“Hürriyet."
Adına marşlar bestelenmiş, şiirler yazılmış, türküler yakılmıştır.
Uğruna milyonlarca vatan evladı canını hiçe saymış, bir an olsun geri adım atmamıştır.
Çünkü hürriyet, bir milletin en kıymetli mirasıdır.
Tarih boyunca esareti kabul etmemiş bir milletin evladı olarak...
Gökyüzüne demir parmaklıkların ardından bakmak, insanın yüreğine ağır geliyor.
Yine de isyan etmiyor; "kader" diyor, sabretmeyi seçiyorum.
Çünkü sabır da, mücadele de inancın bir parçasıdır.
Dört ay geçti.
64 duruşma günü geride kaldı.
Geçen yalnızca zaman oldu.
İnancım eksilmedi.
Umudum tükenmedi.
Adalete olan güvenim ise dimdik ayakta kaldı.
En nihayetinde...
Cezaevleri de bu memleketin bir parçası değil midir?
İnsan nerede olursa olsun, vatan yine vatandır.
Ve insanın yüreğinde taşıdığı hürriyet, hiçbir duvarın ardında esir edilemez.
En uzun gecelerin bile bir sabahı vardır.
Hakikat, bazen gecikir...
Ama mutlaka gün yüzüne çıkar.
Ve o gün geldiğinde, geriye yalnızca hakikatin sesi kalır.
Almira’nın yüzündeki gülümseme bize bir kez daha gösterdi ki sevgi, dayanışma ve umut en zorlu yolları bile aydınlatmaya yeter.
Bu anlamlı günde kızımız Almira’yı yalnız bırakmayan, mutluluğuna ortak olan tüm komşularıma teşekkür ediyorum.
Zorlu bir mücadeleyi başarıyla geride bırakan Almira’yı ve bu süreç boyunca her an yanında olan kıymetli ailesini yürekten kutluyor; kendisine sağlıklı, mutlu ve umut dolu bir ömür diliyorum.
Bu yıl 9.’su düzenlenen Beylikdüzü Klasik Müzik Festivali’nde sizlerle bir arada olamamanın burukluğunu yaşadım.
Göreve geldiğimiz ilk günden bu yana Beylikdüzü’nde sanatın, kültürün ve müziğin herkes için ulaşılabilir olması adına büyük emek verdik. Çünkü inanıyoruz ki sanat; bir kenti güzelleştiren, insanları ortak duygularda buluşturan en güçlü değerlerden biridir.
İnanıyorum ki Beylikdüzü’nde sanatın sesi hiçbir zaman susmayacak.
Mehmet Murat Çalık
Beylikdüzü Belediye Başkanı
Büyük bir gurur içerisindeyim.
Göreve geldiğimiz 2019 yılından itibaren en büyük önceliklerimizden biri, Beylikdüzü’nü olası afetlere karşı hazırlıklı, dirençli ve güvenli bir kent haline getirmek oldu. Çünkü biliyoruz ki afetler değil, hazırlıksızlık can alır. Bu bilinçle hareket ederek, planlamadan eğitime, altyapıdan organizasyona kadar her alanda kapsamlı bir yol haritası oluşturduk.
Bu süreçte, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün *“Felaket başa gelmeden evvel önleyici ve koruyucu tedbirleri düşünmek lazımdır, geldikten sonra dövünmenin yararı yoktur.”* sözünü kendimize rehber edindik.
Bu anlayışla kurduğumuz Nefes Arama Kurtarma Ekibimiz, bugün Beylikdüzü’nün en önemli güvencelerinden biri haline gelmiştir. Alanında eğitimli, disiplinli ve donanımlı ekiplerimiz; yalnızca ilçemizde değil, ihtiyaç duyulan her noktada görev alabilecek kapasiteye sahiptir. AFAD akreditasyon sürecini başarıyla tamamlayan ekibimiz, düzenli eğitimler ve tatbikatlarla sürekli kendini geliştirmekte, her an göreve hazır şekilde çalışmalarını sürdürmektedir.
Tüm yol arkadaşlarıma ilçe belediyeleri düzeyinde bir ilki gerçekleştirdikleri için yürekten teşekkür ediyorum.
Seçilmiş Belediye Başkanımız Sn. @mmuratcalik ‘ın “Sanatla iç içe bir Beylikdüzü” hedefi ve O’nun çocukları öncelediği adil bir hizmet anlayışıyla; seçilmiş İBB Başkanımız Sn. Ekrem İmamoğlu’nun da bu kentte sanatla kurduğu temeller üzerinde Beylikdüzü Çocuk Koroları Festivalimiz başladı.
Keşke biz büyükler geri çekilsek de dünyayı çocuklara bıraksak; heralde dünya çok daha güzel ve daha barışçıl olurdu.
Kahramanmaraş ve Şanlı Urfa’da yitirdiğimiz canların anısına saygıyla🖤🖤
#KahramanmaraşKatliamı
@cansucfc Er ya da geç anlayacaklar ve sevgili NuriCem aramıza dönecek, özgürlüğüne kavuşacak eminim 🙏🏻 sizlerin de emeğine yüreğine sağlık Cansu Hanım
Cem Ceylan'ın cezaevi koşullarına dair anlattıkları çok çarpıcı:
-Cezaevinde şöyle bir durum var; ilk tanıştığımız şey keneler zaten. Maalesef 2026 yılında hala kenelerle mücadele etmeye çalışıyoruz.
