Milliyetçi Hareket Partisi Adıyaman il teşkilat organları ve Merkez ilçe teşkilat organları parti tüzüğümüzün 52. ve 54. maddelerinin tanıdığı yetkiye istinaden, tüzüğümüzün ilgili maddesi uyarınca feshedilmiştir.
Yine aynı maddelerin verdiği yetki çerçevesinde, Milliyetçi Hareket Partisi Adıyaman İl Başkanlığı görevine Ali Önat, Merkez İlçe Başkanlığına Selçuk Aslancan atanmıştır.
Milliyetçi Hareket Partisi Adana il teşkilat organları parti tüzüğümüzün 52. ve 54. maddelerinin tanıdığı yetkiye istinaden, tüzüğümüzün ilgili maddesi uyarınca feshedilmiştir.
Yine aynı maddelerin verdiği yetki çerçevesinde, Milliyetçi Hareket Partisi Adana İl Başkanlığı görevine Hakan Yıldırım atanmıştır.
Milliyetçi Hareket Partisi Manisa il teşkilat organları parti tüzüğümüzün 52. ve 54. maddelerinin tanıdığı yetkiye istinaden, tüzüğümüzün ilgili maddesi uyarınca feshedilmiştir.
Yine aynı maddelerin verdiği yetki çerçevesinde, Milliyetçi Hareket Partisi Manisa İl Başkanlığı görevine Nurullah Savaş atanmıştır.
Milliyetçi Hareket Partisi Kırıkkale, Zonguldak ve Kocaeli il teşkilat organları parti tüzüğümüzün 52. ve 54. maddelerinin tanıdığı yetkiye istinaden, tüzüğümüzün ilgili maddesi uyarınca feshedilmiştir.
Yine aynı maddelerin verdiği yetki çerçevesinde, Milliyetçi Hareket Partisi Kırıkkale İl Başkanlığı görevine Mekki Varol, Zonguldak İl Başkanlığı görevine Orhan Korkmaz, Kocaeli İl Başkanlığı görevine Enes Emengen atanmıştır.
Milliyetçi Hareket Partisi Kilis il teşkilat organları parti tüzüğümüzün 52. ve 54. maddelerinin tanıdığı yetkiye istinaden, tüzüğümüzün ilgili maddesi uyarınca feshedilmiştir.
Yine aynı maddelerin verdiği yetki çerçevesinde, Milliyetçi Hareket Partisi Kilis İl Başkanlığı görevine Ercan Akdemir atanmıştır.
Milliyetçi Hareket Partisi Konya il teşkilat organları parti tüzüğümüzün 52. ve 54. maddelerinin tanıdığı yetkiye istinaden, tüzüğümüzün ilgili maddesi uyarınca feshedilmiştir.
Yine aynı maddelerin verdiği yetki çerçevesinde, Milliyetçi Hareket Partisi Konya İl Başkanlığı görevine Sedat Göncü atanmıştır.
Milliyetçi Hareket Partisi Şanlıurfa il teşkilat organları ve 13 ilçe teşkilat organları, parti tüzüğümüzün 52. ve 54. maddelerinin tanıdığı yetkiye istinaden, tüzüğümüzün ilgili maddesi uyarınca feshedilmiştir.
Yine aynı maddelerin verdiği yetki çerçevesinde, Milliyetçi Hareket Partisi Şanlıurfa İl Başkanlığı görevine Osman Mutlu atanmıştır.
FÂSIKÜ’L LEYL Ü VE’N-NEHAR BÜLENT ARINÇ!
Eski Meclis Başkanı Bülent Arınç’ın, “bilge politikacı ve yüksek ahlaklı kişi” maskesinin arkasına gizlediği enaniyet ve büyüklük kompleksi, aramızda yaşanan son söz düellosuyla ayan beyan ortaya serildi.
Siyaset dairesi ve sınırlarının dışına çıkmadan beyanları hakkında yönelttiğim eleştiriler, Bülent Arınç’ın pullarını döktü, fiyakasını bozdu.
Oldukça şişkin egosu, bir politik iğnenin batmasıyla parti balonu gibi patladı.
Eski Meclis Başkanının yüreğinde, “karanlıkta kara taş üzerinde yürüyen karıncanın ayak sesi gibi gizlediği kibir ve gizli şirk” açığa çıktı.
