Habertürk'ün 'Türk' Alerjisi: Canlı Yayında Skandal Sansür
💢Muhabir, İstiklal Marşı çalarken "Şimdi sıra Türk.... Türkiye milli marşında" diyerek AKP döneminde arşa çıkan "Türk" sansürünü gözler önüne serdi.
https://t.co/mLw3Lpg3SB
AKP'li Mehmet Baykan, Konya'da düzenlenen Nasrettin Hoca Şenlikleri'nde temsili 'Nasrettin Hoca' olan oyuncu Müfit Can Saçıntı'nın sözlerine sinirlenerek şenlik alanını terk etti.
"Bugün nasip oldu, Nasreddin Hoca’nın eşeğine kayyum olarak atandım."
İspanyol, İngiliz, İrlandalı ve daha pek çok etnik grubun 250 yıl önce bir arada toplandığı memlekete "Tek ulus" diyorlar ama sömürge valisi kılıklı büyükelçileri 2000 yıllık devlet geleneği için "ulus devlet kötü" tanımı yapıyor.
Ağız açan tek kravatlı yok.
5 Temmuz 1993… Türkiye’nin hafızasına kazınan kara günlerden biri.
Erzincan’ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyü, akşam saatlerinde PKK’lı teröristler tarafından kuşatıldı.
Köy meydanında toplanan sivillerin üzerine ateş açıldı. Aralarında çocuk sahibi babaların, dedelerin ve gençlerin de bulunduğu 33 masum vatandaş katledildi.
Katliam bununla da sınırlı kalmadı. Evler, okul, cami ve köydeki birçok yapı ateşe verildi. Başbağlar adeta küle çevrildi. Geride yanan evler, yetim kalan çocuklar, ömrü boyunca dinmeyecek acılar ve hafızalardan silinmeyen bir gece kaldı.
O gecede yakınlarını kaybeden bir vatandaş, yaşanan katliamı Okan Sütçoğlu’na anlattı:
Yunan medyası | Yunanistan, hızla azalan iş gücünü Özbekistan'dan karşılamak için temaslara başladı.
Atina yönetimi, Özbekistan ile iş gücü göçüne yönelik resmi görüşmeler yürütüyor. Görüşmelerde iş gücü temini, konsolosluk ve hukuki iş birliği ele alınıyor.
Yunanistan, kısa süre önce de Mısır ile yaptığı anlaşma kapsamında en az 5 bin tarım işçisini ülkeye getirme kararı almıştı.
Bu adımlar, ülkedeki kronik iş gücü açığını kapatma hedefinin parçası olarak görülüyor.
“Erkeksiz Köyde Pkk Barbarlığı.” (1993)
Van’ın Bahçesaray ilçesine bağlı Sündüz Yaylası’nda, “sütten kesilmemiş” bebekler dâhil olmak üzere, 15’i çocuk, 9’u yetişkin kadın olmak üzere 24 vatandaş, PKK’lı teröristler tarafından şehit edildi.
Deniz Göktaş, Kılıçdaroğlu'nun kendisiyle emrivaki yaparak görüştüğünü açıkladı:
"Sabah, Kemal Bey'in burada olduğu ve görüşmek istediği haberi geldi. Görüşmek istemediğimi söyledim.
Sulh Cezaya çıkmadan önce emrivaki bir şekilde görüştük. Geçmiş olsun dedi, teşekkür ettim. Bir ihtiyacım olup olmadığını sordu, yok dedim. Aslında kendisiyle görüşmek istemediğimi söyledim. ‘Madem geldiniz, milyonlarca gencin bir ricası var; lütfen CHP'yi salın’ dedim. Ben bunu söyledikten sonra başını salladı, sonra da gitti. 2023'te Cumhurbaşkanlığı için oy verdiğim insan, 2026'da yüz yüze nezaketsizlik yapmak zorunda kaldığım ilk insan oldu. Avukatımın söyledikleri doğrudur."
(Fatih Altaylı)
ASLA UNUTMA!
İsrail askerlerinin doktor kılığına girerek Filistin hastanesine girip insanları öldürdüğünü asla unutmayın.
Bu terörizm ve savaş suçudur.
8 aylık hamile öğretmen Yasemin Tekin, eşi ve 3 yaşındaki çocuğu ile birlikte lojmanlarında PKK'lı teröristler tarafından katledilerek şehit edildi.
