Evvelki yıl dört öğrencinin notunu dönem sonunda yanlış hesaplamışım. Notlar açıklandıktan sonra itirazla farkettik. Her biri için not düzeltme formu doldurdum, tek tek açıklama yazdım. O gece sıkıntıdan uyuyamadım.
@tyleraloevera >goes into majority Indian/Sikh area
>starts blabbing randomly about what is basically the most controversial political issue in their religion and culture
>everyone gets mad at
HAHAHA GUYS I EXPOSED THEM I GOT THEM HAHA
Wemby on people calling him "too emotional" and "gay" for crying on the court
“I think it's first and foremost a fear of judgment. Like this feeling that you have to act a certain way, social codes, I guess. Personally, I refuse to carry the burden of having to hide my emotions.”
(Via @MaximeAubin1 )
Bakın TC, uluslararası başarı kazananı nasıl cezalandırıyor anlatayım.
Dünyanın en prestijli drone yarışması Sky Pixel’de, büyük ödülün (Grand Prize) ardından seçilen 'En İyi 10 Fotoğraf' arasına seçildim. Üstelik bu başarıyı, bugün satışa çıksa kimsenin yüzüne bakmayacağı bir drone ile elde ettim.
Sonuç? Başarı ödülüm olan yeni dronu, yeni gümrük mevzuatı yüzünden bedelinin %80'ine yakın vergi istendiği için teslim alamayacağım! Destek verdikleri isimler yerinde sayarken, kendi tırnaklarıyla dünya listesine girenleri böyle ödüllendiriyor TC!
Başarıyı cezalandıran, başarısızlığı ödüllendiren sisteminiz batsın!
Hapse girdikten sonra babasını kaybetti. Küçüçük çocuklarından biri şu an hukuk okuyor diğeri sanatla uğraşıyor.
Dört duvar arasında geçen koca 10 yıl!
Selahattin Demirtaş'ın son hali:
Yer: Tunceli…
AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nda bir vali, aynı zamanda başmüfettiş…
İddiaya göre;
Milletin parasıyla yapılmış bir Gençlik Merkezi’nde oğluna “özel bir oda” tahsis ediyor.
Uyuşturucu kullanan oğlu, uyuşturucu kullanmayı reddeden Gülistan Doku’ya bu odada tecavüz ediyor.
Daha sonra Gülistan’ı Sarı Saltuk Viyadüğü yakınlarında, Uzi marka bir silahla kafasından vurarak öldürüyor ve Pertek ilçesine bağlı bir köyde gizlice gömüyor.
Valinin koruma polisi de katile yardımcı oluyor.
Bu korkunç cinayetin izlerini yok etmek için devletin tüm imkânları devreye sokuluyor.
Vali, aileyle görüşüp Gülistan’ın SIM kartını alıyor. Bir bilişimci polise SIM kartın şifresini kırdırıp tüm mesajları sildiriyor.
Cinayet delilleri yok edilirken 10 bin dolar harcanıyor; bu da valilik bütçesinden ödeniyor.
Gülistan’ın gömüldüğü yeri bilen vali, kolluk kuvvetlerini farklı bölgelere yönlendirerek aylarca yanlış yerlerde arama yaptırıyor.
Dönemin emniyet müdürü de tüm kamera ve istihbarat verileri elinde olmasına rağmen, aramanın doğru yerde değil, ısrarla baraj gölünde yapılmasını istiyor.
Gülistan’ın tecavüze uğradığına dair hastane kayıtları, hastane başhekimi tarafından siliniyor.
Ve bu doktora Sağlık Bakanlığı “Yılın Doktoru” ödülünü veriyor.
Vali de kendisini, yaptığı “başarılı hizmetlerden dolayı” İl Sağlık Müdürü olarak atıyor.
Bu arada Türkçe Olimpiyatları’na da katılan vali, “Gülüm Benim” şarkısını söyleyen Bangladeşli kıza övgüler yağdırıyor.
Valinin oğlu ise, babasının koruma polisiyle birlikte işlediği cinayetin devlet gücüyle örtülmesinin verdiği güvenle hayatına kaldığı yerden devam ediyor.
Altında BMW 420, lüks tatiller, eğlenceler ve uyuşturucu partileri…
Tunceli’ye kayyım belediye başkanı olarak da atanan vali, bir yandan da çok sayıda ihaleye imza atmaya devam ediyor.
Bu korkunç hikâye, aslında AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nın bir özeti.
“Dicle’nin kıyısında bir kuzuyu kurt kapsa, ondan Ömer sorumludur” diyerek samimi insanların oyunu alıp iktidara gelenlerin inşa ettiği kokuşmuş, hatta topyekûn çürümüş düzenin küçük bir resmi…
Bu korkunç cinayetin üzerinin devlet gücüyle örtüldüğü yıllarda görev yapan Adalet Bakanları, İçişleri Bakanları, savcılar ve diğer tüm yetkililer bugüne kadar tek bir kelime etmediler.
Gülistan’ın ailesinin ahı arşa ulaştı, gözyaşları pınar oldu aktı.
