Ben sevmediğim biriyle göz göze bile gelmemeye dikkat ediyorum. Millet saatlerce arkasından konuştuğu kişiyle aile oluyor. Bu iki yüzlülüğü hiç anlamadım ve anlamak istemiyorum.
Şunu fark ettim. Her şeye tamam bir insan görüntüsü çizdiğinizde kimse değerinizi bilmiyor. İstemediğiniz şeyleri belirtme, hoşnutsuz görünme ve yer yer burun bükmeyi bilin. Kendini beğenmiş görünmekten korkmayın. Aksi halde kibar değil kendinden vazgeçen pasif biri oluyorsunuz.
ÇOCUK EĞİTİMİNDE NELERİ YOK ETTİK?
1- Çocukların istedikleri her şeyi alarak sevinçlerini yok ettik.
2- Üzülmelerine hiç fırsat vermeyerek empati duygularını yok ettik.
3- Sıkılmalarına izin vermeyerek hayal güçlerini yok ettik.
4- Her sendelediklerinde hemen kollarına girerek problem çözme becerilerini yok ettik.
5- Her işi onların adına kendimiz yapmaya çalışarak öz güvenlerini yok ettik.
6- Okul başarısını hayatın tam merkezine yerleştirip, ahlaklı insan yetiştirme kaygısını yok ettik.
7- Çocuğun yanında sürekli okulu ve öğretmenleri çekiştirerek, öğretmene saygılarını yok ettik.
8- Daha okula başlamadan ellerine tablet ve akıllı telefon vererek akran iletişimini yok ettik.
9- Çocukları okuldan kulübe, kulüpten etüde, etütten özel derse koşturarak aile hayatını yok ettik.
10- Çocuğumuzun her anını sosyal medyada paylaşarak mahremiyet duygusunu yok ettik.
Sonuç?
Galiba biz çocuk eğitiminde işleri bayağı bir yok ettik.
Sınır koymadığınız çocuklar öz güvensiz ve şımarık oldu.
İletişimi beceremedikleriniz zorba,
beklemeyi öğretemedikleriniz saldırgan oldu.
Bayramlarda ayakta çok durmasın, aman derslerde yorulmasın, istediğinden asla geri kalmasın dediniz, bencil oldu.
Biz öğretmenlere yazık oldu!
Çarpici bir veli tanimi:
"Sadece hakları olduğuna ve hiçbir görevi olmadığına inanan, tüm sorumluluğu okula devretmiş bir veli grubuyla karsi karsiyayiz. Bu tutum bizi egitimde hic bir yere tasimaz."
T.Böhm