“Hey Orman! Artık Orman Değilsin!”
Afyon’dan İstanbul’a, Muğla’dan Rize’ye, Trabzon’dan Denizli’ye tam 27 ilde milyonlarca metrekarelik orman alanı tek bir idari kararla orman sınırlarının dışına çıkarıldı.
Bu karardan etkilenen yerler arasında İstanbul’un son nefes alanı ve su kaynağı olan Kuzey Ormanları da var. Kuzey Ormanları Savunması’nın da tepkisinde dile getirdiği gibi; binlerce yılda oluşan bir ekosistemi tek bir kararla yok sayıp ormana “Sen artık orman değilsin” demek, dünyada görülmemiş bir şey.
Ormanlarımızı maden, taş ocağı, enerji, ulaşım ve yapılaşma baskısıyla tahribe açıp; su havzalarında, hatta sık orman mevkilerimizin ortasında kaçak yapılaşmaya göz yumup, ardından “orman vasfını kaybetti” diyerek orman sınırları dışına çıkarmaya dayanan bu orman yıkım düzenini Gözde Bedeloğlu (@GozdeBedeloglu) yazdı.
https://t.co/3GHqCwfMlQ
Fotoğrafta gördüğünüz kişi abim Samet Özgül.
Gazi Üniversitesi öğrencisi ve motokurye olarak çalışan abim Samet, Ankara’da trafikte uyardığı 3 kişi tarafından darp edilip canice boğazından bıçaklanarak katledildi.
Sabıkalarında uyuşturucu dahil 20 ayrı suç olan 2 kişi serbest bırakıldı. 19 yaşındaki katilin ise 'pişmanım' sözüyle müebbet hapis cezası 25 yıla indirildi. Dava dosyamız hala Yargıtay’da!
Samet için ses verin, adalet yerini bulsun!
@adalet_bakanlik@TCYargitay
#SametÖzgülİçinAdalet
Atatürk, 103 yıl önce uyarmıştı.👇
“Bizi yanlış yola sevk eden habisler (kötülükler), bilirsiniz ki çok kere din perdesine bürünmüşler, saf ve temiz halkımızı hep şeriat sözleriyle aldatagelmişlerdir. Tarihimizi okuyunuz, dinleyiniz, görürsünüz ki milleti mahveden, esir eden, harap eden fenalıklar hep din kisvesi altındaki küfür ve melanetten (kötülükten) gelmiştir."
(Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 16 Mart 1923)
Kaynak: Hâkimiyeti Milliye, 21 Mart 1923
Fatih Altaylı:
"Fatma Betül Sayan Kaya.
Allah’ın sevgili kulu mu bilmem ama iktidarın sevgili kulu olduğu aşikar.
Gençliğinden başlıyor kendisine olan muhabbet. Hiç kimseye verilmeyen İBB Bursu, özel olarak kendisine veriliyor.
Yüzbinlerce dolar.
Belediyede çalışıyor gözüküp aldığı bugünün parası ile 4 milyon TL burs ile Amerika’ya gidiyor.
Eğitim üstüne eğitim.
“Karşılıklı bursu” belediyeye çalışarak ödemesi gerekirken hem vekil oluyor, hem de tıp doktoru, sonra da bakan.
Ama arada nasıl oluyorsa zengin de oluyor. O kadar zengin ki, sadece tek bir hisseye 1,5 milyon dolar yatıracak kadar.
Kocası ise bir başka hisseye 2 milyon dolar yatırıyor.
Nereden bu zenginlik acep. Bu gelirin vergisini ödediler mi elde ettiler, ödemediler de mi elde ettiler, belirsiz!
Yatırdıkları 3,5 milyon, aldıkları 45 milyon dolar. 5 ayda.
Ki bu toplam çalınan paranın yaklaşık 550’de biri.
Geri kalan 549’luk pay nerede!
Yağmadan kim ne kaptı!"
“Şimdi Akın Gürlek’e sorularımıza geçelim:
1-) Davut Yasin Bilen’in veya yakınlarından birinin Süzer Plaza’da dairesi var mıdır?
2-) Akın Gürlek ve eşi Elif Gülşah Gürlek bu dairede kiracı mıdır?
3-) Dairenin aylık 750 bin TL kira bedeli ödenmekte midir? Kim tarafından? Dekontları var mıdır?
4-) Dairenin 30 milyon TL tutan tadilat ve dayanıp döşenmesi maliyeti kim tarafından karşılanmıştır?
5-) Tapuda evin sahibi olarak görünen Davut Yasin Bilen‘le ne tür bir ilişkiniz vardır?
6-) Aynı zamanda SPK’nin yönetiminde olan Elif Gülşah Gürlek’in plazada bulunan “Nobu” isimli restorandaki yediği yemeklerin aylık 250 bin TL’nin faturası kendisi mi Bakan bey mi yoksa Süzer holding mi ödemektedir?”
Uyan Türkiye!
AKP’nin, fon vurgununun faturasını, vatandaşa ödetme planını ortaya çıkardık!
Kamunun yüksek kârla işlettiği; 2 boğaz köprüsü, 8 otoyol ve 2 çevre otoyolunun 30 yıllığına özelleştirme planının altından;
AKP’li siyasilerin ve bürokratların karıştığı fon vurgununun faturası çıktı.
Zira bu kişiler, manipülasyonla elde ettikleri astronomik kârı, büyük ölçüde yurtdışına kaçırmış durumdalar.
Peki para çoktan yurt dışına çıktıysa, bu rezilliğin faturasını şimdi kim ödeyecek?
AKP tabii ki faturayı vatandaşa çıkaracak!
