Tarımı, İmam Hatip mezunu Tüccar Tarım Bakanından çok daha iyi bilen bu kardeşimiz bahçesinde maviyemiş (Yaban Mersini) üretiyor.
Toptancının ve büyük şirketlerin elinde oyuncak olduk, devlet nerede diyor
Herşey fıtrat denen oluşum/gelişim programına göre meydana gelir ki,
Yaşanılan sistem içinde,OLAN HİÇBİR ŞEYİN OLMAMA,OLMAYAN HİÇBİR ŞEYİNDE OLMA İHTİMALİ YOKTUR Evrende oluşan herşey,o şeyin birönceki ânının TETİKLEMESİYLE oluşmaktadır.Bir SOFTWARE’in açılımı gibi @AhmedHulusi
Millî ruh, millî güç! 🇹🇷
Türk Silahlı Kuvvetlerimizin korkusuz ve kahraman Mehmetçiklerinden, bu akşam Hollanda karşısında yarı final için mücadele edecek olan #BizimÇocuklar'a mesaj var. A Millî Futbol Takımımızın #EURO2024 'te sağlayacağı her başarı milletimizle birlikte engin dağlarda, amansız denizlerde ve hudutsuz göklerde görev yapan askerlerimizi de sevince boğacak. Haydi Türkiye, hep birlikte zafere! 🇹🇷
#MillîSavunmaBakanlığı
YOLUN SONU…
Düşüncelerimi takip eden, hâlimi merak eden dostlarım için biraz durumumdan söz etmek istiyorum.
Bildiğiniz üzere, ocak ayı başında İstanbul’a geleceğim günün gecesinde yoğun pnomoni eşliğinde ağır bir kalp krizi geçirdim %95 tıkalı aort ve yüzde 20 çalışan kalp ile. Ecel gelmemiş ki, yoğun bakım müdahalesi ve sonrasında stent takımıyla ayağa kaldırdılar NCU Rex hastanesinde.
Son yapılan tetkiklerde ise miyokard enfarktüs sırasında ağır hasar görmüş kalpte iyileşme olmadığını ve durumun geri dönüşsüz olduğunu açıkladılar…
Güzel haber, artık, kalp krizi geçirme ihtimali olmadığımdı!
Kalp geri dönüşsüz yüzde 20 ile çalıştığı için de, bir an içinde ecel geldiğinde durabileceği idi!
Kısacası her an durabilir bir vesile ile, bilerek yaşa, dediler! Ecelini bekle, demek istediler!
Oysa yıllardır hazır olduğum bir şey bedensiz yaşama geçiş!
Rabbime şükürden acizim ki, kafamdaki, dinle, yaşamla, insanın yapısıyla, Kuran’daki metaforların iç yüzleriyle ve daha pek çok konuyla ilgili sorularımın cevaplarını aynel yakin yaşattı. Bir kısmını da sizlerle, kitaplarımla, video sohpetlerimle, twitlerimle KARŞILIKSIZ olarak çok uzun yıllardır paylaştım 1968 den beri.
RUH ismiyle anılan yapının, enerji temelli dalgaboyu ölümsüz bilgi yapı olduğundan başlayarak; her sırrın BEYİNDE olduğunu; beyinin hakikatinin dalgaboyu bilgi yapı olduğunu; onun orijininin de KUANTUM beyin olduğunu uzun yıllar önce yazdım, anlattım; Türkiye’de daha hiç kimse bu konularla ilgilenmezken!
KÂBİR âleminin, beyindeki hologram veri dünyası olduğunu; insanların, şu anda ve kıyâmete kadar bu dünyalarında yaşamakta olacaklarını; insanların bir aradalıklarının, onların farkında olmadan birbirlerini etkilediğini Kurân âyetin dayanarak açıkladım AYNA NÖRONLAR nedeniyle.
