Sayın Bakanımız Yusuf Tekin, öğretmenlerimizin yaşadığı mağduriyetlerin giderilmesi noktasında bugüne kadar birçok kez öğretmenlerimizin yanında oldu. Atılan her olumlu adım için kendisine teşekkür ediyoruz.
Şimdi öğretmenlerimizin aile birliğini sağlayacak son bir müjdeyi bekliyoruz:
Bol kontenjanlı bir mazeret atamasıyla mümkün olduğunca çok öğretmenimizin tercihine yerleşmesi; tercihlerine atanamayan öğretmenlerimize ise il emri hakkı verilmesi.
Ailelerinden ayrı kalan öğretmenlerimizin yuvalarına kavuşacağı bu güzel adımın da Sayın Bakanımızın desteğiyle atılacağına inanıyoruz.
Teşekkürümüz büyük, beklentimiz tek: Mazeret ataması + İl Emri.
@Yusuf__Tekin@YilmazzGuney@tcmeb@mebpgm@cftcblnt
📌Yazılı Soru Önergesi
Mazereti bulunduğu hâlde kontenjan yetersizliği nedeniyle tayini gerçekleşmeyen öğretmenlerimizin yaşadığı mağduriyetin giderilmesi için Millî Eğitim Bakanlığımıza yazılı soru önergesi verdik.
Aile birliği başta olmak üzere mazereti nedeniyle görev yeri değişikliği talep eden öğretmenlerimizin, yeterli kontenjan bulunmadığı için ailelerinden ayrı kalmasını kabul etmiyoruz.
Öğretmenlerimizin mağduriyetlerinin kalıcı olarak çözülmesi için il ve ilçe emri uygulamasının hayata geçirilmesini talep ediyoruz.
Okullarımız açılırken öğretmenlerimizin aklı görevinde, gönlü ailesinde kalmasın.
Öğretmenlerimizin sesi olmaya, sorunlarının takipçisi olmaya devam edeceğiz.
Mazeret tayinleri sorununun çözümü İl ve İlçe verilmesidir.
Milli Eğitim Bakanlığı’mıza yazılı olarak müracaat ettik.Sözlü olarak çözüm önerilerimizi anlattık.Sosyal medyadan dile getirdik.
Televizyon programlarında detaylı bir şekilde mağduriyetlerin giderilmesini söyledik.
Okullarımız 14 Eylül’de açılıyor.
Sorunlar yığıldı,çözüm bekliyor.
Norm fazlası öğretmenler bir tarafta,ailesiyle birleşemeyen öğretmenler,mazereti olup tayinleri çıkmayan meslektaşlarımız bir tarafta…
Öğretmenler huzursuz,önlerini göremiyor.
Mazeret tayin hakkı tekraren verildi,duyuruya çıktı.
Geçen ay yapılan mazeret atamalarında,5 bin civarında öğretmenimizin mağduriyet yaşadığını biliyoruz.
Şimdi 2023 yılında atanan meslektaşlarımızda mazeret tayini isteyecek,sonuç yine tercih sayfasında ya az sayıda okul açılacak veya hiç açılmayacak.
Çözüm;
İl ve ilçe emri verilmeli,öğretmenlerimiz huzurlu ve mutlu bir şekilde okullarında öğrencileriyle buluşmalıdır.
Sendikaların bugüne kadar verdiği desteği kıymetli buluyoruz. Ancak artık daha güçlü, daha kararlı ve ortak bir ses olma zamanı.
Mevcutta Eylül mazeret takvimi ve kadro işlemleri olmak üzere il emri, 2. il dışı ve il içi mazerete bağlı yer değişikliği gibi öğretmenlerin yıllardır tekrar eden mağduriyetlerinin kalıcı bir çözüme kavuşturulması için desteğinizin artarak devam etmesini bekliyoruz.
Kaybedilecek bir gün daha yok. Öğretmenin sesine daha güçlü ses olmanızı rica ediyoruz.
