Bir kadının iş yerindeki başarısının, iş yerindeki konumunun, iş yerindeki insanlarla ilişkisinin bir erkeğinkinden farklı olmadığını o minnak egolarınıza öpe öpe öğreticez💋
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, siyasi parti değiştirerek, sandıktaki halk iradesi konusunda büyük büyük laflar eden kimi siyasetçilerin bunu umursamadığını gösterişli biçimde halka haykırmış oldu. Topluma, seçmediği şekilde yönetilmeye alışma idmanı veriliyor.
Hassas kalpler tadilat işine girişmesin...
Ne malzeme alışverişi, ne usta derdi, komşulara verdiğimiz rahatsızlığın bünyede yarattığı stresle boy ölçüşemez.
Hilti çalıştıkça, o sesten, o tozdan ben yok oldum💆🏻♀️
Mahcubiyetten tüm apartmana, hatta yan apartmana kurabiye dağıttım😓
Hayatımda 30 yaş bi kırılma noktasıydı; iş değiştirip, 30 yıldır yaşadığım şehirden istanbul gibi bi kaosun içerisine tek başıma taşınmıştım.
40 yaşıma girerken "bu yaşım da 30 gibi hatırlanmaya değer bi yaş olacak" demiştim.
Oldu😌(kendi sırtını pışpışlayan emoji gelsin)
Mavi Marmara aktivisti Fevziye Şenoğlu ve aktivist Sabiha Baturay, NATO Zirvesi önlemleri kapsamında gece saat 04.00'te evlerine yapılan baskınla gözaltına alındı.
Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan herkese selamlar. Merak eden varsa içten bir şekilde söylüyorum, keyfim yerinde. İlerleyen günlerde façayı bozmamak için iyi hissetmiyorken “iyiyim” diyebilirim. O durumda bir yerlere göz kırpma emojisi koyarım.
Birçok açıdan nostaljik bir deneyim oluyor. Yıllar sonra televizyon izliyorum ve alaturka tuvalet kullanıyorum. Üstüne bir de Dünya Kupası eklenince 2002 yılında maça yetişmek için okuldan eve koşan Çocuk Deniz’e döndüm ama şişman Ronaldo’suz aynı keyfi vermiyor. Bu arada reklamlar iyice sıkıntı olmuş. Kantinden AdBlock istemek için dilekçe yazmayı düşündürdü. Sürekli meşrubat içen Boran Kuzum ve Feyyaz’ı görüyorum. Umarım müstakil bir ev alacak kadar iyi bir kaşeye anlaşmışlardır. Yoksa çekilecek çile değil. Nihat Kahveci’ninkini ev de kurtarmaz. “Kuşkaş ne topçuydu be!” Bir de yağcılık gibi olacak ama TRT 2 çok iyiymiş. İlaçlarıma henüz ulaşamamışken Kiarostami’nin Kirazın Tadı antidepresan gibi imdadıma yetişti yine. Yemekler ODTÜ yemekhanesiyle aynı. Dışarıdayken günde 1,5 öğün yiyordum, burada 3 öğün yiyorum vakit geçsin diye. Diş fırçalama işini de günde ikiye çıkardım, yine vakit geçsin diye. Alaturka tuvalet de daha sağlıklı diye duymuştum. Öyle değilse bile buradan çıkana kadar söylemeyin, motive kakalarımın tadı kaçmasın.
Bildiğiniz gibi kendi isteğimle dönüp teslim olmama rağmen ters kelepçe yapmak istediler. Rızam olmadığını söyledim. Zor kullanarak yaptılar. Şanlı direnişim yaklaşık 4 saniye sürdü. Polisler 2 katım n’apayım? Sonra emniyette birisi, “ya aslında sosyal medyaya içerik üretmek için” demiş olmalı ki; restoranda tam yemek yiyecekken “arkadaşlar bir saniye bozmayın” deyip masanın fotoğrafını çeken influencer tatsızlığında, ters kelepçeli videolarım çekildi; önden, arkadan, yandan. Hepsinde bir şekilde kameramanı bulup sırıttığım için uzak-arka açıyı yayınlayabilmişler.
Yapıcı bir eleştiri: Vatan Emniyet binası dökülüyor. Çalışanlar sıcaktan baygınlık geçiriyordu. Osmanlı’dan kalma klimalar var ve onlar da çalıştırılmıyor. Sadece amirlerin odasında son model klima var. Bu memurlar sırf siz istiyorsunuz diye kendilerine hiçbir zararı olmayan ve hatta belki sempati duydukları insanlara kötü polis rolü yapıyorlar. Duygusal yükü ağır olmalı; müstakil ev verseler yapmam. Bari bir klima alın. Yeri gelmişken söylemeden geçemeyeceğim, bu iki günlük kısa mesaim gösterdi ki Behzat Ç. ve Bir Zamanlar Anadolu’da kurmaca değil belgeselmiş, bütün diyaloglar ve karakterler birebir gerçekmiş.
Uçağa binmeden önce internetteki son dakikalarımda gördüğüm son şey “ailesinin gözüne girmek için kendini yakıyor, yazık!” tarzı yüzeysel psikolojik analizlerdi. Annemin Airbnb’de biblo kırdığı için ağıt yakması ve babamın gerçekten iyi bir baba olması dışında bütün anlattıklarım kurmacadır. Şaka yazabilmek için uydurduğum hayali çatışmalardır. Kişi ve kurumlar gerçek değildir. Mizahi bir yaklaşımdır. Pardon, mahkeme diline alıştım; siz bari şaka açıklattırmayın.