Biz Bülent Arınç’ın günahlarını sayıp dökmedik; şahsiyata, özel hayata girmedik.
Sadece kendisinin siyasi değerlendirme ve tespitlerinin üzerine gittik.
Arınç ise siyasi tenkidi bırakarak şeref ve haysiyete tasallutu tercih etti.
Arınç’ın şahsıma yönelttiği doğru olmayan ithamlar; politik eleştiri, sert tenkit sınırlarını aşıp münafıklara özgü günah ifşasına, ayıp teşhirine dönüştü.
Her haksız ve suçlunun, her köşeye sıkışan âcizin başvurduğu gibi…
Benim Bülent Arınç’a dönük sert tenkitlerimin temel sebebi,
1. Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin aziz milletimizden büyük destek gören Terörsüz Türkiye istikametindeki samimi gayretlerini seviyesiz ifadelerle değersizleştirmeye kalkmasıdır.
2. Bir Müslüman olarak “izzet ü ikbâl ile bâb-ı hükûmetten çekilmek” dururken, inananlar arasında nifak ve fitne saçma çabasını sürdürmesini engellemektir.
3. “Fâsıkü’l leyl ü ve’n-nehar” işlevini terk etmesi hususunda kendisini ikaz etmektir.
Sen misin, bir egoistin gerçek yüzünü bedahetle gözler önüne seren!
Mağrur Arınç; benim sözlerimden kendine pay ve ders çıkaracağına, büsbütün hiddetlenip kamçılandı.
Beni itham ettiği sözlerden daha rezil bir üslupla ve üstelik de pek kibirli ifadelerle şahsıma saldırıda bulundu.
Bülent Arınç, her ikimizin de yaşadığı evlat acısının, vicdan terazisini hassaslaştırıp merhamet kapılarını ve gönül gözünü açtığından söz etti.
Lakin böyle hassas bir konuda bile ruhunun derinliklerindeki garez ve kini kusmaktan kendini alamadı.
Nezaket, nezahet ve nezafet izharı yerine büsbütün incitici, kaba ve nadan bir tavır içine girdi.
Bana yakıştırdığı o dedikodu cümlesini de öfkesini yatıştırmak için sarf etti.
Şahsımdan beklediği merhamet, insaf, izan ve hüsnüzan gibi ahlaki terazileri kendisi terk ederek şeytanın ipine sarıldı, belden aşağı vurmayı yeğledi.
Siyasi eleştiri hudutlarının dışına çıkıp şeytanla ortaklığı seçti.
Bülent Arınç, nefsini aşırılıktan alıkoyamayıp beni adımın anlamlarıyla da vurmaya kalktı.
Peki, kendisi asla liyakat kesp etmediği Bülent isminin manası hakkında hiç tefekkür etti mi?
Bülent Arınç, hasbelkader yüksek mevki ve itibara erişti ama ahlaki hastalıklarla alil olduğu için ismiyle müsemma olamadı.
Biz, kendisinden bir öğrenciyi babasına şikâyet eden mızmız öğretmen üslubuyla değil; abdestinden şüphesi olmayan bir musallinin vakar ve itidaliyle tenkitlerimize cevap vermesini beklerdik.
Ama Bülent Arınç öylesine cürmümeşhut hâlinde yakalandı ki iç barışın takviyesine dönük politikalarına maksatlı cümlelerle saldırdığı ve hakkımda en son şikâyetçi olacağı makama sığınarak büsbütün küçüldü.
Siyaset meydanı; şekvacılık, sızlanma ve yakınma yeri değildir.
Bülent Arınç; kendini allame-i siyaset sanıyor ve kibrini sadece dilinin arkasına değil, yüreğinin en ücra köşesine saklamaya çalışıyor ama heyhat!
Lisanı ve etvarı kendini ele veriyor.
Bülent Arınç’ın tenkitlerime sosyal medyada verdiği üslup fukarası cevap ve hakkımda sarf ettiği hakaretamiz cümleler, neticede kendisinin gerçek karakterini ele vermiş oldu.
Arınç’ın kalbinde sakladığı enaniyet ve tekebbür, bütün kamuoyunca öğrenilmiş oldu.
Nifak, fitne ve tefrikanın bir siyasetçiyi nasıl şeytanın oyuncağı hâline getirdiğini ve esfele sâfilîne düşürdüğünü ibretle müşahede ettik.
