Güne Theodorakis’le başlayalım. Onun müziğinin temelinde “halklar” vardı. Yaşar Kemal de, Theodorakis’le ilgili harikulade ve son derece haklı bir yazı yazmış. İyi ki doğdun Mikis Theodorakis.
Seni öpersem ve sonra cehenneme gidersem, yine de öperdim. Böylece şeytanlara, hiç girmeden cenneti gördüğümü övüne övüne anlatabilirdim.
— William Shakespeare
@Abrekche2 Avni' yi gördüm az önce manava elma almaya gidiyordu. Ne oldu dedim, cevap verdi:
- dıgıl muful
sadece başın sağolsun diyebildim.
Rahat uyu büyük usta..
Sarı Mercedes, sınıf atlama hayalinin trajedisidir. Bayram, işçi sınıfından kurtulduğunu sanır; ancak emeği yerine sahip olduğu otomobille değer kazanmaya çalışır. Mercedes onun özgürlüğü değil, yeni efendisidir. Film, kapitalizmin insanı ürettikleriyle değil, tükettikleriyle tanımladığı düzenin sert bir eleştirisidir.
Sarı Mercedes - İlyas Salman 1992
@TOPRAK_2_ Yanlış hatırlamıyorsam, TRT de 40 yıl spiker olarak görev yaptığı halde kadrosuz olduğunu söylemişti son röportajlarından birinde. İlginç gelmişti bana. Tartışmasız en güzel Türkçe konuşan spikerlerindendi TRT' nin. Toprağı bol olsun..
One of the funniest moments in Dog Day Afternoon was never scripted.
When Sonny asks Sal which country he’d like to escape to, John Cazale unexpectedly replied, “Wyoming.”
Al Pacino’s confused response, “Sal… Wyoming’s not a country,” was completely genuine, as he had no idea Cazale was going to improvise the line.
Even director Sidney Lumet admitted he nearly burst out laughing behind the camera.
İber vaşağı, insan eliyle değişen bir dünyada hayalet gibi varlığını sürdürüyor. Ölümcül hastalıkların ardından yeniden çoğalan tavşanlar, onun için hayati bir fırsat.
"Yaban Kedileri", 18.55'te TRT Belgesel'de.
Arkadaşlığın iki çeşidi nedir?
Uyduruk kişisel gelişim kitapları okumayın lütfen. Bunların yerine filozofların eserlerini ve felsefe kitapları okuyun.
Bakın Üstat Konfüçyüs ne diyor?
"İnsanı geliştiren ve gerileten iki çeşit arkadaş tipi var.
Dürüst, vefalı ve deneyimli insanlarla arkadaşlık [kolay değildir ama] insanı geliştirir.
Dalkavuk, ilkesiz ve atıp tutanlarla arkadaşlıksa [insanı eğlendirir ama] geriletir..."
Modern pedagoji, çocuğu birey olarak kabul etme ve onun özgür iradesine saygı duyma konusunda kantarın topuzunu fena kaçırdı. Çocuklar doğası gereği anlık haz odaklıdırlar. Diş fırçalamak, odasını toplamak veya ödev yapmak gibi uzun vadede faydalı ama anlık olarak sıkıcı aktiviteleri kendi istekleriyle seçmelerini beklemek gerçekçi değildir.
Bir çocuğun zihinsel ve duygusal kapasitesi, yetişkin dünyasına ait kararların sorumluluğunu ve sonuçlarını taşımaya yetmez. Sürekli karar merci olmak çocukta özgüven değil, aksine derin bir kaygı ve güvensizlik yaratır.
Modern ebeveynlikte otoriter olmakla otorite sahibi olmak birbirine karıştırılıyor artık.
La muerte del sargento Elias en "Pelotón" (Platoon, 1986). Willem Dafoe de rodillas, con los brazos abiertos en esa postura de crucifixión, mientras de fondo suena el Adagio para cuerdas es una de las escenas más dolorosas, potentes e icónicas de la historia del cine bélico. Qué barbaridad de obra maestra de Oliver Stone.
Kazancakis'in "Zorba" romanındaki Aleksi Zorba, yazarın kendi içsel alter egosudur. Roman boyunca "Patron" diye hitap edilen anlatıcı, Kazancakis’in ta kendisidir. Hayatı kâğıtlar, kelimeler ve soyut fikirler üzerinden anlamlandırmaya çalışır o. Bunu yaparken yaşamın rengini neşesini ıskalar. Bu ikilem tüm yazar çizer takımının kafasını kurcalar zaten. Oysa Zorba’nın temsil ettiği yaşam, teorisiz, çiğ ve vahşidir.
"Ulan, insan canavar be!" dedi. "Kitapları bırak, utanmıyor musun, insan canavardır ve canavarlar okumaz!"
Bilkent Üniversitesi Psikoloji Bölüm 1.'sinin konuşması:
"Ücretsiz ringlerini bizden esirgemeyerek ulaşım hakkımızı koruyan okuluma, 4 senedir her sabah uyandığımda kapanmadan var olmaya devam ettiği için teşekkür eder; diplomamın da bir ömür benimle kalmasını temenni ederim."