26’sında iş cinayetinde kaybettiği tanımadığı babası için mücadelede 26’sında kaybettiğimiz Ali Faikimiz gibi 26 yaşındaydı Ramazan’ımız!
Geleceğimizi teslim edeceğimiz irademizdi. en cevvallimizdi. Nişan planlıyordu. Sevgilisini gördüm cenazesinde cümle kuramadım. Ne denir ki?
Soma'da ölen madenci Kerim Ören'in oğlu Yaşar Ören. Asla milyarder olamayacak milyonlarca, iş cinayetlerinde babası ölen on binlerce çocuktan biri.
Memleket birilerinin çocukları için kabristan, birilerinin çocukları için yatlar, katlar, dolarlar.
Ver a Alec Baldwin incorporando la entidad de Robert De Niro sin necesidad de acudir al rito umbanda me eriza los pelos del culo.
Se le transforma el rostro al hijo de remil puta.
Tırnak kadar şerefi olan adam o bayrak oraya asılmadan filminin gösterilmesine izin vermezdi. Suratına tükürülmesi gereken insanları ayakta alkışlamaya karşıyız diye çekmediğimiz dırdır kalmadı inanılmaz gerçekten.
Bu yıl Venedik Film Festivali’nde Filistinliler tarafından çekilmiş iki kurmaca film gösterildi: biri Yurttaş Usame, diğeri de Denizle Sohbet. İkisi de yarışma bölümüne kabul edilmedi. İkisinin de ekibi festivale katılamadı.
Daha önemlisi, iki Filistinlinin katılması sebebiyle festival merkezinde diğer tüm ülkelerin bayraklarının yanına Filistin bayrağı eklenmesi talebi kabul edilmedi. İsrail bayrağı ise diğer bayrakların yanına eklendi ve festival boyunca dalgalandı.
24,5 dakika boyunca alkışlanan işte budur.
Bence bu NAZA tartışmasının özünde Filistinlilerin neye ihtiyaç duyduğuna dair bir yanılgı yer alıyor. Pek çok insan hala Filistinlilerin, İsrail'de yaşayanların ya da Batılıların kendilerine hak vermesine, merhamet duymasına ihtiyaç duyduğunu düşünüyor. Bu tam da merkeze Batılılıları, sömürgecileri koymakla alakalı.
İsrail'in bir sömürgeci devlet ve toplum olarak kendi içinde siyasi kriz yaşaması elbette az da olsa anlamlı olabilir. Ama Filistinlilerin asıl ihtiyaç duyduğu bu değil. Asıl ihtiyaç duydukları çoğu insan için çok ama çok rahatsız edici.
Filistinliler, İsrail'de yaşayan herkesin, çoluk çocuk herkesin, her gün titreyerek yaşamasına ihtiyaç duyuyor. Her gün Tel Aviv'e bombalar düşmesine ihtiyaç duyuyor. Hamas'a küresel düzeyde silah yardımı yapılmasına ihtiyaç duyuyor. Hamas'ın 100 değil, binlerce, onbinlerce rehineye sahip olması gerekiyor Filistinlilerin özgür kalması için.
Filistinliler haklı olmaya, haklı görülmeye ihtiyaç duymuyor. Buna zaten 80 yıldır sahipler. Filistinliler güçlü olmaya ihtiyaç duyuyor. Çünkü dünya üzerinde hiçbir işgal, hiçbir sömürge, hiçbir soykırım, bunun faili olan ülke ve halkının yanlış yaptığından kani olmasıyla sona ermedi.
Filistin'in belgesellerini çekecek İsrailli yönetmenlere ihtiyacı yok. Bombalara, silahlara ve ölü İsrail askerlerine ihtiyacı var.
Bir ordu ve devlet sizin verginizle, sizin güvenliğiniz ve çıkarınız için yaptığını söyleyerek, sizin kimliğiniz ve geçmişinizi kullanıp meşrulaştırarak bir halka soykırım uyguluyor, katlediyorsa "bu benim de hoşuma gitmiyor" demek sizi sorumluluktan azade kılmaz.
Bunu anlatarak Oscar almak, bu işten çıkar elde ettiğiniz gerçeğini değiştirmez. Beraber çalıştığınız yönetmen öldürülürken siz yine İsraillilerle ilgili, soykırımcı askerlerin kimliğini gizleyen bir ikinci bir filmle 24,5 dakika alkışlandığınızda bunun bir anlamı vardır.
Bu İsrailliler için de böyle, Türkler için de böyle. Zaten durup durup parlayan bu İsrailli savunusunun arkasında tam olarak bu motivasyon var.
Bir ordu ve devlet sizin verginizle, sizin güvenliğiniz ve çıkarınız için yaptığını söyleyerek, sizin kimliğiniz ve geçmişinizi kullanıp meşrulaştırarak bir halka soykırım uyguluyor, katlediyorsa "bu benim de hoşuma gitmiyor" demek sizi sorumluluktan azade kılmaz.
Bunu anlatarak Oscar almak, bu işten çıkar elde ettiğiniz gerçeğini değiştirmez. Beraber çalıştığınız yönetmen öldürülürken siz yine İsraillilerle ilgili, soykırımcı askerlerin kimliğini gizleyen bir ikinci bir filmle 24,5 dakika alkışlandığınızda bunun bir anlamı vardır.
Bu İsrailliler için de böyle, Türkler için de böyle. Zaten durup durup parlayan bu İsrailli savunusunun arkasında tam olarak bu motivasyon var.
Evet yapıyor. Bu niyetinizden, inandıklarınızdan ya da mücadelenizden bağımsız olarak maddi bir gerçek. Hele İsrail gibi bir apartheid rejiminde kesinlikle yapıor.
İsrail'de yaşayan herkes, istese de istemese de, Filistinlilerin topraklarında hakkı olmayan bir yer tutuyor. Bu durum, İsrail'de doğup büyümüş insanlara da farklı siyasi sorumluluklar yüklüyor elbette. Mevzu bu kadar basit.