once you turn 20 you have to fight everyday for the rest of your life to not lose your personality & spirit...bc what once came naturally to you will be exhausted into nothing if you don't actively Try. it's terrifyingly easy to become a lethargic, soulless adult
bergman yerine mallick'i eklesek şuraya daha iyi olurdu.. tree of life, thin red line'ı gördükten sonra bergman banal kaçıyor yani inancın dinamiklerini gösterme işinde.
Eğer geçinemediğin için kaygılıysan, işyerinde mobbinge uğradığın için depresifsen ya da geleceksizlikten ötürü tükenmişsen. Ana akım terapi sana dönüp şunu der: "Dış dünyayı değiştiremezsin, sen buna verdiğin tepkiyi değiştirebilirsin."
İşte apolitikleştirmenin ilk ve en büyük darbesi burasıdır.
Sınıfsal Gerçeklik: Sorun bireysel değil ekonomi-politiktir.
(sömürü, güvencesizlik, eşitsizlik).
Terapi Söylemi: Sorun psikolojiktir (bilişsel çarpıtmalar, zayıf sınır yönetimi, çocukluk şemaları).
Böylece öfkenin yönelmesi gereken yer dışarısı (sistem) değil içerisi (bireyin kendisi) olur. Birey sistemi sorgulamak yerine kendi kusurlarını aramaya koyulur.
Bir insanın Beşiktaşlı olduğunu öğrenmek, çok sevdiğin bir Beşiktaşlıya bir yerde rastlamak veyahut sadece Beşiktaşlı olduğu için small talkta birileriyle yakınlaşmak. Yani Beşiktaşlılık o kadar güzel bir şey ki gerçekten, hangi kelimelerle tarif edebilirim bilmiyorum
Tıp eğitiminin zekayı en az on puan düşürdüğünü tahmin ediyorum. Modern tıp eğitimi alan kişinin muhakeme kabiliyeti potansiyelinin altına düşüyor. 1. Sınıf öğrencisi muazzam sorular sorabilirken intörn olduklarında basit nedensellik sorularını bile soramaz hale getiriliyorlar
Uzun zamandır tam not verdiğim film yoktu. Bu onlardan👍 3 afi��iyle paylaşayım. Biraz Roy Andersson, biraz haneke havası aldım. Kafkaesk bir başyapıt. İskandinav sineması...
"Dostoyevski’nin romanları olmasaydı, Freud’un bilinçdışına dair keşifleri sadece felsefi birer spekülasyon olarak kalabilirdi. Dostoyevski, bilinçdışının mantığını Freud'dan önce edebiyatın 'Gerçek' alanında kurmuştur."
Lacan, 1965