Sevgili dostlar uzun süredir yaşadığımız olumsuz bir durumu sizlerle paylaşmak istiyorum. Bilindiği üzere Türkiye’de ve yurt dışında pek çok yerde konserler vermekteyiz. Türkiye içinde maalesef bazen aleni bazen ise örtük bir sansürle karşılaşmaktayız. Yasaklanan bazı konserlerimiz ile ilgili bir çok hukuki davamız var ve bazılarının yargı süreci halen devam etmektedir.Çokça konser verdiğimiz illerden biri de İstanbul’dur. İstanbul’da pek çok özel salonda herhangi bir sorun yaşamadan binlerce kişinin katılımı ile konserler verdik. Ama kamuya ait salonlar genellikle bizlere sorun
çıkarmaktadır.Bu durumu Ankara ve benzeri bir çok yerde de çokça yaşamaktayız.
Bir salon var ki son üç yıldır organizasyon şirketlerinin bütün girişimlerine rağmen bizlere bütün kapıları kapatmaktadırlar. Harbiye Açık Hava sahnesinden bahsediyorum.Organizasyon şirketleri bazen bir yıl öncesinde başvurmalarına rağmen, bütün tarihler dolu denmektedir ve son altı aydır da hiç bir telefon ve e-postaya geri dönüş yapmamaktadırlar. Berlin’de Uber Eats Music Hall,Paris’te Le Grand Rex,Viyana’da Multiversium Schwechat, Stuttgart Porsche Arena, Londra’da Royal Drury Lane ,Düsseldorf’ta Mitsubishi Electric Hall gibi salonlarda hiç bir ayrımcılığa uğramadan konser verebiliyorken İstanbul, Ankara, Bursa ve benzer bir çok şehirde bunu yapamıyoruz maalesef. Şimdi kamuoyunun huzurunda sormak istiyorum. Sayın İ.B.B @ibb_kultur ve sayın @herkesicinCHP yöneticileri ve sayın @eczozgurozel bu sansür sadece şahsıma mı özel yoksa Kürt diline ve Kürtçe sanata olan tahammülsüzlük mü?Unutmayın ki Kürtlerin’de oyları ile seçildiniz.Hani kardeştik, hani demokrasi falan filan?…
Not: Bugünden itibaren karşılaşacağımız bütün ayrımcılık ve haksızlıkları, kimden olursa olsun , kamuoyu ile paylaşacağımızı belirtmek istiyorum.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur…
Kötülüğün, alçaklığın, şerefsizliğin sınırı yok; kimliği, inancı, vatanı yok. İyiliğin, erdemin, onurlu yaşam mücadelesinin de sınırı, kimliği, inancı, vatanı yok.
Bu şekilde gidişin, dünyayı biraz daha karartsa da aydınlık için sonsuz çabamız sürecek meleğim. Affet hepimizi.
Ne askeri darbeleri kabul ettik ne de AKP eliyle sürdürülen darbeleri kabul ediyoruz. Darbeye karşı direniş sadece hak değil aynı zamanda sorumluluktur, görevdir.
#KayyımDefol
Kürt halkının, dostlarımızın ve demokratik kamuoyunun direnişi sonucunda Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanımız Abdullah Zeydan’a mazbatasının verilmesine karar verilmiştir. Her Bijî Berxwedana Gel�� Kurd!
Kürt sanatçılar Servan Zana ve Turan Şen harika Kürtçeleri ile taşlama dolu bir “düello” hazırlamışlar. Ankara’daki mecliste hala mikrofon kapatmakla meşgul olanlar varmış:) Nafile:)
Amedspor’a yapılan yıllar süren ırkçıl��ğı ve terörizmi bitirmek adına buyrun süper kupa finalini Amed stadyumunda oynayın. Futbolda Barış’ı sağlayalım. Büyük bir anlam kazanır ve gelecek nesillere örnek olur. 🤝🏻
“Yurtta Sulh” böyle olur.
İzmir Buca'da adı bir ilkokula verilen Esat Oktay Yıldıran, ülke tarihinin en karanlık günahkârlarınlarından biri olarak 'hafıza odası'na sadist, sapık bir işkenceci olarak kayıt altına alındı!
İşkenceleri arasında en zevk aldığı köpeğini saldırtmak, kadınlara cinsel işkenceler, onları çıplak spor yaptırmak, tecavüz, dışkı yedirmek, makata cop sokmak... Akla gelebilecek her türlü insanlık dışı suçu işlemiş bir caninin adını bir eğitim yuvasına vererek insanlığı tahrik etmek, vicdanları yaralamak mağdurların ailelerine acı çektirmektir. Böyle bir akıl tutulması ağır bir suçtur ve neden olanlar mutlaka soruşturulurmalıdır!
Yanlış; HDP Erzurum’dan milletvekili çıkarmadı. Erzurum halkı YeşilSol’dan iradesini ortaya koydu.
Demokrasiden anladığınız ifade ettiğiniz şey ise durumunuz vahim gerçekten.
Neyse öğreneceksiniz demokrasiyi de,halk iradesini de.
Merak etmeyin. Erzurum halkının teveccühüne layık olmaya çalışacak ve sizlerin duyuramadığı sesi olacağız.
Hileli ve sahte bir zaferin sarhoşluğuyla, lüks sarayının balkonundan gırtlağını y��rtarcasına iftira, tehdit ve hakaretlerini sürdüren yaşlı kral ve karşısında yalanlardan, hazdan başı dönmüş bir linç güruhu, hep beraber “idam” diye bağırıyor.
Olay, bir zamanların Fransa’sında geçmiyor. Sene 2023, yer Ankara.
“Siz benim ceketimi bile asamazsınız” diyeceğim ama buna bile değmezsiniz. Sadece şunu söyleyeyim:
Ben, adını aldığım Kudüs fatihi büyük Kürt Komutan Selahaddin Eyyubi'nin torunuyum. Günü geldiğinde, hepinize adil davranacağıma söz veriyorum.
Devletin Kürde bakışının görüntüsüdür bu resim. 12 Eylül döneminde Diyarbakır Cezaevinde yaşatılanların tekrarıdır aynı zamanda.
Bu görüntüleri hafızamıza kaydedelim ve öyle sandığa gidelim.
Bu artık bir seçim değil, referandumdur. Bir önceki referandumun sonucu ortada... Sevgili gençler; montaj ve iftiralar her yerde, mesajımı yaymam için, bu namertliğe karşı birlikte mücadele etmeliyiz. Videomu her yerde paylaşın! Her yerde anlatın!
Vatanını seven sandığa gelsin.
İktidara yakın dini çevrelerin Erdoğan'ı desteklemesinin sebebi din elden gider kaygısı değildir. Arpalıklarımız gider, yemlerimiz biter endişesidir.
Bunu kendileri de çok bilir ama dine musibet gelecek, iman elden gidecek demeye devam ederler.
Umudumuzu, hayallerimizi, geleceğimizi zorbalığa teslim etmeyeceğiz.
Biz bir insanlık hareketiyiz. Biz yenilmezler hareketiyiz.
AYAĞA KALK VE DEĞİŞTİR!
RABE SER PIYAN Û BIGUHERÎNE!