Kurân çalışmalarımdan sonra beyin çalışma sistemi ve teori fizik alanındaki bilgi bütünlemeleriyle, Din-Bilim eşleşmelerini izaha muktedir kıldı Rabbim.
Bilim amigdalanın en önemli işlevinin beden sağlığını korumak için KORKU duygusunu açığa çıkartmak olduğunu söylerken; biz, amigdalanın veritabanı alanındaki işlevini açıklayıp, korumacılık alanının, veri tabanının anlık KORUNMASI olduğuna dikkat çekip; kişinin YENİ BİLGİLERİ İNKÂR VEYA REDDİ ARKASINDA AMİGDALANIN ÇALIŞMASINA işaret ettik.
Keşfen tesbit ettiğimiz, ancak, henüz bilimsel dayanağı oluşmamış nice yaşam sırları hakkındaki görüşümüzü ise açıklamaktan kaçındık, çünkü o yüzden, diğer anlattıklarımız da inkâr edilecekti.
Artık, hiç bir beklentim olmaksızın, miras bırakacağım hiç bir dünyalığım olmaksızın, merak ettiğim hiç bir konu olmaksızın ecelimi bekliyorum.
Sizlere tavsiyem ise…
Şu anda beyninizin bilgi tabanına girmiş ne kabulleriniz varsa, içinde yaşamakta olduğunuz quantum beyninizin hologram dünyasında (kâbir âleminizde) kıyâmete kadar yaşamınız devam edecek.
“Herkes ateşini dünyadan beraberinde götürür” hadisinin işaret ettiği üzere, BİLGİ TABANINIZI ARINDIRIN; sizi yakan ateşinizi beraberinizde götürmeyin!
Şunu fark edin ki…
KURÂN’daki veya Hadislerdeki anlayamadığınız hususlar yüzünden oluşan inkârınız, hep anlatılanı birbir kelime tabanlı kabulden oluşmaktadır.
Oysa Kurân ve dillendiricisi olan Resûlullah, zaman üstü olarak ihtiva ettiği bilgileri hep METAFORLAR olarak bizlere bildirmiştir.
Kurân’daki her bildirimin, Resûl a.s.ın her açıklamasının kesin doğru olduğuna keşfimle şahidim. Sizler de METAFORLARI ÇÖZÜP, ANLATILANLARIN PERDE ARKASINI ANLADIĞINIZDA bunu görüp yaşayacaksınız.
Âyet veya hadislerin hangi konuyu, neden, nasıl, hangi ortama veya kişiye, günün hangi şartlarına göre bildirildiğine vukufunuz yoksa, inkarınız, suçlamalarınız bitmez!
Umarım bu güne kadar açıkladıklarım, KURAN ÇÖZÜMÜ adlı çalışmam ve KİTABULLAH DİYOR Kİ isimli Kurân’ın kilit âyetlerine dikkat çeken kitapçığım https://t.co/I7S57dZ5cS da size yararlı olur.
Yaşamınız sevgi yayan CANLARLA OLSUN, ETİKET NE OLURSA OLSUN!
Şimdilik hoşça kalın…
KAZIK YEMEYELİM...!
ÖZEL HASTANEDE MUAYENE OLAMAYAN TÜM SOSYAL GÜVENCESİ OLANLARIN, EMEKLİLERİN DİKKATİNE.!
SOSYAL GÜVENCESİ OLANLAR, EMEKLİLER...
ÇOK ÖNEMLİ... DİKKAT...!
HERHANGİ BİR ÖZEL HASTANEYE GİTTİĞİNİZDE MUHTEMELEN SİZDEN FAZLA PARA ALACAKLAR. OYSA SGK İLE ( Ssk, Bagkur, Emekli Sandığı gibi) ANLAŞMASI OLAN ÖZEL HASTANELERİN ALMASI GEREKEN PARA BELLİ VE ÇOK AZ BİR MİKTAR.