@EgitimBirSen@turkegitimsen@egitimgucusen@HurEgitimSen@egitimisorg@demecegitimsen
Bu gün binlerce öğretmen arkadaşımızın mazeretine ortak bir ses olduk , şimdi bende kendi mazaretimi anlatıyorum. Benim mazeretim,
Van'da okul öncesi öğretmenliği yapıyordum. Çok mutluydum hem şehrimden hem calıştığım okullarımdan . Kızımız ODTÜ'de kimya mühendisliği son sınıfa geçince ona yakın bir yere gelmemiz zorunlu oldu. Artık iş hayatına başlayacak yani iş arayacak ve hak verirsiniz ki Van'dan iş görüşmelerine gitmesi zor olacaktı. Vanın uçak bilet ücretlerinin yüksekliği bu yıl meclisimize dahi konu oldu. İş başvurularina gidip gelmek hem çok külfetli olacak hemde Van'da iş imkanı çok az. Kırklareli vizeye tayinim çıktı. Eşim yakın uzak bakmadan 2 tercih hakkında da tüm açılan okulları yazdığı halde tayin olamadı. Asıl sebepte açılan yerlerin muhtemelen boş olmasıdır. Yani aslında okul açılmadı. Biz evladımızın bize ihtiyacı var diyerek çıktığımız bu yolda aile bütünlüğümüzden olduk. Ben şimdi bir anne olarak canım evladımın yanında mı durayım yoksa bir eş olarak hayat arkadaşım can yoldaşımın yanında mı. Ben babası 1850 km uzakta tek ve evsiz kaldı diye üzelen kızımımı avutayım yoksa canım eşimin orda tek başına bizsiz kalışına mı yanayım .Lütfen Aile yılında bizim mutlu ailemizi parçalamayınız. Kızım daha 21 yaşında ODTÜ gibi zor bir üniversiteyi hiç uzatmadan bitirmekle uğraşıyor. Yeterince stresi varken birde bu yükün altına girmesine izin vermeyin. Ben ve eşim mesleğine aşık iki öğretmeniz fakat hasret ve stresten yüzümüzdeki gülümsemeyi soldurmayın Sizlerden İl emrini saygılarımla arz ediyorum.
@RTErdogan@Yusuf__Tekin@MahinurOzdemir #ilEmriHikayem
Bugün binlerce öğretmen arkadaşımızın mazeretine ortak bir ses olduk; şimdi ben de kendi hikâyemi anlatıyorum: Benim mazeretim…
Bir babanın oğlundan ayrılmaması üzerine ,
Çünkü artık kendimi değil onu daha çok düşünüyorum .
Ben bir matematik öğretmeniyim ,henüz bir yıllık anneyim .
8 yıllık doğu maceramda eşimde peşime takıldı geldi .Ancak şartlar bizim için farklı gelişti eşim mart ayında tayin oldu .Kendisi yarı özel bir kurumda çalışıyor .O zaman 10 aylık bebeğimle yapayalnız kalamayacağım için izinle eşimin yanına gelmiştim ..Ağustos u zor ettim ben .Ruhen hiç eşimin yanına gelemedim .Her okul zili çalışında gözlerim doldu.Mazeret atamasında olduğumuz ilde bana 2 okul açıldı .Yalnızca 2 okul ..Biri muhtemel boşalacak .Ne yazık ki tayinimde gerçekleşmedi .Simdi önümde iki seçenek var ,
İlki bir buçuk yaşındaki oğlumuzuda alıp ;babası işe gittiğinde bile kapıda ağlayan oğlumu 1800 km öteye götürüp ,babasız büyütmek .
İkincisi ise sonumun ne olacağını bilmeden bir yıl daha bu ekonomik şartlarda ücretsiz izin almak.Yani çok sevdiğim mesleğime bir sene daha ara vermek ..
İki ayrı evi idare edemeyecegimden ve kendimde babamla az vakit geçirmenin üzüntüsünü yaşadığımdan bebeğimi babasız büyütemem ..
Bir öğretmenim .Ancak her şeyden önce bir anneyim ,bir eşim .Ailemi dagıtmak istemiyorum .Meslegime ara vermek hiç istemiyorum .Her zil çalışında gözlerim dolu dolu başka türlü olabilirdi demek istemiyorum .
