Bi'şey sorabilir miyim? AHBAP övdü diye ünlülerin ifadeye çağıranlar zamanında Fethullah Gülen övenleri, 'ne istedin de vermedik, gel artık bu hasretlik bitsin' diyenleri de ifadeye çağıracaklar mı?
CHP'nin rozet töreninde salonda bulunanların en az 200'ü sahte figüran CHP'li ile dolduruldu.
Kılıçdaroğlu'nun rozet töreni için 950 TL’ye cast ajanslarından tutulan figüranlar arasında Mısırlı, Özbekistanlı göçmenler, atanmayan öğretmenler, öğrenciler vardı.
Arka bahçelerde slogan provası yaptırıldı. 50 kişiye CHP Gençlik Kolları yeleği giydirildi.
Not: Haberi yalanlayan herkese alandan fotoğrafımı bırakmak istiyorum. Destekleyen herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Ticaret Bakanlığı, Tarım Bakanlığı’na adeta kayyum atanmış. Geçen sene soğanlar tarlada kaldı, uyardım yapmayın seneye bunun acısı çıkar dedim ve nurtopu gibi bir soğan krizini kucağımızda bulduk. İyi seyirler
Irak-Türkiye petrol boru hattındaki milyar dolarlık vurgununun ve bunun bedelinin 1.5 milyar dolarlık tahkim cezasıyla halka yıkılmasının üzerini ne de güzel kapattılar!
15 Temmuz nutukları bittiyse şu dört soruya cevap verin:
1- Araştırma Komisyonu’na Akar ve Fidan neden ifade vermedi?
2- Komisyona fetöcü olmayan bir başkan bulamadınız mı?
3- 10 yıl geçtikten sonra bile raporu açıklayamamaktan utanmıyor musunuz?
4- Darbenin siyasi ayağı kimler?
Haysiyetsiz troller ne benim ne de bir başka kadın siyasetçinin muhatabıdır.
Asıl mücadelemiz, bu cinsiyetçi dili besleyen, koruyan ve kadınları siyasetten dışlamaya çalışan çürümüş düzene karşıdır.
Bu troller, hakaret etme cüretini kendilerinde buluyorsa, bu denli pervasızlaştırılmışlarsa bunun sebebi, kirli siyaset anlayışının onlara açtığı alandır.
Bu şahıs hakkında hukuki süreci başlatıyorum.
Zorbalığa asla boyun eğmeyeceğiz!
Bugün açık görüş günü…
1 yılda sadece 12 kez.
Kızlarım Berra ve Serra, babalarına sadece 12 saat sarılabilmiş olacaklar.
12 aydır süren bir bekleyiş…
Ama ortada hâlâ bir iddianame yok.
Bir yargılama yok.
Bir hüküm yok.
Belirsizlik var.
Hasret var.
Uykusuz geceler var.
Her geçen gün büyüyen bir özlem var.
Evren Buçan, sadece 3 ay çalıştığı görevi nedeniyle 12 aydır kapalı cezaevinde tutuluyor.
Soruyorum: Hangi somut suçun, hangi hukuki gerekçenin bedelini ödüyor?
Adalet, geciktiğinde sadece tutukluyu değil; eşini, çocuklarını, anne-babasını da cezalandırır.
Bir gün bu ailelerin sessiz çığlığını ve ettiği ahı herkes vicdanında duyacak.
Yazıklar olsun bu belirsizliğe, bu bekleyişe ve aileleri de cezalandıran bu düzene.
#şilebelediyesi
#İddianameNerede
#EvrenBuçanİçinAdalet
Sabah 08.10’da, hapishanede, mahkeme heyetinin İBB duruşmasına katılmamı engelleyen keyfî kararı tarafıma bildirildi.
Benim ismimle kurulan iddianamenin görüşüldüğü mahkemeye katılmamın engellenmesi çok ağır bir hak ihlalidir, düşman hukukunun zirvesidir.
Mahkeme iddianamede en fazla suç isnat edilen kişilerin ve avukatlarının savunmalarını kısıtlamakta, yok saymaktadır.
Bu durum, “asrın hukuksuzluğu” İBB davasının tümüyle çökmüş, bir yargısız infaz yığınına döndüğünün ispatıdır.
Dava açıldıktan sonra doğal yargıç ilkesi hiçe sayılarak dizayn edilen, bu sebeple bağımsızlığı ve tarafsızlığından asla söz edilemeyecek mahkeme heyeti, bugün itibarıyla görünürde bile olsa yargılama faaliyetinden tümden vazgeçmiştir.