AYNI ZAMANDA TEŞHİS AŞAMASINDA İSTENEN TAHLİL, FİLM GİBİ İŞLEMLER İÇİN İSE 1 KURUŞ BİLE TALEP EDEMEZLER. BUTUN BUNLARA RAGMEN EĞER SİZDEN GEREK MUAYENE GEREKSE TAHLİL VEYA FİLMLER İÇİN PARA İSTENİRSE ÖDEMENİZİ KREDİ KARTI İLE YAPIN, AYRINTILI FATURA İSTEDİĞİNİZİ BELİRTİN VE MUTLAKA FATURANIZI ALIN.
MUAYENE VEYA TEDAVİNİZ OLUN. İŞİNİZ BİTİNCE ELİNİZDEKİ BELGELERLE HER HASTANE İÇİNDE BULUNAN HASTA HAKLARI VEYA MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ BÖLÜMÜNE GİDEREK SİZDEN FAZLA TAHSİL EDİLMİŞ OLAN PARAYI TALEP EDİN. EVELEYİP GEVELEYEBİLİRLER. KONUDAN GERÇEKTEN HABERİNİZ VAR MI YOK MU ONU ANLAMAYA ÇALIŞABİLİRLER.
SAKIN GERİ ADIM ATMAYIN VE EĞER PARANIZI GERİ VERMEZLERSE SGK'YA ŞİKAYET EDECEĞİNİZİ SÖYLEYİN. ŞİKAYET DURUMUNDA HER İŞLEM BAŞINA 5 BİN TL CEZA ÖDEMEK ZORUNDALAR VE ONLAR BU CEZAYI ÖDEMEK YERİNE EMİN OLUN SİZE PARANIZI SEVE SEVE GERİ VERECEKLER.
VE SAKIN BİR DAHA AYNI HASTANEYE GİTMEKTEN DE ÇEKİNMEYİN..
MADEM Kİ SGK İLE ANLAŞMIŞLAR KURALLARA UYMALARI GEREKTİĞİNİ BİLİYORLAR, İŞLERİNE GELMİYORSA ANLAŞMAYI FESH ETSİNLER.
BUNU DA ONLARA SÖYLEYİN. BEN BU HABERİ İLK DUYDUGUMDA TEREDDÜT ETMİŞTİM ANCAK 950 TL LİK İŞLEMİN 900 TL SİNİ GERİ ALINCA INANMANIN ÖTESİNDE ÇOK DA SEVİNDİM. VE YAKLAŞIK 4 AYDIR AYNI HASTANEDE İŞLERİMİ YAPTIRIYORUM,HEPSİ DE BENİ TANIYOR ARTIK.VEZNE BAŞINA GİDİNCE İŞLEMLERİ ONA GÖRE YAPIYORLAR.SESSİZ VE SAKIN. BAŞKALARI DUYMASIN DİYE.
AMA BEN SİZE BUNU DUYURAYIM.
ZULME SESSİZ KALMAK DA ZALIMLİKTİR
RAMAZAN ÖNCESİNDE ÇOK ÖNEMLİ BİR GERÇEĞE DİKKATİNİZİ ÇEKMEK İSTİYORUM..
UZUN YILLAR ÖNCE TÜRKİYE’de ilk defa “RUH” adıyla
işaret edilen şeyin data/bilgi beyin olduğunu; yaşadığımız her şeyin bu beyinin yarattığı hologram dünyada oluştuğunu açıklamıştım.
Nihayet şimdilerde bu hologram dünyamızı simulasyon adıyla farketmeye başladılar… Ve her şey simülasyondur, hayâldir, madde yalnızca ALGIDIR; bu yüzden de din ve ibadet boş şeydir noktasına kaymaya başladılar!
