Ricamızdır…
Görenler görmeyenlere göstersin, duyanlar duymayanlara anlatsın:
Seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel, yarın Cumhuriyetimizin kalbi Ankara’da partililerimizle, halkımızla bayramlaşıyor.
Milletimiz neredeyse biz oradayız.
Makamlarda, taş binalarda değil, milletimizin yanındayız!
Bekliyoruz…
🗓️ 30 Mayıs Cumartesi
🕗 14.00
📍 Babaocağı Ankara İl Başkanlığı Binası / Güvenpark
Makamlar sizin, sokaklar, parklar, meydanlar bizim!
Seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel, bayramın dördüncü günü örgütümüzle, partililerimizle, vatandaşlarımızla bayramlaşıyor.
Bekliyoruz…
🗓️ 30 Mayıs Cumartesi
🕗 14.00
📍 Babaocağı Ankara İl Başkanlığı Binası / Güvenpark
Otobüs kaldıracak imkanımız yok.
Sosyal medya hesapları kapatıldı.
SMS atmak için dahi daha sistem kuramadık.
Tek güvencemiz halk…
Cumartesi
14.00
Güvenpark
tarihi bir gündü ve tomanın üstüne çıktığı fotoğrafla birlikte bugünün tarihi görüntüsü buydu. o kadar yağmura çamura rağmen yüzlerce kişi eklenerek kilometrelerce yüründü.
Cumhuriyet Halk Partisi’ni kimin yöneteceğine, Ak Parti Yargı Kolları değil, Cumhuriyet Halk Partililer karar verene kadar bu binadayım, hiçbir yere gitmiyorum.
Majestelerinin muhalefeti olmayı reddediyoruz.
Teslim olmayacağız!
Bu darbe CHP’nin meselesi değildir.
Mesele milletin meselesidir!
Bu akşam, ülkesini seven herkesi direnmeye, tarihi yeniden yazmaya davet ediyorum!
CHP Genel Merkezi | 20.30
I say this with a heavy heart. The Erdoğan regime has now used captured courts to stage a judicial coup against the CHP, my political home and Türkiye’s oldest party.
Using the judiciary to replace a party’s democratically elected leadership carries no legitimacy. This is a blatant attempt to reshape political competition through the courts.
What happened today goes far beyond one party. It is an attack on the will of the people, on democracy, on the Republic, and on the foundations of the constitutional order.
Türkiye has seen too many moments when law was weaponized to redesign politics and this must not become another one.
This act is no longer only about party politics. The people of Türkiye must now stand together for their country.
We will not yield. Together, we will defend our party, our democracy, and our Republic.
bir gece, hiçbir hukuki gerekçeye dayanmayan bir kararla bir üniversiteyi kapatıp 25 bin öğrenciyi altyapısı bile olmayan başka bir okula devretmeye “ülke yönetmek” denemez. imamoğlu 'artık hiç kimsenin diplomasının güvencesi yok' dediğinde aslında tam da bu keyfiyeti anlatıyordu
Davanın üçüncü haftasının ilk gününü geride bıraktık. İnsanlar, yalnızca dedikodulara ve beyanlara cevap verebilmek için tam bir yıldır özgürlüklerinden mahrum bırakılıyor.
Ortada ne somut bir delil var ne de yeni bir bulgu. İstenen tüm evraklar ve belgeler zaten ilgili makamların elindeyken, bu belirsizliği bir cezalandırma yöntemine dönüştürmenin hiçbir izahı yoktur.
“Beyanlara dayalı tutuklama yapmıyoruz” diyenlerin, bugün mahkeme salonunda yalnızca soyut iddiaları esas alarak soru sorması; aslında tutuklamaların delillere değil, beyanlara dayandırıldığını açıkça gösteriyor.
Oysa burada söz konusu olanlar, görev sorumluluğu taşıyan insanlar. Belediye başkanları, bürokratlar, avukatlar… Anne olan, baba olan, ailesinden, işinden, hayatından koparılan insanlar…
Bir yıldır tutuklu bulunan bu insanların maruz bırakıldığı belirsizlik, yalnızca onları değil; ailelerini, çocuklarını ve geride kalan hayatları da derinden yaralıyor.
Adalet, söylentilerle değil; somut delille, hukukla ve vicdanla tesis edilir. Toplumun da biz ailelerin de beklediği tek şey budur.