İlle de o yüzde 60’lık, yüzde 70’lik kesimden vergi alacaksan; vatandaştan, esnaftan, emekçiden, çalışandan dolaylı ya da doğrudan bir şekilde vergi alıyorsan, kardeşim; bu ülkenin refah seviyesi en yüksek olan servet sahipleri kim? 1 milyon kişi mi, 5 milyon kişi mi, 10 milyon kişi mi?
Onlar da taşın altına ellerini koysunlar. Senede bir kere servetlerinden, zenginliklerinden bu ülke için vergi verecek bir düzenlemeyi Meclis’te yapın. Bu ülkenin zor döneminde, zengini de üzerine düşeni yapsın; yüzde 70’lik kesimin rahatlamasına katkı sağlasın.
Bu insanlar bu parayı nerede kazandı? Bu ülkede kazandı.
Şimdi sizce bu tablo normal mi? Tarlada domates 5 lira, markette 80 lira. Tarlada başka, markette başka fiyat… Ama bunlar bir günde olmadı. Bunlar, yıllara yayılan bir birikimin ve yanlış politikaların sonucudur.
Terörsüz Türkiye hedefi, bu coğrafyada ister PKK üzerinden ister başka bir güç aracılığıyla olsun
Kürt kardeşlerimizi Siyonist İsrail’e teslim etmemek odaklıdır.
“Terörsüz Türkiye” hedefi ise, İsrail’in kuzeye doğru ilerleyişini ve PKK’yı ile Suriye’deki uzantısı SDG’yi bir kara birliği olarak müttefik hâline getirme çabasını tasfiye etmektir.
Zaten Türkiye, Suriye’nin bütünlüğünü bozacak SDG kaynaklı herhangi bir kalkışmaya izin vermeyeceğini; Suriye devleti ile yaptığı anlaşmalar ve bölgedeki askeri gücünü artırmasıyla açıkça ortaya koymaktadır.
Eğer SDG, Suriye’de ülkenin parçalanmasına ve İsrail’in işini kolaylaştırmaya yönelik adımlar atarsa, bunun en net cevabını Türk devletiyle birlikte Suriye devletinden alacaktır tasfiye edileceklerdir.
Öte yandan Özgür Özel’in geçtiğimiz günlerde dile getirdiği “İngiltere’nin çıkarlarını en çok CHP korur” söylemi, bize Türkiye’nin karşı karşıya olduğu ve muhtemelen bundan sonra daha da sertleşecek operasyonların Telaviv-Berlin hattında Avrupa'da bir merkez tarafından organize edildiğini açıkca göstermektedir.
Son derece dikkatli olmalıyız; çünkü bütün savaşların akıl merkezi olan Avrupa'da bir merkez, doğrudan savaşa girmeden herkesi birbirine düşürerek ve kurdukları İsrail’i çatıştırarak kendi gücünü pekiştirmeye çalışmaktadır.
Aynı akıl ısrarla Türkiye’yi Orta Doğu’dan koparmaya ve Rusya ile çatıştıracak bir zemin hazırlamaya da tüm gücüyle çalışmaktadır.
Kadim Türk devlet aklı ise bunu çok önceden gördüğü için, Sayın Bahçeli üzerinden dile getirdiği “terörsüz Türkiye” çıkışıyla; Türkiye’nin yaşadığı çok katmanlı mücadele sürecinde, Asya’nın yükselişini ıskalamadan; Batı’nın gerileyişini dikkatle izleyerek kendi çıkarları doğrultusunda bu coğrafyada kadim ittifakı — yani Türklerin, Kürtlerin ve Arapların ittifakını — güncelleyecektir.
Balkanlar’dan Kafkasya’ya kadar uzanan geniş bir perspektifle, bu büyük akıl pratik adımlarıyla bunu adım adım gerçekleştirecektir.
@TBMMresmi@tcbestepe@Akparti@MHP_Bilgi@odatv@diyadinosman@ufukcoskunn@NedretErsanel@ibrahimkaragul@Yildiraycicek9
MUKADDES BİR HAYALİN PEŞİNDE AZİZ MİLLETİ İÇİN AŞKLA, ŞEVKLE FEDAKARCA ÇALIŞAN SELÇUK BAYRAKTAR'A MİLLETİMİZ İNANIYOR VE DE GÜVENİYOR.
