Sesim için kusura bakmayın. Birazdan ninemi defnedecekler de bu yüzden kötü oldum. Ben burada mahsur kaldığım için babam defnedecek.
Aslında benim hikâyem dokuz ay önce başladı.
Ben Mekke’de doğup büyüdüm. Ailem oraya 45 yıl önce Afganistan’dan gelmişti. 10 yıl önce de Türkiye’ye taşındık. Burada bir Türk vatandaşı ile evlenip aile sahibi oldum.
Bir süre önce pasaportumu kaybettim. Göç idaresine, avukatlara sordum. Afganistan’a gidip pasaport çıkartma mecburiyetinde olduğumu söylediler. Her defasında ıslarla, ‘Hiçbir sıkıntı olmaz. Bir Türk ile evlisin, aile birleşimiyle kolayca dönersin’ dediler.
Özbek’im ve sadece Özbekçe bildiğim için zorlanacağımın farkındaydım. Afganistan’a yabancıydım, burada hiç kimsem yoktu. Uçaktan iner inmez başvuruda bulunacak, hemen Türkiye’ye dönecektim. Fakat olmadı. Defalarca kez denememe rağmen başvurum hep reddedildi.
Bir ay önce ikinci çocuğum doğdu, ninem öldü ama hiçbirini göremedim.”
Bu cümlelerin sahibi Fazıl Ahmed şu an Afganistan’da evsiz, işsiz ve kimsesiz şekilde yaşıyor. Gidecek yeri olmadığı için ahırlarda, bodrumlarda kalıyor.
Üç kuruşa yaptığı işlerden kazandığı parayı vize başvurusunda harcasa da her defasında reddediliyor. Eşinin hamilelik raporu, çocuğunun doğum raporu hiçbiri karşılık bulmadı.
Fazıl Ahmed konuşurken dayanacak takati kalmamış gibiydi. Dokuz aydır çocuklarından, eşinden, anne ve babasından uzakta, bir belirsizliğin içinde yaşıyor. Nasıl hissediyorsun diye sorunca hep ağladığını söyleyerek,
“Bir insanın en büyük korkusu, yaşarken unutulmakmış. Ben de bunu yaşıyorum. Ailem orada ve ben burada yavaş yavaş siliniyorum.
Kurban bayramında ahır gibi bir yerde kaldım. Etraftan birileri yemek getirdi. Bu misafirlik uzun sürünce onu da kestiler. Bazı günler aç kaldım.
Bazen sabaha kadar bir köşede oturuyorum. Çocuklarımı düşünüyorum. Biri doğdu, hiç kucağıma alamadım. Bunu düşününce nefesim daralıyor. Ne olur bana kapıyı açın. Türkiye’ye bugüne kadar hiç yanlışım olmadı. Ben sadece aileme dönmek istiyorum.”
Fazıl Ahmed, şimdi yabancısı olduğu bir dünyada bu mutlu fotoğraftaki yakınlarına döneceği günü bekliyor. Bunun için de sizlerin sesine ihtiyacı var. Lütfen paylaşın, herkese duyurun. Bu insanlık dışı sürgüne bir son verilsin.
@KagithaneBelTR Apartmanımızda tespit edilen çöp evle ilgili olarak belediyemizden destek talep ediyoruz. Defaatle adres bildirimi yaptık. Lütfen acil destek.
Rüyamda eğitim fakültesinin dekan yardımcısı toplantı odalarından jelibon yürüttüğüm iddiasiyla ofisimde arama yaptırdı. Ben onlarda domuz jelatini varmış zaten hayatta işim olmaz derken yastığımın arkasından açılmış kolalı jelibon paketi çıktı. Çok canım sıkıldı.
Türk olan bu abimizin sanatını defalarca Taksimde canlı izledik, sonrasında sohbet ettik. Ay ilk kez bir siyasi doğrudan tanıdığım biriyle ilgili yalan söyledi, cok heyecanlandım😝 ümit beye fırsat versek sanırım köçeklerin diyarı kastamonuyu yakacak
İstanbul, Taksim İstiklal Caddesi'nde Afgan bir erkek dans ediyor. Ancak bu dans, bildiğimiz danslardan değil...
Erkek çocuklarının istismar edildiği ve dans ederek diğer erkekleri eğlendirdikleri "Bacha Bazi" geleneği Türkiye'ye ulaştı.
Sadece kadınlarımız değil, erkek çocuklarımız da tehlikede!