Trendyol Süper Lig 2025-2026 sezonunda 26. Şampiyonluğunu kazanarak üst üste dördüncü kez şampiyon olan @GalatasaraySK camiasını, futbolcularını, teknik heyetini, yönetimini ve taraftarlarını tebrik ediyorum.
Şampiyon Galatasaray’a, Şampiyonlar Ligi’nde başarılar diliyorum.
FOSİL SİYASETÇİ BÜLENT ARINÇ’IN DERDİ NE?
Siyaset fosili Bülent Arınç; kendisini unutturmamak, politika müzesinin teşhir salonunda bulunmak için elinden geleni yapıyor.
Sabık Meclis Başkanı Arınç, sabıka ekilmiş tarlalardan zehirli çiçekler devşirip hastalıklı bünyelere deva ekstreleri üreterek gündemde kalmaya çalışıyor.
Aynı zamanda da FETÖ’ye kuryelik ve aracılık ettiği günlerde elde ettiği politik(!) kazanımların karşılığını vermeye çabalıyor.
Arınç, KHK’lılarla ilgili yanlış adrese gönderme yapıyor.
Baltayı taşa vurmakla kalmıyor, kendi ayağına kurşun sıkıyor.
Kim bilir, belki de bazı hamlelerin yerini yapıyor.
Peki, kimler Bülent Arınç’ın avukatlığına soyunduğu bu KHK’lılar?
Terör örg��tleriyle iltisak, irtibat veya üyelik gerekçesiyle kamu görevinden ihraç edilen veya kapatılan kurumlarda çalışan kişiler.
Fazla söze ne hacet!
Koç Holding Şeref Başkanı Sayın Rahmi M. Koç ve Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Sayın Ali Y. Koç, Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’yi makamında ziyaret ederek Koç Topluluğu’nun 100. yılı münasebetiyle düzenlenecek etkinliğe ilişkin davetiyelerini takdim etmişlerdir.
Nazik ziyaretleri ve davetleri dolayısıyla kendilerine teşekkür ederiz.
Milliyetçi Hareket Partisi Malatya il teşkilat organları, parti tüzüğümüzün 52. ve 54. maddelerinin tanıdığı yetkiye istinaden, tüzüğümüzün ilgili maddesi uyarınca feshedilmiştir.
Yine aynı maddelerin verdiği yetki çerçevesinde, Milliyetçi Hareket Partisi Malatya İl Başkanlığı görevine Turgay Şengönül atanmıştır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Milliyetçi Hareket Partisi Kars İl Teşkilatı, parti tüzüğümüzün 52. ve 54. maddelerinin tanıdığı yetkiye istinaden, tüzüğümüzün 34. maddesi uyarınca feshedilmiştir.
Yine aynı maddelerin verdiği yetki çerçevesinde, Milliyetçi Hareket Partisi Kars İl Başkanlığı görevine Ali Okyay atanmıştır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Milliyetçi Hareket Partisi Eskişehir İl Teşkilatı, parti tüzüğümüzün 52. ve 54. maddelerinin tanıdığı yetkiye istinaden, tüzüğümüzün 34. maddesi uyarınca feshedilmiştir.
Yine aynı maddelerin verdiği yetki çerçevesinde, Milliyetçi Hareket Partisi Eskişehir İl Başkanlığı görevine Ayhan Sezer atanmıştır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Milliyetçi Hareket Partisi Kütahya İl Teşkilatı, parti tüzüğümüzün 52. ve 54. maddelerinin tanıdığı yetkiye istinaden, tüzüğümüzün 34. maddesi uyarınca feshedilmiştir.
Yine aynı maddelerin verdiği yetki çerçevesinde, Milliyetçi Hareket Partisi Kütahya İl Başkanlığı görevine Mehmet Ali Türker atanmıştır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
İsrail’in suç kaydı kabarık, temel insan hak ve özgürlüklerinden bihaber ve demokrasinin düşmanı olan başbakanı Netanyahu’nun, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan hakkında sarf ettiği seviyesiz ve küstah ifadeler; yalnızca bir siyasi hezeyanın değil, aynı zamanda ahlaki iflasın da tezahürüdür. Netanyahu’nun mesnetsizlik abidesi ifadelerini; dizginlerini yitirmiş bir suçluluk psikolojisinin, kan ve katliam üzerine kurduğu alçak siyasetinin ve köşeye sıkışmışlık korkusunun dışavurumu olarak değerlendirmeliyiz.
