@AgirTeknoloji@MrnTrading yolda giderken arabaya bi köylü amcayı aldık. arka camdan peçetesini yola attı. 1 hafta içinde ceza geldi. birisi şikayet etmiş bizi.
yani işe yarıyor kayıt edebildiğiniz herkesi şikayet edin
birinin kadinlara olan tutumunu merak ediyosaniz direkt bu kadin hakkindaki dusuncesini sorun. ozet olarak kadin lohusa psikozu geciriyo. tedavi olmak istiyo ve lohusa depresyonu sanilip onemsenmiyo. kocasina da ben bu cocuklari oldurucem diyo. kocasi da onemsemiyo tatile gidiyo+
yok rahatsız etmiyo da neden haremlik selamlık dövüşüyolar onu çözemedim pek. hani bu bacıların hepsi bff olsa olabilir ama birbirlerini neredeyse hiç tanımıyolar. rahatsızlık veren kısım saçma olması
Sosyal deneyimiz sonuçlandı ve tıpçıların ne kadar egoist bir güruh olduğu kanıtlandı. Geçtiğimiz hafta aynı tweeti bir tıpçı atınca hepsi siz dişçisiniz meslektaş değiliz ayağı çekmişti. Bir dişçi atınca meslektaş olduk. Kırılgan egonuzu yesinler sizin bitanelerimmmmm
Bir doktor olarak şunu diyebilirim ki hekimlik mesleği burjuvaların yapması gereken bir iştir. Yani kişinin maddi kaygısı olmayacak, kendi isteğiyle insanlara sağlık vermek isteyecek. Hipokrattan zamanında bu böyleydi. Ben dahil hekim olmamalıydık! İsteyem de linçlesin…
TIP FAKÜLTESİNİ YAZANLAR İÇİN ŞU ANDA BİR TEHLİKE YOK AMA 10 YIL SONRA YANİ 2036 VE SONRASINDA İHTİYAÇ FAZLASI DOKTORUMUZ OLACAK.
#yks26
⬇️⬇️⬇️⬇️⬇️
Tıp fakültelerinde 2024-25 itibarıyla 125.608 öğrenci bulunuyor ve yılda yaklaşık 19.039 hekim mezun oluyor
Tıp eğitiminin 6 yıl olduğunu düşünürsek kaba ortalamayla:
125.608 / 6 ≈ 20.935 mezun/yıl
Bunun üzerine 2026'dan itibaren yaklaşık 18.600 yeni öğrenci/yıl ekleniyor
NE KADAR HEKİME İHTİYACIMIZ VAR?
Bugünkü oran:
221.133 / 86,09 milyon = 2,57 hekim/1.000 kişi
2045'te nüfus 92,5 milyon olursa:
92,5 milyon × 2,57 / 1.000 = yaklaşık 238.000 hekim
Yani Türkiye'nin bugünkü hekim/nüfus oranını koruması için 2045'te yaklaşık 238-240 bin hekim yeterli.
EMEKLİLERİ VE MESLEĞİ BIRAKANLARI DA HESAPLAYALIM:
Yıllık hekim kaybını %2 kabul edelim.
Bu, 221 bin hekimin yaklaşık:
4.400 hekim/yıl
sistemden çıkması anlamına geliyor.
20 yılda bileşik olarak ciddi bir rakam.
Bu durumda Türkiye'nin 2045'e kadar ihtiyacı:
Nüfus artışından gelen ihtiyaç ≈ 18.000
emeklilik/ayrılma ihtiyacı ≈ 70.000 civarı
yaklaşık 88-90 bin yeni hekim.
Türkiye'nin 2026-2045 döneminde mevcut hekim/nüfus oranını korumak için yaklaşık 90 bin yeni hekime ihtiyacı olabilir.
PEKİ 20 YILDA ÜRETECEĞİMİZ HEKİM SAYISI NE OLACAK?
A) Halen fakültede bulunanlar
125.608 öğrenci
→ yaklaşık 125.600 yeni hekim
teorik olarak üretilebilir.
B) 2026 sonrası yeni kontenjan
18.568 × 20 yıl ≈
371.360 öğrenci
Dolayısıyla sadece bugünkü sistem devam ederse:
20 yıllık potansiyel yeni hekim:
125.600 + 371.000 ≈ 497.000
ŞİMDİ ARZ TALEP HESABINI YAPALIM:
2045'te ihtiyaç:
≈ 238-240 bin aktif hekim
Bugün:
221 bin
20 yılda ihtiyaç duyulan yeni hekim:
≈ 90 bin
(emeklilik ve ayrılmalar dahil)
Fakat mevcut eğitim sistemi:
≈ 497 bin potansiyel mezun
üretiyor.
Dolayısıyla kaba matematik:
497.000 − 90.000 = yaklaşık 407.000
KİŞİ BAŞINA DÜŞEN HEKİM SAYIMIZI OECD SEVİYESİNE ÇIKARDIĞIMIZI DÜŞÜNELİM:
OECD'nin 2025 karşılaştırmasında Türkiye'de 1.000 kişiye 2,4 aktif hekim, OECD ortalamasında ise 3,9 hekim bulunuyor.
