"Dün yürürken umudum kalmamıştı. Bugün ise umut sözcüğü tümüyle anlamını yitirdi. Şimdi artık sadece yürümüş olmak için yürüyoruz. Dün, portakal ağaçları ile süslü bir cennet hayal ederken bugün benim için artık cennet diye bir şey kalmadı. Artık portakallara da inanmaz oldum."
Zaman ilerliyor, bir gün o da ölümü bekliyor artık.
Aradıklarının çoğunu bulamamış,
Beklediklerinin çoğu gelmemiş bir insan olarak
Göçüp gidiyor bu dünyadan.
ne zaman incinsem değişmeye
ve soğukkanlı olmaya karar veriyorum.
ama
kırgınlığım geçince yine eski konuşan,
herkese inanan ve
cana yakın, neşeli halime dönüyorum
bu da kendime en büyük kırgınlığım