madem bu kadar net bir ahlaki pozisyona sahipsin, bunun gerçek hayattaki karşılığı nerede? git ve evlat edin.
hemen şu an edinemiyor musun?
o zaman bir başkasının hikayesine anlatı kurma.
birinin başka birinin gerçek bir trajik kararının içine girip kendi ahlaki kimliğini kurmasından daha ayıp ne olabilir bilmiyorum. bence artık insanlar kendilerinin de insan olduğunu unutup kendi kafasındaki etik hikayeyle ilişki kuruyor ve bu bir tür delilik.
nafaka kaldırılmadı.
süresiz nafaka kaldırıldı.
kaldırılmalıydı da zaten.
kadınlar sadece hangi tarafta duracaklarını belirliyorlar ve somut düzenlemenin ne olduğunu anlamadan, kendi zihinlerindeki daha büyük hikayeye tepki veriyorlar. çok tuhaf gerçekten.
kulağa çok hoş geliyor fakat sürekli ideal bir figürle yaşama hali çok tedirgin edici. bir ilişkinin hayranlık üzerine kurulmasını çok yorucu ve tüketici buluyorum.
@rimbaudpound anladım verdiğiniz örneği fakat bu birinci dereceden ilgilendiren kişi için de sorun olmuyor. eğer o erkek güçlüyse partneri tolere edebiliyor fakat görece güçsüz bir erkekse partneri pek katlanmıyor. nasıl diyeyim? kadınlar da seçiyor bu adamları. maalesef.
@zatensaksi hiç böyle düşünmüyorum. meselenin düşünsel açmazlarını düşünmeyi severim. kişinin hangi amaçla söylediği üzerine düşünmek niyet okumaya girer ve sevmem.
fakat benliklerini parçaladı ve ortaya ahlaki bir düşüş manzarası çıktı. erkek şiddetinin bir aşırılık değil bizzat sistem tarafından entegre edildiğini en iyi anlatan filmlerden biridir kanımca ve benim de en sevdiğim bergman filmidir.
dursun burada.
izleyin isterim.🌱
dişisini, kabilesini ve daha sonraki zamanlarda ülkesini koruma görevi erkeğe düştü. şiddet uygulayıcısı rolünü alan erkeklerin biriktirdiği öfkeyi hediye ettiği biricik kadınlar oluştu. savaş veyahut şiddet onları doğrudan yok etmedi, https://t.co/iFE5mkx1gx
başarılı erkekler, özel hayatlarında iyi olmak için gerekli olan sosyal baskıyı ve zorunluluğu daha az hissediyor. çünkü zaten başka bir alanda o kadar büyük bir değer üretmiş oluyorlar ki, toplum onlara olağan insanlara uyguladığı ahlaki ölçüyü aynı sertlikle uygulamıyor.
Einstein’s relationship with his wife Elsa Einstein (not Else) was complicated and controversial. Elsa was his second wife and also his first cousin. They married in 1919, after Einstein divorced his first wife Mileva Maric, who was a physicist and mathematician. Einstein had an affair with Elsa while he was still married to Mileva, and he also cheated on Elsa with his secretary Betty Neumann.
Elsa was a loyal and supportive partner to Einstein, who often acted as his gatekeeper and protected him from unwanted visitors. She also helped him build their summer house in Caputh, near Berlin. She accompanied him on his travels and nursed him when he was ill. However, their marriage was not based on mutual respect or affection, but rather on convenience and necessity. Einstein treated Elsa as an inferior and did not share his scientific interests or discoveries with her. He also imposed strict rules on her, such as not expecting any intimacy from him or leaving his room when he asked her to.
Elsa died in 1936 from heart and kidney problems. Einstein was saddened by her death, but he did not attend her funeral. He continued to have affairs with other women until his own death in 1955.
📷 Public Domain Image/Courtesy of LOC
erkeklerin sürekli performans göstermek zorunda kaldığı, yorulamadığı, dağılamadığı, amaçsız kalamadığı bir dünyaya sıkıştırıyoruz aslında onları.
ve hep söylüyorum, patriyarka şefkatini en çok da erkeklerden esirgiyor.
Seda Sayan: "Uyuyan adamdan nefret ediyorum.
Adam dediğin sabah kalkar gider.
Emekli de olsa gidecek, ben onu uğurlayacağım, çıkacak evden ve gelecek.
Köşe yastığı gibi oturduğu yerde kaykılıp uyumayacak." (Kafa TV)
insan bağ kurmadan, bir şeye yatırım yapmadan, duygusal enerjisini bir insana ya da bir canlıya sabitlemeden uzun süre iyi kalabilen bir varlık değil. salt özgürlükle değil, bağlılıkla da stabilize oluyoruz çünkü.
eski evimde beş sene yaşadım ve beş koca yılda beş kez yemek yapmamışımdır. yeni evimde yemek yapacağım ve sağlıklı besleneceğim diye kendime söz verdim.
tutuyorum. :)
@CagriKent her ne kadar eşitlikten yana söylemler geliştirsek bile, arzularımız çok ilkel çalışıyor. ben de maalesef ki çalışkan ve görece güçlü erkeklerden hoşlanıyorum. bu bir tür haksızlık. hayatımdaki partnerime yorulma ve örselenme hakkı tanımalıyım.
@CagriKent bundan bahsetmedim ama ben?
mesele seda sayan’ı savunmak ya da savunmamak değil. patriyarkanın her daim kadınları mağdur ettiği fikrine dayanırken, erkekleri de başka türlü mağdur ettiğini yazdım. seda sayan’ı savunmak başka bir konunun başlığı.