TAHAMMÜL EDEMİYORSUNUZ DEĞİL Mİ?
Bu insanların gerçek vatanseverler olmasına,
Başarısızlığınızı yüzünüze cesurca söylemelerine,
Korkmadan muhalefet edebilmelerine,
Dayanamıyorsunuz değil mi?
Ama, gerçek böyle işte.
Onlardan o kadar çok var ki.
O kadar kalabalığız ki.
Sinir oluyorsunuz.
Olmaya devam edeceksiniz.
#NasuhMahrukiyeÖzgürlük
#DenizGöktaşaÖzgürlük
#TürkerErtürkeÖzgürlük
Penguenlere daha çok benzememiz gerekiyor. Hiç kimseyi soğukta bırakmayız.
Kuzgunlara daha çok benzememiz gerekiyor. Kötü davranışları ödüllendirmeyiz.
Ormanlara daha çok benzememiz gerekiyor. İktidarı denetim altında tutarız.
https://t.co/7Yoxbr6tAi
https://t.co/m5JzMyJLAK
Bu konuyu bıkmadan usanmadan gündemde tutmak gerekiyor...
Hazine iki gün önce 2035 yılı vadeli, yani neredeyse on yıl vadeli ve yıllık sabit yüzde 35 faizli bir borçlanmaya daha gitti.
On yıl boyunca her yıl yüzde 35 faiz...
Üstelik aynı vadeli kağıt ocak ayında yüzde 29 faizle satılmıştı.
2035 yılına kadar uzanan bir vade için yüzde 29 bile yüksekti, faiz şimdi daha da arttı.
Nerede kaldı enflasyonun birkaç yıl içinde tek haneye düşeceği iddiaları!
Enflasyon düşecekse bu faiz ne?
Can Atalay, Tayfun Kahraman, Çiğdem Mater, Mine Özerden, Osman Kavala, Selahattin Demirtaş, Merdan Yanardağ, Nasuh Mahruki, Deniz Göktaş, Oğuzhan Uğur, Ekrem İmamoğlu, Resul Emrah Şahan, Murat Çalık, Sinem Dedetaş ve daha nice insan haksız hukuksuz hapsedilirken…
Siyasal iktidarın talimatı altına girmiş yargı, muhalif olan herkesi ezerken…
Yargı eliyle iktidar partilerinde yolsuzluklar örtülüp muhalefetin belediyelerine delilsiz, sadece gizli tanık ifadeleriyle bitmek bilmez operasyonlar yapılırken…
AKP’ye geçmeyen belediye başkanları tutuklanma tehdidi altındayken…
CHP’li ve DEM Partili belediyeler kayyumlara teslim edilmişken…
Türkiye, halkın kendisini yönetecek kişileri seçme hakkının elinde alındığı bir döneme sürüklenirken…
Ana muhalefet partisi fiilen kapatılıp binasına polislerce biber gazı ile baskın düzenlenmişken….
Ana muhalefet liderinin dokunulmazlığının kaldırılıp tutuklanmasından bahsedilirken…
İnsanlar düşüncelerini ifade etmekten korkar haline getirilmişken…
Yeni Parti, ‘Çerçeve Yasa’ya ‘Evet’ demek zorunda değil. Bu yasa için kurulan komisyonun, Anayasa Mahkemesi, AİHM kararlarının uygulanmasına, ülkenin demokratikleştirilmesine dair sözü var. Bu sözlerin yerine getirilmeyeceği bu kadar aşikarken Yeni Parti’nin ‘Hayır’ oyu meşrudur. Yeni Parti, Kürt sorununun bu otoriter, baskıcı iktidar tarafından demokrasiden uzak zihniyetle çözülemeyeceğini topluma anlatabilir. Kendi iktidarında demokratik bir cumhuriyet inşa ederek bu sorunu çözeceğine halkı ikna edebilir. Yeni Parti her gün hukuksuz uygulamalarla kendisini ezmeye çalışan iktidarın peşine takılmış bir görüntü verirse halkın güvenini kaybedecek.
Ricamızdır…
Görenler görmeyenlere göstersin, duyanlar duymayanlara anlatsın:
Seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel, yarın Cumhuriyetimizin kalbi Ankara’da partililerimizle, halkımızla bayramlaşıyor.
Milletimiz neredeyse biz oradayız.
Makamlarda, taş binalarda değil, milletimizin yanındayız!
Bekliyoruz…
🗓️ 30 Mayıs Cumartesi
🕗 14.00
📍 Babaocağı Ankara İl Başkanlığı Binası / Güvenpark
Son Dakika - Eleştirilere artık dayanamayan Kemal Kılıçdaroğlu patladı: ''Özgür Bey seçimlerden adam gibi ikinci parti olarak çıksaydı şimdi evde torun seviyordum...''
https://t.co/TL3av5UtzB
Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum.
Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum.
Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum!
(TESLİM TÖRE’NİN DİLİNDEN MAHİR!)
/ikisinin de anısına saygıyla./
"" Bazı isimler vardır;
Yalnızca bir insan değildir artık,
Bir halkın hafızası olur,
Bir kuşağın yüreğinde kurşun gibi taşınır!