Bitlis, 1993
Koskoca yargının uğraştığı şeye bak; komedyen şakası. Aynı yargı daha geçen gün 6 yaşındaki kızını evlendiren tarikatçıyı serbest bıraktı, kahraman gibi karşılandı herif. Milleti dinden soğutan kim acaba? Yine aynı yargı bir gecede 50 bin mahkumu şak diye dışarı saldı. Aynı yargı Kemalistler P..tir diyen ucubeye dokunmadı bile.
Şakadan alınan incinen varsa eleştirirsin kınarsın, gitmezsin, bilet almazsın, gülmezsin. Çocuk zaten her gösteriden sonra geri bildirim kutusu açıyor sosyal medyasında, neyi sevmediniz diyor. Eleştirin beni diyor. Şak diye tatilden dönüp geliyor ifade vermeye. Hemen kodese tıkmak neyin kafası yahu ne yaşıyorsunuz siz? Bu günler için mi saldınız onbinlerce mahkumu bir gecede? Komedyene, gazeteciye, seçilmişlere, muhaliflere yer açmak için mi?
Deniz Göktaş’ın avukatı Metin Aslan ile konuştum. İki özel bilgi paylaştı…
Bir: Deniz tutuklama sonrası avukatlarına “neşemizi çalamayacaklar” demiş.
İki: Kendisiyle görüşen Kılıçdaroğlu’na “CHP’yi salın” demiş.
Meclis’te İYİ Parti ve DEM Parti arasında gerginlik: Oturuma ara verildi.
PKK’lı Çetin Arkaş’ın mitinglerde elinde mikrofonla yaptığı açıklamalara tepki gösteren İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, sert açıklamalarda bulundu.
Poyraz’ın sözlerinin ardından DEM Parti ile İYİ Parti arasında gerginlik çıkınca oturuma 10 dakika ara verildi.
İşte Poyraz’ın konuşmalarından öne çıkanlar:
“Tarih 25 Aralık 1991. Yer Bakırköy, İstanbul. Sizlere isimler okumak istiyorum. İnsan hafızasının en büyük kusuru unutkanlığı olduğu için bu isimleri hatırlatıyor ve rahmetle anıyorum.
Ahmet Çetinkaya, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kurucularından Sayın Necati Çetinkaya’nın yeğeni. Hasan Dervişoğlu. Merve Gül Bakkal, 2 yaşındaki bir evladımız. Sezar Bakkal, Merve Gül’ün annesi. Hatice Çelik, Habibe Çelik, Zübeyde, Nadir, Şadiye Nadir, Rezzan, Seda Kızılkırmızı, Süheyla Kızılkırmızı, Yaver, Ağabeyli, Şengül, Aras.
Bu saydığım isimlerin nereli oldukları, Türk mü Kürt mü oldukları, Alevi mi Sünni mi oldukları, yani ne oldukları gözetilmeden hepsi katledildi. Bu katliamın sorumlusu, PKK terör örgütü yöneticisi Çetin Arkaş, geçtiğimiz sene 2 Temmuz’da tahliye edildi. Önceki açılım sürecinde, şu an da faaliyetlerini sürdüren terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın sekretaryasında görevlendirildi. Bakınız, her şey dejavu gibi.
Ağır hasta olduğu iddiasıyla tahliyesi için çağrılar yapılan Çetin Arkaş isimli cani, hafta sonu düzenlenen Öcalan’a özgürlük mitinginde sahneye çıkıp konuştu. Dedi ki: ‘Dönüp dolaşıp pişmanlık yasasına gelecekseniz, dönüp bize bakın, meydandaki on binlere bakın. Bizde pişman olmuş bir hâl var mı?’ dedi. ‘Bu meydanda evladım pişman olarak gelsin, pişman olsun, onu evlat olarak kabul eden var mı?’ diye sordu.
Bir insan evladı çıkıp da bana cevap versin. Şehit kanıyla sulanmış bu aziz vatanda, bu topraklarda Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak için kurulmuş PKK terör örgütünü kuran, yöneten, hâlâ yöneten ve infaz emirleri vermiş terör örgütü hükümlüsü için özgürlük mitingi nasıl yapılabilir? Birinci sorum bu. İkincisi, bir katil, bir cani, terör örgütü yöneticisi bu cümleleri nasıl sarf edebilir?”