Bu hukuksuzluğu ifşa ediyorum. Milletimiz duysun.
TSK'dan ihraç edilen genç doktor Efran Tumaris Usul:
-Kurum içinde sayısız tutanak tuttum, dilekçe yazdım, her kademeye ulaşmaya çalıştım, CİMER'e başvurdum, savcılığa suç duyurusunda bulundum.
-Erlere tarihi geçmiş ilaç vermem isteniyordu. Bu yüzden erlere ilaç veremiyordum. Yeni ilaç alındığında bile erlere bu ilaçlar verilmiyordu.
-Enfeksiyon vakaları artınca, musluk suyu içtiklerini, içme suyu temini yapılmadığını, kantinde parayla bile su satılmadığını söylüyorlardı.
-Uyuz vakaları artıyordu, erlere 15-16 gündür banyo yaptırılmadığını öğrendim.
-Uyuz olmayan bir eri 17-18 gün bir odada karantinaya almışlar, erin psikolojisi bozulmuş. Ben uyuz olmadığını söylediğimde, benim mesleki bilgimi aşağılayan cümleler kuruluyordu.
-Revirdeki oksijen tüpleri boştu. Bir atak hastasına oksijen tüpleri boş olduğu için müdahalede bulunamadım.
-Doktorun görev tanımında olmamasına rağmen erlere aşı yapıyordum, çünkü acemi birliğinde yapılması gereken aşılar 3-4 ay geçmesine rağmen yapılmıyordu.
-Er kafa travması geçiriyor, başka gün başka bir er iç kanama geçiriyor, ambulans yok. Çünkü rütbeli personel ambulansı şahsi işi için götürmüş.
-Sevmedikleri erlere sevk, rapor, istirahat verdiğimde, numara yaptıkları söyleniyor ve bu kararlarım uygulanmıyordu.
-Bulaşık yıkayan erlerin elleri egzama oluyordu, uyarıyordum ama bir eldiven bile verilmiyordu.
-Yemekhaneye gelmem istenmiyordu, yemeğimi erlerle gönderiyorlardı. Ben asker kızıyım, babam rütbeli olmasına rağmen hayatında bir ere kendi yemeğini taşıttırdığını görmedim.
1- Hiç kimseyi taciz etmedim ve takip etmedim.
2- Sizin savcılarınız bile hakkımda takipsizlik kararı verdi. Haklılığım tescillendi. Gerçekler bu kadar.
3- Bu yalanı dile getiren herkes aşağılık, şerefsiz ve alçaktır.
4- Ben tetikçilerle değil onların iplerini tutanlarla uğraşırım.
5- Bir süredir ne tür işlerin peşinde olduğunu deşifre ettiğim Adalet Bakanı’nın gayrıresmi Basın Müşaviri Furkan Torlak… Daha önce grup seks ve uyuşturucu dosyasına adı karıştığı için Cumhurbaşkanlığı’ndaki görevinden istifa eden Furkan Torlak… Şimdi de elindeki yetkiyi defalarca yaptığı belaltı operasyonlar için kullanan Furkan Torlak…
Şimdi de tetikçileriyle beni susturabileceğini, korkutabileceğini, sindirebileceğini sanıyor.
Sizin ağababalarınıza teslim olmadım. Size hiç olmam. Cesaretiniz varsa kendiniz karşıma çıkın!
Mahkeme başkanı, Merdan Yanardağ'ı tanımıyor. 'İsminiz neydi, siz kimdiniz' dedi!"
Salim Şen: "Mahkeme heyeti, topyekün olarak değişmiş durumda. İlk duruşmayı yapan başkan tayin oldu, gitti. İki üyenin ikisi de değişti. Savcı da değişti. Buradan adil yargılama çıkarmak söz konusu olamaz.
Bugün bambaşka bir heyet; sanıklarla ilişki kurmamış, olayı bilmiyor."
NATO Zirvesi için Türkiye’ye gelecek uçakların %80-%90 oranında Esenboğa Havalimanını kullanacağını resmi belgelerle tespit ettik.
Anlaşılıyor ki;
Geriye kalan sadece %10-%20’lik kısımdaki uçaklar Etimesgut’taki Ankara Havalimanını kullanacak.
Yani NATO Zirvesi bahanesiyle, CB Erdoğan milyarlarca lira kamu kaynağı harcayarak, kendine tahsisli bir havalimanına sahip oldu.
Bakalım AKP, o havalimanında ne filmler çevirecek?
Kaynak: DHMİ HALİNKOK Tutanakları