Bu sebeple Sayın Cumhurbaşkanım ve Sayın Bakanım sizden gelecek bir müjdeli haberi bekliyorum .İnanıyorum ki 3 kişilik minik ailemiz beraber kalıcak ,oğlum babasıyla büyüyecek .. @RTErdogan@Yusuf__Tekin@MahinurOzdemir
#ilEmriHikayem
2023 öğretmenlerine tayin hakkı verilmemişti. Aynı gün bakanlığa gidip bu sorunun çözülmesini bizzat istedik. Bakan Yardımcımız “Nasıl çözebiliriz?” diye sorduğunda önerimizi sunduk: “Eylül ayında bu arkadaşlarımıza yeni bir tayin hakkı tanınabilir.” dedik. Teklifimizi uygun gördüğünü ve Sayın Bakana ileteceğini ifade etti. Aynı gün Sayın Bakan da Eylül ayında bu arkadaşlarımıza tayin hakkı verileceğini açıkladı.
O gün “Bize de tayin hakkı verilmedi.” diyerek bizden talepte bulunanlar, bugün “Niye bu kişilere tayin hakkı veriliyor?” diye yazıyor.
Eşine, kundaktaki çocuğuna, kanser hastası annesine ulaşmak isteyen öğretmenler için il emri talep ediyoruz; bu kez “Niye il emri istiyorsunuz?” diye tepki gösteriliyor.
Bir de “İkinci doğu hizmeti, zorunlu hizmet olarak öğretmenlere verilsin.” diye yazanlar var. “Arkadaş, 8 yıl sonra seni de ikinci kez doğu hizmetine gönderseler ne olacak?” diye soruyoruz, “Giderim.” diyor.
Bugün böyle söylüyorsun ama 8 yıl sonra evleneceksin, çocuğun olacak, evin barkın, kurulu bir düzenin olacak. O gün sana “Hadi, yeniden git.” dediklerinde bu kez “Ben buraya yerleştim, düzenim var, mağdur oluyorum.” diyeceksin.
Öğretmenlerin bir kısmında gerçekten anlamakta zorlandığım bir yaklaşım görüyorum. Başkasının hakkını, ailesini, çocuğunu, yaşadığı insani mağduriyeti yok sayan; son derece empatiden uzak yorumlar okuyorum ve üzülüyorum.
Ben siyasetçi değilim, bildiğiniz sendikacılardan da değilim. Her öğretmenin mümkün olduğunca mutlu olduğu yerde, ailesinin yanında görev yapabilmesini isterim.
Ama başkasının en insani talebine bile “Bana ne?” anlayışıyla karşı çıkan bir öğretmen grubu var.
Lütfen kendinize gelin. Bir hakkın size bugün lazım olmaması, yarın lazım olmayacağı anlamına gelmez.
Bugün dahi öğretmenlerimizin norm fazlası olması ve farklı konularında arkadaşlarımız bakanlıkta daire başkanları ile görüşüyordu her talebinize koşmaya çalışırken insani talepleri reddetmek öğretmenliğe yakışır mı ?
İL EMRİNİ VERİN, AİLELERİ DAHA FAZLA BEKLETMEYİN!
Artık sözün de bekleyişin de sonuna gelinmiştir. Öğretmenlerimizin sabrı tükenmiştir.
Mazereti kabul edildiği hâlde ailesinden ayrı bırakılan öğretmenlerimize yeni bir takvim, yeni bir belirsizlik değil; çözüm gerekmektedir.
Aile birliği bir ayrıcalık değil, anayasal bir haktır. Mazereti kabul etmek yetmez; o mazereti fiilen ortadan kaldırmak gerekir.
Millî Eğitim Bakanlığına çağrımız nettir:
İL EMRİNİ VERİN!
AİLELERİ KAVUŞTURUN!
BU MAĞDURİYETİ ARTIK BİTİRİN!
Devlet Memurları Eğitim Sendikası olarak öğretmenlerimizin haklı talebinin yanındayız. Çözüm sağlanıncaya kadar seslerini duyurmaya ve mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.
