Bir küçük burjuva avuntusu olarak ‘geleceği nostaljileştirmek’
Sürekli “hızlanan”, her şeyin her şey olabildiği bir dünyada donmuş geçmiş nesneler güvenli bir sığınak işlevi görebilir. Geçmiş bir kez dondurulduğunda ise tarih olmaktan çıkıp dekora dönüşür. Kusurları silindikçe, geriye güvenli ve “tanıdık” görünen bir yüzey kalır
Kaan Biçici yazdı
https://t.co/Eb91use3D1
Katman’da Bu Hafta (I)
Karanlığı Tararken: Yalnızlık, Çözülme ve Popülizm
İlhan Can Özen yazdı: https://t.co/njOoOB2O9Q
Yalnız bowling oynayan bir toplum karanlık geleceği görür ama aydınlık olanı hayal edemez. Demokrasi çözülüyor, popülizm tükeniyor, yapay zeka finansın emrine giriyor. Cassandra'nın lanetini kırmak, toplumsal üretimi ve birlikte hayal kurma gücünü yeniden inşa etmekten geçiyor.
Dolar, Eurodolar ve Petrodolar’ın Asırlık Hikâyesi
Engin Yılmaz yazdı: https://t.co/mKPCOfji7I
Bretton Woods'u milat alarak dolar hegemonyasının eurodolar'ın gelişimiyle nasıl yükseldiğini ve bu sürecin tam ortasında kalan petrodolar kavramının ne olduğunu açıklamaya çalışıyorum. Ekonomi basınının yarattığı "petrodolar çevrimi" tezinin gerçekle neden bağdaşmadığını ayrıca tartışıyorum.
Türkiye Sanayisizleşiyor mu?
İbrahim Semih Akçomak yazdı: https://t.co/LKNsuIzIkZ
Son dönemde yeniden alevlenen sanayisizleşme tartışması, Türkiye’nin üretken kapasitesindeki aşınmayı gündeme taşıyor. Bu süreç ancak sanayi, Ar-Ge, yazılım, tasarım, mühendislik, test ve lojistik gibi üretken hizmetlerle bütünleşirse yönetilebilir.
Mutluluk bir iç durum değildir, bireysel bir beceri de değildir. Mutluluk, karşılaşmaların örgütlenmesidir, yani bir habitat meselesidir. Bu iddia kulağa yeni geliyorsa, unutkanlığımızdandır. https://t.co/AZgfSNgH9w
“Mutluluk içtedir” sözü iç ile dış’ı yapay biçimde ayırır. Dünyasız bir iç mümkün değildir. İnsan bir alâka (interesse) varlığıdır, kendini dünyayla kurar. Mutluluğu iç’e hapsetmek, dünyayı değiştirme sorumluluğundan kaçıştır. Bu, felsefi teselli değil politik bir geri çekilmedir
Şili’den Küba’ya “Ekonomiyi Bağırtmak” ve “İktisadî Soykırım”: Kapitalizmin Sadistik Ontolojisi
Aytek Soner Alpan yazdı: https://t.co/VvtOPvucRk
Bu yazı, Şili’den Küba’ya uzanan çizgide kapitalizmin alternatifleri yalnızca piyasa rekabetiyle değil, açlık, yoksunluk, abluka ve toplu cezalandırma yoluyla da bastırdığını savunuyor. “Ekonomiyi bağırtmak” ile “iktisadî soykırım”, aynı tarihsel mantığın iki ayrı tezahürü olarak ele alınıyor.