 3 yıldır Türkiye'nin çeşitli şehirlerinde yaptığım bir gösteridir.
• 100 binin üzerinde seyirci bu gösterimi izlemiştir ve hiçbirinden bu kısma dair incindiklerine ilişkin bir şikayet gelmemiştir.
• Gösterim boyunca birçok konuda konuşuyorum. Sadece dindarlar değil, her türlü politik görüş ya da popüler figür hakkında konuşmalarım vardır.
• Burada da kötü bir şey demiyorum. Favori kitabım diyorum.
• 'Çeviride sorun var' cümlemi de yıllardır duyduğum meal tartışmalarına atıf olarak söylüyorum.
• İnançlı bir insanı kırmak gibi bir amacım kesinlikle yoktur. Böyle bir yorumu günlük hayatta bir seyirciden duysam üzülürdüm.
• Cumhurbaşkanına hakaret suçunu işlediğimi reddediyorum. Herhangi bir şekilde Cumhurbaşkanını aşağılamak gibi bir niyetim yok.
• Diktatör kelimesi siyasi bir nitelemedir ve sık sık kamuoyuna açık şekilde tartışılan bir konudur. Demokrat, otokrat gibi bir kelimedir sadece.
• Gösteri boyunca bu tarz popüler figürlere, ideolojilere ve Türkiye'ye dair sosyolojik olaylara yaptığım gibi mizahi bir yaklaşımdır. Başka bir amacım yoktur. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum.
adam kafasındaki projeyi nakış gibi işleyerek, mevcut rejimin ne olduğunu yaklaşık 30-40 milyon kişiye gösterdi. kendini feda etti ve gerisi size kalmış diyip çekip gitti
Düşünüyorum öyleyse…
1- Deniz Göktaş’ın YouTube’daki videosunu indirdim.
2- Videoya erişim engeli, yasağı gelirse, (reklama kapalı olarak) paylaşacağım.
3- Videoyu, tedbir olarak, yüzlerce, binlerce, yüzbinlerce kişinin indireceğini düşünüyorum.
4- Deniz Göktaş’ın videosuna yasak gelirse, bir saat içinde, yüzlerce, binlerce, yüzbinlerce kişinin videoyu aynı anda YouTube tekrar yükleyeceğini düşünüyorum.
5- Binlerce, yüzbinlerce videoya yasak getiremeyeceklerini düşünüyorum.
6- Bunu sadece Deniz Göktaş’ı sevenlerin,
düşüncelerini benimseyenlerin değil,
anayasal düşünce ve ifade hakkına sahip çıkan,
ideal hukuka inan,
bütün demokratların yapacağını düşünüyorum.
Düşünüyorum öyleyse var mısınız?
Ters kelepçe takmaları eziklikten başka bir şey değil. Güya gözdağı veriyorlar. Yahu Deniz gösteriyi çekmiş, yayınladı, onca hakarete, tehdite rağmen kaldırmadı, her gün paylaştı, bir de üstüne soruşturma açıldı haberinin üzerine kalktı kendisi geldi zaten, kime neyin artistliğini yapıyorsunuz?