BİRİLERİ ART NİYETLE SUYU BULANDIRMAK İÇİN KUYUYA BİR TAŞ ATTI.
MİLLETİMİZ DÖNEN DOLAPLARIN, KİRLİ HESAPLARIN FARKINDA...
SAVUNMA SANAYİMİZE YÖNELİK KARALAMA KAMPANYASI SONUÇSUZ KALMAYA MAHKUMDUR.
AKŞAMA VE TARİHE NOT.
TÜRKİYE’NİN SAVUNMA SANAYİİNDE BAŞARDIKLARINI VE BAŞARACAKLARINI HİÇBİR AKLIN VE GÜCÜN GÖLGELEME HAKKI YOKTUR.
ELBETTE Kİ YOLUN BAŞINDAYIZ.
ANCAK YOLUN BAŞINDA BAŞARDIKLARIMIZ BÜTÜN DÜNYA TARAFINDAN DİKKATLE TAKİP EDİLİRKEN,
SAVUNMA SANAYİMİZDEKİ BU BÜYÜK POZİTİF DEĞİŞİME GÖLGELEMEK YA DA TARTIŞTIRMAK, TÜRKİYE’YE FAYDA DEĞİL ZARAR VERİR.
TÜRKİYE’NİN BU KUTLU MÜCADELESİNE VE ÖZELLİKLE DE TÜRKİYE’DEKİ SAYIN CB’MIZ ERDOĞAN DÜŞMANLIĞI ÜZERİNDEN GÖZLERİ HİÇBİR ŞEYİ GÖRMEYEN KİN VE NEFRET DOLU BU TOPRAKLARA AİT PARADİGMASI OLMAYAN BAZI MUHALİFLERE KONUŞMA FIRSATI VERMEK, KİME NE FAYDA SAĞLAYACAK?
Biz asırlarca İslam’ın bayraktarlığını üstlenen bir milletin efradı olarak 400 yıl Kudüs-ü Şerif’e hizmetkârlık yapmanın şerefini yaşadık.
“La ilahe illallah, İbrahim Halilullah” ifadesinde anlamını bulan hürmet, hikmet, hoşgörüyle bu övülmüş şehri tüm inanç mensupları için yüzyıllar boyunca bir barış ve esenlik yurdu haline getirdik.
Müslümanlar gibi Hristiyanların ve Musevilerin de hakkına riayet ettik.
Bugün de şairin ifadesiyle “kalbimizin yarısı Mekke, diğer yarısı Medine’dir; bunların üstünde de bir tül misali Kudüs vardır.”
Kudüs, bizimle birlikte 2 milyarlık İslam âleminin ortak davası, hafızası ve ortak mirasıdır.
“Arzın üstünde bir sancak, görkemli bir çınar” olarak gördüğümüz Kudüs-ü Şerif’i namahrem ellerin kirletmesine izin vermeyiz.
Dikkat.
ÇOK DİKKAT.
Leman, kendisi için bir Charlie Hebdo modellemesi için zemin hazırlamak istiyor olabilir.
Türkiye’mizin huzurundan ve güvenliğinden rahatsızlık duyan Siyonizmin kirli planlarına hizmet etmek isteyebilir.
Türkiye’mizin iç huzurunu ve birliğini parçalamak için zemin hazırlamak gibi gaflete düşmek isteyebilir.
Ancak bu alçaklıktan öyle bir aşağılık mağduriyet çıkarmasına biz izin vermeyeceğiz.
Böyle bir durumun ortaya çıkmaması için 📌Emniyet ve İstihbaratın gereğini yapacağına eminiz.
Öyle ya,
içinde bulunduğumuz süreçte bu tür bir iğrençliğin talimatını veren de, bu iğrençliğe terör tarzı şiddetli tepkiler verme talimatını veren de aynı merkezdir.
TÜM İSTİHBARAT BİRİMLERİMİZ VE İÇ GÜVENLİK YÖNETİCİ VE KADROLARIMIZ ÇOK DİKKATLİ OLACAKTIR.
