Hani salak salak yazıyorsunuz ya "Korkuyorlar!" diye, ha işte sizin gibi hımbılları, sandık sapıklarını, seçim müptelalarını, ak parti karşıtı akp'lileri kimse skine bile akmıyor. Delirtip delirtip müstehzi bir gülüşe pespayeleşmenizi izliyorlar
Çünkü bakın, korkarlarsa, sadece işçi sınıfından ve örgütlülüğünden korkarlar
Zaten sizin gibi kımıl zararlısı, korkusunun kölesi konforunun köpeği, seküler sağcı, apolitik kaypak küçük burjuvaları işçi sınıfı örgütlenmesin ve düzene yedeklenip ezildikçe ezilsin diye başımıza bela ettiler
ANAP'lı bir müteahhit olan Ekremeddin tutuklanınca ne anlama geldiğini bilmediğiniz genel grev çağrısı yapıyordunuz tiksinti verici histerinizle
Hani lan, Başaran Aksu tutuklanınca niye hiçbirinizden ses çıkmıyor ve konfederasyonları genel greve davet etmiyorsunuz?
Yaklaşık 20 gün önce Başaran Aksu’yla buluştuk. Biraz sohbet etmek, biraz da dertleşmek için, hiçbir plan yapmadan yakınımızdaki, herkesin bildiği bir markanın şubesine girdik.
Sıradan bir kahve molasıydı bizim için. Ama birkaç dakika sonra, o sıradan anın içinde çok daha büyük, çok daha anlamlı bir şey yaşanacaktı.
Çok geçmeden garsonlardan biri Başaran’ı tanıdı. Ardından bir başkası geldi. Derken mutfakta çalışan gençler, ellerindeki işi bırakıp birer birer yanımıza geldiler.
Başaran’ı alkışladılar.
Emekçiler için verdiği mücadeleyi yıllardır takip ettiklerini, ona büyük bir saygı duyduklarını anlattılar. Sarıldılar, fotoğraf çektirdiler. O an, bir insanın verdiği mücadelenin hiç tanımadığı insanların hayatına nasıl dokunabildiğini gözlerimin önünde gördüm.
Sohbet ilerledikçe yakın zamanda sendikalaştıklarını söylediler. Kendi hakları için örgütlenen bu gençlerin, yıllardır emekçilerin mücadelesini omuzlayan Başaran’la kurduğu bağ, o an yaşanan her şeyi çok daha anlamlı kıldı.
Çünkü orada yalnızca bir tanışma yoktu.
Bir mücadelenin başka bir kuşakta karşılık bulması vardı. Yıllar boyunca verilen emeğin, hiç beklenmedik bir anda genç emekçilerin gözlerinde, sözlerinde ve sarılışlarında yeniden hayat bulması vardı.
Kahvelerimizi içtik, hesabı istedik.
“Yok,” dediler.
“Mutfak ekibinin ikramı.”
O gün
Aklımda kalan, genç emekçilerin; ömrünün önemli bir bölümünü hak mücadelesine vermiş, beyaz saçlı, beyaz sakallı bir adamın karşısında nasıl ayağa kalktığıydı.
O saygının makamla, parayla, unvanla ya da güçle hiçbir ilgisi yoktu.
Başaran onlara hiçbir şey vaat etmemişti. Onlara bir imkan sunmamıştı. Hayatlarını değiştirecek bir makamın ya da gücün sahibi değildi.
Sadece yıllardır onların babalarının annelerinin haklar��nı savunuyordu.
Ve belli ki onlar bunu unutmamıştı.
İnsanları susturabilirsiniz; tutuklayabilirsiniz ama hakları için verilen mücadelenin bıraktığı izi silemezsiniz.
Mesele tam olarak bu. İstemedikleri de tam olarak bu.
Mücadelenin yalnızca bir kişide kalmaması; el değiştirmesi, kuşaktan kuşağa geçmesi, gençlerin kendi hakları için örgütlenmeye başlaması…
Asıl rahatsızlık da burada başlıyor.
Meşruluğumuzu holdinglerden ve mahkemelerinden değil doğrudan madenciden alıyoruz. Madenci sendikasına sahip çıkıyor!
Genel Başkanımız Gökay Çakır ve Başaran Aksu bugün çıkarıldıkları nöbetçi mahkemece tutuklandılar. Tutuklamanın ardından avukatlarını bekleyen madenciler ve aileleri adliye önünden uzaklaştırılmaya çalışıldı.
Holdinglerden madencinin hakkını alamayan, bir holdinge söz geçirememe acizliğindekiler bugün önderlerimizi tutukluyor. Yeraltından geliyoruz, tutuklamalar bizleri korkutmaz!
#MadenciMutlakaKazanacak
Gözaltına alınıyoruz!
Bir holdinge söz geçiremeyenler madencileri gözaltılarla yıldırmak istiyor. Bu aşağılama, bu cüret hepimizedir!
#MadenciMutlakaKazanacak
Sağım YALAN Solum YALAN!
Holding YALAN Devlet YALAN!
Direnmektir Bize KALAN!
an itibarıyla Beypazarı polis barikatının ardında MADENCİLER!
Çağrıya uyalım
işçi olduğunu unutturmak için plaza katına spor salonu açıp cuma pizzasıyla uyuttukları adam 2 hafta izin alabilmek için kendini arabanın önüne atıyor.
neoliberal illüzyonun çöküş özeti tam olarak bu video.
Madenciler kalacak yer bulamadılar. Mamak Belediyesi’nin spor salonunda turnuvalar olduğu için artık kalamıyorlar. Tamamı sünni ve şafi geleneğinden gelen madencilere bir tek Dikmen Hacıbektaş Cemevi kapılarını açtı, 2. kezdir. Sağolsunlar, baştacılar!
Korkakları herkes görüyor!
Haftasonunu maden cinayetinde kaybettiğimiz Erdi Kahveci için sessiz ve slogansız geçirdik.
Eğer salı gününe kadar Enerji Bakanlığı sözünü tutup sorumluluk almazsa çarşamba günü Bakanlık önünden bir üst makama, Cumhurbaşkanlığı'na yürüyeceğiz.
#MadenciMutlakaKazanacak
@bagimsizmadenis Güneş altında yanmanın soğukta derinin çatlamasının yerin yedi kat altında nefessiz kalmanın iradesi bu! "Bize saldıracaksınız her şeyi yapacaksınız biliyoruz ama yine de geliyoruz! Çünkü kaybedecek bir şeyimiz yok!"
Eyvallah... İşçi sınıfımız yine en aydın öğretmen bize