Bir yanda, Allah’tan başka bir şey yok, dolayısıyla ben de Allah’ım fikriyle yaşamın, “sünnetullah”ın realitesinden ayrı düşüp, Allah olduğunu sanan, çıkarlarına çöp batınca da karşındakilerle kavga edenler, her türlü dedikodu ve gıybetle ömür tüketenler…
Diğer yanda da, her şey simülasyon, beynimizdeki hologram, hayal diyerek, “İSLAM DİNİ”nin uyarılarını, önerilerini laubali şekilde elinin tersiyle kenara itenler!
İster beyninin algısına göre madde âleminde yaşadığını kabul et, ister Allah olduğunu düşün, ister de beynindeki simülasyon/hologram dünyanda yaşadığını kabul et, her halukârda SEN BEŞERİYETİNİN GETİRİSİ OLAN FİKİR VE DUYGULAR içinde yaşamaktasın! Bu yüzden de, kızıyorsun, öfkeleniyorsun, üzülüyorsun, sıkılıyorsun, kavga ediyorsun (fikri/fiziki), yanıyorsun!
Kurân, zamana göre değişmez, dönüşmez “SÜNNETULLAH”a yani Allah ismiyle işaret edilendeki sistem prensiplerine dikkat çeker.
“SÜNNETULLAH”, Allah isimlerinin kompozisyonlar şeklindeki açığa çıkış sistematiğine, algılanan her şeyin oluşum mekaniğine işaret eder. Basit misal iki atom oksijen bir atom hidrojenle birleşirse su isimli yapıyı algılarız.
Her etki bir tepkiyi oluşturur. Her oluşum bir an önceki kompozisyonun tetiklemesi sonucu açığa çıkar.
Tüm yaşam, evren kabul ettiğimiz, sonsuz potansiyelin ilk anında gizlidir ve tetikleme sistemiyle, ihtiva ettiği bilgiye göre sayısız kompozisyonlar oluşturarak gelişir, açığa çıkar! Tıpkı spermdeki bilgi ile yumurtadaki bilginin son noktada insan organlarını ve bedenini oluşturma hali gibi.
“İnsan”, hakikatinin ilmi, ruhu denilen data beyni itibariyle ölümsüz varlıktır; hakikatini Allah ismiyle işaret edilen sonsuz özellikler ihtiva eden potansiyeli itibariyle.
İnsanın bedeni ise en gelişmiş hayvan bedenidir, ölümlüdür! Beşeriyetin oluşturucusudur. Beyin veri tabanı önce bedensel bilgilerle dolduğu ve beyindeki sentezler bu bilgilere göre yapıldığı için herkes kendini, “BEN” dediği varlığını bu beden olarak kabullenir. Bu da her insanın ilk varoluşunda “dalalet” üzere olduğu olarak anlatılır. “Dalaletteydin, hidayet ettik/ hakikatinden habersizdin, ölümsüz hakikatini fark ettirdik)!
İBADETİN SÜNNETULLAH İÇİNDEKİ YERİNE GELİNCE..
Kurân, salâtı zorunlu kılmıştır.. Salât YÖNELİŞ demektir! Varlığının hakikati olan RABBİNE, data beynindeki yaratıcı kudret potansiyeline YÖNEL, denmektedir. Allah’a firar et (fefirru ilallah) da bu yönelime dikkat çekmektedir.
Kurân her sağlıklı insana SAVM yani ORUCU zorunlu kılmıştır. Günümüzde aç kalmanın bedene binbir faydası internette sayısız anlatılmaktadır; ama tıpkı namaz gibi, yalnızca bedene faydası yönünden oruç önerilmemiştir!
İBADET DENİLEN EYLEMLER, “İNSAN” adıyla işaret edilen varlığın, kendindeki, BEN BU BEDENİM algısından kurtulup, bedensiz, ölümsüz şuur oluşunu hissetmesi içindir! Bu konudaki tüm metaforik anlatımların özeti budur.
KISACA, DÜNYANDAKİ, SENİ YAKAN ŞEYLERDEN KENDİNİ KURTARMAK İSTİYORSAN, BUNUN YOLU İBADETLERİN SIRRINA ERİP, GEREĞİNİ UYGULAMAKTIR.