@demecegitimsen@tcmeb@Yusuf__Tekin@cftcblnt@2026ilemri
Bir öğretmeni ailesiyle mesleği arasında tercihe zorlayan hiçbir süreç hakkaniyetli değildir.
Ağustos mazeret grubunda her iki tercih süreci sonunda da yer değişikliği gerçekleşmeyen binlerce öğretmenimiz, 11 Ağustos’tan bu yana il emri müjdesi bekliyor.
Aradan geçen her gün yalnızca takvimden eksilmiyor; ailelerin hayatından eksiliyor.
Eşinden, çocuğundan ayrı kalanlar var.
Tedavisini ve sağlığını düşünmek zorunda olanlar var.
Engellilik durumu nedeniyle hayatını yeniden düzenlemeye çalışanlar var.
Can güvenliği mazeretiyle çözüm bekleyenler var.
Bütün kamuoyu bu insanların sesini duyarken, öğretmenlerimizin Bakanlığımızdan beklediği somut adımın hâlâ gelmemesi artık ciddi bir hayal kırıklığına dönüşmektedir.
Diğer tarafta 2023 yılında atanan öğretmenlerimiz aylardır Eylül ayını bekliyor. Sayın Bakanımızın daha önce kamuoyuna açıkladığı üzere kendileri için özel bir mazerete bağlı yer değişikliği süreci yürütülmesi beklenirken; bugün hâlâ kadroya geçişleri tamamlanmamış, mazeret takvimleri yayımlanmamış ve nasıl bir süreç işletileceği açıklanmamıştır.
Şimdi ise Ağustos grubunda çözülemeyen mağduriyetlerin Eylül sürecine taşınması konuşuluyor.
Bir mağduriyeti başka bir mağduriyetin üzerine eklemek çözüm değildir.
Bekleyen insanları yeniden bekletmek çözüm değildir.
Aileleri belirsizliğe mahkûm etmek hiç değildir.
Ağustos mazeret grubunda yer değişikliği gerçekleşmeyen öğretmenlerimizin mağduriyeti il emriyle giderilmelidir.
2023 ataması öğretmenleri için Eylül mazeret takvimi ivedilikle yayımlanmalı; bu süreç de hiçbir öğretmenimizin ailesinden ayrı kalmasına ve yeni bir mağduriyet yaşamasına izin verilmeden il emri ile neticelendirilmelidir.
Çünkü söz konusu olan yalnızca bir atama işlemi değildir.
Bir annenin çocuğuna kavuşmasıdır.
Bir eşin ailesinin yanına dönebilmesidir.
Bir öğretmenin sağlığıdır, güvenliğidir, ailesidir.
Aile bütünlüğünün korunması; sağlık, engellilik ve can güvenliği mazeretlerinin gözetilmesi öğretmene sunulan bir ayrıcalık değil, sosyal devlet ilkesinin, hukuki güvenliğin, hakkaniyetin ve insan onuruna yaraşır kamu yönetiminin gereğidir.
Öğretmenlerimiz imtiyaz istemiyor.
Ailesine kavuşmak, verilen sözlerin karşılığını görmek ve mazeretinin gereğinin yerine getirilmesini istiyor.
Ağustos’u Eylül’e ertelemek değil, Ağustos’un mağduriyetini bugün çözmek; Eylül’ü ise yeni mağduriyetlere yol açmadan il emriyle tamamlamak gerekmektedir.
Öğretmenin artık bekleyecek günü, ailesinden ayrı geçirecek zamanı kalmadı.
Seslerinin duyulmasını değil artık, gereğinin yapılmasını bekliyorlar. #ilEmriHikayem
@Yusuf__Tekin@YilmazzGuney@cftcblnt@tcmeb@mebpgm
Plansızlık, liyakatsızlık ve keyfilik öğretmenleri mağdur ediyor, il emrinin uygulanmaması da birçok öğretmeni mağdur etti. Okullar açılmadan il emrini uygulayın aileleri parçalamayın.
4-7 Eylül tarihleri arasında tercih yapacak norm ve ihtiyaç fazlası öğretmenlerimizin arasına, il emri müjdesi bekleyen öğretmenlerimizin de dâhil edilmesi mümkün olabilir.
