⚪️ Yalova’da kendisiyle beraber kızıda darbedilen baba, adliye önünde sitem etti;
“4 milyona aldığım evi 1.9 milyona bana sattırdılar.”
“Adalet bakanlığının kapısının önüne gidiyorum.”
Allah aşkına neye gülüyorsun Yusuf Tekin?
Sana şaibeli bir şekilde intihar etmiş gencecik bir öğretmenle ilgili soru soruluyor!
Sen neye sırıtarak cevap veriyorsun?
Anlatsana biraz!
Baş örtülü bacılarımız diyerek yola çıktılar, bir anneyi çırıl çıplak arama ve çocuklarıyla tehdit etme noktasına geldiler.
Çünkü ortada suç yok.
Suç yaratmak için, işkencenin türlüsünü yapıyorlar.
Bir öğretmen intihar ediyor. Darp edildiğine dair tutanak mevcut. Arkasında kimsenin durmadığını ifade eden mesaj kayıtları mevcut.
Okul müdürü, il milli eğitim müdürü, kaymakamlık, sendika... Bunca aktör varken bir öğretmenin sesini duyurması için intihar etmesi mi gerekirdi?
Türk askeri doğuda oy kullanmaya gidince “Konuş, sen nerelisin?” diyerek üzerine yürüyorlar. Ama Hakkari’li olmasına rağmen gidip Muğla’ya yerleşen Yılmaz Erdoğan’a kimse “Sen Kürtsün, burada yaşayamazsın” dememiş. Ee hani kürt sorunu vardı? Bu ülkede ırkçılık Türklere yapılıyor.
📍Bence bugünün en skandal olayı bu!
Dün CHP Genel Merkezi’nde değişimcilere ve Özgür Özel’e “Fe…. Pi….” diyerek hakaret eden şahıs buymuş.
Hatta şahıs hakkında iktidar medyasında şöyle bir haber yapılmış. Tam olarak şu ifadeler kullanılıyor. Dikkatli okuyun:
“— CHP’nin Kartal’daki delege seçimlerinde Kılıçdaroğlu’na yakınlığıyla bilinen Taner Özdemir oy sayılırken rakibe çıkan pusulaları cebine koyarak oy çaldı!..”
Şimdi bu insanlar, karşılarındakilere “hırsız” falan diyor. Kemal Kılıçdaroğlu bunlardan birinin oğlunu kendisine yardımcı olarak atadı.
Bu rezaleti herkes görmeli.
Trabzonspor’un eski başkanı Sadri Şener:
“Rahmi Bey, fıkrayı ‘Kürt kadın’ diye değil de ‘Laz kadın’ diye anlatsaydı soruşturma açılır mıydı?
Her gün bir sürü Temel, Fadime, Dursun fıkrası anlatılıyor ama hiç soruşturma açılmıyor. Neden?”
SAVCI Medya AŞ Genel Müdürü #FatoşPınarTürker'i ÇOCUKLARI İLE TEHDİT ETMİŞ
Cezaevinde SEGBİS'le görüşmen var dediler. Ekran açıldı karşımda savcı var.
Savcı bana “Böyle ağlarsın işte"dedi.
“Niye konuşmadın sen?” “Vereceksin ifadeni, gideceksin” dedi.
Ben de dedim ki: “Savcı bey, ben yeniden ifade veririm. Vermemi istiyorsanız avukatıma bir danışayım.”
Çünkü karşımda savcı var.
Yok diyemem diye düşündüm.
Ben SEGBİS'in ne olduğunu bilmiyorum bile.
Dedim ki: “Tamam, avukatıma bir danışayım.”
Elini masaya vurdu
“Hâlâ avukat diyorsun bana” dedi. “Sen bu kafayla çocuklarının velayetini asla alamayacaksın” dedi.
“Sen bekârsın değil mi?” dedi.
“Evet.”
“Velayet de sende değil mi?”
“Evet.”
“Senin çocukların reşit değil değil mi” dedi.
“Artık sosyal hizmetler alır çocuklarını” dedi.
Şimdi anlamıyorum.
İnsan hiç tanımadığı birinden nasıl bu kadar nefret edebilir?
Beni tanımıyor ki.
Tanımadığım insanlar.
Nasıl olur?
Mesela annesi yok mu bu insanların?
Ben kimseye hakkımı helal etmiyorum.
Çok düşündüm bunu."