İŞTE KURÂN BU AŞAMADA DEVREYE GİRER, “İNSAN”A HAKİKATİNİ HATIRLATMAK ÜZERE! Neler yapması, neleri fark etmesi için.
Lutfen bu bakış açısıyla yeniden değerlendirin Kurânı Kerîm…
KURAN ÇÖZÜMÜ, sırları https://t.co/I7S57dZ5cS da indirilebilir şekilde!
Ramazan bereketiyle gele!
Çoğu kişi bu kelimeyi duyunca öcü görmüş gibi korkar, tarikatlarla bağlantı kurar ve uzaklaşır!
Nedir bu kelime?
ZİKİR !
Peki gerçeği nedir bu kelimenin? Bu isim nerede geçer? O zamanda tarikatlar var mıydı?
ZİKİR KELİMESİNİN TÜRKÇE KARŞILIĞI “HATIRLAMA”DIR.
KURÂN, “HATIRLATMAK” İÇİN BİLDİRİLMİŞ BİLGİDİR.
KURÂN. insana HAKİKATINI/ORİJİNİNİ “HATIRLATMAK” için bildirildiğine göre, ÖNCELİKLE FARK EDELİM Kİ, ZİKİR BİR ÖTE VARLIK, TANRI, İLÂH İÇİN YAPILAN BİR EYLEM DEĞİLDİR!
Kurân ve Resûlullah, Allah ismiyle işaret edilene, kendinden/nefsinden öte bir varlık olarak, iman etmeni yetersiz bulup; geldiği süreçteki müminlere, “EY İMAN EDENLER BEN LİĞİNİZİ YARATAN, HAKİKATİNİZ OLAN (Aminu Billahi) ALLAH’A İMAN EDİN, DEMİŞTİR.
Yani ZİKİR, SİZİN BENLİĞİNİZİN HAKİKATİ, RABBİNİZDİR; bu gerçeği HATIRLA; KENDİNİ geçici bir süre kullanacağın bu beden/binek/araç sanmaktan arındır, HATIRLATMASIDIR.
ALLAH’I ZİKRETMEK, demek, hakikî varlığının RABBİNİN ESMA KOMPOZİSYONU olduğunu unutma; her an varlığındaki tasarrufun ONA ait olduğu HİSSİYATIYLA yaşa ve herkese de bu gözle, bu gerçeğe göre bak, demektir.
Allah adıyla işaret edilenin tüm özelliklerinin potansiyel olarak (Rahman) varlığını oluşturduğunu; ÖLÜMSÜZ OLUŞUNUN NEDENİNİN DE “HAYY” ismiyle işaret edilen bu özellikten kaynaklandığını; ölümsüz varlığının dışardan bir şeye ihtiyacı olmaksızın devam edegideceğine de “KAYYUM” ismiyle işaret edildiğini HATIRLAMAK/ZİKİRDİR.
Günün her saatinde, beyninin bilgi tabanında dışsallık veya bedensellikten kaynaklanan veriler nedeniyle kendini, kullandığın beden sanmaktan kurtulup, VARLIĞININ RABBİNİN ESMASINDAN İBARET OLDUĞUNU HATIRLAMAKTIR Z İ K İ R !
İmanın hakikatı, bunu hissederek yaşamaktır.
Bu yaşamın Kurân’daki tanımı da “daimi salât”tır. Onların şuurlarını yakacak bir ateş de kalmamıştır.
Dünya/beden yaşamındayken Allah’ı Allah’la seyir hâlindedirler.
Seyri billah, seyri meallah!
BM İnsan Hakları Komitesi oturumu sırasında çok sayıda katılımcı, İsrail'in Gazze saldırıları sebebiyle ABD Büyükelçisi Michelle Taylor'a sırtını dönerek protesto etti.