Bu babanın hikayesi gerçekten sahiplenme gerektiriyor…
A101 yanıt vermek ve gereğini yapmak zorunda. Lütfen okuyun ve desteğinizi esirgemeyin.
@A101İletişim
Bir değil, 2 değil, 3 değil, tam 4 kez yüksek mahkemelerin ihlal kararıyla aklanan, 10 yıldır cezaevinde Rehin tutulan, Türkiye de ötekileştırılen milyonların umudu, zalimlerin kabusu olan, sayın selahattin Demirtaş'ı serbest bırakın.!
#SelahattinDemirtaşaÖzgürlük 🕊🌿🤍
Halk Tv'den ayrılan
Seda Selek'i
Sorel Dağıstanlı'yı
Remziye Demirkol'u
Gözde Şeker'i
Buket Güler Ozan'ı
Tanıyan ve hepsinin birçok programına konuk olan biri olarak şunu söyleyebilirim ki adı geçen arkadaşlarların hiçbiri editöryal bask��ya boyun eğecek insanlar değil
Hepsi de onurlu gazeteciler.
Yolunuz açık olsun arkadaşlar.
Göstermiş olduğunuz bu dayanışma umarım herkese örnek olur.
@SedaSelek1
@soreldagistanli
@r_demirkol
@gozdeseker
@buketguler
Halk TV’den ayrıldım.
Aslında dün duyurduğum gibi yayında vedalaşmayı istiyordum.
Ama mümkün olmadı.
Yayına çıkamayacağımı tesadüfen öğrendiğim gibi, seyirciyle vedalaşma konusundaki ısrarım da karşılık bulmadı.
Ne yapalım, böyle oldu…
3 yıl boyunca bazen sabahın köründe, bazen gece yarılarına kadar sizinle Halk TV ekranında buluştuk. Stüdyodan, kurultay salonlarından, deprem bölgesinden, savaşın orta yerinden ya da cezaevi önlerinden size gerçeği anlatmaya, aktarmaya çalıştım. Yetemediğim, yetişemediğim kim varsa özür dilerim.
Bu 3 yılda Halk TV çatısı altında omuz omuza mücadele ettiğim dostlarıma, zor günde de mutlu günde de desteğini esirgemeyen benzersiz Halk TV izleyicisine sonsuz teşekkür.
Bu akşam ekrandan veda etmeyi en çok cezaevlerine sesimi ulaştırabilmek için istemiştim. Silivri’ye, Edirne’ye, Buca’ya, Kandıra’ya, Bakırköy’e, Metris’e mahsus selam. İmkanı olanın elden ele iletmesini rica ederim.
Teşekkür ederim, hoşça kalın.
🚨İran'da idam cezası 3.kez onanan Kürt tutsak, kamuoyuna mektup yazdı
📌İdam cezasını duymak çoğu insan için çok zor bir durumdur. Hiçbir insan bunu kaldıramaz.
📌Tüm halkımdan, dünyadaki tüm onurlu Kürtlerden ricam, sesimi duyurmalarıdır.
📌Benim ilk ‘suçum’ Kürt olmamdır.
VALİNİN OĞLU gariban bir kıza tecavüz edip öldürüyor!
VALİNİN KORUMASI kızı gömüyor!
VALİ aileyi kandırarak kızın telefonunun sim kartını alıyor, beslediği bir BİLİŞİMCİ POLİSE şifresini kırdırıp mesajlarını sildiriyor, ondan sonra emniyete teslim ediyor!
VALİ kolluk kuvvetlerini yanlış yönlendirerek, Gülistan'ı aylarca yanlış yerlerde arattırıyor!
Vicdan sahibi insanlar #GülistanDokuNerede diye aylarca , yıllarca soruyor!
VALİ hükümet tarafından atanmış,
VALİNİN KORUMASI hükümet tarafından atanmış,
POLİS devlet memuru,
vali için delil karartan onlarca devlet memuru var ama biz bunu siyasete malzeme etmeyelim öyle mi?
Siz ne kadar aşağılık bir kavim çıktınız lan!!!
Vali, Rojin henüz otopsideyken sen hangi bilgiye belgeye kanıya dayanıpta intihar etti diyip örtpas etmeye çalıştın!
Hangi yüzle gidip çocuklarının yüzüne bakıyorsun.
@valiozanbalci75#RojinAdalet
Halk TV de ne yazık ki yine kendine “muhalif” diyen Sözcü TV gibi bir
işçi/gazeteci kıyma makinesine dönüşmüş durumda.
Çalışırken yokluk, yoksulluk ve güvencesizlikle sınadıkları gazetecileri eleştirdi diye, kendini ifade etti diye, talep etti diye yahut yönetenlerin canları öyle istedi diye kapının önüne koyuveriyorlar.
Bu gidişatı ancak bir yurttaş tepkisi durdurabilir.