Sayıları oldukça sınırlı olan öğretmenlerimize il emri hakkı tanınarak aile birliklerinin sağlanmasını bekliyoruz.
@Yusuf__Tekin@YilmazzGuney@cftcblnt@tcmeb
Bugün burada yalnızca bir yer değiştirme veya atama meselesini konuşmak için değil; eşlerinden, çocuklarından ve ailelerinden ayrı kalmak zorunda bırakılan öğretmenlerimizin haklı taleplerine ses olmak için bulunuyoruz.
Öğretmenlerimiz ülkemizin dört bir yanında büyük bir fedakârlık ve sorumluluk bilinciyle görevlerini yerine getirirken, ailelerinden ayrı yaşamak zorunda bırakılmamalıdır.
Özellikle 2023 Eylül ayında göreve başlayan öğretmenlerimizin yaşadığı aile birliği mağduriyeti artık çözüme kavuşturulmalıdır.
Gerekli çalışma süresini tamamlayan 2023 Eylül öğretmenleri için ek mazeret tayini takvimi açıklanmalı, başvurular süratle alınmalı ve atama işlemleri eğitim-öğretim yılı başlamadan sonuçlandırılmalıdır.
Diğer taraftan Ağustos ayı mazerete bağlı yer değiştirme sürecinde mazereti kabul edildiği hâlde açık norm bulunmaması veya tercihleri doğrultusunda yerleşememesi nedeniyle ailesine kavuşamayan çok sayıda öğretmenimiz bulunmaktadır.
Bir öğretmenin mazeretinin Bakanlık tarafından kabul edilmesi, ancak öğretmenin eşine, çocuğuna veya ihtiyaç duyduğu sağlık hizmetine ulaşamaması durumunda, söz konusu mazeretin fiilen giderildiği anlamına gelmez.
Mazeret kabul ediliyorsa çözüm de üretilmelidir.
Bu nedenle Millî Eğitim Bakanlığına çağrımız açık ve nettir:
- 2023 Eylül ayında göreve başlayan ve gerekli şartları taşıyan öğretmenlerimiz için ek mazeret tayini takvimi derhâl açıklanmalıdır.
- Başvuru ve atama işlemleri eğitim-öğretim yılı başlamadan tamamlanmalıdır.
- Mazereti kabul edildiği hâlde tercihleri sonucunda atanamayan öğretmenlerimize il emri hakkı verilmelidir.
- Mazeretinin bulunduğu ilde tercih hakkı oluşmayan öğretmenlerimiz de İl Millî Eğitim Müdürlükleri kadroları kapsamında il emrine atanmalıdır.
- Aile birliği, sağlık ve engellilik mazeretleri gerçek anlamda giderilmeli; öğretmenlerimiz belirsizliğe ve ailelerinden ayrı yaşamaya mahkûm edilmemelidir.
İl emri bir ayrıcalık değildir.
İl emri, mazereti devlet tarafından kabul edilmiş eğitim çalışanlarının mağduriyetlerini ortadan kaldırmaya yönelik adil, insani ve uygulanabilir bir çözümdür.
Eşler birbirinden ayrı kalmamalıdır.
Çocuklar anne veya babalarından uzak büyümemelidir.
Sağlık ve engellilik mazeretleri yalnızca evrak üzerinde kabul edilmiş bir gerekçe olarak bırakılmamalıdır.
Ayrıca yaşanan bu belirsizlik yalnızca öğretmenlerimizi ve ailelerini değil, eğitim-öğretim sürecini de doğrudan etkilemektedir.
Yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde öğretmenlerin görev yerlerinin netleşmemesi; okul yönetimlerinin öğretmen ihtiyacı, ders dağılımı, sınıf planlaması ve eğitim organizasyonlarını da güçleştirmektedir.
Dolayısıyla talep ettiğimiz çözüm yalnızca öğretmenlerimizin aile huzuru açısından değil, eğitim hizmetlerinin sağlıklı, planlı ve kesintisiz yürütülmesi açısından da önemlidir.