Diyelim ki Türkiye 2045'te OECD ortalamasına ulaşmak istiyor.
92,5 milyon × 3,9 / 1.000 =
yaklaşık 361.000 hekim
gerekiyor.
Yani oldukça yüksek bir hedef koyduk.
Buna rağmen:
2045 ihtiyaç ≈ 361 bin
Bugünkü eğitim sisteminin üreteceği hekim sayısı ise emeklilikler hesaba katıldığında dahi 400 binlerin üzerinde aktif hekim stokuna çıkabilecek bir yapı oluşturuyor
2026-2030
Henüz dramatik bir işsizlik beklemiyorum.
Ancak:
TUS rekabeti artar.
İyi branşlara giriş zorlaşır.
Yeni mezunların tercihleri daralır.
Küçük şehirlerde hekim arzı artmaya başlar.
2030-2035
Burada kritik bölgeye giriyoruz.
Mevcut 125 bin öğrencinin büyük kısmı mezun olmuş olacak.
Eğer kontenjanlar 18-19 bin/yıl seviyesinde devam ederse:
2030'ların ilk yarısında hekim arzı, nüfus artışının gerektirdiği seviyenin belirgin biçimde üzerine çıkmaya başlayabilir.
OECD'nin 3,9/1.000 hedefini bile kullanırsak, yaptığım modelde arz fazlası 2034 civarında görünmeye başlıyor.
2035-2040
Bence asıl kritik dönem burası.
Yeni mezun hekimlerin:
uzmanlık eğitimi,
kamu kadrosu,
özel hastane,
muayenehane,
akademik kariyer
için rekabeti ciddi biçimde artabilir.
Özellikle pratisyen hekimlikte ve bazı uzmanlık dallarında arz fazlası oluşabilir.
2040-2045
Eğer mevcut kontenjan politikası hiç değişmeden devam ederse:
hekim arzı ile nüfusun ihtiyaç duyduğu hekim sayısı arasında çok büyük fark oluşması ihtimali var.
özel ünide okuyan birisi köpek gibi tus çalışır. teorik bilgisi sağlamdır. güven verir
devlette okuyan gariban fukara yömyeci kardeş de çalışmaktan iş yapmaktan tus kasamaz geri kalır.
1. lavuğa canını emanet etmen daha mantıklı
Büyük linç yiyeceğim ama sağlık bölümlerinin %50 %25 ve %0 gibi burslarının olmaması gerektiğini düşünüyorum. Neden kendimi tıp kazanmaya zekası yetmemiş parası var diye okumuş bir doktora emanet etmek zorundayım?
18 19 yaşındaki insanlar ne uğruna yazsın tıp fakültesini? 18 yaşında idealist mi olunur tabiki parayı ve rahatını düşünecek ama bunların önemi yok çünkü tıp fakültesinde her geçen senede insanlara yardım etmeyi, insanlar faydalı olmayı öğreniyor her doktor.
TIPÇILAR KOLAY YOLDAN PARA KAZANIYOR DEMEYE ÇALIŞMIYORUM YAZAN ÇOĞUNLUK PARA KAZANIR KEYFİME BAKARIM KAFASIYLA YAZIYOR BU BÖLÜMÜ DİYORUM. BENİM ABLAM MESLEĞİNE KENDİNİ ADAMIŞ BİR KADIN DOKTOR AMK AMA HERKESİN PARA UĞRUNA BU MESLEĞİ YAZMASINA KARŞIYIM.
Bu dayı, anti-Kemalizmin vücut bulmuş hâli. Her şeyden biraz yanlış biliyor.
Mustafa Kemal Paşa, 8. Ordu'da değil, 7. Ordu'da görev yapıyordu. 8. Ordu'da kolordu komutanı da değildi. 7. Ordu'nun komutanıydı. Rütbesi yarbay değil, mirliva, yani tuğgeneraldi. Mustafa Kemal, 1 Haziran 1915'te albaylığa, 1 Nisan 1916'da ise mirlivalığa terfi etmişti.
Rauf Orbay ve Fethi Okyar, Filistin-Suriye Cephesi'nde hiç bulunmadılar. Zaten Fethi Okyar'ın 1. Dünya Savaşı sırasında aktif bir askerî görevi de yoktu.
Fevzi Çakmak ise bu cephede bulundu, ama hastalığı nedeniyle görevinden ayrıldığı için son Nablus Muharebesi'ne katılmadı. Ayrıca o tarihte mareşal de değildi. Mareşal rütbesine, 1922'de Büyük Taarruz zaferinin ardından yükseltildi.
@poledits kanalının yöneticisi, tahsilini cehalet üzerine yaptığı için bu kişinin konuşmasını gururla paylaşmış. Yedi binden fazla kişi de bu paylaşımı beğenmiş.
Askere gitmekten korkan erkeklere seslenen bir gencin paylaşımı dikkat çekti:
🔹 “Askerlikten çok korkuyorsan 416 bin TL vermek yerine 101 bin TL ver, 315 bin TL cebinde kalsın.”
🔹 “Nasılsa her türlü adam değilsin.”