Başhekim hasta kayıtlarını sildi.
Trafik, mobese kayıtlarını sildi.
Polis, sosyal medya verilerini sildi
Memur, sim karttakileri sildi.
Vali, ne var ne yok hepsini sildi.
Devletin gözünün önünde cinayet işlenirken ve örtbas edilirken, Türkiye Yüzyılı hikayesini anlatıyorlardı!
Türkiye tarihinde gazatecilik ve insanlık şerefini temsil edecek nadir kişilerdendir Metin Cihan. Tüm tehdit ve yıldırmalara rağmen doğruluktan asla şaşmadı. Helal olsun.
Mafya sana çökmeye çalışıyor, polise gidiyorsun: “onlarla uğraşma, en fazla 6 ay yatar çıkar, seni öldürürler.” Diyor.
Çocuğun kayıp, akıbeti belli değil; arıyorsun, altından Vali çıkıyor. Delilleri karartanın, uyuşturucu kaçakçılığından ihraç olmuş polis olduğunu öğreniyorsun.
Kamu Görevlisi olan arkadaşlar siz siz olun kimseye güvenerek hukukun dışına çıkmayın.
Dünya döndüğü gibi devran da döner.
5-6 sene önce Hem Vali hem de Kayyum Belediye başkanı olan,
Olağanüstü yetkiler ile donatılmış olan, S. S. nın prensi olan Tuncay Sonel 6 yılın ardından gözaltına alındı ve muhtemelen tutuklanacak,
Onun süper yetkilerine ve devlet içindeki konumuna güvenerek, veya korkarak hukukun dışına çıkmış olan polisler, doktorlar, memurlar da cezalarını çekecektir.
Ölümlü olan hiçbir varlığa güvenerek veya ondan korkarak iş yapmayın.
İşimizi hakkıyla yapın.
Sabah Bakırköy Adliyesi, öğleden sonra Anadolu Adliyesi, ardından Kartal Emniyeti… Haftalık rutin.
Bakırköy’de görülen davada 1 yıl 3 ay hapis cezası aldım.
Sebep ne?
Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre, Filistin’e ihracat “rekor” seviyede artmış.
TRT bunu haber yaptı. Ben de bu verileri programda anlattım.
Rapordaki bilgilere göre taş taş üstünde kalmayan Filistin’e ihracatımız rekor seviyede artmış.Mesela Filistin’e halı ihracatımız % 23653 artmış, Hazır giyim ve konfeksiyon ihracatımız %28176 artmış,deri ihracatımız %40405 artmış.Bakın bunlar Filistin’deki soykırım zamanı yapılan ihracatımız .
Programda dedim ki:
“İsrail’e yapılan ticaret Filistin üzerinden gölgeleniyor.Devletin İsrail ile ticareti kesme kararı varken devam edenler var.İçeride ‘kahrolsun İsrail’, dışarıda ticaret olmaz.Mazlumların üzerine düşen her bombada bu kişilerin payı var.”
Bunun karşılığı: 1 yıl 3 ay hapis.
Belgelerini ekliyorum.İhracatçı birliğinin verisini paylaşmak ve İsrail ile yapılan ticarete tepki göstermek suçmuş.Siz yapmayın !
Polislerin canları pahasına teröristlere müdahalesi sırasındaki bu vurdumduymazlık ve yavşaklık adliyenin değil sosyolojinin konusu olmalı. Bu insanlar hangi ara bu kadar duyarsız oldular, bunun nedenlerini sorgulamalıyız!
https://t.co/JrABhDrFIn
“7 yıldır her zulmü, her acıyı yaşattılar. Gözümüzün içine baka baka Akbelen’i kestiler. Yetmedi biber gazı, yetmedi tazyikli su, yetmedi gözaltı, yetmedi para cezası, yetmedi orman işgalinden faydalanma, yetmedi çiftçileri parayla satın almaya çalıştı ama başaramadılar.
Ne yaptı? Bir anneye verilebilecek en büyük ceza nedir? Evladıyla sınanır. Beni bununla sınadılar. Ama ben öyle bir evlat yetiştirdim ki bu ülkeye… Öyle vatan sevgisiyle, Atatürk sevgisiyle büyüyen bir çocuk yetiştirdim ki ben, bizi asla yıldıramazlar.”
İkizköy Muhtarı Nejla Işık, Akbelen’deki çevre mücadelesini ve yaşanan süreci anlatıyor.
CANLI YAYIN: https://t.co/O5GFyvj1MH
Egemax TV izleyin, haberiniz olsun!
#keşfet #anahaber #egemaxtv #akbelen #ikizköy #çevre #direniş #nejlaışık
Akbelen'de yıllardır toprak talanına karşı direnen İkizköy Muhtarı Nejla Işık’ın kızı Esra Işık, gece saatlerinde gözaltına alındı.
"Biz sayıdan ibaret değiliz, bizim burada hayatlarımız var!"
Muğla Akbelen’de acele kamulaştırmaya karşı direnişin sürdüğü Ekizköy’de, muhtar Nejla Işık’ın kızı Esra Işık “Görevi yaptırmamak için direnme” suçlamasıyla tutuklandı.
İtiraz etmek ,toprağına sahip çıkmak nasıl görevini yaptırmamak olur !
Muğla İkizköy’de yaşam savunucusu Esra Işık dün gece gözaltına alınmasının ardından tutuklandı. Milas'ta halkın itirazlarına rağmen alınan acele kamulaştırma kararlarıyla birlikte açılan el koyma ve bedel tespiti davalarında keşif süreçleri başlatılmıştı. Esra Işık, kamulaştırma kararlarının iptaline ilişkin yargı süreci devam ederken, köylere bedel tespiti için bilirkişi keşfi ekibi gönderilmesine karşı çıkan doğa savunucuları arasındaydı.
Daha önce belirttiğimiz gibi doğayı ve yaşamı savunmak suç değildir. Zeytin ağaçları, bu toprakların kadim mirası; sosyo-ekonomik olarak da çok önemli bir değeridir. Doğayı korumak, bugünümüzü, insanımızı ve geleceğimizi korumaktır.