Bizler inanıyoruz ki güçlü aile, güçlü toplumun temelidir. Aile bütünlüğünü korumak sosyal devlet anlayışının ve insanı merkeze alan kamu yönetiminin vazgeçilmez sorumluluklarından biridir.
Bu nedenle öğretmenlerimizin haklı talebinin daha fazla ötelenmemesini istiyoruz.
Biz sorun değil, çözüm istiyoruz.
Biz ayrıcalık değil, hakkaniyet istiyoruz.
Biz aileler bölünsün değil, aileler birleşsin istiyoruz.
Buradan Millî Eğitim Bakanlığımıza ve Sayın Millî Eğitim Bakanımıza bir kez daha sesleniyoruz:
2023 EYLÜL ÖĞRETMENLERİNİN EK MAZERET TAYİNİ TALEBİNİ KARŞILAYIN!
MAZERETİ KABUL EDİLDİĞİ HÂLDE ATANAMAYAN ÖĞRETMENLERİMİZE İL EMRİ VERİN!
EŞLERİ AYIRMAYIN, ÇOCUKLARI ANNE VE BABALARINDAN UZAK BIRAKMAYIN!
AİLELERİMİZİ DAHA FAZLA BEKLETMEYİN; ÖĞRETMENLERİMİZİ AİLELERİNE KAVUŞTURUN!
Devlet Memurları Eğitim Sendikası olarak; eğitim çalışanlarımızın aile birliğini, sağlık hakkını ve insanca çalışma koşullarını ilgilendiren her meselede olduğu gibi bu konuda da öğretmenlerimizin yanında olmaya ve haklı taleplerini kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz.
@demecegitimsen@Yusuf__Tekin@cftcblnt@tcmeb@2026ilemri
#İlEmri
#2023EylülAtamaOkulAçılmadan
Öğretmenlerimiz, memleketin dört bir yanında bizim evlatlarımızı yetiştiriyor; çocuklarımızı geleceğe hazırlıyor.
Peki biz onların evlatlarına, onların ailelerine karşı vazifemizi yapıyor muyuz?
Aile birliği mazeretiyle tayin isteyen öğretmenlerimizi kontenjan yetersizliği sebebiyle eşinden, çocuğundan ayrı bırakmak devlete yakışmaz.
Öğretmeninden fedakârlık bekleyen devlet, öğretmeninin ailesini de gözetmek zorundadır.
Daha önce defalarca uygulanan il emri yeniden hayata geçirilmeli; aile birliği nedeniyle tayin hakkını kullanamayan öğretmenlerimizin mağduriyeti giderilmelidir.
Aileyi korumak sözle olmaz.
Öğretmenimizin yuvasını bir araya getirecek iradeyi göstermek hem Millî Eğitim Bakanlığımızın hem de devletimizin vazifesidir.
🎙️Eşlerin Feryadı Duyulmalı, Aile Bütünlüğü Sağlanmalı
Toplumun temeli ailedir. Aile bütünlüğünü tehdit eden her tasarrufu bertaraf etmek gerekir. Eşlerin bir arada olmadığı, çocuğun arada kaldığı, ebeveynlerin zorlandığı bir fotoğraf doğru bir fotoğraf değildir.
Bir şeyi düzeltmek her şeyi düzeltmek ise o bir şeyden tasarruf etmemek en isabetli tercihtir.
▪️İl Emri ▪️İkinci İl Dışı▪️2023 Sözleşmeliden Kadroya Geçenlere Mazeret Tayini konusu görmezden gelinmemelidir.
Öğretmenler özelinde tartışılan bu başlıklar aslında tüm kamuda adı farklı olsa da kapsamı, amacı aynı olan taleplerdir.
Kamu yönetiminin sorumluluğu Anayasal hak olan “aile bütünlüğünü” sağlamaktır. Çalışanlar Anayasal hakkını istemektedir.
Yeni Eğitim Öğretim Yılı fiilen başladı. Çağrımız, daha fazla geç kalınmasın. Sorun görülsün, umud örselenmesin çözüm ötelenmesin !