LEMAN MI DEDİNİZ?
BU MİLLETİN GÖZÜNDE ÇİFT SIFIR KADAR DEĞERİ YOKTUR.
İnsanlıktan, felsefeden, tarihten, teolojiden habersiz bir zeka özürlü bir grupçuk var Türkiye'de.
Leman adına sahip bir çatının altında toplanmışlar.
Din tanımayan,
değer tanımayan,
ahlâk ve ilke tanımayan şeytan soylu bir iddia ile insanlığı yok etmek için uydurdukları savaşların ve silahların sorumlusunu çizmişler sözde.
Sosyal Medyada yine klasik sesler gelmeye başladı:
⭕️Türk tohumu bitti!”
⭕️“İsrail tohumu dayatılıyor!”
⭕️“GDO’lu tohumla bizi zehirliyorlar!”
⭕️“Tarım öldü, bittik, yandık!”
Bunları diyenlerin elinde veri yok, belge yok, sadece slogan var.
💣 Ama artık yeter!
Buyrun Detaylara
1-İsrail’e karşı tek seçenek kaldı: O da askeri yöntem...
2-İsrail’e karşı güç kullanma dönemi artık başlatılmalı.
3-Asimetrik, örtülü savaşın bütün boyutları devreye alınmalı.
4-İsrail sınırlarına hapsedilmeli, evinde avlanmalı.
5-Savunma, göz yumma değil saldırı dönemi başlatılmalı.
6-Kafasını kaldırıp Gazz’ye, Lübnan’a, Suriye’ye, Batı Şeria’ya bakacak hali kalmamalı.
7-Soykırımı destekleyen İsrail vatandaşları dünyanın her yerinden kovulmalı, bu yönde baskı artırılmalı.
8-“İsrail Garnizonu” elbette kapanacak. İnsanlığı daha büyük zararlardan korumak için bu süreç hızlandırılmalı.
Akşama not.
İKLİM SÖZLEŞMESİNE DAİR
Aşağıda paylaşacağımız alıntılar iklim sözleşmesine giden yolun kilometre taşlarıdır. Lütfen dikkatle okuyunuz ve bu sözleşmenin arkasındaki aklı anlayınız.
Roma Kulübü’nün seçkinleri 1972 yılında “Büyümenin Sınırları” adlı bir kitap yayınladılar. Bu kitapta, “dünyanın birbirine bağlı kaynaklarının, küresel iklimin doğuracağı sıkıntıların mevcut ekonomik ve nüfus artış oranlarını 2100 yılından daha fazla götüremeyeceği” dile getiriliyor.
Fakat asıl amaç;
İleride, dijital, programlanabilir paraya sahip olunduğunda, paranızı nerede ve nasıl harcamanıza izin verileceği sosyal kredi puanınıza bağlı olarak değişecek. Bu para herkesin kişisel dijital kimliğine bağlanacak.
Her erkek, kadın ve çocuk için küresel bir dijital para biriminin ve küresel bir dijital kimliğin benimsenmesi isteniyor. Bunu iklim krizini ve karbonu bahane ederek yapıyorlar.
Dünya Ekonomik Forumu'nun büyük sıfırlamacı elitlerine göre; tüm dünyadaki şehirler, ihtiyacımız olan her şeyin yürüme veya bisiklet mesafesinde olduğu 15 dakikalık şehirlere dönüşmelidir.
Çünkü onlara göre gezegenin yıpranmasının temel nedeni sıradan insanlardır. Bu şehir planı da tam olarak bu düşünceden doğdu. Bu plan, 2015 yılında resmi olarak ilan edildi ve 2030 yılına kadar da her yerde uygulanacak.
Paris, 15 dakikalık şehir uygulamasına yani hapishanesine öncülük etmesiyle biliniyor. Avustralya'nın Melbourne şehri, Amerika'da New York City, Los Angeles ve Cleveland şehirlerinde buna uygun inşaatlar yapılmaya başlandı. Hatay ve İstanbul da buna hazırlanıyor.