Kendimi bildim bileli hiçbir konuda baskı yapmamış, bana dair beklentiye girmemiş, çöp adam bile çizsem duvara asmış can dostlarımdır ikisi de. Her anne-baba kadar korumacı ve kaygılıdırlar. 2023’teki ilk Harbiye gösterimden sonra bile “Psikolog olsan keşke, boş vakitlerinde stand-up yaparsın” seviyesinde klişe; “yurtdışında İngilizce yapsan olmuyor mu?” diyecek kadar oğullarını gözlerinde büyütmüş insanlardır. Hemfikir olmasalar da bütün saçma kararlarımın arkasında durdular, bu gösteride de öyle olduğunu biliyorum, huzurlarınızda ikisini de öpüyorum.
Bu gösteriyi ne bir karşılık umarak ne de bir an bile cesur hissederek yayınladım. 7 yıl boyunca muhteşem bir hayat yaşadım. 25 yaşıma kadar içedönük, ölümüne karamsar, her şeyden şikâyet eden bir insan olarak; hobi seviyesinde yirmi seyirciye stand-up yapsam yeterince mutlu olacakken yüzlerce gösteride binlerce insanla beraber güldüm, yüzlerce yeni arkadaşım oldu, çok kalabalık ve sevgi dolu hissettim. Üstüne ihtiyacımın çok üstünde para kazandım.
Gencecik insanlar üniversiteleri korumak için, birçok konuda aynı düşünmedikleri belediye başkanlarına haksızlık yapıldı diye başlarına bu kadar bela alırken, “politik mizah” yaptığını iddia eden biri olarak en zararsız cümleleri bile ‘ama bunu yanlış anlarlar mı?’, ‘burayı manipüle edip sana saldırırlar mı?’ kaygılarıyla silmekten, etrafından dolanmaktan sıkıldım. O kadar sıkıldım ki, sıkıntım hayli yüksek olan korkumu aştı.
Gözaltı gecesi uyuşturucu testi sonrası götürüldüğüm hastanede beni görünce heyecanla el sallayan yetmiş yaşında teyze ise, kişisel sıkıntımı hayalimin ötesinde bir memnuniyete dönüştürdü. “Halk beni anlamadı ve başıma işler geldi” diye beklerken, “Halk beni anladı ve başıma işler geldi” oldu. WIN-WIN.
Temel seviyede Türkçe bilen, gösteriyi sahiplenen ve dayanışma gösteren herkese sevgiler. Gündemi salıyorum, kararlıyım bu sefer Moby Dick’i bitireceğim. Size dışarıda kolaylıklar.
Gerçekler susarak yok olmaz.
Düşünceler dile gelmeyince doğruluğunu yitirmez.
Itaatkar bir millet olmayacak bu ülkede; konuşacağız ve siz ne yaparsanız yapın susturamayacaksınız.
Düşünmek suç olamaz!
Komedyen Deniz Göktaş’a yönelik ters kelepçeli gözaltı uygulaması ve görüntülerin küçük düşürme maksadıyla servis edilmesi kabul edilemez.
Buradaki niyet ve propaganda çok bellidir.
Hukuksuz yöntemlerin Türkiye’nin "yeni normali" haline getirilmesine asla izin vermeyeceğiz.
Gazetecilerin, sanatçıların, bilim insanlarının, sendikacıların, sivil toplum örgütü temsilcilerinin, siyasetçilerin ve toplumun farklı kesimlerinden halkımızın fikir ve düşünce hürriyetini hedef almak kutuplaşma siyasetinin ana konusu oldu.
Beğenmediğiniz her fikrin, hoşlanmadığınız her esprinin ya da işinize gelmeyen her haberin karşısına devletin kamusal gücünü çıkartarak “toplum mühendisliği” yapmaktan vazgeçilmelidir.
Türkiye’yi sosyal medya operasyonlarıyla yönetmeye çalışan bu hukuksuz bozuk düzene karşı anayasal haklarımızı sonuna kadar savunmaya devam edeceğiz.
İçişleri Bakanı çıksın açıklama yapsın ülkede Nato sebebiyle Ankara’ya yüzden fazla militan yığabilecek silahlı Marksist Leninist örgüt kaldıysa biz de bilelim.
Yakın zamanda düzenlenen bir piknik dönüşünde, bir grup TEMA gönüllüsünün madencilerin direniş nöbetini ziyaret ettiği ve bu sırada jandarma tarafından kimlik bilgilerinin alındığı söyleniyor. Bu sabah ise aralarında 76 yaşında, tansiyon hastası emekli bir öğretmenin ve birçok emeklinin de bulunduğu çok sayıda TEMA gönüllüsünün Ankara’da evlerinden gözaltına alındığı belirtiliyor.
Vakfınızın konuya ilişkin bir paylaşımı yok.
Dosyada gizlilik kararı olduğu belirtiliyor. Gözaltına alınanların yakınları ise insanların neden gözaltına alındığına ilişkin herhangi bir bilgiye sahip değil.
Gözaltına alınan kişilerin TEMA gönüllüsü olduğu bilgisi doğruysa, vakfın bu süreçle ilgili bir bilgisi veya kamuoyuna açıklaması olacak mı?
@temavakfi
Bu CHP’nin “iç kavgası” değildir;
Gelecek seçimlerde kazanacak Cumhurbaşkanı Adayı ve Partisini devre dışı bırakma girişimidir.
Bu mücadele Demokrasi ve Cumhuriyet mücadelesidir.