bence fon vurgunu, T24'ün kapatılması, MHK vs bu tür ikincil konuların dikkatimizi dağıtmasına müsaade etmeyelim, #süreç önemli olan: demokrasi ve barışa koşuyoruz.
Yepisyeni bir dijital cehşın doğuşu böyle oluyor sevgili arkadaşlar. Bunların doğuşunu göremeyenler için numune bırakıyorum.
✅ eylülde hesap açılmış.
✅ afilli bir isim seçilmiş
✅ Serok fotosu konulmuş.
✅ yüzlerce gönle hoş paylaşım yapılmış.
✅ ilk taş atılmış.
Sonrası malum
#Amedspor konusunda referansım Ali Fikri arkadaş.
Özenti “Türk yorumculuğu” yok.
Holigan trübün küfür ve jargonuna eyvallahı yok.
Kürtçe var.
Alışılagelmişlik yok.
Yok var da var.
Örnek.
Sevgili Amedspor taraftarlari, Amedspor lider ve herkesin gündeminde.Böyle süreçlerde Amedspor basınını referans alalım.Onların gündemini tartışalım. İstisnasız bütün Amedspor medyasına sahip çıkıp destek verelim. Sizi temin ederim Amedspor medyası onlarda daha doyurucu analizler
SICAK GELİŞME
Federe Kürdistan Bölgesi nüfusuna kayıtlı 18 Kürt göçmen Akdeniz’de boğuldu
Akdeniz’de Libya’dan İtalya’ya bir tekneyle geçmeye çalışan Federe Kürdistan Bölgesi nüfusuna kayıtlı 18 Kürt göçmenin denizde kaybolduğu ve boğulduğu bildirildi.
KNN, söz konusu teknede bulunan 18 göçmenden 11’inin cenazesine ulaşıldığını, 6 kişinin ise hâlâ kayıp olduğunu bildirdi.
Kendinden görmediğini, yer yer kendinden gördüğünü dahi yağmalamak kadim bir geleneğidir bu güruhun. Karşı konulup yakalandıklarında hikayeyi değiştirirler. Yakalanmazlarsa zaten üzerine destan yazıp tepinirler.
SON DAKİKA
Asrın Hukuk Bürosu’dan açıklama
“Bu sürecin ve ortaya çıkan imkânın temel aktörü olan ve bütün çabasını bu imkânın kalıcı bir barış ve demokratik çözüme dönüşmesine yoğunlaştıran Sayın Öcalan’a yönelik olarak bir süredir çeşitli çevrelerce manipülatif ve kışkırtıcı söylemler dolaşıma sokulmaktadır. Kürt sorununun tarihsel ve siyasal ağırlığını örtbas etmeye, yürütülen süreci kendi ucuz magazin gündemlerine indirgeyerek esas bağlamından koparmaya çalışan bu zihniyetin ahlaki sınırlarının bulunmadığının farkındayız. Bu söylemler, toplumun huzur ve demokrasi arayışlarını sekteye uğratmaya yönelik bir tutumun; çatışma ve şiddetin son bulmasından duyulan rahatsızlığın dışavurumudur.
Çatışmanın sona ermesinden en fazla rahatsızlık duyanlar, geçmişte onun insani, ekonomik ve toplumsal bedelini ödeyenler değildir. ‘Sıvasız evler’ üzerinden hamaset üretirken kendi konfor alanlarından taviz vermeyenlerin, o evlerde yaşayan insanların yeniden bedel ödemelerini beklemesi, kan bezirganlığının en açık yansımasıdır. Irkçılık ve nefret söylemi üreten bu çevre; Türkiye toplumunun birkaç slogan, çarpıtılmış bilgi ve provokatif söylem aracılığıyla kolaylıkla yönlendirilebileceğini varsaymaktadır. Toplumun hafızasını ve muhakeme yeteneğini küçümsemeye cüret ederek siyaset üretenlerin, bu topluma reva gördüğü budur.”
Kuşkusuz Devlet aklının ne yaparsa yapsın çökertemediği olgu 50 yıldır halkın Önderine, Hareketine, Değerlerine olan bağlılığı. Her hafta hatta gün buna iki taraflı tasmalıları eliyle saldırıyor. Serok’a “Konak, villa” haberi ve Rojava saldırıları.
Haftaya ne var pişirdikleri?
İnsan gibi eleştirini yap. İşi hakarete vardırdıktan sonra üstelik her geçen gün dozu da seviyesizce kendi çukurunuza çektikten sonra ciyak ciyak bağırmayın.