Ve bazı dostluklar vardır;
Kitaplara sığmaz,
Mahkeme tutanaklarına geçmez,
Ama bir ömür boyunca devrimcilerin omzunda yürür...
Teslim Töre işte böyle bir hafızanın adıdır…
Malatya’nın asi rüzgârlarından çıkıp,
Kavgayı da, bedeli de, yoldaşlığı da, Yaşamış bir isimdir...
Bir gün Avrupa’da yayın yapan bir radyo programında sunucu sormuştu:
“İdolünüz kim?”
Belki herkes başka bir cevap bekliyordu,
Belki Lenin denecekti,
Belki Fidel,
Belki Che…
Ama o hiç duraksamadan söyledi:
“Mahir Çayan.”
Sunucu şaşırdı.
Çünkü bazı insanlar teorilerle anlatılır,
Bazıları zaferlerle!
Ama Mahir başka bir yerden yürüyordu Tarihin içine...
“Niye Lenin, Fidel, Che değil de Mahir?” diye sorunca;
Teslim Töre’nin verdiği cevap,
Yalnız bir cevap değildi artık,
Bir devrimci ahlakın özetiydi:
“Bu saydığınız liderlerin hepsine saygım var.
Lenin parti kurdu, ben de kurdum.
Fidel ve Che gerilla mücadelesi verdi,
Ben de verdim.
Ama Mahir başka bir şey yaptı,
Kendisine rakip bir örgütün,
Liderini kurtarmak için eylem yaptı.
Hem kendisini, hem örgütünü feda etti…”
İşte bütün mesele buydu.
Çünkü bazı insanlar kazanmak için yaşar,
Bazıları ise insan kalabilmek için,
Ölümü göze alır...
Ve o yıllar…
Türkiye’nin en ağır yıllarıydı.
Duvar diplerinde gençlerin kanı vardı.
İşkencehanelerde,
Türküler susturuluyordu.
Ama yine de bir evin kapısı çalındığında,
İçeri giren yalnız insanlar değildi;
Imut giriyordu...
Deniz Gezmiş,
Yusuf Aslan,
Hüseyin İnan…
Bir hafta aynı evde kalan o gençler,
Belki yarının idam sehpasını bilmiyorlardı,
Ama birbirlerine bakarken,
Geleceği görüyorlardı...
Sigara dumanının arasında edilen kısık sohbetler…
Gece yarısı hararetli tartışmalar…
Yarım kalan çaylar…
Ve her şeye rağmen,
Gülmeyi bilen insanlar…
Bugün geriye yalnız anılar kalmadı;
Bir duruş kaldı.
Birbirini satmayanların,
Yoldaşını yalnız bırakmayanların,
Ölümü bile omuz omuza,
Karşılayanların hikâyesi kaldı...
Şimdi isimlerini anınca,
Yalnız geçmiş konuşmuyor,
Bir halkın vicdanı konuşuyor...
Mahir’in gözlerinde yarım kalan düşler,
Deniz’in sesinde memleket hasreti,
Hüseyin’in sessizliği,
Yusuf’un direnci…
Ve Teslim Töre’nin o tek cümlesi,
Hepsini yeniden ayağa kaldırıyor:
“Mahir başka bir şey yaptı…”
Evet…
Çünkü bazı insanlar yalnız örgüt kurmaz,
Yalnız savaşmaz,
Yalnız ölmez…
Bazıları insanlığa, yoldaşlığa,
Fedakârlığa yeni bir anlam bırakır...
Bugün hâlâ onların isimleri söylendiğinde,
Duvarlar biraz daha sertleşiyor,
Yumruklar biraz daha sıkılıyor,
Ve yaşlı bir devrimcinin gözlerinde,
Gençlik yeniden kıvılcım oluyor…
Unutulmamalıdırlar.
Çünkü gerçekten halk için yaşayanlar
toprağa değil, hafızalara gömülür… ""
(Hasan Çat)
Şimdi de TRT spikerine taktılar. Kovdurmaya, yapabilirlerse içeri attırmaya çalışıyorlar. Neden?
Köpeklerimi seviyorum dedi diye.
Neden bu kadar kötüler ve zalimler?
Çünkü yapabiliyorlar…
İnsanları işinden aşından etmek artık bir hobi, bir boş zaman aktivitesi haline geldi. Artık keyif almak için zalimlik yapar haldeler.
Sürekli nefret saçıyor ve kurban istiyorlar.
Yazık…
Tüm ülkemizin ses vermesini bekliyoruz!
Köylerimizin, zeytinlerimizin yok edilmesine kayıtsız kalmayın!
Tüm Türkiye’ye çağrımızdır!
📌 Zeytinime Dokunma!
-2002 yılında otomobilde en düşük ÖTV oranı %27, en yüksek %50 idi. Bugün ise en düşük %70, en yüksek %220.
-Son on beş yılda vergi gelirleri %5147 artarken motorlu taşıtlar ÖTV tahsilatı %12622 artmıştır.
https://t.co/M2fs8PXhNr