Deniz Yavuzyılmaz:
"AKP dönemindeki yolsuzluklarla ilgili yaptığım 39 suç duyurusundaki parasal hacim 600 milyar lira! Eski parayla 600 katrilyon.
Ankara-İstanbul Demiryolu Hattı Rehabilitasyon İşi’nde; 5 km’lik T-26 tünelinin her bir kilometresinde 1 katrilyon yolsuzluk tespit ettik."
Sarhoş olmayan ve/veya başkalarının huzur ve sükununu bozmayan kişilere sadece sahilde içki içtikleri için ceza verilemez.
Kabahatler Kanunu'nda (md. 35) sadece "Sarhoş olarak başkalarının huzur ve sükununu bozacak şekilde davranışlarda bulunan" kişiler için yaptırım öngörülmüştür.
Kanuni dayanaktan yoksun bir valilik genelgesiyle/genel emiriyle ceza kesme işlemi hukuka aykırıdır.
Bu konuda özellikle bkz. İstanbul BİM, 10. İDD, E. 2024/826 K. 2024/2045 T. 27.12.2024.
Murat Ağırel Adalar Belediyesi'ndeki yuh dedirten tutuklamaları anlatıyor:
- Bir garson, çocuklarına yapılan bot-mont yardımına karşılık çalıştığı lokantadan bir şişe içki hediye etmek istiyor. Telefonda buna "emanet" diyor.Yardım yapılan gariban bir adama, "emanet" dediği şeyden dolayı rüşvet suçlaması yükleniyor. Ve bu kişi şu anda tutuklu.
- Bir kadının evinin önüne, inşaatından artan demirler konmuş. Zabıta diyor ki: "Buraya işgaliye cezası keseriz, kaldırmazsanız her gün ödemek zorunda kalırsınız." Gülperi hanım 2 gün daha süre istiyor ve demirler kaldırılmıyor.
Savcılık orada gizli bir şeyler olduğunu düşünüyor... ve Fırat Durak'a isnat edilen suç ne biliyor musunuz? Bu demiri kaldırmamak kaydıyla 300 bin lira rüşvet aldığı iddia ediliyor. 300 bin lira.
Peki eğer demirleri Gülperi Hanım kaldırmasaydı, belediyenin keseceği ceza ne kadardı? 3.700 lira...
- Kreş borcu 73 bin liraya gelmiş bir personel, yeğeni için indirim isteyebilir miyiz diye soruyor. Cevap: "Bu hukuki değil, yapamayız." İndirim yapılmıyor, borcun tamamı ödeniyor. Ortada ne bir indirim var, ne bir kamu zararı. Peki soruşturmada bu ne diye geçiyor biliyor musunuz? Kamu zararı.
Suudilere kapitülasyon!
Bedavaya vereceğimiz arazilere iki dev güneş enerjisi santrali kuracaklar. Üstüne teşvik vereceğiz.
30 yıl boyunca hiçbir vergi ödemeden bize Euro elektrik satacak! Anlaşmazlık durumunda Türk mahkemeleri değil uluslararası tahkim yetkili olacak...
AKP’nin belgeli gemi vurgunu!
Türkiye Petrolleri A.Ş.‘nin alt şirketi olan Türkiye Petrolleri Offshore A.Ş.‘nin;
Sondaj gemilerine aldığı ‘platform destek gemileri hizmetleri’ için devasa tutarlarda ödeme yaptığını tespit ettik.
TP-OTC önce hizmetlere ilişkin kiralama ve diğer giderleri TPAO’dan tahsil ediyor, ardından şirketlere aktarıyor.
Her sondaj gemisi başına ortalama 2 adet platform destek gemisi hizmeti kiralanıyor.
🔴Sondaj gemisi başına ödenen destek gemileri hizmet tutarı⬇️
Günlük: 30.000 Dolar
Aylık: 900.000 Dolar
Yıllık: 10.950.00 Dolar
🔴Kiralık olarak kullanılan 11 adet destek hizmet gemisi için TPAO’nun kasasından çıkan toplam tutar⬇️
Günlük: 165.000 Dolar
Aylık: 4.950.000 Dolar
Yıllık: 60.225.000 Dolar
İlki 2017, sonuncusu 2025 yılı olmak üzere satın alınan toplam 6 adet sondaj gemisi için;
Bugüne kadar ödenen kiralık destek gemileri hizmet tutarı toplamı:
En az 225 Milyon Dolar!
Güncel kurla 10 Milyar 500 Milyon Lira!
Oysa TPAO’nun, bu tutarla, mevcut destek gemilerini defalarca kez satın alması mümkündü!
TPAO mevcut 6 sondaj gemisini, onlarca yıllık operasyonlar için satın aldığına göre;
Bu sondaj gemilerinin kullanması zorunlu olan destek hizmet gemilerini niye satın almıyor da, astronomik rakamlarla kiralıyor?