Malum söz konusu kanal ben ve benim gibi sosyalistlere kapalı, sadece ehli gördükleri muhalefetin belli isimlerine ekranlarını açıyorlar. Çoğunlukla da döndür döndür muhalefet diye sağ figürlerle dolduruyorlar ekranlarını.
Ancak yayınlara çıkan demokrat, muhalif isimler bu tutumundan geri adım atana kadar kanala çıkmayı reddedebilir, yurttaşlar ise kendilerinden gördükleri için (en azından kötüsünün iyisidir diye gördükleri) izledikleri Halk TV’yi çeşitli boykot yöntemleriyle hakka, hukuka ve adalete davet edebilir.
Yurttaşlık eğer harekete geçirebilirsek elimizdeki en önemli ve dönüştürücü yaptırım.
Gazeteci arkadaşımıza da geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum.
Babamın ölüm yıldönümünde neden hep aynı fotoğrafı paylaştığımı soranlar oluyor.
Cevap çok basit.
Başka fotoğrafımız yok.
Çünkü bizim hayatımız, sıradan bir baba oğul hikâyesi değildi. Bu ülkenin yakın tarihinde yaşananların bir parçasıydı. 1980 darbesinden sonra ailemiz, yıllarca cezaevi kapılarıyla, görüş günleriyle ve yasaklarla sınandı.
Ben çocukluğumu parklarda değil, cezaevi kapısında, koridorlarında geçirdim.
Ya babam içerideydi ya da ağabeylerimden biri. Özgürlük, bizim için hep ertelenmiş bir kelime oldu.
Bu yüzden birlikte çekilmiş fotoğraflarımız yok.
Çünkü birlikte yaşayabildiğimiz hayat, yarım bırakıldı.
O tek fotoğraf; bir babayla bir çocuğun hatırasından çok daha fazlası.
Bir dönemin, bir kırılmanın, bir adaletsizliğin sessiz tanığı.
Babamı 16 yaşımda kaybettim.
Bugün de aynı fotoğrafı paylaşıyorum.
Çünkü başka fotoğrafım yok.
Çünkü bu ülkede bazı hikâyelerin yazılmasına bazı fotoğrafların çoğalmasına izin verilmedi.
platin takıldığı ve basit tedaviyle iyileşebilecek kırıklara gereksiz ameliyatlarla müdahale edildiği ortaya çıktı
Olayı ortaya çıkaran doktor medikal şirketlerle anlaştıklarını iddia ettiği meslektaşları hakkında soruşturma başlatıldığını ancak ilerleme kaydedilmediğini söyledi.
NE OLACAK BU MİLLETİN HALİ,,,
Diyarbakır Selahattin Eyyübi Devlet Hastanesi’nin Ortopedi Servisi’nde görev yapan bir doktor, ameliyat ve platin kullanımındaki artışı fark ederek hastaların röntgenlerini inceledi.
İnceleme sonucunda, en az 75 hastanın sağlam kemiklerine gereksiz
Amedspor’a ve takım kaptanı Çekdar Orhan’a yönelik olarak Türkiye Futbol Federasyonu tarafından başlatılan disiplin süreci, yalnızca spor hukukunun değil, toplumsal hafızanın ve vicdanın da cezalandırılmak istendiğini göstermektedir.
"Saç örme” hareketi, rastgele ya da provokatif bir eylem değildir. Bu, Kobane’de küresel vahşet örgütü IŞİD tarafından katledilen ve örülü saçları kesilerek teşhir edilen bir kadının ardından, kadınlara yönelik vahşete karşı yükselen onurlu bir itirazın sembolü olarak ortaya çıkmıştır.
Bir futbolcunun, sahada attığı gol sonrası bu sembolik hareketi yapmasının “ideolojik propaganda” olarak değerlendirilmesi; hem tarihsel gerçekliğin inkârıdır hem de kadınlara yönelik insanlık suçlarına karşı gösterilen dayanışmanın kriminalize edilmesidir. Bu yaklaşım, hukuki olmaktan ziyade siyasal ve ayrımcı bir refleksin ürünüdür.
Futbol sahaları, toplumsal travmaların inkâr edildiği değil; barışın, hafızanın ve dayanışmanın güçlendiği alanlar olmalıdır. Türkiye Futbol Federasyonu’nu ve PFDK’yi, Anayasaya, ifade özgürlüğüne, insan haklarına ve evrensel spor hukukuna uygun davranmaya çağırıyorum.
Bu hukuksuz sürecin takipçisi olacağız; hafızayı, dayanışmayı ve insan onurunu savunmaktan asla vazgeçmeyeceğiz.
#Amedspor #ÇekdarOrhan
Diyarbakır’da küçükler voleybol liginde namağlup şampiyon olan Kayapınar Belediyesporlu sporcular, Rojavalı kadınlara destek için saçlarını ördü
https://t.co/FJIdmXhnDa