Türkiye ise bugünlerde İklim Kanunu’nu meclisten geçirmeyi planlıyor. Söz konusu kanunun amacı; küresel ortalama sıcaklık artış limitinin sanayi öncesi döneme göre 2°C altında tutmak ve ilave olarak bu artışın 1,5°C’nin altında sınırlandırılmasına katkı sağlamak.
Sürdürülebilir(!) kalkınma ilkesi doğrultusunda da mevcut ve gelecek nesillerin iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinden korunmasını temin etmek amacıyla sera gazı emisyonlarının kademeli olarak azaltılmak.
Peki, bu kanunun içeriği bizleri küresel dünya hükümetine doğru sürüklemiyor mu? Gerçek bilim adamları “Karbondioksitin kirletici olmadığını Dünyadaki tüm yaşam için gerekli olduğunu söylüyor. Dolayısıyla fotosentez bir nimettir. Karbondioksit doğa için faydalıdır ve Dünya'yı yeşillendirir.
BU KANUN TBMM’den GEÇMEMELİDİR.
İlaveten havadaki ek karbondioksit, küresel bitki biyokütlesinin büyümesini destekliyor. Bu aynı zamanda tarım için de iyidir, dünya çapında mahsul verimini arttırır.
Durum böyleyken tüm dünya insanlarını topyekun dönüştürmeyi amaçlayan sözde iklim krizi ve buna bağlı çıkarılacak olan iklim kanunu bin yıllık anlı şanlı maziye sahip Türk milletini nereye doğru sürükleyecek?
Trump Başkan seçildikten sonra Paris İklim Anlaşması’ndan çekileceğini söylediğinde tüm küreselci medya ve bilim adamları onu iklim inkârcısı ilan etti. Amerika bile sözde iklim krizini tanımadığını söylüyor ve anlaşmalardan çıkma istiyor. O halde Türkiye’nin bu ısrarı neden?!
Bir kez daha yüksek sesle söylüyoruz. İklim kanunu meclisten geçmemelidir. Roma Kulübü’nün 60 yıllık planlarına Türk milleti alet edilmemelidir. Dünyayı kirletenlerin faturasını gelişmekte olan ülkelere ödetmek isteyen ve bu kısıtlarla gelişmeyi durdurmak isteyen akıl sorgulanmaya muhtaçtır.
"Bizim açımızdan konuşulmaya değer hiç bir bir yanı yok."
Yani "yapamayacaklar" demektir bu.
Arap ülkeleri panikte.
Cumhurbaşkanı Erdoğan son derece soğukkanlı.
Trump Netanyahu’nun koltuğunu çekip düzeltirken koltuğuna sahip çık gerektiğinde altından çekerim mesajını verdi Netanyahu’da onu açıkça ölümle tehdit etti
Zira Trump JF Kennedy suikast dosyasını açarken arkasında Kabalisiyonist yapının olduğunu bilerek açıyor Sadece Netanyahu’yu değil ABD’deki bütün Yahudileri tehdit ediyor Netanyahu’da Ona bir hediye üzerinden mesaj verdi.