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’a soruyorum!
Bu para kimlerin cebine giriyor, derhal açıklayın!
İşte kesilen faturanın belgesi⬇️
Zafer Partisi Genel Başkanı Sayın Ümit Özdağ'a, "Şeyh Sait'in hatırasına hakaret suçu" işlediği gerekçesiyle ceza verilmiş.
Silahlı isyan çıkarıp Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni daha doğarken boğmaya çalıştığı için idam edilen Şeyh Sait'in "hatırasına hakaret" suçu icat edip insanlara ceza vermek, sadece o insanları değil aslında Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni kuranları cezalandırmaktır.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Şeyh Sait İsyanı’nda isyancılar tarafından şehit edilen piyade üsteğmen,kaymakam ve öğretmenin ailelerine Cumhurbaşkanı M. Kemal (Atatürk) imzalı bakanlar kurulu kararlarıyla maaş bağlamıştı.
https://t.co/fakyExOPIQ
Bugün Şeyh Sait'i aklamaya çalışanlar, Şeyh Sait İsyanı sırasında isyancıların katlettiği "şehitlerimizin hatırasına hakaret suçu" işlemiş olmuyorlar mı?
Gerçek şu ki, bir taraftan Atatürk'e saldırılırken, diğer taraftan Şeyh Sait, İskilipli Atıf gibi tescilli Cumhuriyet düşmanları mağdur, mazlum ilan edilerek aklanmaya çalışılıyor.
Çünkü hedef üniter, laik Türkiye Cumhuriyeti Devleti'dir. İşte bugün asıl beka meselesi de budur.
Eskişehir'den sonra Afyonkarahisar'da da yurda giriş yasağı bulunan yabancı uyruklu IŞİD'liler yakalandı.
Türkiye'de faaliyet yürütebilmelerinin sırrı deşifre ettiğim GBT çetesinin polnet sızıntısında...
Sessiz bir ulusal güvenlik krizi karşımızda...
https://t.co/CHMAa9QGiP
Dışişleri Bakanlığı’nda buharlaştırılan milyonlar!
Mahkemelik olan;
Kazakistan’ın başkenti Astana’daki Büyükelçilik İdari Binası, Rezidans ve Lojman Binaları yapım işinde;
Dışişleri Bakanlığı’nın, inşaat şirketine yaptığı ödemeleri göstermek için mahkemeye sunduğu;
İlk 4 hakedişteki 15 milyon dolarlık ödeme tutanaklarının, üretilmiş belgeler olduğu ve sahte imzalı oldukları ortaya çıktı.
❗️Yani şirket paramı ödemediniz diyor,
❗️Dışişleri Bakanlığını mahkemeye veriyor.
❗️Dışişleri Bakanlığı, bu parayı ödedik diyor,
❗️Ancak mahkemeye sunduğu ödeme evrakları sahte çıkıyor.
Bu nasıl iş!
Dışişleri Bakanlığının, şirkete yapılan ödemelerle ilgili Ankara 12. İdare Mahkemesi’ne sunduğu;
İşin ilk 4 hakedişine ait ödeme tutanaklarındaki;
🔴Büyükelçi’nin imzası sahte!
🔴İdari Ataşe’nin imzası sahte!
🔴Bölge Koordinatörü’nün adı, soyadı, imzası sahte!
Sahte imzalı ödeme tutanaklarının listesi⬇️
🔴02.11.2007 tarihli sahte ödeme tutanağı, 1.539.518 Dolar tutarında düzenlenmiş.
🔴06.11.2007 tarihli sahte ödeme tutanağı, 4.511.267 Dolar tutarında düzenlenmiş.
🔴04.12.2007 tarihli sahte ödeme tutanağı, 4.511.874 Dolar tutarında düzenlenmiş.
🔴31.12.2007 tarihli sahte ödeme tutanağı, 4.511.883 Dolar tutarında düzenlenmiş.
Sahte imzalı üretilmiş belgelerin toplam tutarı: 15.074.542 Dolar
Güncel kurla 700 Milyon Lira!
Ödeme tutanaklarındaki imzalar sahte, belgeler üretilmiş olduğuna göre;
Dışişleri Bakanlığının bu belgelere dayanarak kasasından çıktığını beyan ettiği para da, ilgili şirkete ödenmediğine göre;
O halde bu paralar nerede?
15 Milyon Dolar kimlerin cebinde?
Dışişleri Bakanlığı yetkililerine soruyorum!
Nedir bu mahkemeye sunduğunuz sahte ödeme tutanakları? Derhal açıklayın!
Önemli not: Bu skandalın ortaya çıkarılmasındaki emekleri için Barış Terkoğlu’na teşekkür ediyorum.