Hakikatle bağı kopmuş, vicdan terazisi kırılmış, siyasi aklı esarete düşmüş bir zihnin ürünü olan bu çürük sözler; muhatabını değil, sahibinin içine düştüğü derin meşruiyet krizini gözler önüne sermektedir. Türkiye Cumhuriyeti, kirli ağızların iftiralarıyla sarsılacak, ucuz propagandalarla yönü değiştirilecek bir devlet değildir.
Bugün asıl konuşulması gereken, sözün değil, suçun sahibidir.
Bölgesel ve küresel istikrarsızlık dalgasının her gün daha da sertleştiği; bölgemizdeki huzur ve güvenlik ikliminin siyonist hesaplarla dağıtılmak istendiği, emperyalizmin bu kanlı ve kirli oyuna çanak tuttuğu günümüzde; masum sivilleri hunharca katleden bir terör makinesinin Sayın Cumhurbaşkanımıza, ülkemize, devletimize söz söylemeye kalkışması, utanmazlığın ve küstahlığın ulaştığı yeni bir dip noktadır.
Gazze’de çocukların üzerine yağan bombaların hesabını veremeyenler; Batı Şeria’yı gasp eden, Lübnan’ı işgal eden, Suriye’nin egemenliğini tehdit eden ve İran’da gayrimeşru yollarla rejim mühendisliğine soyunan, çevre ülkelerin iç dengelerini bozmayı alışkanlık haline getiren bu anlayış; bölgeyi ateş çemberine çeviren saldırgan politikalarıyla insanlık vicdanında mahkûm olmuştur ve şimdi dikkatleri başka yöne çekmek için gürültü çıkarmaktadır.
Barışı çalan, güvenliği talan eden, insanlığın ortak değerlerini yağmalayan bu yaklaşım; sadece bir saldırganlık değil, aynı zamanda bir kleptokrasi ve ahlaki çöküştür.
İsrail yönetimi, bölgesel barışı dinamitleyen, uluslararası hukuku ayaklar altına alan, istikrarsızlığı besleyen organize bir kriz odağına dönüşmüş durumdadır. Bu yapı, yalnızca Ortadoğu’nun değil bütün dünyanın huzurunu hedef almaktadır.
Bütün bunların gölgesinde konuşan Netanyahu’nun sözleri, siyasetin değil, panik halinin ürünüdür.
Cumhur İttifakı’nın Türk milletinin dirliğini ve düzenini düstur edinen, hiçbir zorluk ve odak karşısında eğilmeyen, bükülmeyen, değişmeyen tavizsiz duruşu çerçevesinde altını çiziyorum:
Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin başıdır. O’na yöneltilen hayasız ve hadsiz dil, doğrudan doğruya Türk devletinin hükümranlık haklarına, Türk milletinin itibarına ve milli iradenin bizzat kendisine yöneltilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti; tarihi, devlet aklı ve köklü medeniyet birikimiyle bu tür kirli senaryoların karşısında dimdik durmaya devam edecektir. Hiç kimse Türkiye’yi hedef alarak kendi suçlarını perdeleyemez, kendi karanlığını başkalarının üzerine yıkamaz.
Türkiye’yi hedef alan bu saldırgan üslubun gerisinde; siyonist terör örgütü elebaşının Türkiye’nin artan diplomatik ağırlığından, Sayın Cumhurbaşkanımızın mazlum coğrafyalar lehine yükselttiği hakikat sesinden ve Türkiye’nin milli birlik ekseninde güçlenen duruşundan duyduğu rahatsızlık vardır. Meselenin özü budur.
Netanyahu’nun Cumhurbaşkanımıza dönük sözleri yok hükmündedir.
Cumhurbaşkanımız’ın yanındayız. Devletimizin kudretine ve hürriyet üzerine inşa edilmiş duruşuna yönelen her sinsi ve hain operasyonun, tahriklerin, iftira ve tehditlerin ise karşısındayız.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Tüzüğümüzün 52. ve 54. Maddelerinin tanıdığı yetkiye istinaden Milliyetçi Hareket Partisi İstanbul il başkanlığı görevine Volkan Yılmaz atanmıştır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.