Siz ey sorumlular, gece başınızı yastığa nasıl koyuyorsunuz?
Bir gün hesap vermeyeceğinizi mi sanıyorsunuz?
Ege üniversitesi’ndeki palalılardan birisinin babası savcıymış.
Dün okula saldıranın babası Emniyet Müdürü.
Gülistan Doku’nun 6 yıl sonra ortaya çıkartılan katili Valinin oğlu.
“Keko” falan değiller ülkeye baştan egemen olan güç zehirlenmesinin bir basamak altındaki aynaları.
I have just spoken with Lebanese President Joseph Aoun and Prime Minister Nawaf Salam.
I expressed France’s full solidarity in the face of the indiscriminate strikes carried out by Israel in Lebanon today, which resulted in a very high number of civilian casualties. We condemn these strikes in the strongest possible terms.
They pose a direct threat to the sustainability of the ceasefire that has just been reached. Lebanon must be fully covered by it.
I reiterated the need to preserve Lebanon’s territorial integrity and France’s determination to support the efforts of the Lebanese authorities to uphold the country’s sovereignty and implement the Hezbollah disarmament plan.
İsmail Saymaz: Smokin giymeye başladınız. Niçin?
Murat Övüç: Çünkü ihtar aldık.
Saymaz: Kimden ihtar aldınız? Ne dediler?
Övüç: “Bu hal ve hareketleriniz şu anki şeyimize uygun değil” dediler.
Saymaz: Neyimize?
Övüç: Gidişata veya kimler yönetiyorsa, uygun değil dediler. “Bir daha kadın kıyafeti giyip makyaj yaparak sahneye çıktığınız an sahnenizi iptal edeceğiz” dediler.
Saymaz: Bunu kamu görevlileri mi, siyasetçiler mi söyledi?
Övüç: Üstten insanlar söylediler.
Saymaz: Bürokratlar mı?
Övüç: İsim vermiyorlar ama araya soktukları insanları tanıyoruz.
🚨Süleymancılar, Mersin'de at etini "dana eti" diye kesip halka kavurma diye yedirdi!
▪️4 Şubat'ta Mersin Büyükşehir Belediyesi'nin aşevinde yemek yiyen bir vatandaşın tabağından bir yarış atına ait mikroçip çıktı.
▪️Çipin, Adana Hipodromu'nda yarışlara katılan 4 yaşındaki Smart Lacht isimli İngiliz atına ait olduğu tespit edildi.
▪️Belediye yaptığı açıklamada sorumluluğu tedarikçi firmaya ve Tarım Bakanlığı'na attı. Ancak firmanın adını açıklamaktan kaçındı.
▪️Ben de bizzat Belediye'yi arayarak bilgi almak istedim. Ancak belediye yetkilileri "Açıklama eksik değil, gerekli bilgiler verildi" diyerek firmanın adını yine söylemek istemedi.
▪️Çünkü firma Süleymancılara aitti. CHP'li belediye, kamuoyu önünde Süleymancılarla kavgaya girmek istemedi.
▪️Belediye'nin doğranmış dana eti ihalesini alan firma Toros Gıda'ydı. Müdürü de cemaatin önde gelen isimlerinden Halim Eren.
▪️Halim Eren'in Mersin'de "Toros Market" isimli üç farklı marketi bulunuyor. Ayrıca cemaatin "Akdeniz Toros" isimli bir büyük gıda firması daha bulunuyor.
▪️Ayrıca Halim Eren, Mersin Talebe Yurdu Yaptırma Derneği'nin de başkanı. Bu derneğin de Toroslar ilçesinde bir öğrenci yurdu var. Adı Özel Akbelen Ortaöğretim Erkek Öğrenci Yurdu. Yurtta cemaat üyesi gençler yetiştiriliyor.
▪️Vatandaşın yemeğinden çıkan at eti, bir süre önce sakatlandığı için yarış takviminden çıkarılan Smart Latch'a ait.
▪️Atın bacağı kırıldığı için sahibi onu eski bir jokey olan nakliyeciye bedelsiz veriyor. Nakliyeci de onu bir çiftliğe teslim ediyor.
▪️Ne olduysa bundan sonra oluyor. Cemaatin yöneticileri, sakat olan bu atı alıp kesiyor ve diğer etlerle karıştırıyor. Yani bedelsiz edindiği at eti için, Belediye'den para da alıyor.
▪️İşin bir diğer önemli olan tarafı da şu: Toros Gıda firması, bu etleri yalnızca Mersin Büyükşehir Belediyesi'ne vermiyor. Çok sayıda şirkete ve mekana da et tedariki yapıyor.
▪️Yani Süleymancılar, "helal kesim" ayağına milleti dolandırıyor!
▪️Bu işin içinde olan çiftlik ve Toros Gıda hakkında soruşturma başlatılmalı, halkın sağlığıyla oynayanlar hakkında hukuki işlem yapılmalı.
@adalet_bakanlik@TC_icisleri@abakingurlek@mustafaciftcitr@MersinValiligi