Peki nasıl?
Devlete ait varlıkları hızla özelleştirerek!
Önce, özelleştirmeyle kelepir şekilde köprü ve otoyolların işletmesi yandaş şirketlere devredilecek.
Ardından özelleştirmelerin peşinatı, AKP’nin kendi yaptığı vurgunun Hazine’de açtığı deliğin kapatılmasında kullanılacak.
Tabii ki delik yine kapanmayacak!
Ancak vatandaşlarımız özelleşen otoyollarda 30 yıl boyunca yandaş şirketlerin insafına bırakılmış olacak.
Araç geçiş ücretlerine zam üstüne zam yapılacak!
Örnek⬇️
Özelleştirme kapsamına alınan;
KGM İzmir-Çeşme Otoyolu
Güzergahı: İzmir-Çeşme
Uzunluğu: 56 km.
Geçiş ücreti: 53 TL
Bu özelleştirme gerçekleşirse, araç geçiş ücretine yapılması beklenen zam oranı %350❗️
🔵 Karayolları 2.Bölge’de, kamunun işlettiği, KGM İzmir-Çeşme Otoyolu’ndaki araç geçiş ücreti kilometre başına 0,95 TL
🔴 Aynı karayolları bölgesinde bulunan, aynı uzunluktaki, Yap-İşlet-Devret modeliyle yandaş şirketlerin işlettiği;
Menemen-Çandarlı-Aliağa Otoyolu’nun araç geçiş ücreti kilometre başına 4,29 TL
Aradaki fark 3,5 kat❗️
Sonuç⬇️
KGM İzmir-Çeşme Otoyolu özelleştirilirse;
Şu anda 53 TL olan araç geçiş ücreti kademe kademe 240 TL’ye çıkacak.
Bu da araç geçiş ücretlerine %350’ye kadar zam demek!
Bunun adı, AKP’li siyasilerin ve bürokratların yaptığı fon vurgunu faturasını, devasa zamlarla vatandaşa ödetmektir!
Bu özelleştirme, vatandaşın vergileriyle maliyetini defalarca kez ödediği yollarda, yandaş şirketlere soydurulmasıdır❗️
İ.Melih Gökçek’e ne oldu?
Binali Yıldırım’a ne oldu?
Ruhsar Pekcan’a ne oldu?
Zehra Taşkesenlioğlu’na ne oldu?
128 Milyar Dolar’a ne oldu?
Kerem Kınık’a ne oldu ki?
Şimdi de Fatma Betül Sayan'a ne olmasını bekliyoruz!?
İmkanı olan emekli dostlar ve duyarlı tüm vatandaşlar, Ankara’da otursun veya yakın illerde otursun sağlıkları elveriyorsa lütfen lütfen bu cenazeye katılsın.
Katılsın ki emeklilerin kalbinde yer aldığına inandığım rahmeti Ali beyin kimsesiz olmadığını dünya alem görsün.
Gözde GülBudak;
"Önce fiyatı kırıp bizi topraktan soğutacaklar, sonra da yoksulluk dayatarak topraklarımızı elimizden alacaklar”
Gülbudak: “Osmanlı’dan kalan borcun üçte biri, bu toprakların fındık ihracatıyla ödendi. Fındık, bu milletin belini doğrultan en büyük güçtür”
Şimdi !.
Bir Kürt vatandaş çıkıyor mikrofonlara “mecbur değilim Türkleri sevmiyorum” diyor
- İfade Özgürlüğü oluyor
Ben de “Kürt Kardeşlerimizle hiç bir sıkıntım yok ama terörü ve apo piçini destekleyenleri sevmiyorum” diyorum
- Irkçı ve Faşist Oluyorum
Nasıl Olacak Bu iş ?..
Paylaştığınız her gönderiye yetkilileri etiketleyin bu iki pislikte yakalanıp ceza alsın. kaplumbağalar normalde yavaş yürür ya, o acıyla nasıl kaçtığını, kaçmak istediğini unuttunuz galiba? Sene bilmem kaçmış kaç sene önceymiş bu pisliklerin yaptıkları yanına kalmamalı.
İstanbul’da bir sitede yaşamaya çalışan ama 36 dairenin de ona bir minderlik yer veremediği 3 yaşında bir kız “Göksu”..Her ay düzenli antibiyotik ve kortizon almazsa yemek yiyemiyor, sokakta daha fazla yapamaz. Yok mu acilen yuva olacak birileri ? 🥺
Rabia Nazımızın İlkokul 1 sınıf
Yıl : 2011
23 Nisan Etkinliğinde
Resmini Ben Çekerken
Anneciği öyle güzel yapmıştı ki
Saçlarını biriciğimizin
Şimdi herşey bir resim ve hayallerde kaldı.
Üzülme meleğim ağlamama
Hasretin kızıım
Özleminden
Dayanmak çok zor Acın ile yaşamak
Dayanılımaz Kızıım.
İnşallah sana kıyan o canileşmiş katiller
En ağır cezayı çekecekler
Bakan Amcan @abakingurlek Söz verdi kızıım
Söz verdi
Büyükler sözünü tutar
Güzel Kızıım
Sen minik kalbinde kocaman bir vicdan taşırdın
kimsesiz çocuklar için hep birşeyler yapmak isterdin
Hiç unutmam kızıım
Balkonda Babasının acısını yaşayan
Sınıf arkadaşına nasıl üzüldüğünü
Ağlaya anlatırdın arkadaşını
Şimdi biz senin için ağlıyoruz
Meleğim.
Dün evimize gittim
Her köşesinde sen vardın sanki
Meleğim.