-Koğuşta zaten 60 kişi yatıyoruz, ben günlerce bedenimin yarısı ranzanın altında yattım.
-Şimdi mesela benim mahkememe geliyor olmama en çok sevinen bir arkadaş var; o yerde yatıyor; sabahları benim yatağıma yatıyor. O sayede en azından onu o ranzanın altından bu şekilde kurtarmış olduk.
-Zaten yemekler soğuk geliyor. Bir kettle'ımız vardı onu da aldılar. Son 2-3 aydır yemeğimizi de ıslatamıyoruz. -İlaç talep ediyoruz, o gelmiyor.
- İlaçlı sularda duş almaya çalışıyoruz, vücudumuzun her yeri yara.
Şube Sekreterimiz Nuri Cem Ceylan Esassız Bir Soruşturma Kapsamında Gözaltına Alındı
Şehir Plancıları Odası olarak hiç bir meslektaşımızı, arkadaşımızı bu karanlık düzene teslim etmeyeceğiz. Dayanışmamızı mesleki ilkelerimiz çerçevesinde sürdürmeye ve büyütmeye devam edeceğiz.
Kent Hakkını, Kamu Yararını Savunmak Suç Değildir!
İstanbul Şube Sekreterimiz Nuri Cem Ceylan’a Yönelik Hukuksuz Suçlamaları Kabul Etmiyoruz
#ŞehirPlancılarınaÖzgürlük
#İBBDavası'nda 17.gün
Ben babamın annemin gözyaşlarını bu kağıtlara sığdıramam"
"Babam beyin kanaması geçirdi, annemin belinde vidalar var.
Babam ve annem, yüzlerce kilometre yol kat ederek, büyük zorluklarla beni görmek için Kütahya'dan geliyorlar."
Şehir Plancısı #NuriCemCeylan beyanda bulunuyor:
"Ben şu an neden burada olduğumu, daha doğrusu neden burada olmamam gerektiğini anlatmaya çalışacağım.
Çünkü ben hiçbir yerde yokum.
Ne isnat edilen eylemlerin içinde varım, ne uygulamanın herhangi bir aşamasında, ne de iddia edilen çalışmanın herhangi bir yerinde.
Aslında anlatmak istediğim şey tam olarak bu: yokluk.
Bu dosyada benim yerim yok.
İddianame ilk elime geçtiğinde, avukatım sağ olsun ertesi gün bana ulaştırdı.
O ana kadar “Ben neden tutuklandım?” sorusunu sürekli kendime soruyordum.
İddianameyi getirdiğinde bana açıkça “Seninle ilgili bir şey yok” dedi.
Ben yine de “Mutlaka bir şey vardır” diye düşündüm.
Ancak gerçekten yoktu.
Şimdi bunu açıklamaya çalışıyorum.
Hakkımdaki suçlamalara konu edilen hususlar çerçevesinde; ilgili kurumlar kapsamında kişisel verilerin işlenmesi veya paylaşılması yönünde herhangi bir talimatım, eylemim ya da bu yönde en küçük bir işaretim dahi bulunmamaktadır.
Açıkça ifade etmek isterim ki:
Herhangi bir suç işlemedim.
Herhangi bir suçun parçası olmadım.
Herhangi bir suça teşebbüs etmedim.
Buna rağmen, “örgüt üyeliği” isnadıyla tutuklandım. Tutuklandıktan yaklaşık 10–15 gün sonra iddianame düzenlendi.
Böyle ağır bir suçlamayla karşı karşıya olmama rağmen, içinde bulunduğum koşullar da bu durumun çelişkisini göstermektedir.
Örneğin, bize tanınan telefon hakkı yalnızca 10 dakikadır.
Oysa ben bu hakkı kendim için değil, ailem için önemsiyorum.
Babam beyin kanaması geçirdi, annemin belinde vidalar var. Babam polis emeklisi, görevi başındayken beyin kanaması geçirdi.
Babam ve annem, yüzlerce kilometre yol kat ederek, büyük zorluklarla beni görmek için Kütahya'dan geliyorlar.
Özellikle annemin bu süreci yaşamak zorunda kalması benim için en ağır yüklerden biridir.
Bu nedenle talebim yalnızca kendim için değil, ailemin yaşadığı mağduriyetin de görülmesi ve dikkate alınmasıdır."
@SHOTGUNvsSTUFF@sarinma38@bosunatiklama kravatı takar jilet gibi takım elbiseyi çeker haksız tahrik bilmem ne 3-5 aya çıkar... sonra ölen gencin babası tutuklanır ...
Sevgili Beylikdüzülü komşularım, o güçlü alkışlarınızı Silivri’den duydum. Mübarek Kadir Gecesi’nde ettiğiniz o güzel duaları tüm kalbimde hissettim… Allah sizlerden razı olsun.
Beylikdüzü 11. Hayırlı İftar Sofrası’nda sesimi duyuran kıymetli eşim @zecalik’a, ilk günden bu yana beni anan, dualar eden herkese yürekten teşekkür ediyorum.
Kadir Gecemiz mübarek olsun, tüm yurttaşlarımızın duaları, ibadetleri kabul olsun.
Mehmet Murat Çalık
Silivri Cezaevi
Ekrem İmamoğlu, “Biraz mertliğiniz varsa bu insanları bırakın. Benimle tek başıma mücadele edin. Ben sizi 4 defa yendim, 5 değil 7 defa yeneceğim” diyerek heyet salondan ayrıldı.
Duruşma sona erdi.