Trump’ın Gazze konusundaki Gazzeyi biz inşaa edeceğiz çıkışı Netanyahu dahil bütün Yahudileri şaşırttı zira böyle bir çıkış beklemiyorlardı ama Trump’ın amacı Bu tehdit üzerinden Arap ve Körfez ülkelerini İbrani anlaşmasına tekrar döndürmek ama aynı gün içerisinde Suudi dışişleri bakanlığı açıklama yaptı Filistin Devleti kurulmadan İsrail ile Normalleşme asla olmayacak dedi
Kaldı ki Trump’ın Gazzeliler Ürdün ve Mısır’a Gitsin Açıklamasına her iki ülke de böyle bir şey asla olmayacak cevabı verdiler
ABD’nin ekonomisi bu kadar kötüyken Trump Körfezden tehdit ile para dilenirken, Trump geldiğimde savaşları bitireceğim derken, İsrail’in Suriye’den Askerini çekme demesine rağmen Pentagon’un Suriye’den Mayıs ayına kadar çekileceğiz açıklaması yapması bize şunu gösteriyor ABD’de Seçimlerden sonraki ilk 100 gün çok önemli çünkü halka ilk 100 gün ne yaptık diye hesap veriliyor dolayısıyla Trump’ın Gazze çıkışı süreç yönetmeye dair bir politika ama eylemsel olarak asla harekete geçmeyecek bir durum diye görüyorum zira ABD’nin savaşı kendi içinde olacak şu anda Elon Musk bütün bakanlıklarda Yapay zeka üzerinden yolsuzluk taraması yaptırıyor veriler ortaya çıktığında ABD’nin başını kaldırıp yan komşuya bakacak zamanı olmayacak kaldıki bunun yanında JFK Dosyası covID dosyası vb birçok iç sorun çıkaracak mevzusu olacak ABD’nin dolayısıyla Türkiye ALM/FRA/İNG/KÖRFEZ ÜLKELERİ/ARAP ÜLKELERİ Gazze konusunda anında karşıt açıklamalar yaptılar
Türkiye’de bir kesimin bu konuda kıyameti koparmasına gündem yaratmasına bakmayın ABD Ortadoğu’dan çekilmek zorunda iken bile bile lades demez…
Bekleyip görelim…
Küresel güçler dünya hakimiyetlerini güncellemek için kendi yüzyıllarını planladılar ve operasyonlara başladılar. “Türkiye Yüzyılı” projeksiyonu “Etkin, Bağımsız, Güçlü Türkiye” adına söz konusu küresel güçlerin Türkiye’yi mahkum etmek istedikleri “İleri karakol” veya “Tüketim adası” olmaya itiraz eden bir vizyonu ifade etmektedir.
Türkiye’nin bölgesel güç olmak yolunda, iki bin yıllık devlet aklı birikimini ve Anadolu’daki bin yıllık medeniyet şemsiyesinin kuşatıcı etkinleştirme gücünü aktifleştirme kararlılığı; önümüzdeki yüzyılda her alanda etkin, bağımsız, güçlü olmak adına; toplumun her kesiminin katılacağı, katkı sunacağı “ Türkiye Yüzyılı/Cumhuriyetin İkinci Yüzyılı Müzakereleri”ni önemli kılmaktadır.
Türkiye’yi küresel etki alanı olan oyun kurucu yapacak ve bölgesel güç olarak dünyanın istikrar adası kılacak 100 ana başlığı “Bu100denTürkiye” mottosuyla müzakereye açan Servet Hocaoğulları kardeşimizin kendi adıyla bugün etkinleştirdiği Youtube kanalı; inanıyorum ki; Yıllardır bizim de dillendirdiğimiz ve Türkiye’nin dört bir yanında sahada etkinleştirmeye çalıştığımız “Türkiye Meselelerini Müzakere” çabamıza yoldaş olacak bir kanal olacaktır.
Özellikle ilk videonun 6 Şubat depreminin yıldönümünde yayınlanması da ayrı bir öneme sahip. Çünkü Türkiye sadece jeolojik fay hatları üzere değil; aynı zamanda jeopolitik ve sosyolojik fay hatları üzere olan bir ülke. O nedenle Depreme yaklaşım tarzımıza benzer bir eşikte diğer fay hatlarına yaklaşmanın bize ödettiği bedelleri yakın tarihimizden biliyoruz. O nedenle Servet Hocaoğulları’nın Youtube kanalı bir anlamda “Tarihsel zeminde Stratejik tedbirleri”de içerecektir.
Hayırlı Olsun…
Takipte olacağız.
https://t.co/JrE47FMUw9
Bir çok parti kurucumuzdan şikayet geliyor!
Sayın cumhurbaşkanımızın @RTErdogan değişim mesajlarını yanlış okuyup, partide aktif görevi olmayan kurucularımı tasfiyeye durdunuz sayın @erkankandemir??
Siz kendinizi tasfiye edin kendinizi!!!
Bu konuda değil Metin Külünk abi, cumhurbaşkanımız son sözü söyleyene kadar beni kralı susturamaz!!!
Partiyi ticarethane yapanlar kimler sayın Erkan Kandemir???
Reise ısrarla yalnızım dedirtenler kimler, bunun hesabını bu seçmene vermek zorundasınız!!!