There's a small window in life when your parents are healthy, your children are little, and everyone is happy and together. It feels like it will last forever, it won’t. Cherish every moment of it.
Gösteri salonunu klavye ustalığı zannetmek de ayrı bir vaka..
Ayağa kalkıp like almaya çalışmak..
Bunu usta oyuncuların içinde yapmak.. yüzünde makyaj arkada hazır bekleyen oyunculara karşı yapmak..
Sonra da devam edilemiyor diye oyuncu hasta diye yuhalamak..
Yanmışız.
📌Son dönemde CİMER’e öğretmenler hakkında gelen veli şikayetleri pes dedirtti:
– 23.30’da öğretmene ödevi sordum. Çevrimiçiydi, cevap vermedi.
– Kırmızı kalemle hata düzeltiyor öğretmen. Kırmızı kanı çağrıştırır.
– Instagram’da lüks kebapçıda yemek yiyen öğretmen var. Fakir çocukların canı çekecek.
– Öğretmenin arabası çok eski ve kirli. Bu vizyonsuzluktur.
– Öğretmen sınıfta saksıyı benim oğluma sulatıyormuş. Benim oğlum bahçıvan mı?
– Çocuğumun çantasına her gün Nutella koyuyorum. Öğretmen “sağlıklı beslen” demiş. Sen kimsin de benim çocuğumun şekerine karışıyorsun?
– Öğretmen evinde kedi besliyormuş. Benim çocuğumun kedi alerjisi var.
– Öğretmen Hanım profil fotoğrafına çiçek resmi koymuş. Kendini neden saklıyor? Bir vukuatı mı var?
ÖZÜR DİLİYORUM
Üç çocuğum var. Eşimle ben doktoruz. İkimiz de çalışıyoruz; didiniyoruz, eksiliyoruz, destek arıyoruz ve ancak öyle çocuklarımızı özel okulda okutabiliyoruz. Bunu bir ayrıcalık gibi taşıdığımı sanmayın. Tam tersine, bu memlekette eğitimde fırsat eşitliğinin nasıl çöktüğünü her gün içimde bir utanç ve acıyla yaşıyorum.
Mesele artık sadece eğitim de değil. Güvenlik duygusu da çöktü. İnsan, çocuğunu hangi okula verdiğini değil; o çocuğun nasıl bir ülkede büyümeye çalıştığını düşünmekten yoruluyor. Orta sınıfın, beyaz yakalının, yıllarca okuyup emek vermiş insanların geldiği yer burası: Daha iyi bir hayat kurmak değil, sadece evladını biraz daha az riskin içine bırakabilmek için çırpınmak.
Ben bu düzenin kazananı değilim. Ben de mağduruyum. Sadece çöküşün biraz daha geç vurduğu kesimlerden biriyim. Bu yüzden, benimle aynı şartlara sahip olmayan; çocuğunu devlet okuluna mecburen gönderen, servis parasını, beslenme çantasını, güvenliği, geleceği dert eden bütün vatandaşlarımdan içim ezilerek özür diliyorum. Aramızdaki fark bir başarı farkı değil; bu bozuk düzenin insanları eşitsizliğe zorlamasının sonucudur.
İnanın, bunun böyle olmaması gerektiğine bütün kalbimle inanıyorum. Bir çocuğun kaderi, anne babasının geliriyle; bir ailenin huzuru, cebindeki son parayla; bir toplumun geleceği, çaresizce yapılan bireysel kaçış planlarıyla belirlenmemeliydi.
Sağlıkta da tablo farklı değil. Orada da eşitlik masaldır artık. Parası, bağlantısı, erişimi olanla olmayan arasında bazen teşhis kadar, bazen tedavi kadar, bazen de hayat kadar fark var.
Bir ülke, kendi çocukları arasında bu kadar derin bir kader uçurumu oluşturuyorsa, orada sadece ekonomi değil vicdan da çökmüş demektir.
@seraynazoz Bilmiyorsan ben söyliyim bari. Seni leyleğin biri getirdi. Yaren leylek gibi dönmediği için seni bırakanı bulamadık ve elimizde kaldın🤷🏻♀️
Sayın @denizsatar hanımefendi,
Aslında sizin gönderinize cevap yazmak istemiyordum. Ancak, "doktor arkadaşların cevaplarını teker teker okuyorum" dediğiniz için benim tweetimi de okuyacağınızı düşünerek cevap yazmak istedim. Ben Türkiye'de bir tıp fakültesinde hocayım. Benim ++
ODTÜ mezuniyet pankartları bir yılın özeti gibi. İnsan evet bunu da yaşamıştık bu sene diye, hatıralar geçidi gibi izliyor. Popüler Kültür Notu: Geçen sene Gibi hakimiyeti bu sene Prens ile dengelenmiş. Burhan Altıntop arada kendini hatırlatıyor.
Bu ülkede “fakir çocuk” annesi çöp toplamaya gidince yanarak öldü, “ayrıcalıklı çocuk” yangın tedbirsiz otelde öldü, “Türk çocuk” önünüze katıp çatışmaya götürdüğünüz için öldü, “Kürt çocuk” zırhlı araç çarptığı için öldü, “işçi çocuk” okulu bırakıp fabrikada kolunu kaptırıp öldü, “Suriyeli mülteci çocuk” kaçak çalıştığı yerde asansöre sıkışıp öldü, “üniversiteli çocuk” sokakta dövdürdüğünüz için öldü, “tarikata verdiğiniz çocuk” üstüne kapı kitlendiği için yanarak, dayanamayıp intihar ederek öldü, “mezun çocuk” iş bulamadığından öldü, “aşiret çocuğu” koca köy organize olup öldürdüğü için öldü, “mendil satan çocuk” tecavüz edilip öldü, “yeni doğmuş çocuk” hastane çetelerinin elinde, “kaykay yapan çocuk”, “harçlığını çıkarmak için çalışan çocuk” sokak güvenliği olmadığı için, “sitede oturan çocuk” kolonu kesilmiş bina yüzünden “sporcu çocuk” inşaatı denetlenmemiş otel yüzünden öldü. Siz hangi çocuğu koruyup kollayabiliyorsunuz da ne yüzle çocuk istiyorsunuz?