Bugün yine bir şafak operasyonuyla uyandık. Silivri Belediye Başkanımız Bora Balcıoğlu ve 17 çalışma arkadaşı gözaltına alındı.
Bir yandan yargı eliyle partimizi dizayn etme girişimleri sürerken, diğer yandan belediyelerimize yönelik operasyonlar aralıksız devam ediyor. Demokrasiye, halkın iradesine ve hukuk devletine zarar veren bu anlayış kabul edilemez.
Cumhuriyet Halk Partisi, gücünü örgütünden ve halktan alan köklü bir partidir. Baskılarla, gözdağlarıyla ve siyasi mühendislik hesaplarıyla ne örgütümüzün iradesi teslim alınabilir ne de mücadelemiz durdurulabilir.
Hukukun siyasetin aracı haline getirilmesine karşı durmaya, halkın iradesini savunmaya devam edeceğiz.
BİLGİLENDİRME
Cumhuriyet Halk Partisi’nde “mutlak butlan” kararıyla göreve döndürülen Parti Meclisi’nin 57 üyesinden 28’i istifa etti. Böylece, Parti Tüzüğünün 24/3 maddesi uyarınca hem Parti Meclisi hem de onun içinden seçilen Merkez Yönetim Kurulu resmen düşmüş oldu. Parti Tüzüğüne göre, Parti Meclisi üye sayısının, üye tam sayısının 3’te 2’sinin (40’ın) altına düşmesi durumunda 45 gün içinde kurultaya gidilmesi zorunludur.
*CHP Tüzüğü - Madde 24/3:*
“Parti Meclisinde boşalan üyelikler, sırasıyla yedek üyelerle doldurulur. Parti Meclisine bütün yedek üyeler çağrıldıktan sonra, üye sayısı, üye tam sayısının üçte ikisinin (2/3) altına düştüğünde Parti Meclisi için seçim yapılmak üzere Genel Başkan kırk beş (45) gün içinde kurultayı toplantıya çağırır.”
Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları resmi Facebook sayfamız, butlancı işbirlikçiler tarafından ele geçirilmiştir. Yapılan paylaşımlara ve yönlendirmelere itibar etmeyiniz!
Facebook sayfamızdaki son paylaşımımızın, aşağıdaki görselde yer alan paylaşım olması ise bize onur olarak kalacaktır.
Dün olduğu gibi bugün de aynı kararlılıkla söylüyoruz:
Özgür Gelecek!
Özgür Gelecek!
Özgür Gelecek!
Gezi, bu toprakların vicdan terazisidir.
Dün o terazide adalet arayanların kararlılığı neyse, bugün demokrasiyi ve sandığı savunanların iradesi de odur.
Bugün, tam 13 yıl sonra, yine aynı çizgideyiz.
Ne bir adım geri, ne bir cümle eksik…
Boyun eğmeyenlere…
Direnenlere…
Mücadele edenlere selam olsun.
3 senedir daha önce kendilerine hakaret edilen ve şimdi yol arkadaşı oldukları yandaşlarla CHP’yi hedefe koyanlar, şimdi bizi “Yazmayın” diye tehdit ediyor.
Daha önce de söyledim, iktidarı arkasına alan aslan kesiliyor.
İnstagram hesabımız saldırı altında!
Milletin sesini susturmaya çalışan butlancılara karşı mücadelemizi büyütmek için takip, beğeni ve paylaşımlarınızla destek olabilirsiniz.
https://t.co/cbOwES2R9g
Sevgili dostlar, Genel Başkanımız Özgür Özel’in kendi kişisel sosyal medya hesabı (@eczozgurozel) dışında kendisine dair duyurular, basın açıklamaları, toplantılar ve canlı yayınların yapılacağı tek hesabımız @ozgurozeliletsm hesabı olacak.
Her iki hesabı da takip etmeniz ve çevrenize duyurmanız ricası ile.
Değerli yol arkadaşlarımız,
“CHP İletişim” hesabımız artık “Özgür Özel İletişim” (@ozgurozeliletsm) adıyla yoluna devam ediyor. Sesimizi daha güçlü duyurmak, dayanışmamızı büyütmek için hep birlikte takip edelim, çevremize de ulaştıralım.
Birlikte daha güçlüyüz.
#Lider
KÜRESEL SUMUD FİLOSUNU HEDEF ALMAK,
İNSANLIĞIN ORTAK VİCDANINI HEDEF ALMAKTIR.
Gazze halkına insani yardım ulaştırmak, İsrail ambargosunu kırmak ve yaşanan soykırıma dikkat çekmek amacıyla 44 ülkeden yüzlerce aktivist tarafından oluşturulan ve aralarında 48 Türk vatandaşının da buluğundu “Küresel Sumud Filosu” barışçıl bir platformdur.
Açlıkla ve ölümle sınanan Gazze halkına insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu’na İsrail güçlerinin uluslararası sularda gerçekleştirdikleri saldırı, uluslararası hukuku en ağır biçimde ihlal eden, masum sivillerin hayatını tehlikeye atan ve zulme karşı mücadele eden herkese karşı alçakça bir saldırıdır. Küresel Sumud Filosunu hedef almak, insanlığın ortak vicdanını hedef almaktır.
BM ve ilgili tüm uluslararası kuruluşları, Gazze’ye yönelik hukuksuz ablukanın bir an önce kaldırılması, bölgeye insani yardım girişine izin verilmesi için derhal harekete geçmeye çağırıyoruz.
TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ
Her yaz aynı acı tablo.
Ormanlarımız yanıyor,
ama iktidar seyrediyor.
Anayasa devlete açık bir görev vermiş.
Ormanları ve çevreyi korumak, halkın sağlıklı bir çevrede yaşamasını sağlamak.
Peki ne oluyor…
-Yangın öncesi önlem yok.
-Erken müdahale yok.
-Hâlâ yetersiz hava filosu.
Bu sadece ihmal değil, Anayasa’yı çiğnemektir.
Devlet ormanları korumakla yükümlüdür.
Bu görev yerine getirilmediğinde, olan sadece doğaya değil, hepimize olur.
Ormanlar sadece ağaç değil, yaşamdır.
Ormanları korumayan devlet, halkın sağlığını da geleceğini de tehlikeye atar.