Bazı doğru bilinen yanlışları giderelim:
- Deniz kaçma niyeti olmadığı için değil, ''suçsuz olduğunu bildiği için'' kendi ayağıyla geldi.
- Onları rahatsız eden Deniz'in yaptığı şakaların içeriği değil, hâlâ birilerinin çıkıp konuşabiliyor olması.
- Sözde sanatçıların yarım ağızla yaptığı, suya sabuna dokunmayan açıklamaları umrumuzda bile değil, biz gençlerin gözünde susanlardan hiçbir farkları yok.
- Mevcut iktidar bu adımları korktuğu, köşeye sıkıştığı için değil; aksine bizleri daha da korkutmak, baskı alanını daha da genişletmek için atıyor.
- Vatandaş olarak bizi bizim yerimize kurtaracak birilerinden medet ummaya devam ettikçe bu düzenin mağduru değil, en büyük ortağı haline geliyoruz.
- Artık mesele kimin çıkıp konuştuğu değil, halk olarak bizim ne kadar susmaya devam ettiğimiz.
Hakan Çalhanoğlu denen arkadaş Orkun'u milli takımda görmek istemiyormuş.. Adama bak ya olum kimsin sen Türk milletide seni görmek istemiyor. Hadi bakalım.
Asgari ücretle nöbet tuttan adam sabaha karşı evine geldi, uyumadan sizi izledi.
Üniversite sınavına girecek çocuk 2 saat erken uyandı, sizi izledi.
Milyonlar erkenden kalktı, sizi izledi, size dua etti.
“Tweet atıyorlar, korkuyoruz” diye naz yaptığınız, trip attığınız milyonlar, sizin 1 golünüz için saç baş yoldu.
Gönlünüz eğlensin diye ananız, babanız, halanız, teyzeniz, yakın arkadaşınız kampa getirildi, yemekler yenildi.
Keyfiniz iyi olsun diye TFF başkanı dahil herkes millete racon kesti, sizi savundu.
Altın jenerasyon, en iyi kadro diye şişirilen balonlar. Sizin topunuz, 2002 Dünya Kupası’na tarih yazanların kramponlarının ayakkabı bağcığı olamaz!
Milyon dolarlık reziller.
Evine ekmek götürmek için 15 saat çalışan emekçinin, 3 kuruş zam için hak arayan emeklinin, ucuz peynir için market market gezen vatandaşın hakkı, parası, pulu, vergisi sizlere zehir zıkkım olsun!
Kılıçdaroğlu: "Mutlan butlan davasını bu partinin başına bela edenlerden hesap sormazsam namerdim."
Mutlak butlan davasını geçtiğimiz günlerde Kılıçdaroğlu'nun birlikte poz verdiği Lütfü Savaş açmıştı.
📍AKP’li kayyum Kemal Kılıçdaroğlu’nun bugünki açıklamasında bence en önemli kısım burası. Dikkatle dinleyin, sonra ne demek istediğini yazacağım:
“— Benim koltuk derdim yok, bir köşeye de çekilebilirim. Ama tarihin bana yüklediği bir sorumluluk var!..”
Yani şunu demek istiyor:
Tarihin bana yüklediği sorumluluk derken, AKP’nin ona yüklediği görevleri kastediyor!
Önce kurultayı öteledikçe öteleyecek, sonra alınacak baskın seçim kararıyla seçimi AKP ve Erdoğan’a hediye edecek!
Tarihin kayyum Kemal’e yüklediği sorumluluk işte bu! Ama unutma: TARİHE LANETLE ANILARAK GEÇECEKSİN.
Gün gelir.
Çivisi çıkar dünyanın.
Konuşamayanlar hatip,
Şifa veremeyenler tabip,
Yazamayanlar kâtip olur.
Ama yine öyle bir gün gelir ki…
İşler ters döner.
Aldatan, bir gün sadakat için,
Çalan, bir gün adalet için,
Döven, bir gün şefkat için yalvarır.
‘Piyon’ deyip geçme, gün gelir şâh olur.
Şâha da fazla güvenme,
Gün gelir mat olur.
Özgür Özel'in konuşmasını dinlerken dikkatimi çeken önemli bir şey oldu bence biz de buna odaklanmalıyız. Kemal Kılıçdaroğlu ismini hiç anmadı, onunla kişisel bir çatışma görüntüsü vermek yerine meseleyi daha büyük bir çerçeveye müesses nizam, yargı-siyaset ilişkisi, iktidar baskısı gibi alanlara taşıyarak tabanı bölünmeden konsolide etmeye çalışıyor. Çok başarılı bir strateji, iktidarın oyununa gelmiyor, muhalefet tabanında “iç kavga” algısına hizmet etmiyor, tartışmayı kişiselleştirmiyor, asıl ekseni dağıtmıyor, mesele CHP değil, demokrasi, seçme ve seçilme hakkı, Anayasa diyor. Çok başarılı helal olsun👏 Bizim de KK'yı meselenin öznesi yapmaktan vazgeçmemiz lazım. @eczozgurozel
Ben bir CHP üyesiyim. Bugün yeni parti kurulsun, bugün üyeliğimi iptal eder yeni partime katılırım. Partisiz kalsam da adayımız kimse oyumu ona veririm. Adaysız kalsam seçeneklerden birine mührü başarım.
Atatürk'ün ilkesi vardır, yolu vardır, öğretisi vardır; partisi olmasa da olur, başka parti kurulur. Bizim yolumuz Atatürk yoludur. Ona butlan falan sökmez.
Seni kötü siyasetçi ama düzgün adam sanıyorduk sen 80 yaşında koltuk için yol arkadaşlarına, halefine, isteyerek veya istemeyerek sana güvenen halka, bu milletin umuduna ihanet edecek kadar kötü adamsın.