Sahte ödeme tutanakları⬇️
Kazakistan’ın başkenti Astana’daki Büyükelçilik İdari Binası’na yapılan rezidans ve lojmanlar için Dışişleri Bakanlığı’nın inşaat şirketine yaptığı 15 milyon dolarlık ödeme tutanaklarının sahte olduğu ve paranın bulunamadığı anlaşılalı birkaç saat oldu
Millet bu habere ERİŞİM ENGELİ, HESAP KAPAMA, YALANLAMA gelmeden okuyun❗️❗️❗️
Eşi benzeri görülmemiş SAHTECİLİK olayıında dünya rekoru kırmışız❗️
Mahkeme şokta❗️❗️❗️
Kazakistan Astana Büyükelçilik inşaatında şirket “Paramı vermediniz” diye dava açıyor,
Dışişleri Bakanlığı mahkemeye “ÖDEDİK” diye sahte belgeler sunuyor,
✅ Büyükelçi imzası SAHTE
✅ İdari Ataşe imzası SAHTE
✅ Bölge Koordinatörü imzası SAHTE
4 sahte ödeme tutanağıyla tam 15.074.542 DOLAR (yaklaşık 700 MİLYON TL) kasadan çıkmış gibi gösterilmiş❗️
Para şirkete gitmediğine göre 15 milyon dolar kimin cebinde?
Vallaha ben demiyorum, hiçççç bana saldırmayın trolcükler. TBMM’nin seçilmiş DEDEKTİF lakaplı, AKP’nin korkulu rüyası Zonguldak milletvekilimiz @yavuzyilmazd diyor. Haberi ortaya çıkaran @baristerkoglu çıkarmış. Aha da belgesi👇👇👇
Yok artık, dedim. Telefonu kapar kapamaz araştırdım... Doğruymuş. H.H. adlı kişinin, Özgür Özel’in memleketi Manisa’da belediyeye ait ağaçları keserken yakalandığına dair bir mahkeme kararı varmış. Manisa 5. Asliye Ceza Mahkemesi 26 Şubat’ta verdiği kararla, H.H. adlı o kişiyi yaklaşık üç yıl hapisle cezalandırmış. Ve işte o H.H., şimdi İzmir il başkanlığındaki olaylı anlarda CHP kurmaylarının hemen arkasında “Birleşe birleşe kazanacağız” sloganı atıyordu...
Cumhuriyet’te, Arka Bahçe’de yazdım 👇🏼
https://t.co/BDisuQfH05
Hatay'dan Türkiye'nin dört bir yanına uzanan sağlık skandalı!
Reyhanlı'da Suriyeli bir şahıs sanayi sitesinde kaçak diş imalathanesi kurmuş. Burada üretilen implant, porselen ve protez dişler Türkiye'nin dört bir yanındaki özel hastanelere gönderiliyor...
https://t.co/gvZdUnAj5v
Timur Soykan: “AKP’li vekiller Meclise de gitmiyorlar. 79 milletvekili sahte pusula gönderiyor; meclise gelmeden “buradayım, oy veriyorum” diye sahte pusula veriyorlar.
Adamlara dünyanın maaşını ödüyoruz, ömürleri boyunca da bakıyoruz; ve bu kişiler meclise gitmiyorlar.
Ve ne biliyor musunuz hikâye? Suudi Arabistan gelecek, İç Anadolu’da güneş enerji üretim tesisi açacak. Bütün vergilerden muaf olacak, tahkim de Türkiye’ye bağlı olmayacak, yurt dışına bağlı olacak. Sonra bize satacak; bir de garanti verilecek üstüne. Kapitülasyon.
Peki bu yasayı kim geçiriyor? Meclise gelmeyip 79 sahte pusula gönderenler.”
Meclis'te olmayan vekillerin sahte pusulalarıyla, Suudi Arabistan'a akıl almaz imtiyazlar tanıyan anlaşmaları geçirmeye çalışıyorsunuz! Kendi mahkemesine bile güvenmeyip uluslararası tahkimi kabul eden, 30 yıllık alım garantisiyle ülkemizin kaynaklarını peşkeş çeken bu yeni nesil kapitülasyonlara geçit vermeyeceğiz!
Kurşun asker değil, milletin vekili olun!
Timur Soykan: İlk defa biz Türkiye’ye bunu duyurduk. Dedik ki bu olayın arkasında ne olabilir? Ne olabilir yani? Çok karmaşık bir hikaye.
Şimdi arkadaşlar İBB davasında bir tane parayı yakalayamadılar ya yolsuzlukla ilgili yani hiçbir delil yok para yoksa delil yok zaten. Milyar dolar bunlar yolsuzluk yaptı diyorsunuz para nerede? Buharlaşmaz ki para yani ya da böyle yakılmaz ki bir yerde bulursunuz onu.
Şimdi bunun olmadığına bazıları da ikna olmuş demişler ki ya bu para olmalı yani demişler ve Erhan Karaal'ı kaçırmışlar.
