SİZDEN GELENLER...
YER-KAYSERİ @KayseriEmniyeti
4 evlat yetim kaldı...😔
Kayseri Erkilet Karakolu’nda görev yapan bir meslektaşımız daha bitmeyen ek görevler, kapatılan izinler ve çakma 12-36 adı verilen kölelik düzeni yüzünden evine varır varmaz kalp krizi geçirip hayatını kaybetti...
Geceyi gündüze katan, sosyal hayatı silinen, ruhen ve bedenen tüketilen polislerin feryadını ne zaman duyacaksınız?
Verilmeyen hakların, tükenen hayatların hesabını kim verecek?
Rahmetli abimize Allah’tan rahmet, kederli ailesine sabır diliyoruz...
O 4 yetim çocuğa sahip çıkmak hepimizin boynunun borcu olmalıdır...
Bu düzen böyle can almaya devam edemez...
Silkelenip kendinize gelin artık...😔 KOLLUK-DER
@RTErdogan@tcbestepe@mustafaciftcitr@TC_icisleri@EmniyetGM
"Kendisine güvenen şifresini vermeli, mesela benim telefonumu gelip alsın savcı"
Bu sözlerin sahibi Cem Küçük, savcılıkta telefonunun şifresini vermeyi reddetti.
12/36 sistemi ucu açık düzenlemelerle yine amirlerin, müdürlerin, valilerin keyfiyetine teslim edilir..
Esnek sistem keyfiyet yaratır...
Haftalık 40 saati aşan her mesainin ücreti verilirse işte o zaman memurun hakkı korunur ve keyfiyetin önüne geçilir...
İş paraya dökülsün bakın bakalım polisi kılı kırk yarmadan, keyfi şekilde çalıştırabiliyorlar mı?
Polise zam, özlük haklarında iyileştirme ve çalışma şartlarının düzeltildiğini sürekli müjdeleyen sözde basın ile troller yine yoğun faaliyette.
Her iki-üç ayda bir aynı senaryoyu izliyoruz.
Ocak, Şubat, Haziran, Kasım…
Tarihler belirleniyor, müjdeler sıralanıyor, manşetler atılıyor.
İlk müjdemi ben 1990’larda aldım.
2003’te “çalışmalar başladı” dendi.
2005’te çalışmalar arttı.
2008’de “oldu olacak” denildi.
2013’te çalışmaların çalışmaları başladı.
2017’de ısrarla devam edildi.
2021’de çalışmalar acayip bir şekilde hızlandı.
2023’te boyut değiştirdi.
2025’te kurullar oluşturuldu, komisyonlar kuruldu.
2026’da ise çalışmalar “çok çok yoğun” hale geldi.
Yıllardır aynı film dönüyor.
Müjde veren trollere ve kalemlere şunu net söylemek istiyorum:
Polislerin müjdelere karnı o kadar tok ki, artık “bööö” geldi.
Yazdığınızı bir araştırın, ondan sonra yazın.
Polis ne istiyor?
Tüm kamu çalışanlarının onlarca yıldır aldığı haklarla eşitlenmek istiyor.
Aylık 100-120 saat çalıştığı halde karşılığını alamadığı fazla mesaisini istiyor.
Kamuda çalışan diğer personelin aldığı saat başı ücreti istiyor.
Yaptığı işin riski, ağır ve tehlikeli çalışma şartları, uzun mesailer, gece nöbetleri, resmi tatillerdeki ekstra yük ve fazla mesai ücreti…
Bunları anlatmaya daha sıra bile gelmiyor.
Bunca sıkıntı yetmiyor gibi iki-üç ayda bir utanmadan, sıkılmadan “müjde” diye tüm toplumun önüne polisi atıyorsunuz.
Sanki her şey hallolmuş gibi, sanki sorunlar çözülmüş gibi…
Toplumun içinde çalıştığının karşılığını alamayan, değeri anlaşılmayan, kıymeti bilinmeyen polisler tükenişte.
Haberiniz olsun.
#Polis
@eczayseozer 30 yıldır verilecek deniliyor verilen YOK ayrıca öğretmene hemşireye verildi sesiniz çıkmadı ayrıca gece 120 saat gündüz 120 saat ekgorevle 280 saat çalışıyor en düşük maaş polisin bı bırakın polusin peşini algıyı başka meslek gruplarında yapın
KAMUOYUNA SAYGIYLA DUYURULUR
Disiplin soruşturması yürüten kamu görevlilerinin en temel yükümlülüklerinden biri; soruşturmanın tarafsızlık, objektiflik ve hukuka uygunluk ilkeleri çerçevesinde yürütülmesi, hakkında soruşturma yapılan memurun lehine ve aleyhine olan tüm delillerin eksiksiz şekilde toplanması, değerlendirilmesi ve soruşturma raporunda hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde ortaya konulmasıdır...
Ancak bazı polis başmüfettişleri tarafından yürütülen soruşturmalarda, bu açık hukuki yükümlülüklerin nasıl ihlal edildiğini; lehine olan delillerin nasıl görmezden gelindiğini, eksik inceleme ve taraflı değerlendirmelerle nasıl gerçeğin üzerinin örtülmeye çalışıldığını, belgeleriyle birlikte kamuoyunun bilgisine sunacağım...
Görevin gerektirdiği tarafsızlık ve objektiflik ilkelerine aykırı hareket edilmesi; yalnızca hakkında işlem yapılan personelin mağduriyetine değil, aynı zamanda kamu hizmetinin güvenilirliğine, devlet kurumlarının itibarına ve kamu kaynaklarının korunmasına da doğrudan zarar vermektedir...
Hukuka aykırı, eksik veya taraflı yürütülen her soruşturmanın; idarenin ve devletin maddi ve manevi zarara uğramasına, kamu kaynaklarının gereksiz yere kullanılmasına ve personelin hak kaybına neden olduğu unutulmamalıdır...
Bu kapsamda, ilgili kişilerin görevlerini hangi şekilde yerine getirmediğini, hangi hususları göz ardı ettiğini ve ortaya çıkan hukuki sonuçları belgeleriyle birlikte Cuma günü saat 21.00'de X platformu üzerinden gerçekleştireceğim canlı yayında kamuoyunun takdirine sunacağım...
Tüm meslektaşlarımızdan, hak ve adalet mücadelesine duyarlı vatandaşlarımızdan canlı yayına katılmalarını ve bu açıklamanın daha geniş kitlelere ulaşması için çevreleriyle paylaşmalarını önemle rica ediyorum...
Ayrıca yine Sayın İçişleri Bakanımız, Sayın Adalet Bakanımız ve HSK Başkanlığının bu canlı yayını veya kaydını izlemelerini özellikle rica ediyorum...
Bu mesele şahsi bir mesele değildir...
Bu mesele; hukukun üstünlüğünün, kamu görevinin gerektirdiği tarafsızlığın, devletimizin itibarının ve kaynaklarının, teşkilat mensuplarının haklarının korunması meselesidir...
@RTErdogan@tcbestepe@mustafaciftcitr@TC_icisleri@abakingurlek@adalet_bakanlik@HSKKurumsal
NATO’da polis. Depremde polis. Seçimde polis. Salgında polis. Afette polis. Her olayda görev var. Peki fazla mesai neden yok? Polisler de diğer kamu görevlileri gibi 160 saatin üzerindeki çalışmaları için fazla mesai ücreti almalıdır. #PolisGeçinemiyor
@mkulunk Sayın @mkulunk bakın 2025 yılında 500 bine yakın öğretmene baş/uzman adı altında 10-20 k iyileştirme ayrıca hemşirelere gece tazminatı ve ek mesai 10-20k iyileştirmeler yapıldı ama 280 saat çalışan polise gelince maliye ödenek olmuyor neden?niçin? polis üvey evlat mı,
Yeni Şafak Haberine göre;
12-36 mesai sistemi Eylül'de,Polislerin çalışma düzenine ilişkin 12-36 sistemine geçmeyi planladıklarını söyleyen Çiftçi,“Eylül ayı gibi 12-36 çalışma sistemine geçme düşüncemiz var. Yaz tatilinin sona ermesiyle birlikte sistemi uygulamaya geçirmek istiyoruz. Fazla çalışma ücretlerini 2027 itibarıyla düzenlemeyi planlıyoruz. Maliye ile görüşmelerimizi bu doğrultuda yaptık. 12-36 sistemine geçtiğimizde fazla çalışma saatleri azalacak ve fazla çalışma ücretlerinin ödenebilir bir seviyeye gelmesi mümkün olacak” diye konuştu. Polis lojmanlarıyla ilgili de konuşan Çiftçi, emniyet personelinin barınma sorununu çözmek amacıyla ilk etapta İstanbul’da 600 lojman alınacağını, sayının ilerleyen dönemde artırılacağını söyledi. TOKİ veya başka kurumlar aracılığıyla anlaşma yapılmasının da seçenekler arasında olduğunu ifade etti.
https://t.co/lYMDb4sai4
@samiltayyar27 2025 yılında öğretmen hemşire imam 10-20k iyileştirme yaptınız yaklaşık 2 yıldır ek olarak alıyorlar ama 280 saate yakın çalışan polise gelince maliye olumlu gelmiyor , sizlerde sanki devamlı iyileştirme yapılacak diyorsunuz ama hep "çalışmalar devam ediyor" denilip aspirin verin
Değerli Meslektaşlarım,
İçişleri Bakanımız, 25 Nisan 2026 tarihinde 1 Ocak 2027 yılından itibaren polise fazla çalışma ücretinin ödenmesi konusunda mutabakata vardık diye açıklama yapmıştı.
Bu sözün gerçekleşmesi durumunda geleceğe yönelik herkes fazla çalışmalarının karşılığı ödenmesinde fazla çalışma ücretinden yararlanacaktır. Peki geriye dönük fazla çalışmalarının karşılığının ödenmesi mümkün olacak mı?
Sadece ve sadece yasa çıkmadan önce "Geriye dönük 5 yıllık hak edişlerim saklı kalmak kaydıyla ve ../../2026 tarihinden bu tarafa diyerek verilen dilekçeler ve açılan davalar müstesna olacaktır.
Fazla Çalışma Ücretine dair Ya YARGI ile ya YASAMA ile hakkımızı alacağız diye uzun zamandır yazıyorum. Yasa falan çıkmaz diyen yüzbinlerce meslektaş olabilir.
Peki ya çıkarsa ?
Göç İdaresi'nin mültecisini polise yık...
Adalet Bakanlığı'nın denetimli serbestlik imzasını polise kitle...
Lojmanını polise korut...
Sağlık ve Adalet Bakanlığı'nın psikiyatrik hastasını polise taşıt...
Nüfus Müdürlüğünün evrak kürek işlerini polise kitle...
Belediyenin kaçan danasından başıboş köpeğine polisi koştur...
Yetmesin, zengin mekanların kapısına polisi badigart yap...
Bir de masa başındaki amirlerin bilgi notu saçmalığıyla ilgili elli kere yazdırıp adamın ömrünü çürüt..
Polisi devlete bedava amele, kurumlara joker, zengine kapı kulu yaptınız..
Teşkilatı angaryayla felç edip sokağı suçluya teslim ettiniz...
Beceriksiz ve, sorumluluktan kaçan kurumlar ve kişiler polisin sırtından defolun gidin artık..! YETER..!
Umarım yazdığınız yazının yüzde ellisi hayata geçer.
Şu ana kadar ne mali ne sosyal ne de çalışma şartları ile ilgili atılmış net bir adım yok.
Polisler özellikle toplu sözleşme görüşmeleri başladığından günümüze kadar her alanda geriye gittiler.
Yazdığınız yazıyla çizdiğiniz çerçeveye bakınca tüm sorunların çözümüne başlanmış gibi algı oluşturmuşsunuz.
Hep birlikte izleyeceğiz nelerin yapılıp nelerin yapılmadığını.
Polis geçinemiyor, maaşının yarısı kira ödemesine gidiyor. Maaşı diğer kurumlar karşısında eriyor. Bir ayda 160 saat çalışsa da, 300 saat çalışsada aynı maaşı alıyor. Bu adil bir ücret ödemesi değil.
Aşağıda polis imizin yaşadığı kimin küçük gözüken kimi büyük olarak bilinen meselelerin çözüme kavuşturulması polisimizin moral ve motivasyonunu çok daha yukarıya çekecektir ve bu bizim özellikle yeni nesil suç kavramının ve yeni nesil suç örgütlerinin ortaya çıktığı bir süreçte beraberinde sokakların polisin hakimiyetinden uzaklaşıp çetelerinin hakimiyetine dönme riskinin bütün dünyada yaşandığı bir zaman diliminde çok ama çok daha önemli olacaktır
DİKKAT!
Bizler yıllardır anlatmaya çalışıyoruz. Polis arkadaşlarımız hem mali hem sosyal haklarda hak ettiğini alamıyor.
Sayın @mkulunk Bey de defalarca Akşama not, Dikkat! diyerek konuya dikkat çekmeye çalıştı.
Artık kronik hale gelmiş sorunları yok saymak, gözardı etmek sorunların varlığını ortadan kaldırmıyor, aksine daha da derinleştiriyor.
Polis arkadaşlarımız adalet ve eşitlik istiyor.
Geç kalınmış adımların hızlıca atılması önemlidir.
Her olayda en önde can siperane çalışan polislerimizi duymalı ve sorunlarını çözmelisiniz.
Buyrun beraber okuyalım ve beraber düşünelim.
Polislik, mesai saati olan bir meslek değil; gerektiğinde gece gündüz fedakârlık gerektiren kutsal bir görevdir. Ancak fedakârlık, sınırsız çalışma ve tükenmişlik anlamına gelmemelidir.
Bugün polislerimizin yaşadığı başlıca sorunlar şunlardır:
* Polislikte çoğu zaman belirli bir mesai saati kavramı bulunmamaktadır.
* Akşam saat 18.00’de göreve başlayacak personele, öğle saatlerinden itibaren ek görev verilmekte; o görev tamamlandıktan sonra aynı personel gece boyunca kendi asli görevine devam etmektedir.
* Akşam 18.00’de başlayıp sabah 08.00’de mesaisini bitiren polisler, birkaç saat dinlenmeye bile fırsat bulamadan saatler süren ve çoğu zaman ayakta yerine getirilen başka görevlere gönderilmektedir.
* Milli ve dini bayramlarda tüm kamu çalışanları izin kullanırken polisler görev yapmaya devam etmektedir. Buna rağmen bu çalışılan tatil günleri daha sonra izin olarak telafi edilmemektedir.
* Bayramlarda izin kullanamayan polisler, aksine normal günlerden daha yoğun çalıştırılmaktadır.