Gözler O'nu idrak edemez; O ise bütün gözleri idrak eder. O, latif olandır, haberdar olandır. Rabb'inizden size basiret verilmiştir. Kim gerçeği görürse kendi yararınadır, kim de gerçeği görmezse kendi aleyhinedir. Ben üzerinizde gözetleyici değilim.
(Enam, 6/103-104)
“ Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda haksız yollarla yemeyin. Ancak karşılıklı rıza ile yapılan ticaret bunun dışındadır" (Nisâ, 4/29)
Devletin yasal bir gerekçe (örneğin; kıtlık durumu, stokçuluğu önleme gibi hukuki sınırlar) olmaksızın, sırf "fiyat düşsün" diye baskı, tehdit ve kolluk kuvveti kullanması, İslam fıkhına göre meşru bir yönetim tasarrufu değildir.
Bu durum, İslam hukukunda "baskı altında alınan mal" (bey'u'l-mukreh) hükmündedir ve haramdır.
İslam hukukunda, kamu otoritesinin veya devletin elindeki gücü (polis, savcı, ceza tehdidi gibi) kullanarak bir kişiyi kendi malını maliyetinin altında satmaya zorlaması, fıkıh literatüründe "İkrah-ı Mülci" (kişiyi çaresiz bırakan, canına veya malına zarar verme tehdidi içeren ağır zorlama) kapsamına girer.
Bu durum, İslam hukuku açısından sadece basit bir "haksız satış" değil, daha ağır bir "zulüm" ve "hak ihlali" olarak değerlendirilir
"Gerçeği örtenler, beni bırakıp da kullarımı veliler edinebileceklerini mi sandılar? Biz cehennemi gerçeği örtenler için bir konak olarak hazırladık."
(Kehf, 18/102)
Halifeler sonrası dönemde siyasi ve toplumsal yapı nasıl şekillenmiş diye merak edenlerin bu kitaba da göz atmasını şiddetle tavsiye ediyorum, Çok güzel bir çalışma olmuş.
İSLAM'da başkasına KURBAN kestirmek diye bir şey yoktur.
Zaten FARZ da değildir.
VEKALETLE yapılmaz.
Kendin KESTİRECEKSİN.
Kendin DAĞITACAKSIN.
"3 kuruş atayım da, AFRİKA'da KESSİNLER! Sevap puanları bana yazsın!"
Bu ÇAKALLIĞIN dinde yeri yoktur.
Ayrıca, AFRİKA'da kesilip kesilmediği de belli değil.
Malum, böyle işleri DOLANDIRICILAR da pek severler.
PARA topluyorsun. Ve ne yaptığının DENETLENME şansı yok. 1000 tane kestik dersin, 500 tane keser, 500 tane de CEPLERSİN mesela?
😉
"…Hüküm sadece Allah'a aittir. O, size Kendisinden başkasına kulluk etmemenizi emretmiştir. İşte dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler."
(Yusuf, 12/40)
"Allah, kuluna yeterli değil mi? Seni O'ndan başkalarıyla korkutuyorlar…"
(Zümer, 39/36)
"…Veli olarak Allah yeter ve yardımcı olarak Allah yeter."
(Nisa, 4/45)
"O gün herkes, iyilik ve kötülük olarak ne yaptıysa onu karşısında bulur. Yaptığı kötülükle kendi arasında uzak bir mesafe bulunmasını ister. Allah, sizin Kendisine karşı gelmekten sakınmanızı ister. Allah, kullarına karşı Rauf'tur, şefkatlidir."
(Ali İmran, 3/30)
Allah'a kavuşmayı yalanlayanlar, hüsrana uğradılar. Nihayet o saat ansızın gelip çatınca, günahlarını sırtlarına yüklenerek dediler ki:
"Dünyada iyi şeyleri yapmamaktan dolayı yazıklar olsun bize."
(Enam, 6/31)
"…Günahları Allah'tan başka kim bağışlayabilir?…"
(Ali İmran, 3/135)
"O'na yönelin. O'na karşı takva sahibi olun. Salât'ı ikame edin. Ortak koşanlardan olmayın."
(Rum, 30/31)