— Sanırım yaşamaya bile üşeniyorsun.
— Öyleyim sanırım.
— Peki özellikle sevmediğin şey nedir?
— Her şey. Bu aralıksız koşuşturma, sıradan tutkular, açgözlülükler, birbirinden üstün olma arzusu, dedikoduculuk, insanı baştan aşağı süzmeler, ilişkiler...
[İ. Gonçarov / Oblomov]
Sizi sevmeyenlerden korkmayın asıl sizi seviyomus gibi davranıp arada bir canı istediginde verdigi ilgisiyle sizi cepte tutan, size “sevmiyo olsaydı bunları yapmazdı ama” dedirtecek kadarlık hayatınıza dokunan ama asla hayatında net bi yeriniz olmayan insanlardan korkun
Bir insana o an hazmedemeyeceği, hazır olmadığı, idrak edemediği bir gerçeği sunmak; onu o gerçeğe yaklaştırmadığı gibi sadece kendimizden uzaklaştırır.
Bırakın zaman öğretsin... Zaman en iyi öğretmen. En sabırlı, en bilge öğretmen. Çünkü biz dersimizi alana değin öğretir Zaman.
@FeyzaOznur gerçekten aşşşırı sıkıcı ve antipatik bir hareket yaa. normalde çok tatlı bir kızsın ama al git işte ödülünü, mutlu ol, gurur duy vs. vs. niye alakasız her ortamda siyasi içerikli iğneleyici laflarınızı araya sıkıştırırsınız ki?!
İnsan affedince yeniden yan yana gelmeye, birlikte yürümeye karar vermiş olmaz her zaman. Affetmek bazen de ona dair her şeyi silme ve ondan arınmadır. İnsan saplanıp kaldığı, inatlaştığı, vedalaşmadığı ya da içinden azat edemediği şeyin esiridir. Affeden, tutsaklıktan kurtulur.
“Soğumuş demiri, çürümüş eşyayı düzeltmeye çalışma” der Gazalî. Yani içten çürümüş hiçbir şey için emeğini harcama. Sözünden almayana kelâm etme. Sana kalpsiz olana hislerini açma. Dostluğa meyli olmayana gitmede ısrarcı olma. Bazen yiten, yittiğiyle kalmalı.
Nasıl yapıyorsunuz bilmiyorum ama asla kırmamanız gereken herkesi ilk siz ordan oraya savuruyorsunuz.Her şeye karşı sizi savunacak olan insanlara ilk tekmeyi siz atıyorsunuz. Yanlışlarınıza rağmen yanınızda kalmayı tercih eden insanlara ilk siz zarar veriyorsunuz.Neden Gerçekten?
Hayattaki en büyük korkum yük olmak. Sürekli dönüp dönüp bakarım doğru yerde miyim diye. Bakın bu çok önemli bir sınır. Birisine yükmüş gibi hissettiğiniz an durmak saygısızlıktır. En çok da kendine.
“Gayesiz yaşayanlar nasipsiz kalır” der Şirazlı Sadi. Nasibini var eden, onu sana bağlayan bir güzellik uğruna gayret etmen, istikametini doğru tutman ve harekete geçmendir. Bir hedefin, çaban ve sağlam bir niyetin yoksa nasibin gelse de onu elinde tutamazsın.