Meğer bundan kaçırılmış adam. Adamı alıp götürmüşler kafasını kapatmışlar. En son bir yere götürmüşler, bir yere kapatmışlar adamı.
Ve adama sürekli şunu söylemişler.
"Sen Kültür AŞ’desin sizde 300 kilo altın varmış, 300 kilo altını ver…"
Arkadaşlar iddianame boş olunca efsaneler de böyle büyüyor o ülkedeki yeraltı dünyası da bunları gerçek zannediyor."
⭕️Fatih Altaylı:
“Deliler taş atıyor. Yarım akıllılar çıkarmaya çalışıyor. Tam akıllı zaten kalmamış gibi.
⭕️Son bomba, bir bankanın
Halk TV ve Sözcü TV’ye toplam 100 milyon dolar kredi verdiği iddiası.
⭕️Birileri çıkmış ‘Niye verdin, geri çağırsana krediyi’ diyorlar. İsim vermeye paçaları sıkmamış ama bahsettikleri banka çok açık anlaşılıyor, ‘botokslu eski genel müdür’ diye aşağıladıkları ise Hakan Ateş. Onu da herkes anlıyor.
⭕️Banka adı zikretmemelerinin nedeni ise yaptıklarının Bankacılık Kanunu gereği suç olduğunu bilmeleri. Ama yasaya göre suçtan kurtulmaları mümkün değil.
⭕️Üstelik buranın bir özel banka olduğunu, şartları sağlayan herkese kredi vermesinin doğal olduğunu unutmuşlar.
⭕️Kamu bankalarının kaynakları ile medya satın alıp, 30 küsur milyarlık borcu ödemeyenlerin adını ağzına alamayanlar, özel bankaların bizi hiç ilgilendirmeyen kredi ilişkilerini sorguluyorlar.
⭕️Daha sonra Sözcü TV bir açıklama yapıyor ve söz konusu bankadan kredi falan almadıklarını, bunun büyük bir yalan olduğunu açıklıyor. Yani bir yalanı haber yapıyorlar.
⭕️Ama çok açık bir gerçeği yazamıyorlar.
⭕️Demirören Grubu’nun, Doğan Medya’yı satın alırken kullandığı yaklaşık 800 milyon dolarlık krediyi niye sorgulamıyorsunuz. Gizli bir şey değil. Hepimizin gözü önünde oluyor.
⭕️2025 sonunda bu alacak 33 milyar 910 milyon TL idi. Basit mevduat faizi uygulansa bu borcun bugün itibarıyla 40 milyara dayanması lazım.
⭕️Üstelik bu özel banka değil kamu bankası. Yani batağı özel bankada olduğu gibi ortaklar cebinden değil, Hazine karşılıyor, bizim cebimizden.
⭕️Çiftçiyi, tarım sektörünü kredilendirmesi gereken bankanın, bir medya grubundan 40 milyara dayanan alacağı var ve bankanın takipteki alacaklarının yarısından büyük bölümünü bu tek kredi oluşturuyor.
⭕️Bunu sorgulamayıp, bir özel bankanın vermediği krediyi sorgulamak ‘gazetecilik’ oluyor ve Ahmet Hakan başkalarının gazeteciliğini sorguluyor.
⭕️Biz de bu olup biteni izliyoruz. Eskiden utanarak izliyorduk. Artık gülüyoruz.”
TRT Trabzon Bölge Müdürü Hasan Esat Çiçek’in, kendi düğünü için makam aracını gelin arabası olarak kullandığı ve Trabzon’dan Ankara’ya kadar makam araçlarının da yer aldığı bir konvoy oluşturduğu iddia edildi.
Vatandaşın vergileriyle finanse edilen kamu kaynaklarının kişisel organizasyonlar için kullanılması, kamu vicdanında ciddi soru işaretleri yarattı.
Adıyaman Gölbaşı Anadolu Lisesi'nde, okul yönetimindeki usulsüzlükleri gündeme getiren Müdür Yardımcısı Aymelek Gültepe'nin idari soruşturmalar, maaş kesim cezası ve sürgünle karşı karşıya kaldığı iddia edildi. Müdür yardımcısının odasına "Engelli WC" tabelası asıldı.
(12 Punto)
AKP yöneticiliği, Türk Hava Kurumu Mütevelli Heyeti üyeliği, adı geçen operasyonlar, siyasi ve bürokratik ilişkiler…
Ve şimdi bir okulda yaşananlar.
Siyasetçilerle ve kamu görevlileriyle çekilmiş fotoğrafların gölgesinde kurulan nüfuz ilişkileri, mahkeme kararlarına da yansıyan bir tablo ortaya koyuyor.
Bir kişinin hikâyesi değil, Türkiye’nin fotoğrafı…
Bugünkü yazım: